Bilim - Teknoloji - İnovasyon

Yapay Zekayı Kullanarak Yeni Proje Geliştirmek

Yapay zekanın iş ve üretim süreçlerini kolaylaştırması

DÜNYADA olduğu gibi, Türkiye’de de yapay zekaya yapılan yatırımların miktarı artarken, yapay zekayı kullanarak yeni proje geliştirmek isteyen girişimcilerin sayısı da artıyor. Yapay zekanın iş ve üretim süreçlerini kolaylaştırması ve otomasyona olan desteği, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de yapay zeka start-up’larının sayısının da artacağını gösteriyor. Bu nedenle özellikle genç girişimcilerin işini kolaylaştırmak adına, Deliveli Alp Law & Consullancy’nin kurucularından Lale Deliveli Alp, “Teknoloji şirketlerinin geliştirdiği yapay zeka yazılımları hangi hukuki yollarla korunuyor? Geliştirilen yapay zekanın patentinin alınması mümkün mü?” gibi temel sorulara cevap verdi. Alp, pek çok girişimci adayının merak ettiği bu soruları şöyle açıklıyor:


“Bir yazılım olan yapay zekanın patentlenmesi Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 82. Maddesi uyarınca mümkün değil. Bilgisayar programları patentlenebilirliğin dışında. Ancak geliştirilen yapay zeka donanımdan ayrı olarak bir işleve sahip değilse, örneğin geliştirilen bir robotun sahip olduğu yapay zeka robottan ayrı olarak kullanılamayacağı için patentlenebilir.

Bunun dışında geliştirilen yapay zeka yazılımlarının yukarıda açıkladığımız gibi telif hukuku kapsamında korunması her zaman mümkün.”

PATENT HUKUKU

Peki, yapay zekanın geliştirdiği tasarımlar, yazdığı şiirler veya yaptığı resimcilere ne olacak? Eserlerinin telif hukuku ve patent hukuku bakımından korunması mümkün mü? Alp bu konuya ilişkin olaraksa, “Bir çalışma orijinalse ve geliştiricisinin fikri uğraşını ihtiva ediyorsa bu çalışma yeni olmasa dahi telif hakları bakımından koruma bulacaktır. Bir çalışmanın patent hukuku anlamında korunması yani patentlenebilir olması için ise yeni olması, yani tekniğin bilinen sınırlarını aşması gerekiyor. Tamamen yapay zeka tarafından geliştirilen bir buluşun patent hukuku bakımından korunup ko-runmayacağı sorununun çözümü esasen bir yapay zekanın hukuken buluşçu kabul edilip edilemeyeceği sorusunun yanıtında gizli” yorumunu yapıyor.

SORUMLULUK KİMİN?

Hukukun gelişmelere bağlı olarak değiştiğini ve yurtdışında olduğu gibi Türkiye’de de yapay zekanın buluşçu olup olamayacağı konusunun tartışılmaya başlandığım belirten Alp, mevcut mevzuata bakıldığında Sınai Mülkiyet Kanunu’nun bir buluşçunun gerçek kişi olabileceğini, ABD ve Birleşik Krallık mevzuatlarında da benzeri şekilde yürüdüğünü hatırlatıyor. “Bu nedenle yapay zeka tarafından geliştirilen buluşlara genelde yapay zeka programcılarının veya sahiplerinin adı ile patent alınıyor. Yine yapay zeka tarafından geliştirilen buluşa ait hakların kime ait olacağı hususunda da bir boşluk bulunuyor. Bu anlamda, buluşun kime ait olacağının kullanıcılar ile programcılar arasındaki sözleşmelerde açıkça düzenlenmesi gerekiyor” diyen Alp, öte yandan yapay zeka tarafından verilen zararların sorumlunun kimde olacağı konusunun da tartışmalı olduğunu belirtiyor. Prensip olarak eser sahipliğinin gerçek kişilere özgü olduğunun kabul edildiğini, bu nedenle mevcut hukuki düzenlemeler ile yapay zeka tarafından ortaya konulan bir çalışmanın telif hukuku kapsamında koruma bulmayacağından söz edildiğini hatırlatan Alp, “ABD’de de mahkemeler bu görüşü kabul ediyor. Birleşik Krallık Telif, Tasarımlar ve Patent Kanunu’na göre ise bu tür eserler yapay zeka programının kullanıcısına ait sayılıyor. Türk hukuku kapsamında ise yapay zeka tarafından meydana getirilen eserlerin telife tabi olması için Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 11. Maddesi’nde yer alan karinelerden yararlanılabilir” değerlendirmesini yapıyor.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu