Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Piyasalar denge kurmaya çalışıyor

HAZİRAN ayının ikinci yarısından itibaren vaka sayılarında yaşanan artış, ikinci dalga endişelerini gündemde tutmaya devam ediyor. Haziran ortasından bu yana artan vaka sayıları ile birlikte ABD, İngiltere, Çin gibi bazı ülkelerin belirli bölgelerinde önlemlerin yeniden gündeme gelmesi de piyasalarda zaman zaman endişeye neden olmaya başladı.


Vakalardaki artışa bağlı olarak mayıs ayından bu yana atılan normalleşme hamlelerinin etkisiyle ekonomilerde gözlenen toparlanmaya ilişkin belirsizlik ve korkular da artış kaydediyor.

Tüm bu gelişmeler mayıs ayından itibaren artış kaydeden alım iştahını baskılarken, zaman zaman riskli varlıklarda satış baskısını artırıyor.

Önceki haftalarda da ifade ettiğimiz gibi piyasalar olası bir ikinci dalganın ekonomilerde sebep olabileceği bir ekonomik kapanma olasılığını hiçbir şekilde fiyatlara dahil etmiyor.

Bu nedenle salgının seyri hızlanacak ve ekonomilerde kısmi kapanmalar artmaya başlayacak olursa bambaşka bir tablo ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu nedenle salgının seyri ve virüse karşı gündeme gelen aşı ve ilaç çalışmaları gündemin ilk sırasını işgal etmeye devam ediyor. ABD Başkanı Trump’ın geçtiğimiz hafta içinde “Aşı ile ilgili harika haberler var” açıklaması pozitif bir gelişme olsa da piyasadaki inandırıcılığı ve etkisi sınırlı kaldı.

İKİNCİ ÇEYREK SONUÇLARI ÖN PLANDA

Ekonomik verilerdeki toparlanmanın devam etmesi piyasaları destekleyecek en önemli katalizör olmaya devam ediyor. Bununa birlikte küreselde açıklanmaya başlayan ve bizde de yakın bir zamanda görmeye başlayacağımız ikinci çeyrek fina’nsalları fiyatlamada ön plana çıkabilir. Özellikle son aylarda sıkça üzerinde durulan ve mali verilerden bağımsız fiyatlamaların olduğu küçük ve orta ölçekli şirketlerde sert hareketler görülebilir.

Tüm bu gelişmelere ek olarak son dönemde fiyatlamalar üzerinde anlamlı bir etkisi olmasa da ABD-Çin ilişkilerinin seyri de takip edilmesi gereken diğer bir konu. ABD’de kasım ayında yapılacak seçimlere yaklaştıkça ABD Başkanı Trump’ın gerek Çin gerekse diğer konularda vereceği mesajlar ve izleyeceği tutum da önem kazanıyor. Salgın nedeniyle küresel ekonomilerin zor bir dönemden geçtiği bu konjonktürde, ABD-Çin arasındaki rekabetin artış kaydettiği görülürken, atılacak hamlelere bağlı olarak gerilimin artış kaydetmesi piyasalar açısından aşağı yönlü risk oluşturacaktır.

Geçtiğimiz hafta Trump yönetimi Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki yayılmacı iddialarını reddederek, geçmişte bu gibi konulardaki tarafsız tutumunu bir kenara bıraktı. Bu gelişme ABD ve Çin arasında zaten yüksek olan gerginliğin artması için yeni bir cephe oluşturdu. ABD Dışişleri Bakanı Michael Pompeo, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Açıkça belirtiyoruz ki Pekin’in Güney Çin Dcnizi’nin büyük kısmındaki kıyı kaynaklarına ilişkin iddiaları ve bunları kontrol etmeye yönelik kampanyası tamamen yasa dışıdır” dedi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Pekin’de düzenlediği günlük basın toplantısında, ABD’li senatörler Marco Rubio ve Ted Cruz ve Temsilciler Meclisi üyeleri Chris Smith ve Sam Brownback’e yaptırım uygulayacaklarını açıkladı. Hua, ABD’li dört yetkiliye karşı açıklanan yaptırımların hafta başı başlayacağını söyledi. ABD yönetimi, Çin yönetiminin Sincan Uygur özerk Bölgesindeki insan hakları ihlallerine “materyal sağladığını” iddia ettiği Çinli teknoloji firması Huawei’nin bazı çalışanlarına, vize kısıtlaması getirdi. Başta da bahsettiğimiz üzere şu ana kadar piyasalar bu gerilimleri fiyatlamada çok isteklirölmasalar da izlemekte fayda var.

BU HAFTA VERİ TAKVİMİ SAKİN

Yeni haftada yurtiçinde tüketici güven endeksi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı ve S&P kredi ve not değerlendirmesi; Avrupa’da cari denge, tüketici güven endeksi ile önce PMI rakamları; ABD’de mevcut konut satışları, haftalık işsizlik başvuruları, öncü PMI rakamları ve yeni konut satışları takip edilecek.



Yurtiçinde TCMB faiz kararı ile S&P değerlendirmesi, yurtdışmda ise öncü PMI rakamları haftanın öne çıkan veri akışlarını oluşturuyor. Haftanın en önemli başlığı olan TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizler tarafında bir hamle beklenmiyor. TCMB, dokuz ay devam eden ve 1575 puanı bulan faiz indirimi serisine geçen ay son vermişti. Enflasyondaki beklentileri aşan rakamlar, yükselen cari açık TCMB’nin bu ayki toplantısında da faiz indirimine olanak tanımıyor. Açıklanan son enflasyon rakamlarının ardından TCMB’nin Temmuz 2020 beklenti anketine göre yılsonu TÜFE beklentisi yüzde 9.54’ten yüzde 10.22’ye yükseldi. Geçtiğimiz hafta açıklanan mayıs ayına ilişkin ödemeler dengesi 3 milyar 764 milyon dolar açık verirken, 12 aylık cari açık 8 milyar 244 milyon dolar oldu. Ekonomide beş aylık açık ise 16.72 milyar “dolar olarak kayıtlara geçti. Bu veriler nedeniyle toplantıda faiz kararından ziyade verilecek mesajlar takip edilecek.

JEOPOLİTİKTE YENİ BAŞLIKLAR VAR

Hafta içinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump telefonda görüştü. İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede ikili meselelerin yanı sıra Libya krizi başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Son haftalarda Libya’da taraflar olası bir çatışmaya yönelik hazırlıklarını yaparken bir süredir askeri hareketliliğin yerini diplomasi almış durumda. Karşılıklı gelen açıklamalar ve buradaki gelişmelere doğrudan ya da dolaylı olarak müdahil olan ülkelerden gelen açıklamalar izlenmeye devam ediliyor. Son olarak darbeci Hafter tarafından Mısır’ın ülkedeki olaylara müdahale için davet edilmesi ön plana çıktı. Diğer taraftan Suriye gündemi düşük tonda da olsa devam ediyor.

Son olarak Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik gerçekleştirdiği sınır ihlalleri ve saldırılar sonrasında Azerbaycan’ın verdiği karşılık ve çatışmalar ile bu bölgedeki gelişmeler de gündeme girmiş oldu. Türkiye’den en üst perdeden yapılan açıklamalar dost ve kardeş Azerbaycan’ın yanında olunduğunu gösterdi.

BIST-100 denge bulmaya çalışıyor

BIST-100 hafta başındaki sert yükselişin ardından oldukça sınırlı bir bölge içinde hareket etti. BİST-100’ün önceki hafta yurtdışındaki negatif tablo ve Ayasofya gündemi ile yaşadığı sert kayıpların ardından geçtiğimiz hafta bir dengelenme sürecine girdiğini düşünüyoruz. Küresel ölçüde hisse senetleri piyasalarında da yön bulmakta zorlanıldığı, ekonomik verilerle salgına ilişkin rakamlar arasına sıkışıldığını görüyoruz. Özellikle ABD endekslerinde yaklaşık bir buçuk aydır devam eden konsolide sürecinden çıkılabilmiş değil. Bu durum son haftalarda BIST dahil diğer endekslerin de yataylaşmasına neden oluyor. Bu süreçte BIST-100 geçtiğimiz haftanın zirvesi olan 120 bin civarının yakın vade için güçlü direnç olacağını ve bölgeye yaklaşıldıkça satış baskısının artacağını düşünüyoruz ancak burası geçilecek olursa tarihi zirvelerin bulunduğu 124.500 ve daha yukarısı gündeme gelebilir. Aşağıda ise 117.500 ve altında 115.500 izlediğimiz destekler olmaya devam ediyor. Bu seviyelerin altındaki kapanışlar endeksteki zayıflamanın işareti olarak değerlendirilebilir.

ÜZEYÎR DOĞAN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu