Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Et fiyatlarındaki artış ve besi çiftliklerindeki hayvan sayısının azalması

Et fiyatlarındaki artış ve besi çiftliklerindeki hayvan sayısının azalması



Hayvancılıkta ithalat bir kez daha gündemde. Hükümet, et fiyatlarındaki artış ve besi çiftliklerindeki hayvan sayısının azalması nedeniyle 2010 yılından farklı olarak sadece ‘besi’ hayvanı ithalatına izin verdi. Bu kararm ardından et fiyatlarındaki artışın durması ve hatta biraz düşüş yaşanması bekleniyor.

Ancak bunun uzun vadede olumsuz etkileri olmasından endişelenenler var.

2010 yılında karkas etin kilosu 18 liranın üzerine çıkınca, hükümet, önce kasaplık canlı hayvan ithalatına, daha sonra besilik hayvan ithalatına, sonrasında da karkas et ithalatına izin vermişti. 2010-2012 döneminde 3 milyar dolarlık canlı hayvan ve et ithal edilmişti. Iç piyasada fiyatların düşmesi nedeniyle yerli besiciyi korumak için gümrük vergileri yükseltilince de ithalat fiilen durmuştu.

Fakat et fiyatlarındaki artış ve besi çiftliklerindeki hayvan sayısının azalması ithalatı bir kez daha gündeme getirdi. Ancak bu kez gündemde olan besilik dana ithalatı 2010 yılındakin-den farklı. Çünkü ithalat yapacak işletmelerin kapasitelerinin yüzde 60’ı kadar yerli hayvana sahip olması zorunluluğu var. İthalat izni kalan yüzde 40’lık kısım için veriliyor. Yüzde 40 ithal ve yüzde 60 yerli hayvan ile piyasada belli bir dengenin sağlanması ve et fiyatlarındaki artışın durdurulması hedefleniyor. Ayrıca o dönemde “0” olarak uygulanan gümrük vergisi bu dönem için yüzde 15 olarak planlanıyor. Bunlardan başka ithal edilecek hayvanların azami ağırlığının 300 kilo olması ve en fazla 12 aylık olması zorunluluğu da getiriliyor.

besicilik

SEKTÖR İKİYE BÖLÜNDÜ

Hükümetin ithalat kararıyla birlikte sektör ikiye ayrıldı. Bu kararı destekleyenler olduğu gibi karşı çıkanlar da bulunuyor.

İTHALAT GEREKLİ MİT

Türkiye’nin en büyük besi çiftliklerinden olan Saray Çiftliği’nin genel koordinatörü Nadir Yürüktümen, bakanlığın aldığı ithalat kararının geç alınmış ama doğru bir karar olduğunu düşünüyor. Bu şekilde ithalatın kalıcı ve uzun süreli olacağı ancak sınırlamaların değişkenlik arz edeceği bir model ortaya konulduğunu dile getiren Yürüktümen, “Miktar, yerli menşeili besilik dana sınırlaması ile fon uygulaması, yerli üreticileri korumanın yanı sıra gelişen tüketimi de karşılayacak tedbirler. En önemli olan konu ise yerli ve ithal fiyatın iç pazar fiyat dengesine göre aşırı dalgalanmalar oluşmadan müdahale edilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanmış durumda. Üretici ve tüketici dengesini koruyabilmek için uygun bir model ortaya konuldu” diye anlatıyor. 40 bin adetlik işletme kapasitesine sahip olan ve 10 bin 500 adet hayvan varlığı bulunan Saray Çiftliği, bakanlığın belirlediği sınırlamalar çerçevesinde kapasitesini zaman içinde tamamlamayı hedefliyor.

RAKAMLAR GERÇEK Mİ?

Türkiye’nin büyükbaş hayvan sayısı son yıllarda artış gösteriyor. 2011 yılında 12 milyon 484 bin olan hayvan sayısı, 2013 yılında 14 milyon 533 bine yükseldi. Ancak bazı sektör temsilcileri bunun bakanlığın küpe sayısına göre söylediği bir rakam olduğunu ve fiziki olarak böyle bir hayvan varlığından bahsetmenin mümkün olmadığım iddia ediyor. Bu kişiler, “Eğer bu rakam doğru ise karkas fiyatlan son bir yılda neden yüzde 30 yükseldi?” diye soruyor. İthalat kararın alınmasında yeterli olmayan hayvan varlığı nedeniyle karkas fiyatla-nndaki durdurulamayan artışın etkili olduğunu vurgulayan sektörün ileri gelenleri, besilik dana ithalatını en doğru ithalat şekli olarak değerlendiriyor.



KARŞIT GÖRÜŞLER VAR

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise bu görüşe katılmıyor. Türkiye’de hayvan varlığının ve et üretiminin arttığını, hayvan ithâlatına ihtiyaç olmadığını savunan Bayraktar, “Her an ithalat yapılacak söylemleri, sürekli yapılan baskılar, neticede gerçekleşen ithalat, gerek üreticilerimizi gerekse piyasayı tedirgin ediyor ve piyasadaki istikrarı olumsuz etkiliyor” diyor.

Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) İkinci Başkanı Nejat Deveci de ithalatı gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını düşünüyor. “Süt üreticileri çiğ süt üretiminden para kazanmaya başladıkları zaman yatırımlarını büyütürler ve hayvan sayılarında ciddi artışlar olur. Çiğ sütte yem paritesi-ne göre bir fiyat belirlenip sürdürülebilir bir üretim planlanırsa besi için de ithalat yapmak zorunda kalmayız” diyen Deveci, şu anki et fiyatlarının olması gereken seviyede olduğunu ve ithalatı gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını söylüyor.

Büyük kapasiteli besicilerin ithalatta uzun vadede zararlı çıkacaklarını düşünen Deveci, şunları anlatıyor: “Bugünkü karkas et fiyatlarına göre yapılacak ithalat altı ay sonra piyasadaki et fiyatlarının maliyetlerin altına inmesine sebep olacaktır. Rusya’ya et ve et ürünleri ihracatı gerçekleşmezse büyük besiciler bu işten zarar görebilir. Yapılacak besilik dana ithalatı Avrupa üreticisini desteklemenin ötesine geçmeyecek.”

Öte yandan süt hayvancılığı yapan ve erkek buzağılan besicilere satan işletme sahiplerinin de ithalatın yerli üretime zarar vereceğini söyleyerek tepki gösterdiği belirtiliyor.

ET FİYATI DÜŞER MI?

Bereket Döner Satınalma Müdürü Kemal Bozkuş, ise bu karann hem yerli üreticiyi, hem besiciyi hem de tüketiciyi bir anlamda koruma altına aldığını belirtiyor.

Bozkuş, “Sanayici de gelen zamları piyasaya uygulayamadığı için ciddi zarar gördü. İthalat sonrası dengeye oturması planlanan etfiyatlanyla birlikte sanayici de halen yüzde 40-50 olan kapasite kullanımını arttırarak atıl kapasitesini çalıştıracak ve çok daha verimli üretim yapacaktır” diyor.

Besilik hayvan ithalatı kararı, et fiyatlarının düşmesi için değil durması için alınmış bir karar. Bu karar sonrası şu an için fiyatların durduğu görülüyor. Hatta önümüzdeki günlerde 1-2 TL düşmesi de muhtemel. Ancak Kemal Bozkuş halen 21-22 TL civarında seyreden karkas fiyatlarının Türkiye’de olması gereken karkas fiyatı olarak düşünülen 17-18 TL’ye düşmesi için en az 9-12 ay beklenmesi gerektiğini söylüyor. Bozkuş, “Bu, ithal edilecek besilik dananın kesime gelmesi için gerekli olan süre. Hayvan varlığında yeterli miktara ulaşıldığında, aynı Avrupa’daki gibi, enflasyon oranında gelen zamlar, ne üreticiyi ne de tüketiciyi rahatsız etmeyecek” diye konuşuyor.

Türkiye’de 2010-2012 döneminde 2,2 milyar dolarlık canlı hayvan ithalatı gerçekleşmişti. 2014 yılı içinde şu ana kadar gerçekleştirilen büyükbaş hayvan ithalatının 63 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, “İthalatta 2012 yılından itibaren hızlı bir düşüş yaşandı. İthalatın yıl sonunda 100 milyon doların altında kalacağını düşünüyoruz” diyor.

NERELERDEN ALINACAK?

Besilik hayvan ithalatı genelde ABD, Brezilya, Avustralya, Uruguay, Arjantin, Almanya, Çek Cumhuriyeti, İtalya, Macaristan, Slovakya, Estonya, Litvanya ve Letonya’dan yapılıyor. Avrupa Birliği ülkelerinden besilik dananın Türkiye’ye tesliminin canlı ağırlık olarak kilo başına 4 Euro’ya mal olması bekleniyor. Latin Amerika ülkelerinden özellikle Uruguay, Brezilya, Arjantin’den ise besilik dananın canlı olarak kilosunun 5,5 dolara mal edileceği tahmin ediliyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir