Haberler

Süveyş kanalına alternatif çözümler mümkün mü?

MART ayı sonlarında dört futbol sahası uzunluğunda bir mega konteyner gemisinin Mısır’daki Süveyş kanalında sıkışması, dünya ticaretinin kesintisiz akışı konusunda korku oluşmasına neden oldu. Bir haftaya yakın bir süre kanal geçişlerinin yapılamaması, kanalın her iki ucunda yüzlerce geminin beklemesi, toplam on milyar dolarlık malın yerlerine geç ulaştırılması üzerine büyük nakliye firmaları alternatif yollar aramaya başladı. Bilindiği üzere dünya ticaretinin yüzde 12’si, Süveyş’ten yapılıyor.

ALTERNATİF ARAYIŞLARI BAŞLADI

400 metre uzunluğunda ve 59 metre genişliğinde olan konteyner gemisi Ever Given’ı kurtarma çalışmaları yapıldığı sırada Mısır, eski kanal yolunu açmış, bekleyen küçük tonajlı gemilerin yollarına devam etmesini sağlamıştı.


Kanalın güney ucunda yığılan gemilerin bir bölümü, Afrika’nın güneyinden dolaşması için talimat almış, ekstradan 12 gün ve 3 bin 500 mil sürecek bir yolculuğa yönlendirilmişti. Ever Given kurtarılamasaydı, geminin 20 bin 124 konteyneri boşaltılacaktı. Bu da bir kabus olacaktı.

Bir daha böyle bir gecikme yaşanmaması için düşünülen beş ayrı seçenek var. Bunlardan birincisi, Rusya’nın teklif ettiği Kuzey Deniz Yolu. Sibirya’nın kuzeyindeki deniz yolu, küresel ısınma nedeniyle açılmış durumda. Ancak yine de yaz aylarında sadece altı veya sekiz hafta için deniz trafiğine uygun. Bu süre, buzkıran gemileriyle biraz daha uzatılabilecek. Almanya’da Bremen merkezli nakliye firması Beluga Group, 2009’da Arktik sularını deneyen ilk Batılı şirket olmakla övünmüştü. Doğu Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bu sıra dışı yol, Süveyş Kanalı yolundan binlerce mil daha kısa. Güney Kore’nin Ulsan limanından Hollanda’nın Rotterdam limanına olan Kuzey Denizi geçişinden, 4 bin mil (7 bin 400 km)’lik bir mesafe tasarruf edilmiş oluyor.

MESAFELER ÇOK UZUYOR

İkinci alternatif, Afrika’nın en güney ucu, Ümit Burnu olarak da bilinen Agulhas Burnu’nu dolaşmak. Bu yol, Süveyş Kanalı’nın inşa edilmesinden önceki tek seçenekti. Süveyş, deniz trafiğine açıldıktan sonra da savaş ve anlaşmazlıklar yüzünden gemiler yine Afrika’yı dolaşıyordu. 2008 ve 2010 arasında deniz korsanlığı ve finansal krizler nedeniyle Mısır, Süveyş geçişlerinden yüzde 22 oranında zarara uğradı. Bir petrol tankeri Suudi Arabistan’dan ABD’ye gitmek için kanalı kullanmak yerine rotayı Afrika’ya çevirdiğinde 2 bin 700 mil (5 bin km) daha uzun mesafe kat ediyor.

Üçüncü seçenek, Güney Amerika’nın en güney ucu Boynuz Burnu’nu (Horn Burnu’nu) geçerek Avrupa’ya ulaşmak.

Bu yol Agulhas Burnu geçişlerinden biraz daha uzun olmakla birlikte, 1930’larda revaçta olan bir rotaydı, özelikle Avustralya ve Avrupa arasındaki deniz trafiği, uygun rüzgarlar sayesinde oldukça hızlıydı. Ancak Boynuz Burnu’ndan geçiş, akıntıların çarpışması nedeniyle çok tehlikeliydi. Güney Avustralya’nın tahıl ambarı Spencer Körfezi’nden Ingiltere’nin en güneybatı ucu Cornwall başta olmak üzere Avrupa limanlarına tahıl taşınıyordu.

AKLA ZARAR ÇÖZÜMLER

Dördüncü alternatif, İsrail’in Negev Çölü’ne 260 km uzunluğunda demiryolu inşa etmekti. Çölün güneyinde Eilat limanında boşaltılacak gemi kargoları, yük trenleriyle kuzeydeki limana taşınacak, burada bekleyen gemilere yüklenecekti. İsrail 2009’da bu projeyi, uygulanabilirliği olmadığı gerekçesiyle rafa kaldırdı. Aslında proje, 1963’te ABD tarafından gündeme getirilmişti. Amaç, Süveyş’in yanında, neredeyse ona paralel bir kanal daha açmaktı. Kanalın çabuk inşa edilmesi için 520 nükleer bomba patlatılacaktı. Ama ortaya muazzam miktarda radyasyon yayılacağından bu proje de dondurulmuştu.

Gelelim beşinci seçeneğe. Bu da, ipek Yolu’nu yeniden canlandırmak. Asya’nın güneyi, doğu-batı doğrultusunda demir-yoluyla geçilecek. Buradaki sorun da yolun geçeceği ülkelerdeki ray aralıklarının farklı olması ve vagonların altına uygun genişlikte tekerlek takılması. Vagon tekerlekleri, “bogie” adı verilen gruplar halinde olmasına rağmen işlem, zaman alıcı.

GECİKMENİN MALİYETİ

Ever Given kazasından sonra gemicilik sektöründe “Kontey-ner gemileri fazla mı büyük yapılmaya başlandı?” sorusu da tartışmaya açıldı. Şirketler şimdiden yükte hafif pahada ağır emtianın hava yoluyla, bazı malların da demiryoluyla taşınmasını düşünüyor, iki büyük deniz nakliyat şirketi Maersk ve Hapag-Lloyd, Süveyş Kanalı’na alternatif aramaya başladılar bile.



ABD’nin Kuzey Carolina Campbell Üniversitesi’nden deniz tarihi uzmanı Dr. Salvatore Mercogliano, Süveyş’in daha uzun süre kapalı kalması halinde başta petrol olmak üzere tekstil, mobilya, motorlu araç yedek parçaları fiyatlarının artacağını söylemişti. Kısa süreli gecikmeleri şirketler telafi edebiliyor. Ama süre uzadığında hem market rafları boşalıyor hem de tüketicinin cüzdanı zorlanıyor. Bakalım bu gecikme, fiyatlara yansıyacak mı?

Kanal notları

• Kızıldeniz’in Akdeniz’e bağlanması düşüncesi Firavunlar dönemine kadar uzanıyor. Firavunlar, Kızıldeniz ve Nil Nehri arasında kanallar kazdırmıştı. Ancak kanallar zamanla ihmal edildi. Daha sonra da düşman istilası korkusuyla dolduruldu.

• Fransa imparatoru Napoleon Bonaparte’ın mühendisleri, Hindistan’a gidecek kısa bir yol arayışına girdi. Ama Kızıldeniz ile Akdeniz arasında 10 metrelik seviye farkı olduğunu hesapladılar. İnşaata girişmediler. Hesabın yanlış olduğu yıllar sonra anlaşıldı.

• Kanalın açılmasını OsmanlIlar da denedi. 16’ncı yüzyılda Başvezir Sokollu Paşa, hem donanmanın Karadeniz, Akdeniz ve Kızıldeniz’den birbirleriyle irtibat içinde olacağı hem de denizden Hac yolu oluşturacağı düşüncesiyle girişimlerde bulundu. Fakat proje çok pahalıydı ve vazgeçildi.

• Sonunda Fransa’nın Kahire konsülü olan Ferdinand de Lesseps, Mısır’daki Osmanlı Hıdivi (Valisi] Mahmud Said ile kanalın açılması konusunda 1854’te anlaşmaya vardı (Kuzeydeki liman Port Said, adını Osmanlı hıdivinden alır).

• Kanalın inşaatı sırasında 1.5 milyon Mısırlı çalıştı. Çoğu koleradan olmak üzere 125 bin işçi öldü. Önceleri kazma kürekle başlayan çalışmalar, Avrupa’dan buhar makineleri ve kalifiye işçilerin gelmesiyle hızlandı.

• Toprağın yanı sıra sığ olan göllerin dipleri de kazıldı (Süveyş Kanalı üzerinde üç göl bulunur. Bunlar, Timsah Gölü ve bağlantılı olarak Küçük Acı Göl, Büyük Acı Göl’dür).

• Kanalın açılmasına yakın tarihte, Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan dev Rodos Heykeli’nin verdiği ilhamla Fransız heykeltraş Frederic-Auguste Bartholdi, kanalın Akdeniz’deki girişine büyük bir heykel dikmeyi teklif etti. Adı, “Asya’ya Işık Getiren Mısır” olacaktı. Ama proje gerçekleşmedi. Bartholdi de heykeli, Bağımsızlık Bildirgesi’nin 100’üncü yıldönümü nedeniyle Amerikalılara hediye etti. Adı, “Dünyayı Aydınlatan Özgürlük” oldu. Yani New York’un girişindeki Özgürlük Heykeli.

• 1869’daki açılış için İtalyan besteci Giuseppe Verdi, Aida operasını sahneleyecekti. Fakat beste yetiştirilemediğinden davetliler Rigoletto’yu izledi. Aida, iki yıl sonra icra edildi.

• Kanal, Avrupa ülkelerinin Afrika’da yeni sömürgeler elde etmesine de neden oldu. “Scramble for Africa” (Afrika’nın Talan Edilmesi) olarak tanımlanan 1885-1914 arası dönem, Belçika’nın kara kıtada nabız yoklamasıyla başladı. Bazı tarihçiler bu döneme “Rape of Africa” (Afrika’nın Irzına Geçilmesi) adını da verir.

• Kanaldan geçebilecek büyüklükteki gemilere “Suezmax” deniyor. Gemilerin ölçüleri, su derinliği (22 metre) ve Süveyş Köprüsü’nün yüksekliği (68 metre) ile sınırlı. Süveyş’ten geçen gemiler, Afrika’yı dolaşmadıklarından atmosfere yüzde 44 oranında daha az karbondioksit salıyor.

ALEV RIGEL



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu