Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Dolara Karşı Ortak Motto: Türkiye’ye ve TL’ye Güven

Fırlayan dolar kuru hükümet, kamu kurumlan, bankalar ve ardından tüm sektör ve birlikleri harekete geçirdi. Ortak mottosu “Türkiye’ye ve TL’ye güven1 olan topyekün mücadele sayesinde dolar 6.13 TL’ye, Euro 6.9700 TL’ye indi…


Dolar Kuruna Karşı Alınan Önlemler

TÜRKİYE geçen hafta zorlu bir sınav verdi. Bir önceki hafta cuma günü ABD ile gerginleşen ilişkiler yüzünden TL’de başlayan değer kaybı geçen hafta zirve yaptı. Pazartesi günü paniğe dönüşen hareket sonucu bir ara dolar TL karşısında 7.2169 TL’ye, curo ise 8.2245 TL’ye kadar yükseldi. İşte, ne olduysa bundan sonra oldu. Hükümetten gelen kararlı açıklamaların hemen ardından haftanın ilk işlem günü erken saatlerde Merkez Bankası, BDDK, Hazine ve SPK’dan art arda açıklamalar ve düzenlemeler yağmaya başladı. Son günlerde piyasalarda yaşanan sert fiyat hareketlerini iyi gözlemleyen bu dört kurum birbirini destekleyen çok sayıda karara eş zamanlı imza attı. Hafta boyunca da düzenlemeler devam etti. Ana amacı, piyasadaki likiditeyi güçlendirmek bu arada özellikle yabancı kaynaklı spekülatif hareketleri önlemek olan kararlar kurlar üzerindeki baskıyı da hafifletti.

İLK DESTEK BANKALARDAN

Aynı saatlerde topyekün mücadeleye ilk destek de finans kesiminden geldi, startı veren ise İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali oldu. Bali konuşmasında, kurlardaki hareketin spekülatif olduğunu ve Türk vatandaşlarının ekonomisine ve TL’ye güvenmesi gerektiğine hatta dövizden uzak durulması gerektiğine vurgu yaptı. Bali’yi aynı gün ve hafta boyunca diğer bankaların genel müdürlerinin açıklamaları takip etti. Bankacılık sektörünün ortak mottosu ise “TL’ye güven, Türkiye’ye güven, Türk bankalarına güven” üzerine kurgulandı.

Hükümetin açıklamaları ardından üç kamu kuruluşunun aldığı önlemler ve bankacılık sektörünün güven mesajları firmalar, diğer sektörler, dernekler ve birlikleri de harekete geçirdi. Finans kesiminden başlayan topyekün mücadelc ve TL’ye destek zincirine bugün de her kesimden destek yağıyor. Yapılan bu açıklamalar meyvesini vermeye başladı. Hafta içinde kurlarda kademeli düşüşler yaşandı. Dolar 6.13 TL’, Euro ise 6.9700 TL’den haftayı kapattı.

İŞ BANKASI
“Ekonomik temeli yok”

Geçen hafta TL’deki rekor değer kaybının yaşandığı saatlerde bankacılık sektöründen ilk değerlendirme İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali’den geldi. Bali, kurdaki hareketlilikle ilgili, “Geldiğimiz seviyeler ekonomik temellerle açıklanmaya müsait değil. Saldırı niteliğinde fiyatlar oluştu” dedi. Bali, TL’deki değer kaybına ilişkin olarak, özetle şu değerlendirmede bulundu:

“Hiçbir enstrümana diğerine nazaran başvurulması konusunda tereddütlü olunmamalıdır; faiz dahil. Faiz iyi bir şey değil. Yeri gelir içiniz kan ağlaya ağlaya faize başvurursunuz. Kompleksin içinde olmamalıyız.”

Türkiye’nin dış borcunun yönetilemeyecek seviyelerde bulunmadığına da dikkat çeken Bali, finansal piyasalar ve bankacılık sektörüne ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye’nin ve bankacılık sektörünün dış borcu yönetilmeyecek seviyelerde değil. Bankacılıkta açık pozisyon yok. Geriye kırılganlık unsuru olarak cari acık kalıvor. Cari açık GSYH’nin yüzde 5.7’sinde. Bu oran mutlaka yapısal ön- m lemlerle düşürülmeli. Ben kur ü atağını ekonomik verilerle izah edemiyorum. Reel sektörün çev-ri-lemeyecek borcu yok. Finans piyasalarındaki çalkantıya rağmen bankalarda hiçbir ciddi sorun gözükmüyor. Ayrıca BDDKve Merkez Bankası da, şu anda çok doğru ve yerinde tedbirler alıyor. Özellikle kritik dönemlerde söylem değil eylem önemli.”

Kurun bu seviyelere gelmesinden dolayı sevinç nidaları atan tweetler gördüğünü de söyleyen Bali, “Kimse bilmediği sularda yüzmesin. Dolar, euro geliri, borcu alacağı olmayan kişinin dövizle işi olmamalı. Tasarruf amaçlı bir dolar bile alimim olmadı. Nedeni şu, gelirim ve harcamam TL. Ayşe Teyze’nin ne işi var dövizle?”

Bali, geçen hafta İş Bankası özelinde mevduat çıkışı söz konusu olmadığı, döviz alım satımlarında çok özel bir durum bulunmadığı bilgisini de verdi.

ALBARAKA TÜRK
“Dalga kısa vadeli ve geçici”

Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, piyasadaki bu hareketliliğin ekonomik temellerden uzak olduğunu söylüyor. Buna karşın, bu dalgalanmalardan etkilenen algının kur üzerinde volatiliteye yol açtığım ifade eden Utku, sürece ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor:

“Piyasada dolaşan dedikodulara itibar edilmemeli, birinci elden teyit edilen haberler dışındaki bilgi akışı dikkate alınmamalı. Birey olarak her birimizin aklıselim ile hareket ederek devletimize, para birimimize ve ülkemizin güçlü ekonomisine güvenmesi bu süreçten çıkışımızı hızlandıracaktır. Vatandaşımızın TL’ye güvenmesini ve alım satım işlemlerinde TL kullanmasını tavsiye ediyorum. Kısa vadeli ve geçici bir dalgalanma yaşıyoruz. TL uzun vadede tüm vatandaşlarımız için güvenli limandır.”

Utku, kur hareketlerinin vatandaşa enflasyon dışında önemli bir riski bulunmadığının da altını çiziyor. Vatandaşların finansal sistem içinde tasarruflarını artırıp ve harcamalarına daha fazla özen göstermesi gerektiğine vurgu yapan Utku, bankacılık sektörünün yapısına ilişkinse şunları söylüyor: “Bankacılık sektörümüzün dayandığı sağlam temeller, Avrupa’da öne çıkan birkaç sistemden biridir. Bu yapının bir gereği olarak uzun yıllardır bankalarımızın döviz açık pozisyonu ve dış borç stoku yok. Dolayısıyla döviz kuru hareketliliğinin bankalarımız bilançolarına direkt bir etkisi bulunmuyor. Kurdaki hareketlilik noktasında hükümetimiz ve devletimiz gerekli adımları atıyor. Pazartesi günü BDDK, TCMB ve SPK tarafından yayınlanan düzenleme ve bildiriler ile piyasadaki likidite artırılmış; ihtiyaç olduğu takdirde devletimizin gerekli aksiyon setine sahip olduğu mesajı verilmiştir. Genel olarak piyasa tüm bu adımları olumlu karşıladı. Piyasanın olumlu tepkileri ile birlikte kurun bir istikrar kazanması halinde kısa sürede kendini toparlayacağına olan inancım tam. Dolayısıyla vatandaşın mağdur olması yahut bir paniğe kapılması gibi bir durum söz konusu değil. “

ALTERNATİFBANK
“Reel kesime destek sürecek”

Alternatif Bank Genel Müdürü Kaan Gür Merkez Bankası vc BDDK’nın atmış olduğu adımların piyasalarda pozitif etkilerini görmeye başladıklarını söylüyor. Merkez Bankası’nın atmış olduğu adımlar sayesinde likidite tarafında yapılması gereken her şeyin yapıldığına vurgu yapan Gür, “Özellikle bankaların kredi iştahını destekleyecek bunun devam için ortamı sağlayacak önemli ipuçları da var. Bunlar devreye konuldu” diyor. Bu süreçte algıyı doğru yönetmenin son derece önemli olduğuna da vurgu yapan Gür, son günlerde yaşanan gelişmelerle ilgili şu değerlendirmede bulunuyor:

“Beklentiyi doğru kurgulamak çok önemli. Şunu çok net söyleyebilirim ki başarılı da olundu. Bugünkü duruş bence doğru kararlı ve istikrarlı bir duruş. Türkiye Bankalar Birliği, BDDK, Merkez Bankası, SPK ve ilgili bakanlıklar gibi tüm birimler belli bir koordinasyon ve iletişim içinde çalışıyorlar. Herkes gelişmeleri çok yakından takip ediyor. Ve yapılması gerekenler konusunda karşılıklı bilgi alışverişi var. Pek çok riski önceden görüp, önleyip zaman zaman göğsünde yumuşatabilen bir yapının içinde çalışıyoruz.”

Gür, bankacılık kesimi olarak bu dönemde de reel kesimin finansmana ulaşmasına destek olmayı sürdüreceklerini söylüyor. Bankaların sağlığı ile şirketlerin sağlığının iç içe olduğunu da hatırlatan Gür, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ekonominin devamlılığı, ihracatın devamlılığı önemli. Bu nedenle bankacılık sektörü iyi niyetli faaliyetini devam ettirmeye çalışacak her işletmenin arkasında duracaktır. Bugünler geçici… Reel kesime uygun desteği vermeye devam edeceğiz.”

Gürün verdiği bilgiye göre, geçen hafta özellikle Anadolu’da sınırlı da olsa dövizden TL’ye geçişler yaşandı. Bazı kurumlar kur 7 TL’ye çıktığında dolar sattı. Haftanın ikinci yarısında kurlar üzerindeki köpüğün azaldığını ve önümüzdeki günlerde köpüğün biraz daha aşağı çekilebileceğini vurgulayan Gür, Merkez Bankası nın faiz artırımına ilişkin beklentiler konusunda ise şunları söyledi:

“Merkez Bankası (faiz artırımı) aksiyon almaya karar vermiş olsaydı bugüne kadar görürdük diye düşünüyorum. Yani bence şu anda herkes çok sağlam duruyor. Çünkü bir köpük olduğunu hepimiz biliyoruz ve o şu anda normalize oluyor. Son günlerde yabancı söylemlerinde bile pozitif bir hava oluşmaya başladı.”

VÂKIF KATILIM
“TL pozisyonlarınızı koruyun”

Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, son günlerde mali piyasalarda yaşanan çalkantıları spekülatif olarak değerlendiriyor. Türkiye’nin makroekonomik verilerinde herhangi bir bozulma olmadığını da hatırlatan Göktaş, konuşmasını şöyle sürdürüyor;

“Son dokuz yılın en düşük Haziran ayı cari açık rakamını yakaladık. İşsizlik oranlarımız uzun bir aradan sonra 9.6 ile tekrar tek haneye döndü. Temmuz ihracat rakamları ile tüm zamanların en iyi temmuz ayını geride bıraktık. Bankacılık sektöründe kredi büyümesi ve tahsilatlarda herhangi bir problem gözükmüyor. Firmalarımız yurtdışmdan yeni kaynak sağlama ya da sendikasyonları döndürmede herhangi bir sıkıntı yaşamıyor. Bu veriler ışığında ülke ekonomimizin ciddi bir problem yaşamadığını söyleyebiliriz. Bu süreçte halkımızın gerek sosyal medya, gerekse yurtdışı haber kaynaklarından servis edilen spekülatif haberleri dikkate almalarını sakin olmalarını ve TL pozisyonlarını korumalarını rica ediyoruz. Spekülasyonlar doğrultusunda hareket edecek küçük yatırımcıların yakın vadede kazanım-larını kaybedeceğini düşünüyoruz.”

Göktaş’a göre, yakın vadede Türkiye’den çıkan yatırımcılar çok daha güçlü pozisyonlarla geri dönecek. Bu süreçte TCMB, BDDK, SPK ve ilgili bakanlıkların hızlı bir şekilde ekonomik önlemleri hayata geçirdiklerini de hatırlatan Göktaş, “Gelinen noktada bu önlemlerin birkaç gün süren spekülatif hareketleri engellediğini görüyoruz. Bu noktadan sonra piyasaların tansiyonunu stabil tutacak yapısal reformları hayata geçirmek gerektiğini düşünüyoruz. Sayın Bakanımız Berat Albayrak’ın belirttiği üzere Türk piyasaları bir daha bu kadar ucuz olmayacak. Çeşitli spekülasyonlar doğrultusunda Türkiye’den çıkmak durumunda kalan yatırımcıların yakın zamanda daha güçlü bir pozisyonla ülkemize geri döneceğini göreceğiz” diyor.

TEB
“Halkın döviz talebi görülmüyor”

Türkiye Ekonomi Bankası Genel Müdürü Ümit Leblebici, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Merkez Bankası’nın (MB) hafta içinde almış olduğu kararların ve önlemlerin olumlu etkisini görmeye başladıklarını söylüyor. Piyasada döviz kurunda bir stabilizasyon başladığını söyleyen Leblebici, şu değerlendirmede bulunuyor: “Genel olarak döviz kuruna yönelik halkımızın alım talebi yok. Normal akışına dönmeye başladık. Bunun üzerinde alınacak gerekli önlemler de BDDK ve Merkez Bankası tarafından kurgulanır ve alınır. Birkaç gün içinde piyasanın daha normale dönmesini bekliyoruz. Bankacılık sektörünün sağlam olduğunun göstergesini ise şöyle anlatabilirim; Merkez Bankası brüt rezervlerinde zorunlu karşılığı alırsanız, gelen döviz tevdiat hesabı talebinin büyük kısmını karşılayabilecek kadar rezervimiz var. O nedenle burada endişe edecek bir şey yok. TL tarafında zaten problem yok. Sistemin bu tür spekülatif atakları rahatlıkla karşılayabilecek kapasitesi bulunuyor.”

Leblebici, bankalardan mevduat çekme iddialarına ilişkinse bunun doğru olmadığını söyledi. Herkesin ufak tefek talebinin olabildiğini ama genele yaygın bir talep görmediklerini dile getiren Leblebici, “Bankacılık sektörünün sağlam olduğunun göstergesi şu, Merkez Bankası brüt rezervlerinde zorunlu karşılığı alırsanız, gelen döviz tevdiat hesabı talebinin büyük kısmını karşılayabilecek kadar rezervimiz var.

O nedenle burada endişe edecek bir şey yok. TL tarafında zaten problem yok. Sistemin bu tür spekülatif atakları rahatlıkla karşılayabilecek kapasitesi var” diye konuştu.

Leblebici, mevduata el konulacağı iddialarma ilişkinse şöyle konuşuyor: “Bunlar doğru olmayan, spekülatif haberler. Zaten Cumhurbaşkanımız ‘Hiç bir şekilde serbest piyasa ekonomisinden taviz vermeyeceğiz’ dedi. Bundan daha öte iyi niyet gösterilebilecek bir cümle yok diye düşünüyorum.”

GARANTİ BANKASI
“Bankacılıkla ilgili sıkıntı yok”

Garanti Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Erbil, dövizdeki hareketliliğe ilişkin ‘’Aklımız ermiyor. Ne oluyor da bugün bu seviyeleri görüyoruz? Ben bir bankacı olarak çok fazla anlamlandıra-mıyorum. Bankacılıkla ilgili de bir sıkıntı yok” dedi. Hafta içinde dövizdeki hareketliliği NTV canlı yayınında değerlendiren Erbil’in konuşmasındaki satır başlan şöyle oldu:

“Global düzende bir takım taşlar yerinden oynuyor. İş yapış şekillerinde ciddi değişiklikler var. Bize söylenen kitabın yazdığı aklın gösterdiği şeyler belli. Bir ülkeyle ilgili yatırım yaparken ilk bakacağınız şey o ülkenin mali durumu. Bizim ülkemizin borcu nedir?

Bu çok çok önemli. Kamunun borcu belli kriterlerin çok altında, yüzde 30’dan düşük. Bu çok düşük oran. İkincisi bütçe açığı. Büyüyoruz. Son zamanlarda ciddi anlamda savunma harcamamız var.

Bunlara rağmen Türkiye kamu bütçesi açığı anlamında geçen seneyi yüzde 1.5 ile bitirdi. Bunlar kabul edilebilir olan rakamların çok çok altında. İkincisi bankacılık. Türkiye’nin bankacılığı çok değişti. Çok güçlü bir sektörümüz var. Karlılığımız iyi. Bankacılıkla ilgili de bir sıkıntı yok. Şu anda bankaların yaratacağı toplam likidite kısa vadede 100 milyar dolara yakın. Yarısı zaten yurtdışında yerleşik müşterilerin mevduatları. Cari açığın çok daha kötüsünü gördük şimdi onun yarısındayız. Cari açık daha da düşecek. Kurların geldiği seviye yükseldi. Bu ister istemez cari açığı düşürecek.” Merkez Bankası’nın hafta içinde almış olduğu tedbirleri “doğru” olarak değerlendiren Erbil, “Bu yangın bitti diyemem. Elimizde araçların ziyadesiyle olduğunu düşünüyorum. Şu an itibariyle yapılması gereken başka bir şey yok. Biz bankacılar yüksek faizi sevmiyoruz. Bize zarar veriyor. Bu adımlar rasyonel adımlar” dedi.

AKBANK
“1.5 Milyar dolar satıldı”

Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil’e göre son günlerde ekonomi yönetiminin tek çatı altında toplanmasının avantajları yaşandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı, BDDK, TCMB, SPK ve Hazine’nin piyasalarda yaşanan hareketlilik karşısında aksiyonlarını çok hızlı ve seri bir biçimde aldığını hatırlatan Binbaşgil, “Ekonomi yönetimi ile bankalar arasında son derece açık ve etkin bir iletişim söz konusu. Geçtiğimiz birkaç haftalık süre içinde bunu hep birlikte yaşadık. Sorunlarımız, yapılması gerekenler açık ve gerçekçi bir yaklaşımla karşılıklı olarak paylaşıldı. Şu anki öncelik yaşamakta olduğumuz piyasalardaki hareketliliğin bir an önce önlenmesidir. Bir seri önemli aksiyon alındı ve bunların sonuçlarını görmeye başladık. Önümüzdeki dönemde eminim sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için gerekli aksiyonlar da gelecektir” dedi. Binbaşgil, piyasalarda yaşanan bu hareketliliğin sadece ekonomik makro verilerle açıklanmasının mümkün olmadığına da vurgu yaptı. Bu dönemdi de önemli bir bilgi kirliliği yaşandığım da hatırlatan Binbaşgil, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son günlerde ortalıkta gerçeği yansıtmayan birçok söylenti dolaştı. Bu tür hassas durumları daha soğukkanlı yönetmemiz gerekir. Güven unsuru ekonomide önemlidir. Güven ortamını sarsıcı söylentilere itibar etmememiz ülkemizin menfaatinedir. Sonuçta sistemde mevduatta önemli bir çıkış olmadı, panik yaşanmadı. Halkımız sağduyulu davrandı. Bankalarımız olası talebe karşı oldukça hazırlıklı ve likitti. Örnek vermek gerekirse dün Akbank müşterileri yaygın bir şekilde döviz satışı yapmaya başladı ve Türk Lirası’na olan güvenini gösterdi. Bankamızda dün (Çarşamba günü) müşterilerimizin döviz satışları alışların üç katı oldu. Bizdeki verilerden hareketle, piyasada dünkü döviz satışlarının 1.5 milyar dolar civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Bunun etkilerini kurlardaki iyileşmeden de hissedebiliriz. Ayrıca efektif hareketlerinin de artık piyasada normal seyrine döndüğünü söyleyebiliriz.”

DENİZBANK
“Spekülatif atak”

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, “Herkesin parası, mevduatı bankacılık sisteminde ve emniyette” vurgusu yaptı. Son günlerde piyasalarda yaşanan gelişmeleri değerlendiren Hakan Ateş, bunun spekülatif bir atak olduğunu belirterek, hane halkına, bütün partilere ve basma duyarlı davranışları için teşekkür etti. BDDK, SPK, Hazine, Merkez Bankası’nm tüm bankacılık sistemiyle birlikte doğru tavırları zamanında ve eş zamanlı olarak alabildiğini söyleyen Ateş, konuşmasını şöyle sürdürdü:



“ATM’lerimize olabildiğince efektif yükledik. Bugün itibarıyla bankacılık sisteminin kullanabileceği limit 50 milyar dolardır. Bir de 20 milyar dolar swap imkanı var. Toplamda 70 milyar dolar. Herkesin parası, mevduatı bankacılık sisteminde ve emniyette. 2001’den farklı olarak kimse birbiriy-le itişip kakışmıyor. Bankalar sağlamdır; yeter ki piyasadaki esnaf, özellikle KOBİ’ler birbirine krediyi kesmesin. Bütün kurumlar birbirine güvensin. Spekülatif atakların önü Merkez Bankası’nın kararlarıyla kesildi.” Merkez Bankası’nın açtığı limite kimsenin saldırmadığına dikkati çeken Ateş, “Hatta hane halkımız, son derece akıllı. Benim bankamda sadece dünya kadar dövizin TL’ye döndüğü haberini alıyoruz” dedi. Ateş, gerek Türk bankacılığının gerekse özel sektördeki yurtdışından direkt borçlanabilen kurumların geri ödeme yeteneklerinin bulunduğunu söyledi. Bu tür borçlanmaların temelinde hep ticaretin yattığını ifade eden Ateş, “Endişeye mahal olacak bir durum yoktur. Yeter ki bu spekülasyonlara meydan veren tarafta biz olmayalım da o anda alan-satan zarar görmesin. Ekonominin bütünü zamanı gelince sıkıntısız yürür zaten. Bunu bir krizden ziyade politik ağırlıklı bir spekülatif atak olarak değerlendirebiliriz” diye konuştu.

Hangi önlemler alındı?

Geçen hafta piyasalardaki spekülatif hareketlere karşı tüm kurumlar harekete geçti. Önce BDDK, ardından Merkez Bankası, Hazine ve SPK art arda önlemler aldı. İşte, hafta boyunca kamu kurumlarının aldığı önlemler…

VARAN 1

Swap’a bir haftada iki sıkılaştırma

BDDK önce yurtiç bankaların TL verip döviz aldıkları swap ve benzeri işlemler toplamının öz kaynaklarının yüzde 50’sini geçemeyeceğini duyurdu. Hafta içinde bu oran yüzde 25’e indi. Türk Lirası yurtdışı piyasalarda daha az bulunur ve daha pahalı hale geldi. Bu sayede ek döviz talebi yaratılmasının da önüne geçildi. Bankacılar bu işlemlerin genelde yabancı yatırımcının TL pozisyon alımlarıyla ilgili olduğu, dolayısıyla yabancı yatırımcının TL borç alıp, satış baskısı kurmasının önüne geçildiği kaydedildi.

VARAN 2

Merkez’den likidite desteği

Merkez Bankası finansal istikrarın desteklenmesi ve piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi için TL ve döviz likidite yönetimine ilişkin kararlar aldı. Bu kapsamda banka Türk Lirası için altı önlem, döviz likiditesi için de dört önlem aldığını duyurdu. Merkez Bankası’nın bu kararları sonrası piyasalara 10 milyar TL ve 6 milyar dolar ile 3 milyar dolar tutarında altın cinsi kaynak sağlanmış oldu. “Bankaların ihtiyaç duyduğu tüm likiditeler karşılanacak” açıklaması yapan Merkez Bankası’nın hafta boyunca TL ve döviz likiditesine ilişkin aldığı kararlar şunlardı:

TL İÇİN ALTI ÖNLEM

1 – MB gün içi ve gecelik vadedeki hazır imkanlar çerçevesinde bankalara ihtiyaç duydukları tüm likiditeyi sağlayacak.

2-TL işlemler karşılığında alınan teminatların iskonto oranları tür ve vadelerine göre güncellenerek bankalara teminat yönetiminde esneklik tanınacak. Bankaların serbest teminatları yaklaşık 3.8 milyar TL artacak.

3 – Bankaların TL işlemleri için kullanabilecekleri teminat döviz depo limitleri 7.2 milyar euro’dan 20 milyar euro’ya çıkarıldı.

4 – MB temel fonlama aracı olan bir hafta vadeli repo ihalelerine ilave olarak ihtiyaç duyulan günlerde geleneksel yöntemle 91 güne kadar vadeli repo veya depo satım ihalesi açılabilecek.

5 – Bankaların fonlama ihtiyacının yüksek olduğu günlerde vadeleri 6-10 gün arasında olmak kaydıyla farklı vadelerde birden fazla repo ihalesi açılabilecek.

6 – Bankalar, bir hafta vadeli repo ihalelerinde kazanan tekliflerin bir bölümünü veya tamamını, talep etmeleri halinde repo işlemi yerine aynı faiz oranı ve vade ile Bankalararası Para Piyasası’nda depo işlemi yapabilecek.

DÖVİZDE LİMİT ARTIŞI SİNYALİ

1 – Bankalar bir hafta vadeye ek olarak bir ay vadeyle de döviz depo yapabilecek.

2 – Merkez Bankası döviz depo piyasasındaki aracılık faaliyetlerine yeniden başlayacak. Bu çerçevede, döviz depo piyasasında bankalar Merkez Bankası aracılığı ile birbirlerinden borç alıp verebilecek.

3 – Merkez Bankası bankaların döviz depo limitlerindeki teminat ve vadelerde esnekliğe gitti ve kullanabilecekleri tutarı 50 milyar dolara çıkardı.

4 – Bankalar, döviz ve efektif piyasalarında kendilerine tanınan limitler dahilinde döviz karşılığı Merkez Bankası’ndan efektif temin edebilecek.

5 – Tüm bunlara ilaveten Merkez Bankası’nın son birkaç gündür bir haftalık repo ihalesi açmamasının da 150 baz puanlık bir sıkıiaştırma etkisi oldu.

ZORUNLU KARŞILIKLARLA DESTEK

1- TL zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 250 baz puan indirildi.

2 – Yabancı para diğer yükümlülükler için bazı vadelerde zorunlu karşılık oranları 400 baz puan indirildi.

3 – Yabancı para yükümlülükler için azami ortalama tesis imkanı yüzde 8’e çıkarıldı.

4 – Rezerv Opsiyonu Mekanizması kapsamında TL yükümlülükler karşılığında doların yanı sıra euro cinsinden de zorunlu karşılık tesis edilebilecek.

VARAN 3

Hazine’den ihale desteği

İhraç edilecek senetlerin çeşitlendirilmesi ve piyasaların desteklenmesi amacıyla 13 Ağustos 2018 tarihinde iki yıl vadeli sabit kuponlu devlet tahvili ihalesi ile birlikte 91 gün vadeli kuponsuz Hazine bonosu ihalesi yaptı.

VARAN 4

SPK’dan yalan habere beş yıl hapis

Sermaye Piyasası Kurulu [SPK], hafta içinde yaptığı yazılı açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan söylenti niteliğindeki haber ve açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kurumdan yapılan açıklamada şöyle denildi:

“6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun ‘piyasa dolandırıcılığı’ başlıklı 107’nci maddesinin ikinci fıkrasında, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlar hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.”

ESİN ÇETİNEL



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu