Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Borsada yükselecek hisseler

Borsada yükselecek hisseler



Endeksin beklenmedik problemler olmadıkça 85 bine kadar çıkma potansiyeli olduğunu öngören analistler, kısa vadede yükselme potansiyeli olan 14 hisse senedi belirledi. Bu hisseler arasında özellikle ihracat ağırlıklı sektör şirketleri ile cam, demirçelik, kimya ve çimento şirketleri öne çıkıyor…

GEÇEN haftanın en önemli gündem maddesi Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) toplantısıydı. FED, bu toplantı ile tahvil alimini sonlandırdığını açıkladı. Faizi yüzde 0.25 ile sabit bırakırken yaptığı açıklama ile beklenen bir anlamda gerçekleşmiş oldu. Piyasaların büyük bölümünün beklentisi de bu yöndeydi. Ancak FED’den daha güvercin açıklamalar bekleyenler de yok değildi. Ancak bu türden açıklamalar bekleyenler yanıldı. FED, ABD ekonomisinde istihdam piyasasındaki atıl kapasitenin gerilediğini ve büyümenin dengeli olduğunu söyledi, kısacası ekonomiyle ilgili pozitif açıklamalarda bulundu.

borsada yukselecek hisse

Geçen hafta FED’den gelen açıklamalarla, piyasaları uzun süredir etkisi altında tutan “FED tahvil alimini bitirmeyi erteler mi?” sorusu da yanıtını bulmuş oldu. Kısacası piyasalarda bir süredir zaten satın alınmaya başlanan FED’in tahvil alimini son-landıracağı haberi gerçekleşmiş oldu. Bu da Borsa İstanbul (BIST) üzerindeki baskıyı bir anlamda kaldırdı. BIST’teki rahatlama ve yukarı yönlü harekette, FED’in yaptığı açıklamanın yanı sıra yakın dönemde Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ekonomide parasal genişleme yönünde attığı adımların ve petrol fiyatlarında görülen düşük seyrin de etkili olduğu söylenebilir.

Öte yandan geçen hafta Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) parasal genişlemeyi 80 trilyon Yen’e çıkarmasının küresel piyasalarda olumlu bir hava yarattığına dikkat çekiliyor. Bunun da BIST’e olumlu yansıyan bir başka gelişme olduğu hatırlatılıyor. Japon Merkez Bankası, düşük enflasyonla mücadele kapsamında halihazırda 60-70 trilyon yen (543-634 milyar dolar) olan yıllık devlet tahvili alım programım 80 trilyon yene (724 milyar dolara) yükseltti. Bu kararla birlikte BOJ’un tahvil atımlarının ortalama aylık bazda yaklaşık 7.5 milyar dolar artmış olacağına dikkat çeken analistler, buna ilave olarak yıllık toplam 3 trilyon yen (yıllık 27 milyar dolar, aylık 2.3 milyar dolar) tutarında borsa yatırım fonu (ETF) ve gayrimenkule dayalı varlık satın alacağına da dikkat çekiyor. Bunun da piyasaları olumlu yönde etkileyecek bir gelişme olduğu hatırlatılıyor.

“CAM, DEMİR ÇELİK, KİMYA”

Bütün bunların etkisiyle BIST-100 endeksi geçen hafta 81 bin seviyelerini aştı. 80- 81 bin 500 aralığının önemli direnç seviyeleri olduğunu ifade eden analistler, bu seviyelerin üzerinde 82 bin-84 bin 500 ve 85 binlerin bulunduğunu belirtiyor. Bunun gerçekleşmesi içinse analistlere göre, 80-81 bin 500 civarında uzun süre tutunmak, FED’in faiz artırım endişelerinin olmaması ve Avrupa ekonomisinde büyüme adımlarının devam etmesi gerekiyor.

Bunların tersi bir durumda ise Borsa İstanbul’da negatif bir seyrin öne çıkacağı ifade ediliyor. Öte yandan endeksin yukarı yönlü hareketini sürdürmesi için bölgedeki savaş, karışıklık gibi jeopolitik risklerin de olmaması gerekiyor. Ancak ekonomide ve bölgede daha olumlu bir seyir izlenmesi halinde piyasanın kademe kademe 84 bin 500, ardından 85 binlere kadar gidebileceği belirtiliyor.

Endeksin yükselişine devam edeceği senaryosuna inananlara ise analistler, alabilecekleri riskleri iyi hesaplayarak pozisyon almalarını öneriyor. Bu dönemde yılsonu-na kadar yukarı yönlü trend çizen hisselerin ön planda olacağını kaydeden analistlere göre, temel olarak kar marjları yüksek, düzenli temettü dağıtan hisseler portföylerde mutlaka yer almalı. Borsada olası volatilitelere (dalgalanma) karşı defansif kalmak amacıyla endeks hisselerinin fazla dışına çıkılmamasını da tavsiye eden analistler, ihracat ağırlıklı hisselere işaret ederken, petrol fiyatlarındaki düşüşler nedeniyle yabancı ilgisinin arttığı havacılık sektörüne de dikkat çekiyorlar.

Küresel borsalarda görülebilecek iyimser havadan ise en çok bankaların olumlu etkileneceğini ifade eden analistlere göre, kurların geldiği seviyeyi göz önünde bulundurarak cam, demir çelik, petrokimya, iletişim, savunma, mobilya, çimento sektör hisselerinde seçici olmak üzere alımlar yapılabilir. Tabii ki bir portföy oluşturmak koşuluyla…

“82 BİN 500 ÖNEMLİ DİRENÇ”

2015 yılında faizlerin artırılacağını ve Borsa İstanbul’un da kendisine yeni destek seviyesi yaratarak dengelenme sürecine gireceğini tahmin eden integral Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Beste Naz Süllü, “FED’in açıklamaları kapsamında yılsonuna kadar endeks için minimum 69 bin, maksimum 83 bin seviyesini öngörüyoruz” diyor. 2015 başına kadarki iki aylık sürede yatırımcıların dikkatli adımlar atmalannı öneren Süllü sözlerine şöyle devam ediyor: “Tutanaklardaki FED başkanlannm görüşlerine göre, ‘Veriler FED’in beklediğinden daha iyi gelirse faiz artırımını öne çekebiliriz’ denildi. Bu nedenle ABD’de sene sonuna doğru gelecek veriler dikkatle izlenecek. Eğer ABD verileri son çeyrek beklentilerden daha olumlu bir performans sergiler veya FED faiz artırımında zamanlama hatası yaparsa BIST-100 endeksinde önce 72 bin 700, ardından 69 bin seviyeleri görülebilir. Yalnız bu en kötü senaryo. 82 bin 500 bölgesinde önemli direnci bulunan endeksin çıkışlarını, ancak bu seviyeye kadar sürdürebileceğini düşünüyoruz” diyor.

Süllü, yatırımcılara, yıl sonuna kadar portföylerinde, yukarı yönlü trend çizen ve temel olarak kar maıjları yüksek, düzenli temettü dağıtan hisseleri tutmalarını öneriyor. İnşaat sektörüne ve ihracatın büyümeye olan katkısına dikkat çeken Süllü, bu iki alan başta olmak üzere bazı diğer sektörlere teşviklerin artabileceğini düşünüyor. Sül-lü’ye göre, kamu projelerini yöneten GYO ve inşaat şirketlerinin yanı sıra ihracat yapan başta otomotiv, gıda ve tekstil sektörleri de ön plana çıkabilir.

“YILSONUNA KADAR DALGALI”

FED her ne kadar faiz artırımı için ‘kayda değer zaman (considerable time)’ ifadesini kullanmaya devam etse de Gedik Yatırım Menkul Değerler Uzman Yardımcısı Hakan Çal, son toplantı sonrasında piyasaların beklediği kadar güvercin mesajların gelmediğini düşünüyor. Tahvil alım programının sonlandırılmasınm kurlar üzerinde az da olsa yukarı yönlü etki yaptığını kaydeden Çal, BIST-100 endeksinin de karara sınırlı tepki verdiğini hatırlatıyor.

Hakan Çal’a göre, mevcut koşullarda BIST-100 endeksi yılsonuna kadar 76 bin 500-84 bin 500 aralığında dalgalanacak.

Çal’a göre, Japonya Merkez Bankası’nm parasal genişlemeyi 80 trilyon yene çıkarması, küresel piyasalarda olumlu bir hava yarattı. Bu da yurtiçi piyasaları bir süre pozitif yönde etkileyebilir.

“İHRACATÇI SEKTÖRLERİ SEÇİN”

Bu süreçte yatırım yapmak isteyenlere ise Çal, şu şirketleri öneriyor: “Kurların geldiği seviyeyi göz önünde bulundurduğumuzda cam sektöründe Trakya Cam, demir çelikte Kardemir, iletişim sektöründe Turkcell, savunma sektöründe Aselsan, mobilya sektöründe Gentaş, çimento sektöründe ise Göltaş ile Akçansa gibi hisseler ön plana çıkacak. Ayrıca petrol fiyatlarındaki düşüşler havacılık sektörü hisselerine yabancı ilgisini artırmış durumda. Özetle, kurların yüksek seyrettiği bu dönemde, ihracat bazlı bilanço beklentisi olan ve yukarıda bahsettiğimiz bilanço analiz kriterlerine uygun hisselerin seçilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Orta vadeli perspektifte ise FED’in ‘kayda değer bir süre faizleri artırmayacağı’ beklentisinin BIST’te bir süre daha alımla-rı devam ettirebileceğini kaydeden Çal, “BIST-30 hisseleri genellikle endekse paralel hareket etse de, özellikle zarardan kara geçen veya karlılığında önemli artışlar yapan BIST-100 dışı hisselerde de anlamlı yukarı yönlü hareketler olabilir. Yatırımcılar bu konularda işlem yaptıkları aracı kuramlarının araştırma bölümleri tarafından hazırlanan raporları inceleyerek karar verebilirler” diyor.

“ENDEKSTE ZİRVE 84 BİN 500”

BIST-100 endeksinin bundan sonra yükselişine devam etmesi için 81 bin seviyesi üzerinde tutunması gerektiğini belirten ALB Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Arda Coşar, “Bu durumun gerçekleşmesi halinde endekste 81 bin 500 ve 82 bin 500 seviyeleri hedeflenebilir. Endeksin 80 bin üzerinde tutunamayıp gevşemesi durumunda ise 77 bin 500 ve 76 bin 500 desteklerini önemli olacak” diyor.

Coşar, endeksin seyrinde esas olarak ise, FED tarafından gelecek sinyallerin, ECB’nin izleyeceği ekonomi politikasının, Japonya Merkez Bankası’nm parasal genişlemeci hareketleri ile yurtiçinde enflasyon ve cari açıkta gözlenen seyrin belirleyici olacağını düşünüyor. Yurtiçinde özellikle enflasyonda gerileme görülmesi durumunun borsaya katkısının olacağını ifade eden Coşar, FED tarafından gelebilecek faiz artırım söylemlerinin ise borsa için risk yarattığını belirtiyor. BIST’te mevcut ekonomik durumdan kaynaklı bir iyimserlik olması durumunda yakın dönem zirvesi olan 84 bin 500’lerin görüleceğini tahmin eden Coşar, “FED tarafından beklenmedik bir hamle ya da euro bölgesi ekonomisinde bozulma işaretlerinin artması durumunda ise 72 bin 500’ler görülebilir” diyor. t

“HİSSENİN TRENDİNE BAKILMALI”

Yatırımcılara öz kaynağı ödenmiş sermayeden yüksek, satışı, esas faaliyet karı ve net karı geçen yıla göre artan, ayrıca öz sermayesi yıldan yıla artan şirket hisselerini öneren Coşar, bu kapsamda 2014 yılında büyük sanayi gruplarının özellikle ihracat ağırlıklı çalışan şirketlerine dikkat çekiyor. Bu tür şirketleri belirledikten sonra hisseleri iskontolu olanların tercih edilebileceğini ifade eden Coşar, şirketin büyüme hikayesinin de önemli olduğunu belirtiyor.

Ancak hisse senedi almak için sadece bunlar yeterli değil. Co-şar’a göre, bir şirket hem temel değerler, hem de fiyat açısından cazip bir seviyede olsa bile hisse senedi fiyatının trendine de bakılmalı. “Eğer hissede aşağı yönlü bir trend söz konusu değilse hisse alınabilir” diyen Coşar, şöyle devam ediyor: “Hissede aşağı yönlü bir trend var ve bu devam ediyorsa, şirket finansalları olumlu olsa bile buradaki satış baskısı bitene kadar beklemekte fayda var. Zira hissede satış baskısına birçok faktör neden olabilir. Bir hisseyi alıp almama fikrini şirketin finansalları verirken, alma zamanını ise teknik analiz belirlemeli.”

“ÖNCELİK BANKALARDA “

Bu yıl yurtiçi satışlarının yanı sıra ihracat gelirinden de faydalanan büyük sanayi gruplarının ön plana çıkacağını düşünen Coşar, “Bunlar arasında cam sektöründen Trakya Cam ve Türkiye Şişecam, demir çelik sektöründen Ereğli ve Karabük, petro-kimya sektöründen Tüpras, Aygaz ve Pet-kim, kimya sanayinden Aksa olumlu finan-salları ile öne çıkıyor. Ancak küresel borsa-larda bir iyimserlik görülmesi durumunda bundan en çok bankaların etkileneceği de unutulmamalı. Bankalar arasında ise İş Bankası, Vakıf Bank ve Halkbank sektör geneline göre iskontolu olmaları ile dikkat çekiyorlar” diyor.

■ Aksa Akrilik; Küresel akrilik elyaf pazarında yüzde 16, yurtiçi pazarda ise yüzde 68 pazar payı var. Şirket bu yılın ilk yarısında cirosunun yüzde 35’ini ihracattan sağladı. 2014 yılı ilk yarısında satış gelirini 2013’ün eş dönemine göre yüzde 26.85 artırarak 1 milyar 14 milyon TL seviyesine çıkartırken brüt kar marjı yüzde 13.80 oldu. Geçen yılın eş döneminde ise şirketin brüt kar marjı yüzde 16.43’tü. Aksa Akrilik’in satış gelirlerindeki artışa bağlı olarak esas faaliyet karı yüzde 19.30 artarken net karı yüzde 13.09 yükselişle 73 milyon 707 bin TL olarak gerçekleşti. Bu yıl olumlu bir faaliyet dönemi geçiren şirket yüzde 100 kapasite kullanım oranıyla çalışıyor. Ayrıca şirket hisselerinin emsallerine göre nispeten iskontolu olduğu söylenebilir. Aksa Akrilik hisseleri için 8.43 TL hedef fiyatla yüzde 16 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ İş GYO: Şirket portföyünün yüzde 94.457’i gayrimenkuldeyken kalan bölüm para ve sermaye piyasaları araçlarında bulunuyor. Gayrimenkul portföyünün ise yüzde 37’si ofis, 26’sı alışveriş merkezi, 35’i devam eden projelerden oluşuyor. Öte yandan şirketin 2014 yılı ilk yarısında satış geliri yüzde 14.25 artarak 68 milyon 337 bin TL’ye ulaştı. Esas faaliyet karı yüzde 7, net karı da kur farkı giderlerindeki azalışın da etkisiyle yüzde 53 artarak 41 milyon 459 bin TL’ye yükseldi. İş GYO gelirini, kira gelirinin yanı sıra tamamladığı projelerden oluşan satış gelirlerinden elde ediyor. Dengeli gelir ve portföy yapısı nedeniyle piyasalarda ve ekonomi genelinde görülen dalgalanmalardan daha az etkileniyor.



Şirketin istikrarlı kira getirisi yanında 2015 ve 2017 yıllarında bitmesi beklenen ofis, alışveriş merkezi ve konut projeleri bulunuyor. Projeler tamamlandıkça şirkete katma değer yaratması bekleniyor. Ayrıca şirketin düzenli kira getirisi bulunuyor. Öte yandan şirket hisselerinde uzun dönem yükseliş trendi görülüyor. İş GYO hisseleri için 1.45 TL hedef fiyatla yüzde 11 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ Emlak GYO: Yılın ilk dokuz aylık döneminde satış geliri geçen yılın eş dönemine göre yüzde 28 gerileyerek 1 milyar 393 milyon TL oldu. Brüt kar marjı yüzde 46.86’dan 43.32’ye, esas faaliyet karı ise yüzde 36.94’e gerileyerek 550 milyon 7 bin TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde net karı da yüzde 17 azalarak 734 milyon 760 bin TL oldu. 2014 yılında faizlerin 2013’e göre yüksek olması, FED’in faiz artırım endişesi, yıl içinde dönem dönem yükselen siyasi riskler, konut piyasasını olumsuz yönde etkiledi. Ve Ocak- Ağustos arasında yurtiçi konut satışları gerilerken Emlak GYO’nun satışlarında hem bağımsız bölüm hem de gelir bazında düşüş görüldü. Ancak konut satışlarındaki zayıf seyir piyasalarda fiyatlanmakla beraber yurtiçi konut piyasasında ağustos ve eylül aylarında toparlanma işaretleri gelmeye başladı. Emlak GYO’nun da başta üç büyük şehir olmak üzere projeleri devam ediyor. Söz konusu projeler tamamlanıp satışa sunuldukça şirkete olumlu yansıması beklenebilir. Piyasalardaki son dalgalanmada şirket hisseleri 2.25 TL seviyesinden destek aldı. Emlak GYO hisseleri için 3.35 TL hedef fiyatla yüzde 35 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ Tekfen Holding: Başta inşaat taahhüt grubundan kaynaklanan gelir artışına bağlı olarak şirketin satış geliri yılın ilk yarısında 2013’ün eş dönemine göre yüzde 9 artarak 2 milyar 142 milyon TL oldu. Brüt kar marjı da yüzde 4.5’ten yüzde 14.95’e yükseldi. Burada özellikle inşaat taahhüt faaliyetlerinden gelen getiri etkili oldu. 2013 yılı ilk yarısında 43 milyon 864 bin TL faaliyet zararı elde eden şirket, 2014’ün eş döneminde 203 milyon 135 bin TL faaliyet karı elde etti. Geçen yılın ilk yarısında 6 milyon 199 bin TL olan net kar, bu yıl 183 milyon 943 bin TL oldu. Özellikle inşaat hizmetlerindeki gelir artışı, Tekfen Holding bilançosu üzerinde etkili olmaya devam ederken şirketin birçok projesi de devam ediyor. Ayrıca şirket faaliyet gösterdiği başta gübre olmak üzere tarımsal sanayi sektöründe de gelir artışı sağladı. Şirket bu sektöre 2014 yılı ilk yarısında 207 milyon 651 bin TL yatırım yaptı. Öte yandan şirkette bu yıl görülen gelir ve kar artışı, şirketin borsadaki hisse senetleri açısından da olumlu oldu. Tekfen Holding hisseleri için 5.81 TL hedef fiyatla yüzde 5 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ Mardin Çimento: Olumsuz jeopolitik gelişmelerden çok fazla etkilenmedi. Ekim başına göre yabancı takası yüzde 10 oranında azalma gösteren Mardin Çimento hisseleri borsada 4.65 TL seviyesinden destek buldu. Brüt satışlarını yüzde 17.30 oranında artıran şirketin net karı da yılın altı aylık döneminde yüzde 90 oranında arttı. Artışın ana kaynağının net faaliyet karına dayanması ise şirketin satış ve gelir yapısını güçlü gösteriyor. Değerlemelerde sektör fiyat/kazancına göre iskontolu görünen Mardin Çimento hisselerinin önümüzdeki iki ay içerisinde temettü dağıtması bekleniyor. Kısa vadede 5.20 TL seviyesini beklediğimiz şirket hisselerinin bu bölgeyi aşması durumunda 5.60 TL’ye kadar gideceğini düşünüyoruz. İlk aşamada yüzde 7 yükseliş potansiyeli gördüğümüz Mardin Çimento hisseleri, bunun ardından yükselişini yüzde 16’ya kadar sürdürebilir.

■ Konfrut Gıda: Konsantre ve püre imalatçısı olan şirket, üretiminin yüzde 60’ını ihraç ederken yüzde 40’ını yurtiçinde pazarlıyor. Şirketin bilançosunun 11 Kasım’da açıklanması bekleniyor. Gelirlerinin büyük bir çoğunluğu euro bazında olan firmanın kaldıraç oranı yüzde 18.

Borçlarında yapılandırmaya giden şirket, 812 bin 344 bin euro’luk kredisini 2016 yılı sonuna doğru uzattı. Bazı döviz kredilerini ödeyerek kısa vadeli borçlarını yüzde 47, uzun vadelileri ise yüzde 26 oranında azalttı. Konfrut için İNA (indirgenmiş nakit akımı) yöntemi ile hesapladığımız satış büyümesini yüzde 12.5 olarak bekliyoruz. Şirketin yüzde 20 olan net kar marjını yılsonunda 28’e çıkarmasını bekliyoruz. 12 aylık vadede Konfrut Gıda hisseleri için 21 TL hedef fiyatla yüzde 20 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ Gübre Fabrikaları: Son dönemde 4.88 TL direncinden çekilen Gübre Fabrikaları hisselerine aybaşından bu yana yüzde 2.30’luk yabancı yatırımcı girişi gerçekleşti. Öte yandan tarımsal ürünlerin enflasyonundaki artışın son zamanda hızını düşürmesi şirket açısından olumlu bir gelişme. Bunun Gübre ^ Fabrikalarının temel girdilerinin maliyetlerinde rahatlamaya neden olacağını düşünüyoruz. Eylül ayında şirketin satış, üretim ve kapasite kullanımındaki artışın hisseye pozitif yönde destek verdiği görülüyor. Gübre Fabrikaları hisseleri için 3.96-4.02 TL aralığının alımlar için uygun olabileceğini düşünüyoruz. Gübre Fabrikaları hisseleri için 4.58 TL hedef fiyatla yüzde 15 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ Pınar Et: Ekim ayı itibariyle son iki haftalık dönemde yüzde l’e yakın yabancı girişi yaşanan Pınar Et hisseleri 8.94 TL seviyesinden destek buldu. Sektörel bazda iskontolu gözüken hisse 9.41 fiyat/kazanç çarpanıyla 29.25 olan sektör fiyat/kazancına göre oldukça PinâR ucuz. 100 günlük ortalamasını destek alan Et hisseleri, endeksteki yabancı çıkışlarına rağmen artan takas oranı desteğinde güçlü tutunmaya işaret ediyor. Hissede teknik göstergeler de pozitif yönde artış gösteriyor. 8.95-9.00 TL bandının alım aralığı olduğu Pınar Et hisseleri için 9.44 TL hedef fiyatla yüzde 5.50 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ Bolu Çimento: 2014 yılı üçüncü çeyreğinde, ikinci çeyreğe göre net kar marjını yüzde 27’den 31’e çıkardı. Aynı zamanda brüt kar marjı da yüzde 37.83’den 40’a yükselerek son altı dönemin en yüksek seviyesinde artış gösterdi. Şirket, geçen yılın dokuz aylık dönemine göre hasılatını ise yüzde 30 artırdı. Satış büyümesi çimento sektöründe yüzde 20.75 iken Bolu Çimento’da ise yüzde 29.11 seviyesinde bulunuyor. Sektörüne göre karlılığı yüksek olan şirket beğendiğimiz hisseler arasında bulunuyor. Fiyat/kazanç oranına göre sektörüne göre iskontolu gözüken Bolu Çimento hisselerinde yabancı oranı da aylık bazda yüzde 0.20 artış gösterdi. Bolu Çimento hisseleri için 6.5 TL ile önümüzdeki 12 aylık hedef fiyatla yüzde 47 oranında yükseliş potansiyeli öngörüyoruz. Önerimiz “al” yönünde.

■ Turkcell: Telekomünikasyon sektörünün ve mobil segmentin en önemli oyuncularından olan Turkcell ise sahip olduğu güçlü mali yapısıyla dikkat çekiyor. Özellikle 4G internet alanında yapılan yatırımlar ve Türkiye’deki genç nüfus, şirketin geleceği açısından son derece olumlu bir senaryo yaratıyor. Turkcell Grubu, 2014 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2.4 büyüme ile 2.9 milyar TL gelir elde etti. Grubun net karı ise 2013’ün eş dönemine göre yüzde 20 oranında gerileyerek 492 milyon TL oldu.Öte yandan Turkcell ile ilgili en önemli belirsizliğin, 2010 yılından bu yana toplanamayan genel kurul ve dağıtılamayan temettü konusu olduğu söylenebilir.

Ancak SPK başkanı Vahdettin Ertaş’ın 31 Mart 2015 tarihine kadar şirketin genel kurulunu toplayamaması halinde gerekli adımları atacaklarını belirtmesi nedeniyle bu belirsizliğin geçici olduğunu düşünüyoruz. Turkcell hisselerinin uzun vadede endeks üzerinde bir getiri potansiyeline sahip olduğunu belirtebiliriz. Önümüzdeki 12 aylık dönemde 14.20 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz. Hisseye yatırım yapmayı düşünenlere ise alımlarını kademelere yayarak yapmalarını öneriyoruz. Orta ve uzun vadeli alımlarda 11.75 TL ise “zararı durdurma” seviyesi olarak takip edilmeli.

■ Pegasus Hava Taşımacılığı: Geçen yılın ilk altı aylık dönemine göre bu yılın ilk yarısında sergilediği olumlu finansal performans dikkat çekiyor. İlk yarı itibariyle yabancı para varlıkları, yabancı para yükümlülüklerinin üzerinde olan şirket, dolar ihtiyacının tamamını, akaryakıt ihtiyacının ise yüzde 43’ünü hedge etti. Ancak hedging işlemlerine rağmen finansal sonuçların kur değişimlerinden olumsuz etkilendiği görülüyor. Gelirleri ağırlıklı euro, maliyetleri ise dolar bazında olan şirket için mevcut konjonktürdeki kur hareketlerinin olumsuz, petrol fiyatlarındaki düşüşün ise olumlu etki yarattığını söyleyebiliriz. 2014 yılı sonunda yolcu sayısında yüzde 20 büyüme beklenen Pegasus, toplam doluluk oranını yüzde 79’dan 82’ye çıkarmayı planlıyor. Pegasus’un 2014 yılı dokuz aylık dönemde cirosunun yıllık bazda yüzde 24 artışla 2 milyar 300 milyon TL, net karının ise 184 milyon TL olmasını bekliyoruz. Öte yandan 2.4 piyasa değeri/defter değeri oranı ile işlem gören Pegasus hisselerinin geçmiş piyasa çarpanlarına göre ucuz sayılabilecek seviyelerden işlem gördüğünü düşünüyoruz. Petrol fiyatlarının düşüş trendine girmesiyle birlikte havacılık sektöründe alımlara başlayan yabancı yatırımcılar eylül ayında Pegasus hisselerinde 20.2 milyon dolarlık net alım yaptı. Pegasus hisseleri için 32.80 TL hedef fiyatla yüzde 14 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ BİM: Gelişmiş ülkelerde organize perakende sektörünün gıda perakendeciliği içindeki payının yüzde 70-80 civarında olduğu biliniyor. Dolayısıyla sektör henüz doygunluk seviyesinden uzak. Öte yandan Türkiye’nin yüzde 75 oranındaki şehirleşmesi, nüfus yoğunluğunun artması gibi diğer demografik göstergeler de perakende sektörünü öne çıkarıyor. Ancak BİM’in 2014 yılında yıllık bazda net karında ve karlılık marjlarında gerileme gözleniyor. Operasyonel giderlerde (kira ve personel giderleri) yüzde 30’a yakın yükseliş söz konusu gerilemenin en önemli nedeni. Yükselen gıda fiyatları maliyetleri artırırken, enflasyon artışının aynı oranda fiyatlara yansıtılamaması, brüt kar maıjını da olumsuz etkiliyor. Ancak şirket uzun vadede yüzde 20’ye yakın satış hacmi büyümesi, yüzde 40’ı aşan öz varlık karlılığı ile hala göz dolduruyor. BİM hisseleri için 56.50 TL hedef fiyatla yüzde 10 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ TAT Qıda: Bir Koç Grubu şirketi olan Tat Gıda, çatısı altında Tat, Sek ve Pastavilla gibi segmentinde güçlü markaları barındırıyor. Şirketin bağlı ortaklığı Harranova Besi’nin faaliyetlerinden kaynaklanan zarar dolayısıyla net karı baskı altında kaldı. Ancak ekim ayı başı itibariyle hisse devri gerçekleşen Harranova Besi’nin zarar etkisi, yılın dördüncü çeyrek finansal sonuçları itibariyle kalkmış olacak. 2014 yılı altı aylık dönem itibariyle, 2013’ün eş dönemine göre satış gelirlerini yüzde 13 artırarak 388 milyon TL ciro elde eden şirketin FAVÖK marjı yüzde 9, net kar maıjı yüzde 1 seviyesinde. Aynı zamanda Maret markasını da elden çıkararak Namet Gıda’ya satan şirket, et ve et ürünleri faaliyetlerine son verdi. Finansal borçlarını kapatan Tat Gıda, yaz ortasında süt ürünleri faaliyetinde bulunan Moova Gıda’nın satın alınması ile finansal yapısını güçlendirme çalışmalarını hızlandırdı. Öte yandan peynir kategorisinde büyüme vizyonunu ortaya koyan şirketin 2014 yılı altı aylık dönemde öz varlık karlılığı yüzde 2’ye yükseldi. Tat Gıda hisseleri için 3.55 TL hedef fiyatla yüzde 14 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.

■ Gentaş: İstikrarlı bir ciro büyümesine sahip olan Gentaş, karlılık tarafında da 2012 yılsonundan bu yana ciddi bir toparlanma gösterdi. Maliyetlerini kontrol altında tutan şirketin faaliyet giderleri tarafında da bir düşüş trendi söz konusu. Ancak elinde 8.4 milyon TL’lik bir net döviz fazlası bulunan Gentaş, dolar/TL kurunun yüksek seyretmesinden olumlu etkileniyor. Özvarlık karlılığı yüzde 17.5 olan şirketin borçluluk oranının yüzde 16 gibi düşük bir seviyede bulunması olumlu. Mevcut öz varlık karlılığını dikkate aldığımızda, 1.01 seviyesindeki piyasa değeri/defter değeri çarpanı şirket hisselerinin halen yukarı yönde potansiyeli olduğuna işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde hisse fiyatlamalarını etkileyecek nitelikte bir metTPJGk yatırımı veya haber akışı bulunmayan Gentaş’ın bilanço beklentisiyle fiyatlandığını düşünüyoruz. Hm Şirket için yılın dokuz aylık dönemi ciro beklentimiz yıllık bazda yüzde 19.4 büyümeyle 178 milyon 210 bin TL, kar beklentimiz ise 21 milyon 540 bin TL seviyesinde. Önümüzdeki sene FED politikalarına bağlı olarak dolar/TL kurunda görülebilecek hareketler, Gentaş hisse fiyatlamalarında belirleyici etken olacak. Öte yandan Gentaş hisselerini güçlü bilanço beklentisi ve kur seviyelerindeki durumun şirket lehine olması nedeniyle beğeniyoruz. Gentaş hisseleri için 1.85 TL hedef fiyatla yüzde 13 yükseliş potansiyeli öngörüyoruz.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir