Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Bilim - Teknoloji - İnovasyon / Geleceğin inşaat teknolojileri

Geleceğin inşaat teknolojileri



Malum Türkiye ekonomisinin en önemli dinamiklerinden birisi inşaat sektörü. İnşaat teknolojilerindeki yenilikler yakın gelecekte Türkiye’de yapılan binalara da yansıyabilir. İşte, bu yılın şaşırtıcı icatları

AKILLI binalar kavramının oldukça değişeceği, teknolojinin inşaat sektörünü daha “fütüristik, çevreci ve pratik” hale getireceği bir döneme giriyoruz. Bir yandan gökdelen sayısının artacağı tahminleri yapılırken, bu binalardan bazılarının fütüristik mimari tasarım sayesinde daha akıllı olacağı belirtiliyor. Teknoloji aynı zamanda bu yapıların daha kısa zamanda tamamlanacağı garantisini de veriyor. Yeni teknolojik yöntemlerle üretilen malzemelerin kullanılacağı bu yapıların daha uzun süreli ve dayanıklı olmasının yanı sıra maliyetinin daha az olması, inşaat sektörünün öncelikleri arasında yer alıyor. İnşaat sektöründe 2017’de fütüristik yapı malzemelerinin kullanılacağı da belirtiliyor. İşte bu malzemelerden bazıları…

1. Çatlağı “hisseden” boya

ABD’deki Kuzey Carolina ve Doğu Finlandiya Üniversitesi tarafından geliştirilen bu boya, yapıda meydana gelen çatlakları göstererek olası bir tehlikenin önüne geçiyor. Yapıda bir “alarm sistem” olarak görev alacak olan bu boya, köprüden nükleer santrallere kadar çok geniş bir yelpazedeki yapılar için geliştirilmiş. Kuzey Carolina Üniversitesi sivil, yapı ve çevre mühendisliği doçenti Dr. Muhammed Pour-Ghaz bu fütüristik boyanın hayat kurtarabileceğini belirterek, “Yapının üzerinde duyarlı bir cilt gibi düşünebileceğimiz bu boya, küçük çatlaklarla büyük sorunların önüne geçebilecek” diye konuşuyor.

2. Accoya ahşabı

inşaat sektöründe halen kullanılmakta olan accoya ahşabı (asetilasyon denilen bir işlemden geçirilerek üretilen ahşap) ile ilgili Yeni Zelanda, ABD, İngiltere, Malezya, Endonezya, Hollanda ve Japonya’da yapılan çalışmalar, bu ahşabın dayanıklılığı ve sağlamlığı konusunda ortak görüşte. Accoya ahşabı ısı ve neme karşı dayanıklılığı, sağlamlığı, boya tutuşu ve iç-dış mekanlardaki kullanım esnekliği bakımından test edilerek yeni teknolojiyle geliştirildi. Accoya’nın zehirli madde içermemesi ve yetişkin ağaçlardan elde edilen kerestelerden yapılmış olması onu sağlık dostu haline getirirken, yeni teknolojik güncellemeler accoya ahşabı için 50 yıl ve üstü kullanım süresi belirlemiş. Bu ahşap malzeme en az 25 yıl “sürekli” suyla temas halinde kullanılabiliyor.

3. Karbon asansör teli

Sayıları giderek artan gökdelenlerdeki en büyük sorunlardan biri asansörlerdir. Gökdelenlerde kullanılan asansör ve bunların içinde yolculuk edecek kişi sayısına göre kilometrelerce uzunluğunda çok dayanıklı ve bu ölçüde de ağır metallerin kullanılması gerekiyor. Ancak FinlandiyalI ünlü asansör firması Kone, mevcut halatlardan yüzde 90 daha hafif karbon asansör teli üretti. Bu tel asansörü mevcut limitinden iki kat daha yükseğe taşıyabilecek şekilde üretilmiş.

4. Tarihten esinlenilerek üretilen çimento



ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Laboratuvarı’nda üretilen bir karışım, Roma imparatorluğu dönemindeki yapıların gizemini çözerek daha dayanaklı ve daha çevre dostu bir çimento ortaya çıkardı. Roma kolonlarının binlerce yıl dayanmasından etkilenen bilimin-sanları, o dönemdeki yapılarda volkanik kireç taşı kullanılmasından yola çıkarak kireç taşı ve kil karışımından yeni bir çimento yarattı. Bu çimento yıpranmaya karşı daha dayanıklı olduğu gibi, küçük çatlakların oluşması riskini azaltarak binanın yaşam süresini de uzatıyor. Bu karışımın 1.400 derecenin üzerinde ısıtılarak hazırlanmasıysa, yüzde 7 oranında karbon salımı gerçekleştirerek, mevcut çimentolara göre çevreye daha az zarar vermesini sağlıyor.

5. Telefonunuzu şarj edebileceğiniz duvar kağıdı

ABD merkezli UBeam isimli şirket, şarj aletlerini ortadan kaldıran bir duvar kağıdı üretti. Duvar üzerinde 5 milimetrelik ince bir duvar kağıdı görünümündeki bu “kablosuz enerji sistemi”, şarj aletlerinin çöpe atılmasını sağlıyor.

Tıpkı Wi-Fi gibi çalışacak olan bu teknoloji, söz gelimi bir evin belirli yerlerinde “istasyon” şeklinde görev yapacak. Dekoratif bir sanat eseri gibi de kullanılabilecek bu duvar kağıdı, akıllı telefon ve dizüstü bilgisayarlarınıza elektrik enerjisi verecek. Ancak bunun için şarj edilmesi veya ses-görüntü ile çalışan cihazınızda bir alıcı bulunması gerekecek.

MIT, dünyanın en sağlam yapı malzemesini üretti

İnşaat ve yapı sektörüne ilişkin yukarıdaki gelişmeler içinde bulunduğumuz yılda uygulamaya geçmek üzere geliştirilirken, ABD’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT] geliştirilen bir malzeme, insanı uzay boyutuna taşıyor. Dünya ile uzay arasında asansör geliştirilmesi hayalinden yola çıkan MIT’deki mühendisler, karbondan şimdiye kadarki en güçlü malzemeyi geliştirdi. İki boyutlu hali bir atom kalındığında, yani incecik olan grafeni [karbonun bal peteği görünümlü yapılarından bir tanesine verilen isim) ısı ve basınç birleşimiyle üç boyutlu hale getiren mühendisler, sadece yüzde beş yoğunlukla bile çelikten on kat daha güçlü bir malzeme geliştirdi. Science Advances isimli bilim dergisinde de yayınlanan araştırmada, bu malzemenin dayanıklılığının yanı sıra çevre dostu olduğu da belirtiliyor. MIT araştırmacılarından Zhao Çin, uzay seyahati veya kolonileşmesi için kullanılması planlanan bu malzemenin önce altyapı ve yapı sektöründe kullanılabileceğini belirterek, “Bu malzeme hem hafif, hem de çok güçlü. Eğer büyük miktarlarda üretirsek, yapı ve altyapı sektörlerinde çeliğe alternatif olarak kullanılabilir” diye konuşuyor.

Sisi yutan gökdelen

ABD’de yüksek teknolojili maddeler üreten bir şirket ise iki yeni teknolojinin kullanıldığı, 4.8 kilometre uzunluğunda, tümmalzemeleri üç boyutlu teknolojiyle üretilen bir gökdelen projesi geliştirdi. Arconic isimli şirketin geliştirdiği projede kullanılan yeniliklerden ilki, binanın sisi bir şekilde “yutuyor olması”. 1970’li yılların çizgi dizisi Jetgiller’den esinlenilerek geliştirilen projede kullanılan EcoClean isimli teknoloji, binanın kendi kendini temizleyerek çevresindeki havayı arıtıyor. Binada uygulanacak özel bir mantolama yöntemi, binayı çevre dostu haline getiriyor.

Firmanın materyal üretimi ekibinin başındaki Sherri McCleary, EcoClean’de kullanılan mantolama yönteminin ışık ve su buharının bazı kimyasallarla karıştırılarak serbest radikaller üretilmesine neden olduğunu ve bu sistemin binanın çevresindeki havayı temizlediğini belirtiyor. Binada kullanılan ikinci teknoloji ise Bloomframe. Bu innovatif yöntemde hareket eden pencereler bir dakikadan az bir sürede balkona dönüşüyor. Arconic, balkon veya ekstra pencere için kullanılması gereken malzemelerin maliyetinin yeni teknolojiyle üretilenden daha pahalı olduğunu bildiriyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir