Bilim - Teknoloji - İnovasyon

Normalleşmeye inovatif katkılar

DÜNYA normalleşme çabası içinde kapalı alanları kamuya açma ve ulusal-uluslararası ulaşımı yeniden başlatma hazırlığı içinde. Bu sürecin en sağlıklı şekilde gerçekleşmesi ve bulaşı riskinin en aza indirilmesi için inovatif çözümler birbiriyle yarışıyor. Bunlardan biri ABD merkezli Dimer isimli firmanın uçaklarda enfeksiyonun yayılmasını önlemek amacıyla geliştirdiği Germ Falcon (Mikrop Şahini) isimli UV (ultravi-yole) ışığıyla temizlik yapan bir cihaz. ABD medyasına konuşan şirketin kurucularından Elliot Kreitenberg, cihazı birkaç yıl önce griple mücadele amacıyla babasıyla birlikte geliştirdiklerini, cihazın bir kabin elemanının servis arabasını sürmesi gibi uçağın koridorunda hareket ettirildiğinde, 5 dakika içinde tüm uçağın steril hale gelebileceğini söylüyor.


Havayolu şirketlerinin artık uçağm dezenfekte olması için ellerinden geleni yaptığını belirten Kreitenberg, Germ Falcon’un çok çeşitli yüzeylerde virüs ve bakteri temizliği yapabildiğini ifade ediyor. “Bizim cihazımızdaki UV-C ışıklarının koronavirüsle mücadelede etkili olduğu hastanelerde kanıtlandı. Belirli dozda dezenfektan kullanarak koronavirüsle mücadele edilebiliyor. Bu dozun günlük olarak yakalanması mümkün” diyen Kreitenberg, şu ana kadar Seattle’da bir havalimanının Germ Falcon’u kullandığını bildiriyor.

DEZENFEKTAN TÜNEL

Covid-19 salgınının en kötü vurduğu ülkelerden ABD’nin Meksika sınırında ise salgınla mücadelede şimdiye kadar denenmemiş bir yola gidildi. Meksika ile sınırı bulunan Arizona eyaletiyle komşu Sonora kentindeki geçiş noktalarında dezenfeksiyon tünelleri oluşturuldu. Sonora’daki iki büyük sınır noktasına kurulan tüneller, sınırdan geçen herkese dezenfektan sprey sıkıyor. Meksikalı yetkililer spreyin içindeki temizlik malzemelerinin kişiyi 24 saate kadar Covid-19 dahil her türlü virüs ve bakteriden koruduğunu söylüyor.

Yaşama değer katan gençler

Bayer’in lise öğrencilerini, fen ve bilim alanında çalışmalar yapmaya teşvik etmek ve bilimsel gelişimlerine katkı sunmak amacıyla bu yıl altıncısını düzenlediği Bayer Liseler Arası Bilim Yarışması, ülkemizdeki STEM öğrencilerinin biyokimya alanındaki yüksek standardını “Yaşama Değer Kat” temasıyla gerçekleşen, 568 projenin katıldığı yarışmanın bu yılki birincisi, “Plantago Majör (Sinir Otu] Bitkisi Ekstresi ve Bombyx Mori (İpek Böceği) Kozalarında Bulunan Fibroin Proteini ile Çözünebilir Nanofiber Polimer’Yenilikçi Yanık Örtüsü* Eldesi” projesi ile TED Ankara Koleji Vakfı Özel Lisesi’nden Kerem Özmert oldu.

İkincilik ödülünü, Trabzon Faruk Başaran Bilim ve Sanat Merkezi’nden, “Tavuk Derisinden Antibakteriyel, Biyobozunur Bir Film Sentezi ve Yara Film Örtüsü Olarak Kullanılabilirliğinin Araştırılması” projesiyle İdil Yenigün aldı. Üçüncülüğü ise, “Radyasyon Tespiti Yapabilen İnsansız Araç Tasarımı” projesiyle İzmir Özel Ege Lisesi’nden Nazif Bartu Gürol aldı.

Bayer Özel Ödülü’ne ise, “Wharton Jeli Mezenkimal Kök Hücrelerinden Elde Edilen Conditioned Medium’un Nöroinflamasyon Modeli ile Perifer Sinir Hasarı Üzerine Onarıcı Etkisi” projesi ile TAKEV Fen Lisesi’nden Ayşe Dilem Yurdun ve Kazım Burak Kazımoğlu sahip oldu.

Kapalı mekânlar için termal kalkan

Siemens tarafından geliştirilen, 5 metreye kadar anlık ölçüm yapan ve kişilerin maske takıp takmadığını tespit edebilen termal kamera sistemi de bu kapalı mekanlardaki bulaşı riskini ortan kaldırıyor. Siemens Akıllı Altyapılar tarafından geliştirilen Siveillance Termal Kalkan (Siveillance Thermal Shield) binaya giriş yapacak kişilerin vücut ısısını anlık ölçerken sonuçları video ve kurumsal erişim sistemlerine entegre ediyor. Vücut ısısını 5 metre mesafeden temassız olarak ölçen “termal kalkan”, alanda görevli izleme personelinin güvenliğini de sağlıyor. En yüksek doğruluk seviyesini sağlamak için kameralar vücut ısısını göz hizasında ölçüyor. Sonucun pozitif olması, sesli ve görsel alarmları tetikliyor. Ardından vücut ısısının yüksek olduğu tespit edilen kişiye tıbbi termometre ile ikinci bir ölçüm daha yapılıyor. Bu ölçümde de riskli bir durum saptanırsa, resmi makamlar tarafından belirlenen prosedürler hayata geçiriliyor. Siveillance Termal Kalkan, üçüncü parti görüntüleme kameralarını, Siveillance Video güvenlik platformu ve Siemens’in diğer güvenlik sistemleriyle birleştiriyor. Böylece ölçümler, kurumsal güvenlik çözümlerinin iş akışına sorunsuz bir şekilde entegre edilebiliyor. Örneğin, bir fabrika binasının girişinde Siveillance Termal Kalkan kullanılması, rutin giriş kontrolü prosedürlerinin bir parçası olarak çalışanları izlemenin hızlı ve kolay bir yolunu sunuyor. Bu çözüm, üretimin daha da zorlaştırdığı gıda endüstrisinin yanı sıra hastaneler ve sınır geçiş noktalan için yararlı olabilir.

Dijitalizasyon süreci hızlanacak

Covid-19 salgını robotlu otomasyon sistemleri ve üretimde akıllı fabrika teknolojisinin kullanılmasına ilişkin süreci hızlandırdı. Türkiye’nin talaşlı imalat sanayisine CNC satış, servis, teknolojik danışmanlık, finansman, yazılım ve eğitim veren, son yedi yıldır bu alanda teknoloji de üreten Tezmaksan’ın Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, “Covid-19 robot ve otomasyon sistem kullanımına geçişi hızlandıracak. Kimi araştırmalara göre dünya genelinde 200 milyon insan bu süreç sonunda işsiz kalacak. Ama bu değişim aynı zamanda yeni iş kollarının ortaya çıkmasına neden olacak. Robot kullanabilen, programlayan, yazılım çözümleri geliştiren, otomasyon sistemleri geliştiren, uygulayan, hayata geçiren, dyital altyapıları oluşturan, bu konuda uzmanlaşan başka bir iş gücüne ihtiyaç olacak. Şimdi üretim altyapılarındaki dönüşüme paralel ama sistemli bir biçimde insan gücümüzü bu becerilere kavuşturabiliriz, üniversitelerden, meslek liselerinden mezun olacakları bu bilgilerle donatabiliriz. Covid-19 bir takım süreçleri hızlandırmış olabilir, ama henüz geç değil, hem üretim altyapımızı hem de insan kalitemizi buna göre hızlı ve sistemli bir program ile dönüştürebiliriz. Yapacağımız en büyük hata bunu görmezden gelmek olur” değerlendirmesini yaptı.

OTOMASYONA GEÇEN KAZANDI

Salgından en az zararla çıkan ülkelerin Almanya, Japonya ve Güney Kore olduğunu, bu ülkelerin sadece sağlık sistemlerinin değil, Endüstri 4.0’a daha iyi adapte olan ve robotik sistemleri üretimlerinde öncelikli tutan ülkeler olduğuna işaret eden Aydoğdu, “Akıllı gözlüklerle sahayı anlık izleyebilen ve genel merkezden ihtiyacı olan kullanım kılavuzlarını gözlük camına yansıtan ürün yatırımlarımız var. Covid-19 salgını üretimin uzaktan yapılmasına yardımcı olan bütün bu uygulamaların ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Türkiye’de üretimin şu anda devam edebilmesi için insanların işyerlerine, fabrikalara gitmesi gerekiyor.



Oysa Almanya, Güney Kore ve Japonya’daki ölüm oranlarının azlığı sadece sağlık sisteminin iyi olması ya da sadece alınan kararlarla alakalı değil. Bahsi geçen ülkeler robotlu üretim, otomasyon ve uzaktan takip sistemleri alanındaki yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Kriz anlarında insanı koruyan ama üretimin de devamını sağlayan sistem ve modele sahip olmanız, yaşadığınız trajedinin boyutunu minimize edebiliyor.

Bu üç ülkede bunu gördük” diye konuştu.

Şule Güner



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu