Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Yılın üçüncü çeyreği beklentilerin üzerinde büyüdü

Pozitif büyüme beklentileri güçlendi

TÜRKİYE ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 6.7 ile beklentilerin üzerinde büyüdü. Türkiye bu performansıyla G20 ülkeleri içinde üçüncü çeyrekte en hızlı büyüyen ülke oldu. Tahminler ortalama yüzde 5 büyüme şeklindeydi. Güncellenmiş verilerle bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.5 büyüyen Türkiye ekonomisi, pande-minin etkisiyle yılın ikinci çeyreğinde yüzde 9.9 daralmıştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), zincirlenmiş hacim endeksi olarak yılın dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0.5 artış gösterdi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 15.6 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, üçüncü çeyrekte yıllık yüzde 6.5 artış gösterdi. Üretim yöntemiyle GSYH tahmini, yılın üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla yıllık yüzde 22.6 artarak 1 trilyon 419 milyar 483 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla dolar bazında 197 milyar 377 milyon dolar olarak gerçekleşti.


Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, üçüncü çeyrek büyümesinde yurtiçi talep artışının etkili olduğunu vurguladı. Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Bakan Elvan, oluşabilecek riskleri göz ardı etmediklerinin altını çizerek, makroekonomik, finansal ve fiyat istikrarım önceleyen politika çerçevesiyle dengeli ve istihdam oluşturan büyüme sürecini sürdürülebilir kılmayı amaçladıklarını kaydetti. Elvan, “Üretim ve teknoloji altyapılarımızı yapısal anlamda daha da güçlendirecek adımlar atacağız. Ekonomiyi ilgilendiren tüm kesimlerin sesine kulak verip, ortak akılla hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Bakan Elvan, “Enflasyonist beklentilerin iyi yönetilmesi ve fiyat istikrarının tesisi için, para ve maliye politikası araçlarımızı eşgüdüm içinde kullanacağız” dedi.

YATIRIMLAR YÜZDE 22.5 ARTTI

Harcamalar açısından bakıldığında yılın üçüncü çeyreğinde büyüme kredi destekli tüketim ve yatırımlardan geldi. Devletin nihai tüketim harcamaları, üçüncü çeyrekte yıllık bazda zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 1.1 artarken, yerleşik hanehalklarının tüketim harcamaları yıllık yüzde 9.2 artış gösterdi.

Yatırımlar yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22.5 arttı. Yatırımlar yılın ilk çeyreğinde yüzde 0.3, ikinci çeyreğinde yüzde 6.2 azalış göstermişti. Sabit sermaye yatırımların alt kırılımlarına bakıldığında makine ve teçhizat yatırımları yılın üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 23.5 artış gösterdi. Makine ve teçhizat yatırımları birinci ve ikinci çeyrekte sırasıyla yıllık bazda yüzde 14.6, yüzde 4.5 artış göstermişti. İnşaat sektörü yatırımları sekiz çeyreğin ardından ilk kez büyümeye işaret etti. 2020 yılı birinci çeyreğinde yüzde 9.6, ikinci çeyreğinde yüzde 16.4 daralan inşaat sektörü yatırımları, üçüncü çeyrekte yüzde 14.7 arttı. Stoklar ise büyümeyi yukarı taşıdı.

SANAYİ YÜZDE 8 BUYUDU

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde üçüncü çeyrekte yıllık bazda zincirlenmiş hacim endeksi olarak finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 41.1, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 15, sanayi yüzde 8, inşaat yüzde 6.4, tarım yüzde 6.2, diğer hizmetler faaliyetleri yüzde 6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2.8, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2.4 ile hizmetler yüzde 0.8 arttı. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 4.5 azaldı.

Mal ve hizmet ithalatı, bu yılın üçüncü çeyreğinde yıllık zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 15.8 artarken ihracatı yüzde 22.4 azaldı, işgücü ödemeleri, üçüncü çeyrekte yıllık yüzde 9.7, net işletme artığı/karma gelir ise yüzde 32.1 arttı.

Anadolu Üniversitesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa özer, stok artışlarının büyümeye katkısının yüzde 8.1 olduğunu vurgulayarak, “Asıl bizi 1 endişelendirmesi gereken dış talebin büyümeye katkısının negatif olması. İhracat ithalat farkından oluşan net dış ticaretin büyümeye negatif etkisi yüzde 9.1 oldu” dedi.

İSO TÜRKİYE İMALAT PMI 51.4

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi imalat sanayi performansında referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (ISO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) Kasım’da bir önceki aya göre 2.5 puan azalışla 51.4’e düşmekle birlikte faaliyet koşullarının iyileştiği yönünde sinyal vermeyi sürdürdü. PMI, Covid-19 kaynaklı daralmanın ardından haziranda başlayan toparlanma döneminin en düşük düzeyinde gerçekleşti. Türkiye’deki Covid-19 vaka sayılarının artmasının müşteri talebini ve üretim süreçlerini olumsuz etkilemesi, firmaların kasımda karşılaştığı temel zorluk oldu. Bunun sonucunda yeni siparişler ve üretim yavaşladı. Yeni ihracat siparişlerinin de ivme kaybettiği gözlendi. Yine de bu üç göstergede kaydedilen zayıflama, 2020 başlarındaki ilk pandemi dalgasının tepe noktasına göre çok daha ılımlı düzeyde gerçekleşti. Salgında ikinci dalga ve yeni kısıtlamaların son çeyrekte ekonomik büyüme için aşağı yönlü bir risk oluşturacağına dikkat çeken ekonomistler, koşulların özellikle hizmet sektörü faaliyetine ve istihdama zarar vereceğini ifade ediyor. Hatırlanacağı üzere Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) 2020 yüzde 0.3,2021 için yüzde 5.8 büyüme hedefi konulmuştu.

POZİTİF BUYUME BEKLENTİSİ

Prof. Mustafa özer, 2020’nin son çeyreğinde, pandemi nedeniyle artacak kısıtlamalar, kredi genişlemesinin durması, fiyat istikrarına yoğunlaşacak para politikası, düşecek dış ve iç talep nedenleriyle büyümede bir yavaşlama beklediğini vurgulayarak, aynı eğilimin 2021’in ilk dönemlerinde de yaşanacağını belirtti. Özer, “Kredi hacminin daralması, faiz artırım kararları ve salgının etkisinin tüm dünyada yeniden artması sonucu artacak kısıtlamalar sonucu son çeyrekte düşük bir büyüme gerçekleşecek. 2020 sonunda yüzde 0-0.5 arası bir büyüme oranı yakalanması olası” dedi.

A&T Bank Ekonomik Araştırmalar Müdürü Ayşe özden, dünya genelinde yükselen vaka sayılarının önümüzdeki döneme ilişkin belirsizlikleri artırdığını belirterek, buna rağmen beklentilerden güçlü gelen üçüncü çeyrek büyüme verisiyle Türkiye ekonomisi için yüzde 2 daralma beklentilerini yüzde 0.5 büyüme olarak güncellediklerini açıkladı. Özden, 2021 için yüzde 4.5 olan büyüme tahminlerini koruduklarını da dile getirdi. Salgınla mücadelede kayda değer bir başarı I elde etmenin ekonomik aktivite-nin geleceği için belirleyici faktör olmaya devam edeceğini dile getiren Doç. Dr. Nurullah Gür ise, “En azından 2021’in sonbaharına kadar. Eğer ekonomiyi büyük oranda kapatmadan kış aylarını atlatabilirsek büyümeyi belli bir seviyede tutabiliriz. 2020’de olduğu gibi 2021’de de G20 ülkelerinden pozitif ayrışabiliriz” dedi.

KASIM İHRACATI 16.1 MİLYAR DOLAR

Pandemide ikinci dalga ve ağır kısıtlamalara rağmen Türkiye’nin Kasım ihracatı 16 milyar 88 milyon dolar oldu, ihracat Kasım’da yıllık yüzde 0.95 geriledi. Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı genel ticaret sistemi verilerine göre, Kasım’da ithalat yüzde 16.07 artarak 21 milyar 158 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Kasım’da dış ticaret açığı yıllık yüzde 155.4 artışla 5 milyar 71 milyon dolar oldu. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı 13.1 puan azalışla yüzde 76 oldu. Yılın 11 ayında geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 8.31 azalışla 151.7 milyar dolar, ithalat yüzde 3.55 artışla 197 milyar 47 milyon dolar, dış ticaret açığı yüzde 82.5 artışla 45 milyar 343 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 9.9 puan azalışla yüzde 77 oldu. İşlenmemiş veya yarı işlenmiş altın dış ticareti hariç olarak bakıldığında Kasım’da ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 86.3, Ocak-Kasım döneminde yüzde 85.7’ye yükseldi.



Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, küresel ekonomideki daralmaya rağmen büyüme ve ihracattaki olumlu gidişatın toparlanmanın başarıyla devam ettiğini gösterdiğini vurgulayarak, Türkiye ekonomisine yönelik olumlu beklentileri güçlendirdiğini kaydetti. Pekcan Tvvitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Dünya genelinde pande-mideki artış seyri, en önemli ticaret ortağımız olan AB ekonomisindeki küçülme ve takvim etkisi nedeniyle Kasım ayı ihracatımızdaki sınırlı daralmaya rağmen yılsonunda YEP hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı. YEP’te ihracat hedefi 2020 yılı için 165.9 milyar dolar olarak öngörülmüştü.

Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 6.7 büyüdü

GSYH
2019 Cari fiyatlarla (milyon TL) Cari fiyatlarla (milyon $) Zincirlenmiş hacim endeksi Değişim oranı (%)
Yıllık 4.320.191 760.778 176,1 0,9
Lçeyrek 925.360 172.414 154,4 -2,6
2. çeyrek 1.028.470 175.231 170,5 -1,7
3. çeyrek 1.158.060 204.169 187 1
4. çeyrek 1.208.300 208.965 192,5 6,4
2020
1. çeyrek* L073.816 176.626 161,3 4,5
2. çeyrek* 1.041.339 153.130 153,7 -9,9
3.çeyrek* 1.419.483 197.377 199,5 6,7
*İlgili çeyreklerde güncelleme yapıldı. Kaynak: TÜİK

Prof. Dr. Mustafa ÖZER / Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Kesintisiz büyüme gerekli”

Üçüncü çeyrek büyüme verileri yüzde 5 civarında olan beklentilerin üzerinde geldi. Bir ülkede büyüme sürdürülebilir ve istihdam dostu ise ve enflasyon ve cari açığı artırma gibi olumsuz etkiler yaratmıyorsa olumlu değerlendirilmeli. Bu anlamda bir çeyreklik büyüme yerine kesintisiz yüksek büyüme oranları bizim en önemli iktisadi ve sosyal sorunumuz olan işsizlik sorununu çözebilir. Bu yüksek büyümenin temelinde Covid-19’a karşı uygulanan önlemlerin gevşetilmesi ile aktif rasyosu uygulaması nedeniyle bankaların daha fazla kredi vermesi, vade uzatılması ve peşinat oranının düşürülmesinin ardından konut kredilerindeki artış ile ortaya çıkan kredi genişlemesinin çok önemli payı var. Ayrıca hükümetin aldığı kısa çalışma ödeneği, işten çıkarma yasakları ile borç öteleme, faizlerde indirim gibi kararlar da bu büyümeye katkı yapan diğer etmenler. Bütün bu etkenlerin etkileri uzun süreli olamayacak ve büyüme üzerinde geçici etki yaratacaklar.

Üçüncü çeyrekte yatırımlar yıllık yüzde 22.5 arttı (%)

Harcama bileşenleri* 1. çeyrek 2. çeyrek 3. çeyrek 4. çeyrek
Yerleşik hanehalklannın tüketimi 2019 -4 -0,5 2 8,2
2020 4,5 -8,8 9,2
Hanehalkına hizmet eden kar amacı 2019 7,8 0,6 4,4 6,6
olmayan kuruluşların tüketimi 2020 6,4 -6,4 6,3
Devletin nihai tüketim harcamaları 2019 7,3 3,4 6,3 1,6
2020 3,2 -2,4 1,1
Gayrisafi sabit sermaye oluşumu 2019 -14,2 -20,9 -14 0,6
2020 -0,3 -6,2 22,5
Mal ve hizmet ihracatı 2020 9,1 6,2 4,7 0,6
2019 0,3 -36,3 -22,4
(Eksi) Mal ve hizmet ithalatı 2019 -29,6 -18,6 3,6 27,8
2020 21,7 -7,7 15,8
Gayrisafi yurt içi hasıla 2019 -2,6 -1,7 1 6,4
2020 4,5 -9,9 6,7
*GSYH, harcama yöntemiyle zincirlenmiş hacim endeksi, yıllık bazda değişim oranlan Kaynak: TÜİK

Ayşe ÖZDEN / A&T Bank Ekonomik Araştırmalar Müdürü
“Özel tüketim ve yatırımlar büyümeye pozitif katkı sağladı”

Türkiye yılın ilk yarısında yüzde 3 daralmasına rağmen üçüncü çeyrekte en hızlı büyüyen G20 ülkesi oldu. 15.8 puan ile büyümeye katkı yapan iç talep içinde kredi büyümesinin desteğiyle özel tüketim ve yatırımlar büyümeye pozitif katkı sağladı. Diğer taraftan salgının ihracat, turizm ve seyahat gelirlerinde yol açtığı daraltıcı etkiler yılın üçüncü çeyreğinde de devam etti. İhracattaki yüzde 22 daralma nedeniyle dış talep büyümeyi 9.1 puan aşağı çekti. Büyümeye katkı sağlayan sektörler ise fınans, imalat sanayi, tarım ve inşaat sektörü oldu. Özel tüketim harcamaları tarafında hizmet sektöründeki daralma yüzde 16 ile yüksek kalmaya devam etti.

Doç. Dr. Nurullah GÜR / İstanbul Medipol Üni. Öğretim Üyesi
“Yıl pozitif büyüme ile kapanabilir”

Tüketim harcamaları, salgının ilk dalgasında yaşadığı kaybı yılın üçüncü çeyreğinde telafi etmiş ve büyümeye 5.4 puanlık katkı sağlamış. Salgının ikinci dalgasına yönelik olası kapanmalara karşı kendilerini koruma altına almaya çalışan reel sektörün yatırımları ve stoklan önden arttırma eğilimine girdikleri görülüyor. 2018’deki kur şokundan bu yana oldukça zayıf seyreden yatırımlar bu çeyrekte yüzde 22.5 büyüyerek etkileyici bir performans yakalamış. Yatırım harcamaları, 5.2 puan ile 2011‘den bu yana büyümeye sağladığı en yüksek katkıyı gerçekleştirdi. Stoklar ise büyümeyi 5.1 puan yukarı taşıdı. Net ihracat ise büyümeyi bu çeyrekte de aşağıya çekti. Salgının ikinci dalgasında kısıtlayıcı tedbirlerin kademeli olarak devreye girmesi ve kredi koşullarını sıkılaşmasıyla ekonomik büyümenin son çeyrekte ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna rağmen, Türkiye ekonomisinin yılı pozitif büyüme ile kapaması muhtemel. Yüzde 0.5’lik büyüme gerçekleşebilir.

TÜFE Kasım’da yüzde 2.30 arttı

Enflasyon Kasım’da beklentilerin üzerinde arttı. TÜİK verilerine göre tüketici fiyat endeksi [TÜFE] Kasım’da aylık yüzde 2.30 artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya göre 2.14 puan artışla yüzde 14.03 oldu.TÜFE’de 11 aylık dönemde yüzde 13.19, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 12.04 artış gerçekleşti. Kasım’da en yüksek aylık artış yüzde 4.51 ile ulaştırma, yüzde 4.16 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 1.69 ile ev eşyası grubunda yaşandı. Aylık düşüş gösteren tek grup yüzde 0.19 ile eğitim oldu. TÜFE’de yıllık bazda en yüksek artış ise yüzde 29.42 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 21.08 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 18.67 ile ulaştırmada yaşandı. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) Kasım’da aylık yüzde 4.08 artarken, yıllık enflasyon bir önceki aya göre 4.91 puan yükselişle yüzde 23.11 oldu. A&T Bank Ekonomik Araştırmalar Müdürü Ayşe Özden, artan maliyet baskısı, yüksek gıda fiyatları, beklenenden daha güçlü iç talep, TL’deki değer kaybı ve fiyatlara etkisinin yılın geri kalanında enflasyonda aşağı yönde iyileşmeye engel olmaya devam ettiğini söyledi. Özden, “2020 yılsonu enflasyon tahminimiz olan yüzde 13 üzerinde risklerin yukarı yönlü olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde artan vaka sayılarıyla birlikte Covid-19 kaynaklı maliyet yönlü baskılar nedeniyle enflasyonun 2021 Nisan ayına kadar yükseliş eğiliminde olacağını tahmin ediyoruz. 2021 yılsonu enflasyon tahminimizi yüzde 11.5 olarak koruyoruz” dedi.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu