Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

TÜRK iş dünyasının dolarla imtihanı sürüyor

Geçen yıl ağustos ayında büyük bir sıçrama yaparak 6.95’e kadar çıkan dolar, yeni yıla 5.52 seviyelerinden girmişti. Şubat ayında 5.21 seviyelerine kadar gerileyen Amerikan para birimi, martın sonunda başlayan yükselişle birlikte ggrag bugünlerde 6 TL’ye dayandı. Dolardaki iniş çıkışlar Türk iş dünyasının tüm hesaplarını altüst ediyor. Kurlardaki istikrarlı günleri özleyen insanları, doların 5.20-.5.50 aralığında oturmasını istiyor. İlk bakışta ihracatçılar ve turizmciler doların yükselişinden para kazanıyor gibi görünse de artan maliyetler ve giderler bu kesimin de memnun olmasını engelliyor. İthalat cephesinde ise hesaplar tutmuyor.

“SUNI DERİYE KAYIŞ VAR”

Yıllık 500 milyon çift üretim yapan ayakkabı sektörünün girdileri de yüzde 70 dövize endeksli. Sünni deri fiyatları petrol fiyatlarına paralel olarak belirlenirken, hakiki derinin borsası da dolarla oluşuyor. Ayakkabının tabanından aksesuarına, kullanılan kimyasallara kadar birçok girdileri dövize bağlı olan ayakkabı sektörü dolardaki yükselişten memnun değil. Son bir aydır kışlık sezon bağlantıları yapan ve siparişlerini üretmeye başlayan sektör, bu kritik dönemde hammaddelerini daha pahalıya almaya başladı. TASEV (Türkiye Ayakkabı Sektörü Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı ve Çetsan Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çetin, “Maliyetler bu seviyelerde kalırsa kış sezonunda fiyatlara yansır. Sektör kışlık bağlantılarını yapmaya başladı. Tüketici maalesef eylül ayındaki fiyatlarda bu kur farkım görür” diye konuşuyor. Kurun yükselmesinin ayakkabı piyasasındaki diğer bir etkisini Çetin şöyle anlatıyor: “Fiyatlar yükselince piyasa daralması oluyor. Ailelerin gelirleri azaldığı için harcamalarda kısı-lıyor. Bu da ayakkabıda segment değişikliğine neden oluyor. Deriden suni deri olan ürünlere kayış oluyor. Genellikle suni deriye böylesi durumlarda talep yüzde 50 oranında artıyor.”

“REKABETTE ELİMİZ GÜÇLENİYOR”

Dosso Dossi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eras-irl lan, “İşin doğrusu

i / ; doların yükselmesi

turizm ve ihracat Kr* yapanlar için olum-

lu” diyerek sözleri-4 / ne başlıyor. Doların

daha da yükseleceği-■l VK ni düşünen Eraslan, kurun 6.5’ları gcçebi-HB»™ leceğini öngörüyor. »®*^raS\an Kurun yükselmesi-


nin Türkiye’nin bazı konularda cazip olmasını sağlayacağını belirten Eraslan, şöyle konuşuyor: “Doların yükselmesi ihracatçıya destektir. ihracat Türk ekonomisinin lokomotifi konumunda. Biz elbette çok yüksek seviyelerdeki dövizi istemeyiz. Bu seviyeleri uygun buluyoruz. Yurtdışına ürün satarken Türkiye’nin Çin ve İtalya gibi rakiplere göre elimiz güçleniyor. Pazarlıklarda daha rahat hareket ediyoruz.”

“STOKLARI SATIYORUZ”

Ekonomi yönetimi son yıllarda ithalatın önünü ek vergilerle kesmeye çalışıyor. Ek vergiler nedeniyle ithalat iştahı azalırken, dövizin artması da ithalata doğal bir setkiyor. Vardem Oyuncak Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Varlık, “İtli halatçılar elindeki stokları satıyor. Toptancılar mal almaktan imtina ediyor. Bunda dolarla daki artışın etkisi var ama asıl önemli olan ek vergilerin artması” şeklinde konuşuyor.

ITO Meclis Üyesi ve 81. Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi Başkanı Hüseyin Akarçeşme, dövizdeki yükselişi iki yönlü olarak değerlendiriyor. Dolardaki hızlı iniş ve çıkışların piyasaları çok zorladığını belirterek sözlerine başlayan Akarçeşme, “Malı alırken de satarken de zarar etme riski var. Gönül ister ki, döviz enflasyon oranında kademeli bir şekilde yükselsin. Enflasyon ggj artmazsa da dursun, risk oluşmasın” diyor. Dövizin yükselmesinin yerli kömüre geçişi özendirdiğini de düşünen Akarçeşme sözlerini şöyle sürdürüyor:



“Bir başka cepheden bakarsak; döviz kuru yüksekliği olumlu sonuçlar da oluşturabiliyor. Mesela temsilcisi olduğum katı yakıt sektörüne olumlu katkı da verebiliyor. Diğer bir deyişle, döviz kuru yüksek olduğunda yerli kömüre geçiş olacaktır. Hem cari açığa katkı verecek hem de yerli ve milli büyümemize katkı verecektir.”

“BU SEVİYEDE KALMALI”

Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği Başkanı Mustafa Manav, doların bulunduğu seviyelerin üç ay önce piyasa tarafından fiyatlandığını belirtiyor. Bu nedenle 6 TL’ye çıkan doların piyasayı henüz olumsuz etkilemediğini söyleyen Manav, “Önemli olan daha da ileri gitmemesi. Piyasada dövizin aşırı düşüşü ve yükselişiyle ilgili birçok spekülasyon var. Bilen de bilmeyen de konuşuyor” diyor. Doların artmasının ara maliyetleri ve hammadde fiyatlarını artırdığım söyleyen Mustafa Manav, değerlendirmelerini şöyle sürdürüyor: “Faizlerin yükselmesiyle marketlerin geri ödemeleri üç aya kadar çıktı. Bu durum tedarikçileri zorda bırakıyor. Buna çözüm bulunması gerekiyor. Yurtdışından getirilen gıda maddelerinde vergiler var. Bundan daha fazlası yapılmaz diye düşünüyoruz; yapılırsa enflasyona da yansır. Gıdada lüks kavramını doğru bulmuyoruz. Turizmde kaliteyi artırmak ve belirli bir seviyeyi yakalamak istiyorsak işin bu tarafına da yatırım yapmak gerekiyor.”

Ercan ATA / TOBB Mobilya Sektörü Meclis Başkanı
“Fiyatları sabit tutmakta zorlanıyoruz”

Mobilya sektöründe girdilerin kontrol alınması için çalışmalarımız var. Yapılacak yapısal dönüşümle girdiler yerlileştirilebilir ve yerlilik oranı artırılabilirse dövizdeki yükselişten olumsuz etkilenmemiz sınırlı kalır. İki hafta önce Orman Genel Müdürü’nün de katılımıyla toplantı yaptık. Hammadde olarak kullandığımız yerli orman ürünlerine zam yapılmaması kararı alındı. Ayrıca ormanlarımızın verimliliğinin artırılması ve ek eleman istihdamıyla ilgili altyapı hazırlıkları sürüyor. Bunun yanı sıra Petkim yetkilileriyle görüştük. Hammadde olarak kullanılan poliüretanın yerli üretiminin yapılması bu alandaki ithalat bağımlılığımızı da azaltacaktır. Elbette dövizdeki artış piyasayı sıkıntıya sokuyor. Fiyatı sabit tutmakta zorlanıyoruz.

Adnan YEŞİLTAŞ / Marmara Emlak Müşavirleri Derneği (MARAMDER) Başkanı
“Ani iniş çıkışlar olmamalı”

Geçen yıl ekim ayında yapılan düzenlemeyle döviz üzerinden gayrimenkul kiralaması yasaklandı. Buna karşın döviz arttığında emlak piyasasında alım satım duruyor. Zira dövizle birlikte faizlerin de artması işlerin önüne set çekiyor. Son zamanlarda kiralık ve satılık afişlerinin görülmediği bölgelerde bile afişleri görür olduk. Eskiden Yeşilköy’deki ve Boğaz manzaralı evler el altından verilirdi. Şimdi satılık ve kiralık afişleriyle karşı karşıyayız. Piyasa bozulduğu gibi iyileşecektir. Bu beklenti içindeyken bir de dövizdeki ani iniş çıkışlar işlere tuz biber ekiyor. Bu nedenle istikrarlı günlere kavuşmayı ümit ediyoruz.

Süleyman KOCASERT / Denizli İhracatçılar Birliği Denetim Kurulu Üyesi
“Aşırı değerli dolar da handikap”

İhracat açısından rekabetçi olabilmek adına aşırı değerli TL nasıl handikapsa, aşırı değerli dolar da handikaptır. Hammadde ve yarı mamul girdileri ve fınansal giderler dövizle belirleniyor. Dövizin yukarı yönlü hareket etmesi görünenin aksine ihracatçıların lehine değil. İstikrarlı kurdan yanayız. Doların Ağustos 2018’deki büyük dalgalanmada 7 TL’nin üstüne çıkması da 5 TL’nin altına inmesi de gerçekçi değil.

İhracatçı eğilim anketlerinde doların 5.70 ila 6.05 arası gezeceği öngörülüyor. Bence 5.50 seviyesini baz alıp enflasyon oranındaki artış aylık olarak normal gözüküyor. Böylesi dalgalı ortamlarda ihracatçının kendini koruması için ihracatını farklı bölgelere yapması gerekiyor. Dolar, euro ve sterlinden sepet oluşturmak en ideali görünüyor.”



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu