Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Sürdürülebilir devlet katkısı

BİREYSEL emeklilik sistemi 17’nci yaşını kutluyor. 2003 yılında başlayan bireysel emeklilik uygulaması 2013’te yüzde 25 devlet katkısı, 2017’de de Otomatik Katılım Sistemi ile gelişimini sürdürüyor. Bireysel emeklilik sisteminin en büyük motivasyon kaynağı devlet katkıları. 2013’te başlayan yüzde 25 devlet katkısı uygulaması, bir anda BES’in cazibesini artırdı; tabii katılımcı sayısını da. Sistemde gönüllü tarafta 6.9 milyon katılımcı, OKS’de de 5.7 milyon çalışan ve toplamda 163 milyar TL’lik birikim var. Bu, hiç de az şey değil elbette.


Sisteme girenlerin birikimleri arttıkça, daha fazla sayıda insanın BES’le ilgilendiği, daha fazla katılımcının da fonlarını değiştirdiği ve hesaplarını takip ettiği gözleniyor. BES’in gelişimi açısından bu çok önemli. Devlet katkılarıyla ilgili en önemli sorunların başında devlet katkısı fonlarının getirileri yer alırken, katkıların ne kadar devam edeceği konusu da kafaları meşgul ediyor. Getiriler ile ilgili daha önce bir çalışma yaptığımız için bu yazıda devlet katkılarının sürdürülebilirliği konusunu inceleyeceğiz.

DEVLET KATKISINI HAK ETMEK

Sistemde 10 yıl ve 56 yaşını tamamlayanlar ile vefat, maluliyet gibi sebeplerle sistemden ayrılanlar devlet katkısı fonlarındaki birikimlerinin tamamını alabiliyor. Bunların dışında sistemden erken ayrılanlar, sistemde geçirdiği süreye göre kademeli olarak devlet katkılarını hak ediyor. Sistemde üç yılını tamamlayanlar, devlet katkısı fonlarındaki birikimin yüzde 15’ine, sistemde altı yılını tamamlayanlar yüzde 35’ine, sistemde 10 yılını tamamlayanlar da eğer 56 yaşını tamamlamamış ise, devlet katkısı fonlarındaki birikimin yüzde 60’ına hak kazanıyor.

DEVLET KATKISI DEVAM EDECEK Mİ?

Devletin BES için yapacağı katkılar her yıl bütçede yer alıyor. 2021 için BES’e devlet katkısı olarak aktarılmak üzere 5.8 milyar TL ayrıldı. Bu rakam 2020’de 5.1 milyar TL idi. 5.8 milyar TL ile birlikte 2013’ten bu yana bütçeden karşılanan katkı payı tutarı toplamda 31.4 milyar TL’ye ulaşacak. Diyeceksiniz ki, devlet katkısında biriken toplam fon tutarı zaten 20 milyar TL. Bunun kalanı nerede? Devlet katkısı için bütçeden ayrılan ile sistemdeki birikim arasında fark yaratan iki nedenden söz edilebilir. Bunlardan birincisi emeklilik, vefat, maluliyet gibi sebeplerle birikiminin ve devlet katkılarının tamamını alıp sistemden ayrılanlar. İkincisi ise, sistemden erken ayrıldığı için devlet katkılarına hiç hak kazanamayan veya kısmi olarak hak kazananlar. Sistemden emeklilik, vefat, maluliyet gibi nedenlerle veya 10 yıl ve 56 yaşını tamamlamadan ayrılan katılımcıların, hak kazandığı devlet katkıları kendilerine ödeniyor. Hak kazanılamayan kısmı ise bütçeye gelir kaydedilmek üzere geri iade ediliyor. Gerek katılımcıya ödeme yapılması, gerekse de bütçeye gelir kaydedilmek üzere iade edilmesi durumlarının her ikisinde de sistemdeki devlet katkısı birikiminde azalma gerçekleşiyor.

“Devlet katkıları ne zamana kadar ödenmeye devam edecek” sorusu katılımcılar tarafından çokça dile getiriliyor. Bu sorunun cevabında belli bir tarih deklere edilemiyor ama devlet her yıl artan miktarda katkı payı ödemesini bütçeye koyuyor ve bunu peyderpey sisteme aktarıyor. BES şirketleri de gereken şartları taşıyanlara devlet katkılarını ödüyor. Halihazırda devlet katkılarının sürdürülebilirliği konusunda bir sıkıntı gözlenmiyor.

KATKININ HAK KAZANILAN KISMI

Peki, sistemdeki devlet katkısı fonlarında yaklaşık 20 milyar lira birikmiş. Acaba katılımcılar bunların ne kadarına hak kazanmış? Yani emeklilik, maluliyet gibi nedenlerle olası şekilde sistemden ayrılacak olanlara ne kadar ödeme yapılacak? EGM’nin 31 Ağustos 2020 verilerine göre, o tarihte 19 milyar lira olan devlet katkısı fonlarının katılımcılar tarafından hak kazanılan kısmının 5 milyar lira olduğu görülüyor.

Sistemdeki devlet katkıları bir taraftan yeni katkı payı girişleri ve getiriler ile artmaya devam ederken, diğer yandan sistemden ayrılanlara yapılacak ödemeler artış hızını yavaşlatacak. Ama toplamda artış eğilimi daha güçlü. Bu eğilimin korunması için bir taraftan sisteme yeni girişlerin olması gerekirken, diğer taraftan emeklilik hakkı kazananların sistemde kalmaya devam etmeleri gerekiyor. Peki, emeklilik hakkı kazananları sistemde kalmaya nasıl ikna edeceğiz? Acaba emeklilik kriterlerini karşılayan katılımcılara ‘kısmı çıkış’ hakkı versek nasıl olur? Ya da katılımcıların hak kazandıkları devlet katkılarını kendilerinin yönetmelerini sağlayacak bir değişiklik iyi olur mu? Belki de 10 yıl ve 56 yaşında emeklilik hakkı kazananlara, sistemden çıkarken uygulanan yüzde 5 stopajın, kademeli olarak aşağı çekilmesi yararlı olabilir. Olasılıklar çok, yeter ki, istensin…

Fonları tanıyalım

Garanti Emeklilik Mutlak Getiri Hedefli Değişken EYF 28 Ekim 2020 tarihi itibariyle portföy büyüklüğü açısından bireysel emeklilik sisteminin beşinci büyük fonu. Portföyü 4.155 milyon TL’ye ulaşan fonun 508.622 katılımcısı var. Yıllık bazda yüzde 15 getiri sağlayan fon, gönüllü BES’teki toplam 35 dengeli değişken (katılım dahil] fon arasında getiri açısından 24’üncü sırada. Fon yılbaşından bu yana yüzde 11 getiri sağlamış.



• Alım-Satım: Katılımcılar için BIST Borçlanma Araçları Piyasasının açık olduğu günlerde saat 13.30’a kadar verilen emirler talimatın verilmesini takip eden ilk hesaplamada bulunacak pay fiyatı üzerinden, ilk iş gününde yerine getiriliyor. Saat 13,30’dan sonra verilen emirler ise ilk fiyat hesaplamasından sonra verilmiş varsayılarak, izleyen hesaplamada bulunan pay değeri üzerinden gerçekleştiriliyor.

• Fonun karşılaştırma ölçütü: BİST-KYD 1 Aylık Mevduat Endeksi’dir.

• Fon toplam gider kesintisi oranı: Yıllık yüzde 2.28

• Portföy Yöneticisi: Garanti Portföy

• Risk Değeri: 3

• Getiri Hedefi: Fon, orta ve uzun vadede TL mevduat getirisi üzerinde bir getiri sağlamayı hedeflemektedir.

• Portföy Yapısı: Fon portföyüne yerli hisse senedi (en fazla yüzde 100 ] ve yabancı hisse (en fazla yüzde 20] senetleri, Kamu ve Özel Sektör Dış Borçlanma Araçları (en fazla yüzde 79], Kamu ve Özel Sektör TL Borçlanma Araçları (en fazla yüzde 100] Vadeli Mevduat (en fazla yüzde 25], Repo-Ters Repo (en fazla yüzde 10], VDMK-VTMK (en fazla yüzde 100], Yatırım Fonu (en fazla yüzde 20], altın ve altına bağlı sermaye piyasası araçları (en fazla yüzde 100], kıymetli maden ödünç sertifikaları- kıymetli maden ödünç işlemleri (en fazla yüzde 50], Kira Sertifikası- Gelir ortaklığı senetleri- Gelire Endeksli Senetler (en fazla yüzde 100] ile varant (en fazla yüzde 15] ve türev işlemleri (en fazla yüzde 10] dahil edebilir.

ZEYNEP CANDAN AKTAŞ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu