Pazar , Haziran 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / 2017 Yılında İhracat

2017 Yılında İhracat



İhracat, 2016’yı bölgesel ve küresel krizlerin gölgesinde geçirdi. Geçen yılı sıkıntılı geçiren ihracatçılar 201/den ise umutlu görünüyor. İhracatçılar, ekonomi yönetiminin destek programlarıyla alternatif pazarlara giriş yaparak bu yıl yeniden atağa kalkmayı hedefliyor. 20l6’yt yüzde 0,9 düşüşle 142,6 milyar dolarlık dış satımla kapatan ihracatçıların 2017 hedefi ise yüzde 7,5 artışla 153,3 milyar dolarlık dış satıma ulaşmak. Bu yıl ihracatçıların odaklanacağı pazarlar olarak ise ABD, Kanada, Şili, Güney ve Batı Afrika, İran, Rusya, Azerbaycan, Endonezya ve Suudi Arabistan öne çıkıyor.

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından açıklanan güncel verilere göre 2016’mn ilk 11 ayında dünya ticareti yüzde 3,1 daralırken, İngiltere’de yüzde 11,5, Rusya’da yüzde 19,8, Çin’de yüzde 7,2, ABD’de yüzde 4 düşüş var. Türkiye’nin ihracatı ise 2016 yılında sadece yüzde 0,9 daralarak 142,6 milyar dolar oldu. Dolayısıyla geçen yıl bölgesel ve küresel olumsuzlukların yanı sıra 15 Temmuz darbe girişimi ile de sarsılan Türkiye, her şeye rağmen, diğer ülkelere kıyasla olumlu bir performans ortaya koydu. Şimdi ise hedef son birkaç yılda hızı düşen ihracatta yeniden gaza basmak.

Yılın ilk ayında ortaya konan ihracat performansı da umutlan artırmış durumda. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Ocak 2017 ihracatı yüzde 15 artışla 10,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylelikle ihracatta son 49 ayın artış rekoru kırıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 2 Şubat’ta açıkladığı ve tüm mal gruplarının dahil olduğu verilere göre ise ocak ayındaki ihracat artışı yüzde 18,1’i buldu. Her ne kadar bu artışta geçen yılın ocak ayında ihracatın olağanüstü bir düşüş göstermesinden kaynaklanan bir “baz etkisi” mevcut olsa da bu durum ihra-catçılann yeni yıla umutla başlamalarına yetti.

EXİMBANK VE KGF AVANTAJI

İhracatçılann 2017 stratejilerinin en önemli bölümü, üretim maliyetleri ve finansal destekleri çok daha rekabetçi hale getirecek düzenlemelerden faydalanmak olacak. Kullandırdığı kredi ölçüsünde şirketlere ihracat şartı koyan Eximbank, bu anlamda ihracat ile büyümeye çalışan firmaların en büyük destekçisi. Eximbank’ın şirketlere sunduğu en önemli kredi, Merkez Bankası ile birlikte organize ettikleri reeskont kredisi. Diğer ticari bankalara göre daha uygun maliyetli olan bu kredi, firmalann uygun maliyetli finans kaynağı yaratabilmesinde çok önemli bir adım.

Bu arada, işletmelerin finansmana erişimini kolaylaşüran, bu erişimde güvence olarak taşınmazlann da kullanılabilmesine imkân tanıyan Ticari İşletmelerde Taşınır Rehni Kanunu yürürlüğe girdi. Diğer taraftan, Kredi Garanti Kurumlanna Sağlanan Hazine Desteği de yürürlüğe giren önemli düzenlemelerden biri oldu. Bu düzenleme ile yararlanıcı şirket tanımı değişerek başta ihracatçılar olmak üzere KOBİ sınıfına girmeyen tüm işletmelerin Kredi Garanti Fonu kefaletinden yararlanma-lannm önü açıldı.

ÜÇ TİCARET MERKEZİ

İhracatçılara verilen desteğin yanı sıra 2016’mn sonunda KOBİ’lere yatırılan mevduatın 10 katı büyüklüğünde yaklaşık 5 milyar liralık 12 ay vadeyle kullandınlmak üzere Nefes Kredisi verileceği açıklaması yapıldı. Aynca yılın ilk günlerinde Başbakan Binali Yıldırım tarafından görece az gelişmiş olduğu tespit edilen bölgelerde yatırım ortamını canlandırmak, istihdam, üretim ve ihracatı artırmak için Cazibe Merkezleri Programı açıklandı. Tüm bu gelişmeler, 2017’de ihracatçılann daha az mâliyede üretip, daha sağlam finansal desteklerle ihracat yapmasının önünü açacak.

Öte yandan 2017’de dünyada ‘Türk Malı’nın tanıtımı için de güçlü bir atak hazırlığı var. Bu kapsamda dünya genelinde ticaretin merkezi kabul edilen bölgelerde Türkiye’nin güçlü imajını tam olarak yansıtabilecek, 7/24 fuar manüğıyla çalışan Türk Ticaret Merkezleri (TTM) kurulacak. İlki İran’ın başkenti Tahran’da açılan TTM’ler, 2017 içinde ABD’nin ticaret merkezleri olan Chicago ve New York ile Ortadoğu’nun ticaret ve finans merkezi Dubai’de de faaliyete geçecek. Ayrıca geçen yıl 30 ülkeye ticaret heyeti düzenleyen ihracatçılar, bu yıl ise 42 ülkeye çıkarma yapmaya hazırlanıyor.



KG BAŞINA İHRACAT PLANI

Türkiye’de tanıtım ve markalaşma ile birlikte katma değerli ihracatın artırılmasına dönük çalışmalar da hız kazanmış durumda. Türkiye’nin ihracatı kilogram başına 1,6 dolar civarında. Bu rakam Almanya’da 4,1, Japonya’da 3,5, Güney Kore’de 3 dolar seviyelerinde. Ekonomi yönetimi de 2023’e kadar kilogram başına ihracatı 2,5 dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefin yakalanması için ise özellikle Türk ürünlerinde orijinal ve inovatif tasanmlann ön plana çıkarılması gerekiyor.

İşte bu amaçla Ekonomi Bakanlığı tarafindan yeni bir destek paketi hazırlandı. Bu kapsamda tasarım yanşmalannda derece elde ederek yurtdışı eğitim ve yaşam giderleri desteğinden faydalandırılacak tasarımcı sayısı 30’dan 60’a çıkarıldı. Aynca tasarımcı şirketler ve tasarım ofislerinin yurtdışında gerçekleştirecekleri marka tescili ve tescilin korunması faaliyetlerinin yanı sıra marka tescilinin yenilenmesi faaliyetinin de desteklenmesi öngörülüyor. Öte yandan ihra-catçılann e-ticaret sitelerine üyelik giderlerinin yüzde 80’ini devlet karşılayacak. E-ticaret sitelerine bireysel üyelikler yerine, işbirliği kuruluşlan aracılığıyla toplu üyelikler desteklenecek.

DÜNYADA BELİRSİZLİK VAR

2017 yılı gündeminde yer alan İngiltere’nin AB’den çıkış sürecinin devam etmesi, ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım süreci, ABD Başkanı Donald Trump’ın politika uygulamalan, Hollanda, Fransa ve Almanya’daki seçimler, Çin ekonomisindeki yavaşlama ihracatın da seyrini etkileyecek. Uzmanlar, 2017 yılında belirsizliğin büyümeye ve ticarete olumsuz yansımaları olacağına dikkat çekiyor.

Yaşanmakta olan belirsizliğin ticarete yansımasının önemli olacağını aktaran Coface Türkiye Genel Müdürü Emre özer, küresel ekonominin kriz öncesi büyüme hızına ulaşamamasının da ihracat performansını etkileyebilecek bir unsur olduğunu belirtiyor. Bu dönemde Güney Amerika, Afrika ve Rusya gibi pazarlarda risklerin hala yüksek seyrettiğini aktaran özer, Amerika’da ve Batı Avrupa ülkelerinde toparlanmanın ise kademeli olarak gerçekleştiğine ve talep koşullannın düzelmeye başladığına dikkat çekiyor.

İHRACATÇILARA ÖNERİLER

ABD seçimlerinin bitmesinin, petrol fıyatlanndaki düşüşün hız kesmesinin talep koşullarındaki düzelmeye de işaret ettiğini kaydeden Emre özer, Türk ihracatçılarına kritik tavsiyelerde bulunuyor. Buna göre Avrupa’da otomotiv ve beyaz eşya, Asya ve Ortadoğu’da ilaç, Kuzey Amerika’da otomotiv ve gıda, Türk ihracatçılan için önemli sektörler. Ayrıca tekstil ihracatçılan da Avrupa’daki toparlanmadan olumlu etkilenebilir. Rus pazannın kademeli olarak açılması da Türk gıda ve hazır giyim ihracatçılan açısından önem taşıyor.

öte yandan Coface’ın ülke riskleri güncellemelerine baktığımızda iyileşme kaydeden ülkeler arasında altı Orta ve Doğu Avrupa ülkesi yer alıyor. Kurumsal ve finansal bilgi göstergelerindeki iyileşmeler sayesinde Estonya ve Sırbistan’ın notlan yükseltildi. Romanya, Bosna ve Gürcistan alacaklılara sağladıklan daha iyi koruma sebebiyle daha yüksek sıralara çıkarıldı. Karadağ’ın kurumlannda-ki iyileşmelerle notu yükseltildi. BAE yeni iflas kanunundan yararlanırken, Pakistan, Bangladeş ve Kenya finansal bilgilerdeki iyileşmelerden faydalandı. İşletmeleri destekleyen reformların uygulanmasıyla Arjantin’in de notu yükseltildi.

ALACAK SİGORTASI

Bu dönemde ihracatçılar için en önemli risklerden biri de alacak konusu. Konuyla ilgili “İflaslar. Buzdağının Görünen Yüzü” başlıklı bir rapor hazırlayan Euler Her-mes’in Global İflas Endeksi’ne göre son yedi yıldır ilk kez 2017 yılında yüzde l’lik iflas artışı olacak. Bu durumun 2017 yılında ihracatçılar için önemli bir risk olduğunu kaydeden Euler Hermes Türkiye CEO’su Özlem Özüner, iflaslarda artış beklenen ülke ve bölgeler arasında ABD, Kanada, Latin Amerika ve Asya Pasifik’in yer aldığını kaydediyor.

Bunlara ek olarak, Birleşik Krallık’ta Brexit’e ek zaman verilmesiyle birlikte iflaslarda yüzde 5 artış öngördüklerini belirten Özlem Özüner, şunları aktarıyor: “Almanya’da iflas eden şirket sayısının artmasını, Rusya’daki artışın ise yüzde 3 seviyesinde olmasını bekliyoruz. Bu görünüm göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu bölgelere ihracat yapan firmaların alacak sigortası gibi güvenlik mekanizmalarından faydalanması daha büyük önem taşıyor. Alacak sigortası, ihracatçılar için önemli ve faydalı bir araç. Ürünle ilgili farkındalığın artmasıyla birlikte 2016’da yurtiçi alacak sigortasının yanı sıra Avrupa Birliği ülkelerine ek olarak Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelere ihracat yapan otomotiv, tekstil ve ilaç sektörlerindeki şirketlerden de talep aldık. İhracata yönelik teşvik ve fırsatların artmasıyla birlikte bu yıl alacak sigortasına olan talebin daha da artacağını düşünüyoruz.”






Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir