Cuma , Aralık 14 2018
Anasayfa / Haberler / Avrupa’nın eğitim modeli Türkiye’ye taşındı

Avrupa’nın eğitim modeli Türkiye’ye taşındı



Finlandiya, Kanada, Hollanda, Singapur, Avusturya gibi ülkelerin eğitim modelleri Türkiye’de de popüler olmaya başladı. Koridorlarında Mozart dinlenen, belki de geleceğin jimnastik şampiyonlarının yetiştiği bu okulların sayısı gün geçtikçe artıyor…

DÜNYAYA gelen her çocuk, eğitime başladığı günden buyana nasıl bir kimliğe sahip olacağına karar verirken, eğitimleri de bu yönde ilerler. Ailenin okul öncesi vermiş olduğu eğitim ve disiplin okul hayatında çocukları bir adım önde başlamaya teşvik eder. Bu eğitimler sayesinde çocukların kişilikleri, hobileri, ilgi alanları farklılaşmaya başlar ve içlerinden kim bilir profesör, astrolog hatta bilim adamları bile çıkar.

Çocuğun güçlü bir karakterde yetişmesini sağlamak için “bir bakıma fiziksel ve ruhsal bir hijyene” ihtiyaç vardır. Bu durumda yetişkinlerin görevi çocuğun içindeki yeteneği ve gizli gücü uyandırmak ve onları gelişim sürecinde desteklemektir. Montessori Metodu’nun kurucusu olan İtalyan bilim insanı ve eğitimci Maria Montessori’nin de dediği gibi, “Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.”

Avrupa’da verilen eğitim modellerini yakın zamanda Türkiye’de görmeye başladık. Kanada, Finlandiya ve Avusturya gibi eğitim modelleriyle öne çıkan bu ülkelerin, Türk eğitim sisteminden farkları ne derseniz, şöyle açıklayalım. Bu okullarda çocuklara verilen eğitimin amacı ezberden çok, verilen görevleri kendi başlarına yapmalarını sağlamak. Çocukları hayata hazırlayan bir eğitim modeline sahipler. Bu eğitimler, sanata, spora, dil öğrenimine ve daha birçok konuya öncelik veriyor. Bu eğitim modelleri ile öğrenim gören çocukların sınavlarda daha başarılı olacağını iddia eden eğitimciler, bilmenin değil, öğrenmenin daha ön planda olduğuna vurgu yapıyorlar. Anadil İngilizce olarak verilen eğitimlerde, Fransızca, İspanyolca ve Almanca gibi ikinci bir dil de öğretiliyor. Okulların fiyatları ise 19 bin ila 50 bin TL arasında değişiyor.

“BAŞARI DÜZEYİMİZ GERİLEDİ”

5 Aralık 2016’da OECD’nin Uluslararası Öğrenci Performansı Değerlendirme, yani PISA 2015 Raporu’nda matematikte Asya ülkeleri ilk sıraya yerleşti 72 ülke ve 15 yaşındaki toplam 540 bin öğrencinin katıldığı uygulamada, Singapurlu öğrenciler matematik, bilim ve okumada en yüksek notları alarak en başarılı öğrenciler oldu. Japonya, Eston-ya, Finlandiya ve Kanada da 35 OECD ülkesi arasında yer alıyor. Okumada; Singapur, Hong Kong, Çin, Kanada ve Finlandiya performansı en iyi olan ülkeler arasında. İrlanda, Estonya, Güney Kore, Japonya ve Norveç de OECD ortalamasının üzerine
çıkmayı başarırken, 41 ülke OECD ortalamasının altında bulunuyor. Türkiye okumada ise Meksika’yla birlikte en sonlarda yer alıyor. Bilim konusunda Singapur’da dört, Tayvan, Japonya, Finlandiya’da ise yedi öğrenciden biri testlerde en yüksek puan almayı başardı. Finlandiya bilimde kız öğrencilerin erkeklerden daha başarılı olduğu tek ülke.

OECD ülkelerinde erkek öğrencilerin yüzde 25’i, kız öğrencilerin yüzde 24’ü ileride bilim ile ilgili bir işte çalışmak istiyor. Erkek öğrenciler ise bilişim ve mühendislik alanlarına ilgi gösteriyor.

Rapora göre Türkiye, 2003’den bu yana matematikte ilerleme sağlamış durumda. Brezilya, Almanya, İtalya, Meksika, Polonya, Portekiz, Rusya, Tunus ve Türkiye’nin 2003 ve 2012’deki matematik performansı düşük öğrenci sayısını OECD ortalamasını yakalayamasa bile en fazla azaltan ülkeler olduğu belirtiliyor.

FİNLANDİYA MODELİNİ UYGULUYOR

Finlandiya ile Türkiye arasındaki sosyo-ekonomik ve kültürel birçok farklılığa rağmen, Fin Eğitim Sistemi’ni, Türk Eğitim Sistemi’ne adapte eden Fidol okulları, 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında hem anaokulunu hem de ilkokulunu İstanbul Koşuyolu’nda faaliyete geçirdi, ilkokulunda 1, 2 ve 3. sınıflardan oluşan eğitimde, üç tane birinci sınıf, bir tane ikinci sınıf, bir tane de üçüncü sınıf bulunuyor. Sınıflar 18’er kişilik. Talep olması durumunda yeni sınıflar açılıyor. Finlandiya okullarında Çince ve İngilizce yoğunluk olarak seçilirken, okul bu seçimini İngilizce ve îspanyolcadan yana kullanmış. Yurtdışmdaki birçok eğitim sistemini bizzat yerinde inceleyen Fidol Okulları icra Kurulu Başkanı ve Eğitim Programları Danışmanı Şule Yurcu, dünyada en iyi eğitim sistemine sahip olan Finlandiya Eğitim Sistemi’ni Türkiye’de faaliyete geçirmenin doğru bir karar olacağını savunuyor.

Hollanda, İsviçre ve Singapur başta olmak üzere Asya ve Avrupa’daki birçok ülkenin eğitim modellerini yakından takip ettiklerini dile getiren Yurcu, eğitim modellerinde kullandıkları metotları, Türk öğrencilere de aktararak daha başarılı nesiller yetiştirmek istediklerini söylüyor. Türk okullarında konu ağırlıklı çalışılırken, Finlandiya okullarında beceri, davranış ve tutum ön planda tutuluyor. Atölye türü çalışmaların ağırlıklı olduğu eğitim modelinde, çocukların stres ve kaygıdan uzak yetiştirilmesine özen gösteriliyor.

“BİRÇOK ETKİNLİK VAR”

Fidol okullarında öğrencilerin öğrendiklerini yaşama dönüştürebilecekleri ve yaşamda kullanabilecekleri atölyeler yer alıyor. Ev ekonomisi atölyesi, mutfak atölyesi, arkeoloji atölyesi, Ege dansları atölyesi, eski masallar atölyesi gibi eğitimlerin bulunduğu okulda, okul saatlerinden sonra da satranç, piyano ve yetenek içerikli dersler veriliyor. Yurcu, Finlandiya modelini seçmelerindeki en büyük nedenin, aileden gelen eğitimin çok güçlü olduğuna vurgu yaparken, çocukların küçük yaşta başarabilme duygularının fazla olduğuna dikkat çekiyor. En önemli farkın ise çocukların uluslararası sınavlarda daha fazla başarı kazanacakları, sorularım sorgulayan öğrenciler olacaklarını söylüyor. Okulun hedefinin, Finlandiya eğitim modelini başarılı bir şekilde uygulamak olduğunu belirten Yurcu, verimli olmaları durumunda şubeleşmeye de sıcak bakabileceklerinin altını çiziyor.

ÖN PLANDA SANAT VE SPOR

Sant Georg Avusturya Lisesi mezunlarının bir araya gelerek, 1998 yılında Avusturya Liseliler Vakfı tarafından kurulan Özel ALEV Lisesi, aldıkları eğitim modelini gelecek nesilleri aktararak, sanata ve spora ilgili bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. İstanbul Karaköy’de öğrenim faaliyetine devam eden okulda, Almanca ve İngilizce olarak çift dilde eğitim veriliyor. Özel ALEV Okullarının, anaokulu, ilkokulu, ortaokulu ve lise kademeleri bulunuyor. Orff modeli ile kişide müzik sevgisi uyandırmayı, ses, beden ve enstrüman yoluyla kendisini farklı şekilde ifade edebilmeyi amaçlayan okul, ‘20 Cari Orff Vakfı Model Okulu’ arasında yer alıyor. Kurum olarak, disipline, kültüre, sanata ve spora önem verdiklerini belirten Özel ALEV Okulları Kurucu Temsilcisi Arman Oymakaş, kayak sporu, satranç, masa tenisi, orienteering ve jimnastik gibi branşlarda okulun Türkiye derecelerinin bulunduğunu belirtiyor. Oymakaş, Avusturya eğitim modelinin Türk eğitim sisteminden farklarını şöyle anlatıyor:

  Avrupa Melek Yatırım Forumu



“Orff eğitimleri ile erken yaşta müzik – beden uyumu – dans – ritim öğrenen, jimnastik eğitimiyle vücutlarını doğru şekilde kullanabilen, sahne deneyimi yaşayarak topluluk karşısında konuşma yeteneği gelişmiş, özgüvenli çocuklar yetiştiriyoruz. Ortaokul rehberlik birimimiz öğrencilerimizin becerilerini davranışa dönüştürmek üzere danışmanlık hizmeti veriyor. Önceliğimiz, akademik anlamda aldıkları bilgileri beceriye dönüştürmek ve öğrendiklerini hayatın içerisinde uygulayabilen bireyler yetiştirmek. Spor ve sanatı ön planda tutuğumuz kurumda, anaokulundan başlayarak uygulanan Orff-Schulwerk eğitimi ile ritim ve müzikle görsel-işitsel-dokunsal duyulara hitap etmeye çalışıyoruz. Öğrenciler okulda düzenli olarak sunulan klasik müzik dinletilerinde Mozart, Strauss, Bach gibi ünlü bestecilerin notaları ile tanışıyor.” Özel ALEV Okulları, Almanca ve İngilizce dillerinde IB Diploma programı ile Öğrencileri üniversite ve sonrasına en iyi şekilde hazırlamayı amaçlayan Uluslararası Bakalorya Dünya Okulu statüsünde bulunuyor. Okulun fiyatları ilköğretim ve lisede değişiklik gösteriyor. 1 ve 8. sınıf arasındaki sınıflarda yıllık öğrenim ücreti 50 bin 325 TL olurken, lisenin ise 45 bin 738 TL. Bu ücrete servis ve kıyafet dahil olmuyor.

RUS SANATI, JAPON KÜLTÜRÜ

Anaokulu, ilkokul ve ortaokul kademelerinde eğitim veren Biltes Koleji, uluslararası eğitim metodlarını kullanarak, Rusların sanat, Japonların kültür ve felsefe, Almanların spor, Ingilizlerin yabancı dilini öğrettiği karma eğitim sistemi ile ilerliyor. Kemerburgaz, Nisbetiye, Etiler, Vadi İstanbul ve Sadabad şubelerinde eğitim veren okul, öğrencilere dünya görüşüne hakim, teknolojik altyapıyı yakından takip eden ve beş dilde eğitim alınabilen çocuklar yetiştiriyor. Aynı zamanda okul içerisinde buz pateni pisti, basketbol ve voleybol sahaları, mini golf alanlarının yanı sıra daha birçok alternatif spor etkinlikleri gerçekleştiriliyor.

Kampüslerinde toplam 1500’e yakın öğrencisi bulunan okulda, anaokulu kayıtları 36 aydan itibaren yapılıyor. “Veli ile okul işbirliği bizler için büyük önem taşıyor” diyen Biltes Eğitim Grubu Kurucusu Can Uysal, “Okul öncesi öğretmeni çocuğu dikkatli ve yavaş şekilde oyuna çekmeye çalışır veya çocuğun kurduğu oyuna dahil olur. Amaç, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlamak. Başka çocuklarla oyun oynamaya zorlamak veya ebeveynden ayırmaya çalışılmaz. Çocuğun öğretmeni ile kurduğu ilk duygusal bağ ile onu bir güven üssü haline getirir” diye konuşuyor. Okulun fiyatları kampüslere göre değişiklik gösteriyor. 19 bin TL ila 29 bin TL arasında değişen ücretler içerisinde kırtasiye, kitap, yemek ve servis ücretleri de dahil. 2023 yılına kadar mevcut kampüslerinde dışında Kanada, Dubai, New Yok, Londra ve İsviçre’de şube açmayı düşündüklerini söyleyen Uysal, farklı ülkelerden çocukları bir araya getirerek uluslararası alanda başarılar elde etmeyi hedeflediklerini belirtiyor.

EĞİTMENLERİN ROLÜ

“Avrupa modeli diye tek bir eğitim modeli yok. Çeşitli ülkelerde eğitimciler tarafında geliştirilmiş farklı modeller var” diyen Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nurullah Dal, Türkiye’de bulunan çeşitli ülkelerin modelleri hakkında şunları söylüyor:

“Reggio Emilio, Montesorri gibi eğitim modellerini ülkemiz başta olmak üzere pek çok ülkede uygulayan okulları görmek mümkün. Eğitimin, ulusal özelliği yanında, bilimsel yönü ile de evrensel olma özelliği de bulunuyor. Avrupa dahil olmak üzere bütün ülkeler bu nüansı koordineli şekilde yürütmeye çalışıyor. Ayrıca ülkemiz zaten Avrupa’nın bir parçası. Avrupa derken PİSA sonuçlarında başarı sağlayan ülkeler kast ediliyorsa, bu sonuçlarda Avrupa ülkeleri dışındaki ülkelerin de bulunduğu dikkate alınmalı. Eğitimcilerimizin talebi, iyi yetişmiş öğretmenlerin etkin metotlarla öğrencilerimizi bilgilendirmesidir. Bakanlığımızdan, “Avrupa eğitim modeli uygulayan okul” adı ile kurum açma izni almayan kurumlar, sadece reklam amacıyla ve maalesef kamuoyunu da yanıltarak bu ifadeleri kullanmaktadırlar. Uluslararası modellerden kendi programımızla uyum içinde sunabileceğimiz ulusal programımızı zenginleştirecek kendi modellerimizi oluşturmak öğrencilerimizi ileriye taşımakta daha yararlı olacaktır.”

Dal, eğitim sisteminde ulusal ihtiyaç ve istekler doğrultusunda sahip oldukları imkanlara göre ders programları, modelleri ve öğretim metotları oluştura-bildiğini söylerken, bu metotlara ise birçok farklı ismin verilebileceğini söylüyor. “Ülkemizde tek bir ülkeye ait olmayıp, kar amacı gütmeyen bir vakıf programı şeklinde çalışan Uluslararası Bakalorya Programlarım uygulayan (Uluslararası Bakalorya Dünya Okulları) okulların sayısı da son yıllarda arttı. Ancak bu programın zorlu ve zorunlu akreditasyonunu almamış olan bazı okulların da Dünya Okulu ibaresini reklam amaçlı kullandığına şahit oluyoruz. Bakanlığımızca da bunların izinsiz kullanılması kabul edilmemektedir” diyerek Avrupa eğitim modeli adı altında verilen eğitimlere dikkat çekiyor.

Kanada modeli yaygınlaşıyor

Dünyada en başarılı eğitim sistemlerinden birine sahip olan Kanada eğitim modelini Türkiye’ye taşıyan Canada Okulları, hızla büyümeye devam ediyor. İstanbul’da toplam dört kampüse sahip olan okul, Levent, Caddebostan, Kadıköy Moda ve Ulus’ta eğitim veriyor. Levent ve Caddebostan’da anaokulu eğitimi, Ulus’ta ilkokul, Kadıköy Moda’da da ilk ve ortaokul eğitimleriyle hizmet veriyor. Türk Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak Kanada modelini Türkiye’de uyarlayan okul, Türkçe verilmesi zorunlu dersler dışında tüm eğitimi İngilizce olarak veriyor. Yabancı dili Fransızca olan okul, çift müfredatla eğitim veriyor.

TIMSS nedir?

Açılımı, Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması olan TIMSS, 4 ve 8’inci sınıf öğrencilerinin fen ve matematik alanlarında kazandıkları bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik dört yılda bir yapılan tarama araştırması. TIMSS’in temel amacı, dünya çapında matematik ve fen eğitim öğretiminin gelişmesine yardımcı olmak.

PİSA nedir?

Açılımı “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı11 olan PİSA, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma sistemi. PISA’nın temel amacı, öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma becerisini ölçmek. Araştırmaya katılan ülkelerde; örgün öğretimde kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerin bulunduğu tüm okullar bu araştırmaya katılabiliyor. İlk olarak 2000 yılında uygulanmaya başlayan PISA’ya Türkiye, ilk kez 2003 yılında katıldı.

Ayşegül Küçükkurt





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Diş Macunu Pazarında Rekabet Kızıştı

DİŞ macunu pazarı uzun yıllar birkaç büyük markanın oyun sahasıydı. îpana, Colgate, Signal gibi markalar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir