Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Küresel risklere piyasaların tepkisi

Küresel risklere piyasaların tepkisi



AÇIKLANAN ekonomik verilerin, günlük ekonomik görünüm üzerinde oldukça etkili olduğunu görmekteyiz. Ancak ekonomik verilerin dışında da piyasaların yönü, farklı etmenlere bağlı olarak da yön bulabilir. Özellikle son dönemlerde piyasa gündemini meşgul eden gelişmeleri “siyasi ve jeopolitik riskler olarak“ tanımlayabiliriz.

Ekonomilerin performansları her ne kadar verilerle ifade edilebilse de, bazı riskler rakamlarla ifade edilemez.

Bu risklere en yakın örneği, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) çıkış ihtimallerinin değerlendirildiği dönem olarak gösterebiliriz. Piyasa oyuncuları, bütün bu ihtimalleri en derin şekilde değerlendirerek tüm enstrümanlarda ciddi fiyat değişimlerinin oluşmasını sağladılar.

Küresel ekonomi

Genel anlamıyla artan risklerin piyasaları biraz daha güvenli liman diye nitelendirdiğimiz enstrümanlara yakınlaştırdığını görüyoruz. Peki, hangi enstrümanlar güvenli liman olarak nitelendirilir? Küresel piyasalarda, bu talebi öncelikle sabit getirili menkul kıymetler (bono-tahvil) dışında, altın ve Japon Yeni’nin karşıladığını ifade edebiliriz.

Piyasalarda yönü değiştirebilecek gelişmelerin başında ise, siyasi gerginlikler, oluşabilecek savaş ortamı veya ülkelerin ekonomik istikrarını etkileyebilecek her değişim sayılabilir. Yaşanabilecek gelişmeler kişileri farklı getiri arayışlarına itip genel eğilimin dışına çıkmamıza da neden olabilir.



YURTİÇİNDEN ÖRNEKLER

Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde varlık fiyatlamalarında siyasi öğelerin ön planda olduğunu görüyoruz. Siyasi tarafta yaşanan her gelişme, o ülkenin varlıklarına olan talebi birebir olarak etkileyebilmekte.

Benzer bir tablonun ülkemizde geçen seçim döneminde yaşandığını hatırlayalım. Koalisyon hükümeti tartışmaları ve hükümetin kurulamaması sürecinde, Türk varlıklarından kaçısın hızlandığını, özellikle Türk Lirası’nda ciddi bir değer kaybı olduğunu görmüştük.

FOREX’DE RİSKİN FIRSATA ÇEVRİLMESİ

Erken seçime giden ülkemizde giderilen siyasi belirsizliğin, tam ters etkiler yaşattığı da unutulmamalı. Seçimin gerçekleştirildiği hafta sonu öncesindeki kapanışını 2.91 seviyelerinden yapan kur, pazartesi günü açılışını ise 2.82 TL seviyesinden gerçekleştirmişti. Bu denli büyük bir fiyat aralığı ise piyasa açılış kapanışlarında işlem yapan forex yatırımcıları için büyük bir fırsat niteliğindedir.

Beş gün 24 saat işlem imkanına sahip olan yatırımcıların, piyasaların verdiği ani tepkileri değerlendirmeleri mümkün. Sadece kur için değil, oluşan her krize Türk Lirası bazında altının da yeni bir zirve ile cevap verdiğini de unutmayalım.

Benzer dönemlerde hisse senedi piyasasındaki sert düşüşler endeks yatırımcılarım zora sokan gelişmeler arasında yer alırken, forex tarafında ise piyasalarda yaşanan her gelişme yeni bir fırsat haline dönüşebilir. Küresel risklerin yükselmesiyle artan altın talebini değerlendiren yatırımcılar, ters şekilde sakinleşen piyasa gündemini de her fırsatta kazanca dönüştürebilir.





Bunu da İnceledinizmi ?

Ucuz Türk varlıkları yabancıları çekiyor

BİST-100 geçen hafta 89.000 sınırım aştı. Bu seviyelerden abını sürecin iyi yönetilmesi koşuluyla öneren uzmanlar, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir