Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Girişimcilik / Girişimci annelerin öyküleri

Girişimci annelerin öyküleri



Son dönemde girişimci annelerin sayısında artış söz konusu. Hamileyken ya da çocukları doğduktan sonra girişimciliği seçen pek çok anne bugün, kendi işinin patronu olmuş durumda. Çoğunun iş kurarken çıkış noktası ise çocuklarının ihtiyaçları… Anne girişimcilerden kimisi ithal çocuk ürünlerini tüketicilerle buluştururken kimisi de kurduğu internet sitesinden ‘niş’ ürünler satıyor.

Ekonominin motor gücü olarak görülen girişimcilerin sayısı bütün dünyada her geçen gün artıyor. Türkiye’de de son yıllarda kariyer olarak girişimciliği seçenlerin sayısı artış eğiliminde. Günümüzde profesyonel iş hayatına nokta koyup kendi şirketini kuranlardan okul yıllarındaki iş fikrini hayata geçirenlere kadar pek çok farklı girişim öyküsü var. Girişimci ekosisteminde dikkat çeken diğer bir gelişme ise anne girişimciler

Hamilelik döneminde ya da çocukları doğduktan sonra kendi işini kuran annelerin ortak çıkış noktası ise çocuklarının ihtiyaçları. Kimi ya bebekleri için aradıkları ürünü Türkiye’de bulamamaktan kimisi ise doğal ürünlere olan ilgileri gibi nedenlerle girişimciliğe yönelmiş durumda. Biz de bu girişimci annelerin öykülerini derledik.

40 bin adetlik satış

Gizem Gemici Coşkun, girişimci annelerden biri. Anne olduktan sonra, Türkiye’de çocuklar için organik/ekolojik oyuncakların çok sınırlı olduğunu hatta bulunmadığını fark eden Coşkun, çevresindeki annelerin beklentilerini ve tercihlerini de göz önüne aldı, internet üzerinden yaptığı araştırmalar ve bebekli annelerin önerileri onu Fransız Vulli firmasına götürdü. Aralık 2012’deVulli markasının Türkiye yetkili distribütörü oldu. Zamanla şirketi Sophie Türkiye aracılığıyla Yoomi, Sophie la Girafe Cosmetics, Cheeky Chompers, Mii Baby ve Moluk De-sign’ın da Türkiye yetkili distrübütörü olduğunu belirten Coşkun, sektörde irili ufaklı 50 civarında ithal organik marka olduğunu söylüyor. En çok büyüyen alanın ise organik oyuncak olduğunu belirten Coşkun, şunları anlatıyor:

“Hem ürün çeşitliliği hem de değişen ihtiyaçlar ve yenilikler doğrultusunda talep her geçen gün artıyor. Firma olarak biz en çok diş kaşıyıcısı satıyoruz. Bu üründen yılda 30 – 40 bin adet civarı satış hacmimiz mevcut. Türkiye’de üretim özellikle 0-3 yaş kategorisinde yetersiz. Dolayısıyla ithal ürünlere talep çok fazla. Anneler Çin üretimi ürünler konusunda çok hassas. Bu nedenle oyuncaklarda AB menşeili markaları tercih ediyoruz.”

Kundak getirdi



Bebek sektörüne yönelen diğer bir anne girişimci de Ayşin Aytekin Gülal. Yabancı internet siteleri ve kitapları okuyarak, bebekleri ilk 4 ay kundaklamak gerektiğine ikna olduktan sonra iyi bir kundak arayışına giren Gülal, sektördeki en iyi markanın ABD’li Halo Sleep olduğunu keşfediyor. Ürünü bebeğinde kullanan Gülal, “Bir şirkette iyi bir işim varken ve aklımda hiç girişimcilik yokken, kendimi birden Halo için şirket kurarken, ithalat öğrenirken buldum. Halo Sleep Türkiye distribütörü oldum” diyor. 1.5 yıldır markanın Türkiye distribütörlüğünü yürüttüklerini söyleyen Gülal, yıllık 500 bin TL’lik satış gerçekleştirdiklerini ifade ediyor.

En geniş platform

Distribütörlerin yanı sıra girişimcilerin açtığı 20’ye yakın bebeklere yönelik alışveriş sitesi var. Ama bir de marketplace kavramıyla sürekli hepsiburada ve nll’e mağazalar açan bir kitle var. www.keyifbebesi.com.tr bu alanda faaliyet gösteren e-ticaret sitelerinden biri. Ancak niş ürünleri satışa sunmasıyla diğerlerinden ayrışıyor. Site, anne adayı Burcu Bayraktar Beştaş’ın bebeği için özel ürünler arayışı sonucunda ortaya çıkmış. Dokuz markanın yaklaşık 300 ürününün satışı ile yola çıkan site bugün ise 170 marka ve 10 bine yakın ürüne ulaşmış durumda. Niş bebek ürünleri grubunda en geniş platform olduklarını belirten Beştaş, altı markanın da e-ticaret distribütörü olduklarını söylüyor. Dünyanın en çok satan bebek markalarını sitede bulmanın mümkün olduğuna değinen Beştaş, “ilk zamanlar günde 1-2 sipariş gelince çok seviniyorduk. Şimdilerde ise ayda 500 üzeri kargo çıkışımız oluyor” diyor.

Deneyimlerden yola çıktı

Yurtiçinde satış yaptıkları kendi markaları OİOİ’nin ve yurtdışındaki markaları Mini-koioi’nin yanı sıra ithal markaları da Türkiye’ye getiren Minik O da girişimci Hande Todd’un annelik deneyimlerinden ortaya çıkan bir şirket. Birbirinden farklı kıtalarda yaşamını sürdürürken annelik hayatını kolaylaştıran pek çok ürünü de keşfetme fırsatı bulan Todd, anne olarak deneyimlediği inovatif ve kolaylık sağlayan marka ve ürünleri Minik O çatısı altında tüm annelerle paylaşmayı amaçlamış. Şirket bugün beslenme ve banyo oyuncaklarıyla öne çıkan ABD’li Boon markası ile kanguru, sling ve taşınabilir oturma kiti ile tanınan HollandalI Minimonkey markalarını Türkiye’ye getiriyor.

Bebek sektöründeki boşluklardan bahseden Minik O Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü Günhan Danış, şunları anlatıyor:

“Türkiye’de 0-3 yaş kategorisinde oyuncak alanı henüz çok gelişmemiş olduğunu söyleyebiliriz. Oyuncakların, bebek gelişiminin bir parçası olduğu bilinci henüz tam oturmamış durumda. Biz bu konudaki çabayı Boon markamızla banyo oyuncakları kategorisinde veriyoruz. Kültürümüzde banyo, bir aktivite saati olarak görülmüyor. Biz, bebeğin el göz koordinasyonunu, motor becerilerini geliştiren banyo oyuncaklarıyla bu algıyı değiştirmeye çalışıyoruz.”

Altı ayda marka yarattı

Blogger ve moda danışmanı Buse Terim’in de anne olduktan sonra yarattığı bir marka var. Gençlere ve yetişkinlere yönelik kombinler hazırlayıp, trend önerilerinde bulunurken hamilelik döneminde bebekler için de bir marka yaratmaya karar veren Terim, altı aylık bir ekip çalışması sonucunda ortaya çıkan ‘Baby on the Go’ markasını online sitesinde tüketicilerle buluşturdu.

Özlem Bay Yılmaz






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir