Salı , Ağustos 14 2018
Anasayfa / Şirket Haberleri / Otomotiv Yedek Parçasında Amazon’dan Fazlası

Otomotiv Yedek Parçasında Amazon’dan Fazlası



Martaş Otomotiv özel lojistik sistemi ve yazılımıyla Türkiye’de her gün dört bin noktaya yedek parça tedariki yapıyor.

Ankara Polatlılı Hadi Özalp’in, Yıldız Teknik Üniversitesini bitirdikten sonra 1980 yılında Lamartin caddesinde 120 metrekarelik bir dükkanla başlattığı yolculuk, ortaya otomotiv yedek parçaları konusunda önemli bir şirket çıkartmış. O dönemdeki benzerleri gibi kurduğu şirkete soyadını vermeyen Özalp, daha vizyoner bir yaklaşımı seçmiş. Şirketine Türkiye’nin o günkü otomobil parkını oluşturan Murat, Anadol, Renault, Tofaş’ın baş harflerinden oluşan Martaş Otomotiv adını vermiş.

1980-1990 arası Türkiye’de araç parkı sınırlı olduğu için çok hızlı büyüme olmamış. Ancak daha sonraki yıllar hem otomotiv piyasasının hem de Martaş’m hızlı büyüdüğü dönemler olmuş. Şu anda kaptan köşkünde kurucunun oğulları Ziya (genel müdür) ve Baver Cem Özalp var.

Yönetici ortak Baver Cem Özalp, Martaş Otomotiv’i binek ve hafif ticari araç grupları yedek parçaları konusunda bağımsız yenileme pazarında faaliyet gösteren satış, pazarlama ve dağıtım firması olarak tanımlıyor. Yani, bu özelliklerinden yola çıkıp Martaş’ı “otomotiv yedek parçasının yerli Amazon’u” olarak tanımlamak yanlış olmaz. Özalp, “Bir gıda süpermarketinde nasıl ki gıdaya ait her türlü ihtiyaç karşılanıyorsa, bizde de aynı şekilde araca ait tüm mekanik parçalar farklı markalar çeşitliliğinde karşılanıyor” diyor.

Kurucunun sağlık nedenleriyle işi bırakmasından sonra yönetime gelen kardeşler işin lojistik altyapısına, dijital dönüşüme, üçüncü olarak ise private label’a önem vermişler. Gebze’de 15, İzmir’de 5, Ankara’da ise 10 bin metrekarelik dağıtım merkezi adını verdiği deposu bulunan şirket, bu sayede müşterilerine günde üç kere ürün götürebiliyor. Özalp, bu nedenle lojistikte çok ciddi şekilde geliştiklerinin altını çiziyor.

45 farklı ürün grubunda 150 farklı tedarikçiden elde edilen 120 bin farklı referans ve üç büyük dağıtım merkeziyle önemli bir tedarik zinciri haline gelinmesi, dijital dönüşümü de zorunlu hale getirmiş.

Ancak, bu işe aslında 15 yıl önce başladıklarını belirterek şunları söylüyor: “O zaman dışarıya bir B2B (kurumdan kuruma) programı yazdırdık. Bu, sektörde devrim gibi bir şey oldu, çünkü eskiden plasiyer sipariş alırken şimdi müşteri siparişi bizim B2B yazılımı üzerinden veriyor. Finansa gidiyor sipariş, kontroller yapılıyor, direkt lojistik merkezlerine düşüyor. Böylelikle işimiz hızlandı. Artık bu işi yapan sekiz kişinin çalıştığı kendi şirketimiz var. Hem satış kanadında hem depolama ve dağıtım süreçlerinde programlar yazıyorlar. Ve bu programlar büyüyen yapıyla birlikte her geçen gün güncelleniyor.” Private label tarafında da ciddi gelişmeler olmuş. Martaş’ın her ürün grubunda 50-60 şirkete ürettirdiği private label ürünleri var. Her ürün grubunda müşteriye seçenek sunmak istediklerini belirten Özalp, “Bugün toplam ciromuzda private label ürünlerin yüzde 35 gibi önemli bir payı var” diyor ve ekliyor: “Biz bundan rahatsızız çünkü burada çok ciddi yabancı üreticilerin de rakibiyiz. Dolayısıyla kendi ürün gruplarında bizim bu satışlarımızı gördükleri zaman bir şey yapamasalar da çok çok mutlu olmuyorlar. Öncelikle, biz hiç üretim yapmıyoruz. Dağıtım yapıyoruz. Tasarım da çok yok. Çünkü otomotivde belli başlı OEM numaraları var. Onun aynısını kendi markanızla üreticiye yaptırıyorsunuz. Tasarımcılarımız ve mühendislerimiz kontrol ediyor. Dolayısıyla bizim işimiz ürünü farklı üreticilerden alıp dağıtım merkezlerine koyup bunu da perakendecilere ulaştırmak. Bosch ya da Valeo gibi uluslararası yedek parça markalarının dağıtımını yapıyoruz.”




Şirketin 7/24 çalışan dağıtım merkezlerinden, tüm Türkiye’ye yayılmış 4 bin noktaya her gün yedek parça tedariki yapılıyor. Yola saat 04.00’te çıkan kamyonların sabah müşteri işbaşı yapmadan önce saat 05.30’da dükkanın önündeki çift anahtarlı özel tasarlanmış kilitli kafeslere ürünleri bıraktığını anlatıyor Baver Cem Özalp.

Müşterilerine sadece yedek parça değil lojistik, IT ve pazarlama çözümleri de sunduklarını söyleyen Özalp, Martaş’ın gerek lojistik süreçleriyle gerekse teknolojik gelişimiyle Amazon’u örnek aldığını ifade ediyor.

Martaş Otomotiv, bu yıl Ocalc ayı itibarıyla Avrupa’nın en büyük otomotiv yedek parça satın alma şirketi Almanya merkezli ATR’nin 38 ortağından biri olmuş. ATR’nin tüm ortaklarının toplam cirosunun yaklaşık 20 milyon euro olduğunu belirten Özalp, “Bu ortaklık bize çok ciddi şekilde know-how ve yabancı ortak kültürü katarken, aynı zamanda iş yapış şekillerimizi de entegre edebileceğimiz farklı kapılar açacaktır” diyor. Kendi alanında çok önemli bir kurum olan ATR’ye ortaklık başvurularının üç ayda tamamlandığını belirten Özalp, “Normalde bu iş bir buçuk-ild yıl sürerdi ancak bizim işi bir toptancı gibi değil de tedarik zinciri gibi yapmamız onları etkiledi” diyor.

Geçen yılı 285 milyon lira ciroyla kapatan Martaş Otomotiv’in bu yılki hedefi ise 400 milyon liraya yakın. İki kardeş kendilerini patron olarak değil de yönetici ortak olarak konumlandırmışlar şirkette. Patronu soranlara işe hiç karışmayan babalarını işaret ediyorlar; böylece şirketin altyapısını daha iyi kurma, daha çok profesyonelle çalışma olanakları oluyormuş.

Halka açılmaya ilişkin soruya ise şu yanıtı veriyor Özalp: “Biz yarın halka açılacak kadar şeffaf bir aile şirketiyiz. Ama burada büyümek için biraz daha yerimiz olduğuna inanıyoruz. Genel müdür olan ağabeyimle gayet iyi anlaşıyoruz. Bazen farklı düşünceler oluyor ve o da güzel bir sinerji getiriyor. Babam müşteriler tarafından çok sevilen, çok “esnaf” bir adamdı. Ben biraz daha kurumsal tarafa ağırlık veren birisiyim. Ama ağabeyim biraz ortada ve benim fikirlerime çok saygı duyan bir genel müdür. Kimin genel müdür olduğunun, ne yaptığının önemi yok. İkimiz de yöneticiyiz diyoruz ve elimizden geldiğince Martaş’a katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Bunu samimiyetle söylüyorum, Martaş’ı hiçbir zaman kendi malımız gibi görmedik.” —RuhiSanyer

SÖZÜN ÖZÜ: Martaş Otomotiv’in saat 04.00’te yola çıkan kamyonları yedek parçayı sabah müşteri işbaşı yapmadan önce saat 05.30’da dükkanın önündeki çift anahtarlı kafeslere bırakıyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Başoğlu Kablo, Dünyanın Kablosunu Üretiyor

Bolu ve Çerkezköy’de üretim tesisleri bulunan Başoğlu Kablo, Şili’den Güney Afrika’ya, İrlanda’dan Marshall Adaları’na dünyanın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir