Salı , Ekim 17 2017
Anasayfa / Haberler / Enerji ve Tarım Yatırımı Yapan Şirketler

Enerji ve Tarım Yatırımı Yapan Şirketler



enerji yatirimlariTürkiye ekonomisine yön veren şirketlerin ilgisi şu sıralar iki sektörde toplanıyor: Enerji ve tarım… Pek çok şirket, hakim oldukları faaliyet alanlarının dışına çıkarak ya enerji ya da tarıma giriyor. Örneğin, enerji sektörü Koç’dan Sabancı’ya, Anadolu Grubu’na büyük grupların yanı sıra müteahhitlik şirketlerinin de gözdesi oldu.. Son girenlere bakınca enerjideki kuyruk dikkat çekici. Konya Şeker, Sanko Holding, Sütaş ve Boydak… Tarımın son yıldızlan ise Doğuş Grubu, Saray Holding ve Polisan…

Peki neden? Aslında yanıt çok basit. Türkiye’nin makro-ekonomik ve sosyodemografık gelişmeleri, her iki alana da odaklanmayı gerektiriyor. Her iki alan üzerindeki çalışmalar da bu sektörlerdeki güçlü tarihi gelişimi açıkça gösteriyor ve kısa dönemden orta döneme kadar olan cazip görünüşlerini doğruluyor.

Türkiye nüfusunda dünya geneline kıyasla yaşanan hızlı ekonomik büyüme ve nüfus artışı, kişi başına düşen milli geliri artırdı. Bu gelişmeler de tüketim alışkanlık ve trendlerine yansıdı. Gelişmelerin hızına örnek vermek istersek, son 10 yılda dünyada Çin’den sonra en çok enerji talebinin arttığı ikinci ülke Türkiye. Öte yandan tanmsal üretim aynı dönemde neredeyse beş kat arttı.

Tarımda işletme büyüklüğü

Türkiye sahip olduğu 213 bin 188 kilometre tanmsal alanla dünyada 14’üncü sırada yer alıyor. Kişi başına düşen tanm alanı oranı bakımından ise üç dekar ile 40’mcı sırada. Dünya Bankası verilerine göre, BM Gıda ve Tanm Örgütü sınıflandırmasıyla dünyada en fazla tanmsal alana 1 milyon 628 bin 241 kilometrekareyle ABD sahip. Onu 1,6 milyon kilometrekareyle Hindistan, 1,2 milyon kilometrekareyle Rusya, 1,1 milyon kilometrekareyle Çin izliyor. Türkiye’de 2023 yılında tanmsal üretimin 150 milyar dolar, ihracatın ise 30 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Tanmsal üretim son beş yılda önemli miktarlarda arttı. Bu artış teknolojiye entegrasyonu beraberinde getirdi. Öngörülerini paylaşan TED Üniversitesi Rektörü Erol Çakmak, “Tüm bu uygulama ve gelişim sürecinde önemli kriter işletme büyüklüğü olacak. Çünkü söz konusu yatınmlar yüksek maliyeti de beraberinde getirecek. Sermaye yapısı müsait olmayan küçük kapasiteli işletmeler, uzun vadede kaçınılmaz olan koşullan yerine getiremedikleri için ister istemez sistem dışı kalacaklar. Türkiye’de tanm, eğitimli, bilinçli, ölçek ekonomisine özen gösteren yatınm-cılara ihtiyaç duyacak” diyor.

Enerji hiç gerilemiyor

Enerji sektörü, son 150 yıldır hiç gerilemeyen ve önemi her geçen yıl artan bir ekonomik alan olarak tanımlanıyor. Enerji stratejik bir gündem maddesi olarak, artık ülkeler ve şirketler arası rekabette ilk sırayı almış durumda. Enerji şirketleri, dünyanın en değerli ve en yüksek ciroya sahip şirketleri konumundalar. Türkiye’de enerji talebinin giderek artması, yatınmcı ve girişimci bazlı sektörün önemini her geçen gün artınyor. Yapılan araştırmalarda Türkiye’de 2020 yılında 55-60 gi-gawattlık bir ek enerji ihtiyacının oluşacağı belirtiliyor. Türkiye’de mevcut üretim miktannın 40 gi-gawatt olduğu düşünüldüğünde ise gerçekleştirilmesi gereken yatınmm boyutları daha iyi anlaşılıyor. Bu durumun bir sonucu olarak, enerji yatırımı şirketlerin bir numaralı gündemi oldu. Toplamda 135 milyar dolarlık bir enerji yatırımı gerçekleştirilmesi gerekliliği söz konusu. Pek çok şirket ve grup, enerji alanında gerçekleştirecekleri yatıranlarının projelerini oluşturmuş durumda…

10 yılda 100 milyar dolar

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılık oranı bugün yüzde 70’ler seviyesinde. Sektör uzmanlanna göre 2020 yılma kadar yatmm ihtiyacı 130 milyar dolan bulacak. EPDK analizlerine göre ise Türkiye’de 2010-2030 döneminde yapılacak enerji yatınmlannm toplamı 225-280 milyar dolar. Türkiye, enerji kaynaklan bakımından net ithalatçı ülke konumunda. Türkiye ham petrol ihtiyacının yüzde 6’sını, doğalgaz ihtiyacının ise yüzde 4’ünü kendi kaynaklanndan karşılayabiliyor. Petrolde Türkiye’nin yerli kaynak potansiyeli 6,72 milyar varil. Eneıji üretiminde kapasite kullanımı, anzalar, bakım-onanm, işletme politikası, kuraklık gibi sebeplerle yüzde 73 civannda. Termik santrallerde yüzde 68, hidroelektrik santrallerde ise yüzde 94 oranında kapasite kullanımı mevcut. Türkiye, ekonomik gelişme, sanayileşme ve kentleşme dinamiklerine paralel olarak yüksek talep artışı ile dünyanın en hızlı büyüyen enerji piyasalannın başında geliyor. Son dönemde sıkça gündeme gelen ‘Enerji Borsası’ liberalleşme sürecinde kilit noktada bulunuyor. Borsa fırsatını değerlendirilebilmesi halinde Türkiye enerji sektörü, gelecek 10 yılda ihtiyacı olan 100 milyar dolarlık yatmmı bölgesine çekmenin planlanın yapıyor.

FIRSATLAR

– Dünyanın en yüksek petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip ülkelere yakınlık

– Hidroelektrik santral kurulumuna uygun nehirlerin varlığı

– Güneş enerjisine uygun iklim şartları

– Jeotermal kaynakların bolluğu

– Asya, Avrupa ve Ortadoğu arasında köprü niteliğindeki coğrafi konum

RİSKLER

– Enerji politikalarındaki zafiyetler

– Ham petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki volatilite

– Nükleer enerji kullanımı konusunda fikir ayrılıkları

– Dışa bağımlılık

– Yoğun bürokrasi

– Kalifiye eleman sıkıntısı

KİMLER KÂR EDECEK?

– Elektrik depolanamayan bir emtia olduğu için üretim ve tüketim dengesinin çok iyi kurulması gerekiyor.

– Enerji piyasalarının en önemli üç konusu olan tahmin, planlama ve optimizasyonu iyi yapanlar avantajlı olacak.

– Dünyada volatilitenin en yüksek olduğu piyasalardan biri elektrik piyasası. Üretim tesisini ve alım satımları iyi optimize eden yatırımcılar kâr elde edebilir.

– Piyasaları iyi analiz eden, iyi tahmin yapan, arbitraj imkanlarını görerek hızlı karar alabilen yatırımcıların para kazanacağı diğerlerinin kaybedeceği bir döneme giriyoruz.

FIRSATLAR

– Türkiye’nin tarım potansiyeli altyapı, verim, lojistik ve pazarlama konularında gerekli yatırımları yapması halinde, ihtiyaç duyduğu gıdayı karşılayabilecek ve dünyanın gıda güvencesi olabilecek büyüklükte.

– Türkiye’nin bu konularda atılım yapması ve yatırım ortamını iyileştirmek için destekleme ve diğer tarım politikalarına önem vermesi gerekecek.

– Arazi ve hava şartları anlamındaki nitelikler önemli ama üretkenliğin uluslararası ölçekte daha fazla potansiyeli var. Sektördeki üretkenliği ve verimliliği geliştirmek adına yeniliğe odaklanmak sektörü daha rekabetçi ve bu yüzden de daha çekici kılıyor.

RİSKLER

– Yeni yatırımcıları bekleyen riskler açısından birinci sırayı iklim değişikliği alıyor.

– Tarımın genelinde rekabetçilikten bahsetmek zor. Alt sektörlerde rekabetçilik artırılabilir. Bazılarında hükümet politikası desteği gerekebilir. Yatırım olgunlaştığında ihracata yönelme kapasitesinin var olması şart.

– Gözden kaçan bir diğer tehlike genellikle yaş sebze-meyvede izleniyor. Yurtdışındaki (AB) alıcıya fason üretim pazarda önemli yer tutmaya başladı. Bu tür ihracatta son tüketici ile bağı koparılan yerli satıcı alıcıya her açıdan teslim oluyor. Genelde hükümet politikaları tarımda istismarı önlemeye çalışırken, iyi niyetli yatırımcının da önünü tıkıyor.

– Tarım ve gıda üretiminde kayıtdışılığın da yaygınlığı yatırımcılar için risk unsurlarına dahil.

KİMLER KÂR EDECEK?

– Yatırım yapılacak işletmenin bulunduğu yerin ekolojisini çok iyi analiz edenler

– iyi bir talep ve arz tahmini yapanlar

– ihracat imkanlarını araştıranlar

– işletme yerini iyi seçen, yerin ulaşım kolaylığına ve altyapısına dikkat edenler

– iyi bir fizibilite çalışması, işletme planlaması yapanlar

– işletme yeri ulusal ve uluslararası pazara yakın olanlar

– Girdileri kolay temin edebilenler

– Yatırım ve üretim teşviklerinin verildiği ürünleri tespit ederek, bu ürünlere yatırım yapanlar.

ENERJİ VE TARIMA YENİ GİREN GRUPLAR
ENERJİ SEKTÖRÜ

Doğtaş Mobilya



D-Enerji çatısı altında ABD’li ortağı ile Çanakkale ve Denizli’de toplam 245 megavat kurulu güce sahip rüzgar enerjisi santrali yatırımı yaptı. Erzurum İspir’de 16 megavat kurulu güce sahip hidroelektrik santrali Haziran ayında üretime başladı. Bununyanındalö megavat gücündeki ikinci hidroelektrik santrali yatırımına da Ağrı’da yabancı bir grupla ortak olarak adım attı. Güneş enerjisi konusunda da belirledikleri arazilerde ölçüm çalışmaları devam ediyor. Ayrıca ürettikleri elektriği satmak üzere kurdukları Doğankent Elektrik A.Ş., iki yıldır toptan elektrik alım satımı faaliyetini yürütüyor. Enerji, önümüzdeki beş yılda grubun toplam yatırımları içinde en büyük paya sahip olacak sektör haline gelecek.

Hattat Holding

2005 yılında sektöre girdi. Enerji konusundaki tüm projelere açık olan Hattat Holding 35 milyar euro’luk projelerini gerçekleştirmek ve Batı Karadeniz’i Türkiye’nin en büyük enerji üslerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

Konya Şeker

Gıda sektörünün tanınan markası Tor-ku’nun üreticisi Konya Şeker, geçtiğimiz yıl yapılan Kangal Termik Santrali ihalesini 2 milyar 248 milyon dolar bedelle kazandı. Şirket Konya Karapınar’da tespit edilen kömür rezervi ve burada kurulacak enerji havzası ile de ilgileniyor. Oradaki kömürün değerlendirilmesi ile ilgili süreci hem yakından takip ediyor hem de projelendirme çalışmalarını ve ihale sürecini izliyor. Karapınar konusunda çok daha istekli olan Konya Şeker enerji sektöründe büyümek istiyor.

Güral Şirketler Grubu

Güral Şirketler Grubu enerji ve maden sektörlerindeki aktif çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Manavgat ve Malatya’da elektrik üretimi için yatırımları devam ediyor. Şirket Antalya’da HES belgelerini tamamladı. İzmir Urla’da RES yatırımı yapacak olan grup, ayrıca Gediz’de de jeotermal kuyu açılışını gerçekleştirecek. Belek’te 80 dönümlük arsada yeşil gübre uygulaması yapacak.

Sütaş

Karacabey ve Aksaray’da damızlık hayvan çiftlikleri ve yem fabrikaları da bulunan Sütaş, birkaç yıldır çiftliklerdeki hayvan gübreleri ve fabrika atıklarından enerji elde edip tesislerde kullanıyordu. Tüketilen enerjinin yüzde 15’ini bu şekilde karşılayan Sütaş, deneme amaçlı enerji üretiminde ve Ar-Ge çalışmalarında olumlu sonuç alınca enerji faaliyetinin ayrı bir şirket çatısı altında devam ettirme kararı aldı. Bu çalışmalar kapsamında Enfaş Enerji Elektrik Üretimi A.Ş. unvanıyla bir şirket kuruldu.

Yıldız Holding

Ülker’i de çatısı altında barındıran Yıldız Hol-ding’in iştiraki Gözde Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, Denizli’de 403 megavatlık doğalgaz çevrim santrali planlayan Alartes Enerji’nin yüzde 51’ini Sekoya Enerji’den satın aldı.

Boydak Holding

Mobilyanın anınmış markası istikbal’in sahibi Boydak Holding’in faaliyete başladığı en yeni sektör enerji. Buradaki temel hedef, Türkiye’de her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyulan elektrik enerjisinin yerli ve temiz kaynaklarla üretilmesi amacıyla kurulacak elektrik santrallerine yatırım yapmak. Şu anda 150 megavat kurulu güce ulaşan Boydak Enerji’nin hedefi kısa sürede 1000 megavat kurulu güce ulaşmak.

Sanko Holding

Sanko Holding enerji sektörüne toplam 1 milyar dolarlık yatırım yaptı. İkinci 1 milyar dolarlık hedef için gerekli adımları atıyor. HES’ten rüzgara, kömürden güneş enerjisine kadar geniş bir yelpazede yatırımlar yapan enerji şirketi, 2015 yılına kadar 2 milyar dolarlık yatırım hedefine ulaşmayı planlıyor.

Mado

Kanbur ailesi, şimdilerde yeni bir alana yatırım hazırlığı yapıyor. 150 yıllık dondurmacı Mado, enerji sektörü için kolları sıvadı. Enerji-mad Enerji Üretim ve Sanayi A.Ş. unvanıyla şirket kuran Mehmet Kanbur rüzgar enerjisine yatırım yapacak. 3 milyon TL sermayeyle kurulan şirket, yeni yatırım alanı olarak dikkat çekiyor.

STFA

Türkiye’nin ikinci büyük özel doğalgaz dağıtım şirketi Energaz ile Türkiye’de 10 ilde doğalgaz dağıtımını gerçekleştiren şirket, 600 binden fazla aboneye hizmet veriyor. Bu yıl Energaz’ın yüzde 50 hissesini alarak tümünün sahibi olan STFA, şimdi de rüzgar ve güneş enerjisi için yatırımlara başladı. Ingiliz enerji firması RES ile Türkiye’de 120 megavatlık rüzgar santrali kuracaklar. 100 milyon dolarlık bu proje Trakya’da yer alacak. Hyundai Solar firmasıyla güneş enerjisi santrali yapımı için anlaşma imzaladılar.

Ağaoğlu Şirketler Grubu

Bünyesinde 8 RES, 6 HES ve üç kojeneras-yon projesinin yanı sıra bir de elektrik toptan satış şirketi bulunan Ağaoğlu iştiraklerinden Ağaoğlu Enerji Grubu, 2012yılında önemli projeler yaptı. 2012’de 125 megavvatlık Tatlıpınar RES (Balıkesir-Şamlı), 50 megavatlık Çubuklu RES (Kocaeli-Osmaniye) ve 18,5 megavatlık Esenköy RES (Yalova-Esenköy) projeleri için EPDK’dan üretim lisansı alan şirket, ayrıca 39 megavatlık Kartal RES (Eskişehir), 12 meg’ vatlık Manastır RES (Yalova-Esenköy) projelerini bünyesine kattı. Bugüne kadar Ağaoğlu, 1.2 milyar euro’luk yatırımı yaptı.

TARIM SEKTÖRÜ

Doğuş Holding

Doğuş Grubu tohum üretimi için düğmeye bastı. Tohum ithalatına son verecek yatırım için kollan sıvayan grubun ilk durağı Niğde’ye kuracağı fakülte olacak. Niğde’deki fakülte bünyesinde uygulama alanlarında tarım yapılması için katma değeri yüksek, pazarı olan ürünleri yetiştirmek üzere yeni yatırımlar yapılacağı belirtiliyor.

Polisan

Boyacılık, yapı kimyasalları, liman işletmeciliği gibi alanlarda hizmet veren Polisan, beş yıl içinde 150 milyon dolarlık yatırım yapacak. 2 milyar liralık boya sektöründe yüzde 25 pazar payı ile sektör liderlerinden Polisan, gelecek yıl ceviz ve badem üretimine de başlayacak. Bu konuda kendi fidanını yetiştirerek ilk adımı atan Polisan, 150 milyon dolarlık ithalat yapılan ceviz ve badem sektöründe sekiz yıl içinde 50 milyon dolarlık ciro hedefliyor.

Çilek Mobilya

Mobilyadan elde ettikleri gelirle BosnaHersek’te yatırım yapan Çilek Mobilya, oteller için organik tarım yapıyor. Çeri domates, küçük salatalıklar ve beş yıldızlı oteller için katma değerli ürünler üretiyorlar. 200 dönümlük bir arazi aldılar. Var olan yatırıma biz ilave olduk. Bir Arap ve İsveçli Boşnak yatırımcıyla çalışıyorlar. 200 dönümlük arazinin 100 dönümü orman, 100 dönümü sera için güneş gören bölge, içinde dört tane de su kaynağı var.

Saray Holding

Atıştırmalık ürünler sektöründe faaliyetini sürdüren Saray Holding, tarım ve hayvancılık alanında yatırım yapma kararı aldı. Tarımsal faaliyetlerine 500 bin adetlik fidan projelerinin ilk etabı olan 20 bin ağaçlık modern elma bahçesiyle başlayan şirket, pilot uygulamasına başladıkları 500 adet büyükbaş hayvan çiftliği projesinin de inşaatına devam ediyor.

Onur Air

Onur Air’in sahibi Cankut Bağana şirketin yüzde 70 hissesini sattıktan sonra tarım sektörüne yöneldi. 400 bin TL’ye kurulan Bizim Köy Gıda, organik tarım yapıyor.

Tekfen Holding

Holdingin bu alandaki şirketi Toros Tarım’ın 2009 cirosu 874 milyon dolar. Tarım, Tekfen’in inşaattan sonraki ikinci büyük iş kolunu oluşturuyor. Bir dönem tahıl ticaretinde de çalışan holding, başta kimyevi gübre olmak üzere tarımsal girdiler üretiyor. Ayrıca tohum ve fidan üretimi de bulunuyor.

Koç Holding

Şanlıurfa’daki Harranova Tarım işletmeleri’nde Maret ve Tat için üretim yapıyor. 25 bin dekarlık alanda salça tipi domates ve yem bitkisi yetiştiriyor. Ürettiği 200 bin ton sanayi tipi domatesi fabrikasında işleyip salça haline getiriyor. Hedef, domates ekimini 10 bin hektara, üretimi de 1 milyon tona çıkarmak.

Uzmanlar tarım ve enerjiyi geleceğin iki hit sektörü olarak değerlendirmekle beraber hangisinin daha avantajlı olduğu konusunda ayrılıyorlar. ETRM Enerji Danışmanlık ve Risk Yönetimi Kurucu Ortağı Candaş Gülez, orta vadeli öngörülere bakıldığında özellikle elektrik piyasasının yatırımcılarını çok da memnun etmeyeceği bir döneme girdiğimizi söylüyor.

“Elektrik piyasalarını ben esasen finansal piyasalara benzetirim, bu tür piyasalarda başarılı olmak için bilgiyi çok iyi kullanmak ve matematiğe inanmakgerekir. Yatırımımı yapayım nasılsa para kazanırım diyenlerin zarar etmesi kaçınılmazdır. Özellikle doğalgaz çevrim santralleri açısından sıkıntılı bir dönemdeyiz ve bu sıkıntı daha da derinleşebilir.” KPMG Türkiye Yatırım Danışmanlığı Ortağı Raymond Timmer, Gülez’in aksine enerjiye yatırım yapmanın daha mantıklı olduğu görüşünde.

Şöyle ki: “Sektörde öngörülen büyüme ve gelişmeler göz önüne alındığında kişisel oyumu enerjiden yana kullanırım. Çünkü kuvvetli büyüme beklenen bir alan ve liberalleşme birçok iş fırsatı sunuyor” Ancak diğer taraftan da tarımda güçlü olan uluslararası oyuncuların Türkiye’yi yatırım yapmak için çekici bulabileceklerini de göz ardı etmiyor. Bu ayrışmaya rağmen uzmanlar önemli bir konuda birleşiyorlar. Bu iki sektör için önümüzdeki dönemin kilit kelimeleri ‘tahmin’ ve ‘optimizasyon’ olacak, bu ikisini yapamayanlar zarar ederken, yapanların kâr ettiğini göreceğiz.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

3 Yorumlar

  1. Çanakkale karacaören arası denize 350 mt uzaklıkta tepede arazi meyilli önü kazanması mümkün değil önü boğaz arkası gelibolu yarımadası gözülmektedir arazi 5250 mt olup 3250 mt satmaktayız

  2. Manisa kula da manjinar raporu alınmış purojesi cizilmiş 51 güneş enerjisine uygun resmi yolu olup tırafoya yakın satılık arazi 05365904413

  3. halil demirlek

    manisa kulada 51 dönüm güneş enerjisi için manjinar raporu alın mış 03 hatt
    a 1 kilo metre ana tırafoya 9 kilometre dir halil demirlek 0536 590 44 13

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir