Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Cunhurbaşkanlığı Seçimleri ve Piyasa Yorumları

Cunhurbaşkanlığı Seçimleri ve Piyasa Yorumları



Piyasalar mayıs ayında ‘pozisyon azalt-tatile çık’ havasından çok uzak hareket etti. Borsa İstanbul, yurtdışı kaynaklı atımlarla 80.000 seviyesini test ediyor. Yerel seçimlerin ardından nisan başında yayınladığımız “Yeni Denge Nerede” başlıklı kapak haberimizde piyasa uzmanlarının yaptıkları tahminlerin çok üzerinde seviyelerdeyiz. Bu haftaki kapak haberinde 16 aracı kurum ve portföy yönetim şirketinin genel müdürüne cumhurbaşkanlığı seçimine kadar piyasaların yeni hedeflerini sorduk. Genel görüntü yatay piyasa yönünde, temkinli bir iyimserlik söz konusu. Ortalama olarak borsa endeksi tahminleri 74.000-79-000 arasında, dolar kuru tahminleri 2,10-2,20 TL aralığında, gösterge faiz tahminleri yüzde 8,8-93 arasında, altının gram fiyatı tahminleri 83-88 TL arasında bulunuyor. Portöylerde ise ağırlık TL faizden yana. Yine biraz hisse ve döviz cinsi varlıklar da öneriliyor.

piyasalar

Piyasalar, bundan yaklaşık iki ay öncesindeki tahminlerin çok üzerinde seviyelere gelmiş durumda. Borsa İstanbul 80.000’i zorluyor. Gösterge faiz yüzde 9’un da altını test etti. Dolar/TL’de 2,10’un altı bile telaffuz edilmezken, yaşanan 1,5-2 aylık süreçte “1 dolar=2 TL olur mu?” diye sorulmaya başladı.

Peki ne oldu? Piyasalar bu seviyelere nasıl taşındı? Ağustos ayında cumhurbaşkanlığı seçimi var. Piyasalar kârlarını realize edip, siyasi riskleri de geride bırakıp tatile mi çıkacak? Yoksa ralliye devam mı edecek? Kazanç nerede?

İşte bu tüm soruların cevaplarını 16 aracı kurum ve portföy yönetim şirketinin genel müdürüyle yaptığımız ankette araştırdık.

Ancak öncelikle kazanç konusunda piyasalardaki ünlü bir sözü hatırlatalım.

“Tepe ve dibi arayanlar sadece ahmaklar ya da çılgınlardır. Borsada kazanmak için ya kimsenin bilmediğini biliyor olmalısınız, ya da sizden daha fazla aptal olanları bulmanız gerekir.” Yani piyasayı kendiniz yönlendirmiyorsanız, tepe ve dip aramayın, artık gelinen seviyelerde temkinli olmakta fayda var.

ENDEKSTE TAHMİNLER

Ankette katılımcılara cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar piyasaların yeni hedeflerini sorduk. Borsa tarafına bakıldığında tahminde bulunan 16 katılımcının ortalaması 74.000-79.000 bandını işaret ediyor. Sadece Bahar MenkuPün sahibi Adnan Bahar, endeksin 70.000’in altına sarkacağı tahmininde bulunuyor. Merkez Bankası’nm halktan hissedarları arasında en büyüğü olarak da bilinen Bahar, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilginç adayların ortaya çıkmasını, bunun da istikrarı bozmaya yeteceğini düşünüyorum” diyor. Bu nedenle mali sektör hisselerinden uzak durulması gerektiği yorumunu yapan Bahar, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’ya. faiz indirimi konusunda Başbakan Erdoğan tarafından yapılan baskıların da Başçı’nın istifasına veya yönetim değişikliğine neden olabileceğini kaydediyor. Hatta bu konuda hükümet kanadında da sorunlar yaşanabileceğini söylüyor.

Anket katılımcılarının üçü endekste yukarı hareketin devamını öngörüyor ve endeksin 80.000-85.000 aralığına oturmasını bekliyor. Olumlu görüşte olan katılımcılardan Logos Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Berrin Önder, bunu olumlu trendin yurtdışı kaynaklı olmasına bağlıyor. Bunun yanında cumhurbaşkanlığı seçiminde de Başbakan Erdoğan’ın aday olacağı beklentisiyle piyasada ciddi bir siyasi etki beklemiyor.

FAİZ VE DOLAR/TL

Piyasaların son dönemde en çok izlediği konu başlıklarından biri olan dolar/TL’de ortalama beklenti 2,10-2,20 bandında. Zaten dolar/TL’de tahminde bulunan 16 anket katılımcısının 12’si de bu aralığa işaret ediyor. Son günlerde Başbakan Erdoğan tarafından Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’ya faiz politikası ve enflasyon konusunda sert eleştiriler var. Berrin Önder, bu eleştiriler sonrasında MB’nin faiz indirimini sert bir şekilde gerçekleştirmesi durumunda, piyasanın bundan negatif etkileneceğini söylüyor. Bunun sonucu olarak döviz kurlarında da yukarı hareketin görülebileceğini kaydediyor.

Gösterge faiz tarafında ise Merkez Bankası’nm kararları bekleniyor. Piyasaların tahminlerinden önce mayıs toplantısında Merkez Bankası 50 baz puanlık bir indirim yaptı ve politika faizini yüzde 9,5 seviyesine çekti. Murat Sağman, “En az 50 baz puan daha faiz indirimi bekliyorum. 100 baz puan ve fazlası enflasyon düşmeden riskli olabilir” diyor.

Piyasalar gösterge faiz tarafında da ortalamada yüzde 8,8-9,3 bandına işaret ediyor. Katılımcılar ağırlıklı olarak yüzde 8,5-9 ve yüzde 9-9,5 aralığını işaretlemiş bulunuyor.

HİSSE ÖNERMİYORLAR

Anket katılımcılarına cumhurbaşkanlığı seçimine nasıl bir portföyle hazırlanılması gerektiğini sorduk. Katılımcılar, ağırlıklı olarak TL faizli ürünler önermeye devam ediyor. Burada başı mevduat çekiyor. ÖST ve tahvil de tercihler arasında yer alıyor. Bunun yanında hisse ve döviz ürünler de öneriliyor. Nisan ayı başında yaptığımız anketteki portföy önerilerine göre fark ise mevduat oranının düşürülmesi, tahvil oranının artırılması oldu.

Iş Yatırım Genel Müdürü Erdal Aral, borsada düşüş değil yatay bir trend beklemesine rağmen portföylerde sadece yüzde 5 hisse senedi tavsiyesinde bulunuyor. Ağırlığı mevduata ve özel sektör tahvillerine (ÖST) veriyor. Borsanm mevcut seviyelerle değerlendirildiğihde değer yaratma şansının sermaye maliyeti kadar olacağını söyleyen Aral, “Bu nedenle hisse oranım yüksek tutmadık. Sadece burada Avrupa’dan gelecek ciddi bir likidite planı sürpriz yaratabilir düşüncesindeyiz. Ancak bu durum dahi ABD’nin ilk çeyrek olumsuz verileri ile kısmen dengelenir bir tarzda olacaktır” diyor.

Gedik Yatırım, kurum olarak şu an defansif bir strateji belirliyor. Hisse senedi yerine esnek fon tercih ediyor. Ağırlığı mevduat ve ÖST’lere veriyor. Gedik Yatırım Genel Müdürü Metin Ayışık, “Esnek fon seçmemizin ve defansif olmamızın nedeni fiyatların makul seviyelere ulaşması ve getiri potansiyelinin azalması” diyor. Piyasada yeni alım için endekste geri çekilmeyi beklemenin daha akıllıca olacağı kanaatinde olan Metin Ayışık, ayrıca Merkez Bankası kararlarının eleştirilmesinin ve cumhurbaşkanlığı seçimi gibi belirsizliklerin de hisse oranlarını azaltmalarının nedenleri arasında olduğunu kaydediyor.



NEDEN YANILDILAR?

30 Mart’taki yerel seçimlerin hemen ardından 18 aracı kurum ve portföy yönetim şirketinin üst düzey yöneticileri ile bir anket çalışması yapmış, piyasa tahminlerini ve portföy önerilerini almıştık. Bu çalışmayı da 6 Nisan’da piyasada olan sayımızda “Yeni Denge Nerede” başlığı ile yayınlamıştık.

Anket katılımcılarının piyasa öngörülerine bakıldığında, bugün beklentilerin realize olduğu hatta öngörülerin çok üzerinde iyi bir performans sergilendiği görülüyor. Piyasanın en etkin isimleri borsada 70.000, gösterge faizde yüzde 10-12 aralığında hatta üzerinde, dolar kurunda 2,10 TL’nin üstünde hatta 2,30 TL direncine kadar gerçekleşmelerin olabileceğini söylemişlerdi. Bugün gelinen noktada ise endeks 80.000’i zorluyor, gösterge faiz yüzde 9’un altını, dolar/TL kuru ise 2,10 seviyesinin aşağısını gördü. Peki ne oldu da uzmanlar bu seviyeleri öngöremedi? Yaptığımız çalışmada uzmanlara bunu da sorduk.

YABANCI GİRİŞİ ARTTI

Konuyu biraz daha açacak olursak, öncelikle yurtdışı piyasalardaki hareketler ve sonrasında Türkiye piyasasına para girişinin öngörülemediği söylenebilir. Merkez Bankası’nın haftalık bazda açıkladığı son verilere göre, yabancı yatırımcılar BİST’te yılbaşından bu yana 1,1 milyar dolar net alım yaptı. Ancak burada 23 Mayıs haftası itibariyle yabancılann 199 milyon dolar satıcılı olduğunu da ifade edelim.

Global faiz ortamının şu an olumlu seyrettiğini kaydeden Finans Portföy Genel Müdürü Tolga Kotan, ‘risk on-riske açık’ modu olduğunu ve Amerika’da faiz artırımının ötelendiği-ni kaydediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafında parasal genişleme konuşulduğunu da hatırlatan Kotan, “ABD 10 yıllık tahvillerinde yüzde 2,5 seviyelerinin altına gelindi. Bunlar hep Türkiye için olumlu gelişmeler” diyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimini politik risk olarak görmeyen, seçimlerin sorunsuz olarak aşılacağını kaydeden Kotan, riskleri ise şöyle sıralıyor:

“Olası sokak olayları, arada bir piyasalarda volatilite yaratabilir. Böyle bir dönemde piyasalara da kâr satışı gelirse, gelinen yüksek seviyeler nedeniyle olumsuz etkisi yüksek olur. Avrupa’da enflasyon yüksek gelirse parasal genişleme yönündeki söylemler de geri plana itilebilir.”

Notus Portföy Genel Müdürü Murat Sağman, yabancıların Türkiye pazarında olumlu olmasını global hareketlere bağlıyor ve özellikle ECB’ye dikkat çekiyor. Sağman, “ECB’nin 5 Haziran’daki toplantısında parasal genişleme beklentisi olduğu için piyasalar ve Türkiye de olumlu etkileniyor” diyor.

PARA GİRİŞİ HESAPLANAMADI

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz indirimi ve parasal genişleme beklentilerinin kuvvetlendiğine dikkat çeken Şeker Yatırım Genel Müdürü Osman Göktan, ABD’nin merkez bankası olan FED varlık alımlarmı sonlandırsa bile düşük faiz ortamının uzun bir süre daha devam edeceği beklentisinin de kuvvetlendiğini ifade ediyor.

Bu gelişmelerle birlikte özellikle ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde yüzde 2,5 seviyelerine doğru görülen gerilemeyle gelişmekte olan piyasalara yönelik risk iştahı artmış durumda. Osman Göktan, “Bunun yanında yurtiçinde siyasi risklerin azalması ve global risk iştahının artması sonrasında Merkez Bankası’nın beklentilerden önce faiz indirimine gittiğini görüyoruz. Tüm bu faktörlerin piyasalardaki olumlu havayı tetiklediğini düşünüyoruz” diyor.

Piyasaların öngörülerinin yanılmasında iki temel faktöre dikkat çeken İş Portföy Genel Müdürü Tevfik Eraslan, bunların birincisini ECB’nin genişleyici para politikasına yönelik artan beklentilerle gelişen piyasalara ilginin yükselmesi olarak belirtiyor. İkincisi için ise “Ukrayna-Rusya arasında artan siyasi gerginliğin etkisiyle bölgesel fonlar Rus varlıklarından kaçındı ve likidite ve değerleme açısından daha cazip olan Türk varlıklarını tercih etti” diyor.

Yabancı raporları bankalara dikkat çekiyor

Yabancı yatırım bankaları tarafından düşük faiz oranlan nedeniyle banka hedefleri yükseltilirken, siyasi gelişmeler ve enflasyon kaygıları dile getiriliyor.

Standard Bank

“Yerel seçimlerdeki AKP zaferinden sonra dikkatler ağustos ayındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde. Erdoğan’ın AKP adayı olarak seçime girmesi ve kazanması bekleniyor. Asıl soru kimin başbakan olacağı. Gül’ün geleceğine dair belirsizlik var. 2015 ya da öncesinde genel seçimlerde AKP’nin tecrübeli kadrosu ayrılabilir. Babacan gibi bakanların kaybı, ekonomik politikaya dair belirsizlik getirebilir. Geçen yıl siyasi krizler hükümetin ajandasını işgal etti. Orta gelir tuzağına düşmemek için reform ajandasının korunması gerek. Ekonomi görece dayanıklı, yüzde 4 büyüme hedefi ulaşılabilir seviyede. Dengelenme yaşanıyor, cari açık GSYH’nin yüzde 6’sına inebilir. Enflasyon yüksek ve yükselmeye devam ediyor. TCMB’nin faiz indirimini anlamak güç. Başbakan daha fazla indirim çağrısı yapıyor ki bu da MB’nin bağımsızlığı için soru işareti. Yüksek nominal faiz, değer kaybetmiş TL, cari açıktaki iyileşme ve likit küresel piyasa sebebiyle, Türk piyasaları iyi performans göstermeye devam edecektir”

SOCIETE GENERALE

“Türk bankaları arasında Akbank ve YKB en çok beğendiğimiz bankalar. Akbank için fiyat hedefimizi 8,3 TL’den 8,9 TL’ye, YKB için 5,1 TL’den 5,3 TL’ye yükselttik. Her iki banka için de ‘al’ tavsiyemizi koruyoruz. Halkbank için tavsiyemizi ise ’al’dan ’tut’a indiriyoruz ve fiyat hedefimizi ise 15,4 TL’den 15,9 TL seviyesine çıkardık, iş Bankası C için fiyat hedefimizi 5,3 TL’den 5,5TL’ye yükseltirken, Garanti Bankası için fiyat hedefini de 8,2 TL’den 8,4 TL’ye revize ettik. Her iki banka için tavsiyemizi ‘tut’ olarak koruduk. Vaktfbank için de tavsiyemizi ‘tut’ olarak devam ettirirken fiyat hedefini 5,1 TL’de tuttuk”

J. E Morgan

“2015 sonuna kadar banka hisselerinde yüzde 30 yükseliş potansiyeli görülüyor. Revizyonlar, ilk çeyrekteki güçlü performans, düşük faiz oranlan ile gerçekleştirildi. Halkbank, Vakıfbank ve Yapı Kredi hisseleri için endeks üzerinde getiri tavsiyemizi korurken, iş Bankası hisseleri için tavsiyemizi endekse paralel getiriden endeks üzeri getiriye revize ettik!’





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir