Makaleler

Yetişkinler için ‘oyun ve oyuncak endüstrisi’ sürekli yükselişte

Oyun sektörü ‘oyun oynamak’, ‘oyuncak icat etmek’

İNSANLIK tarihine baktığımızda ‘oyun oynamak’, ‘oyuncak icat etmek’ hep var olagelmiştir. Bunlar yalnızca çocuklara özgü ya da çocukları gerçek hayata hazırlayıcı bir aktivite olarak görülse de aslında her yaştan insanın eğlence veya zihinsel fonksiyonlarını geliştirmeye katkı sunmuştur.


Günümüze gelirsek; dünyamız son 25 yılda epey değişmiş görünüyor. Oyunlar daha çok sanal ortamda gelişiyor ve geliştiriliyor. Bunlardan bazıları zihinsel fonksiyonları çalıştırmak yerine onu köreltip alışkanlık yaratıyor. Yine de yeni nesil sanal oyunlar beynin fonksiyonlarını geliştiren, bir anlamda beyin ve zihne ‘jimnastik yaptıran’ buluşsal kurgular anlamına geliyor. Bu sürecin elbette başka nedenleri de var.

Dünyamız şu son iki yılda daha da değişime uğramış durumda: Bir yanda salgının getirdiği çeşitli kısıtlamalar, diğer bir yanda inanılmaz hızla gelişen iklimsel değişiklikler ile çevresel sorun ve doğal afetler insanları daha da izole ediyor ve onları depresif bir ruh haline sokuyor.

Bilim insanları öteden beri böyle durumların insan psikolojisini olumsuz yönde etkilediği konusunda hemfikirler. Ayrıca, hafıza sorunları özellikle belirli bir yaşın üzerindekiler başta olmak üzere şimdi her kesimden insanları da etkiliyor.

Bugün bu sorunları gidermek için uzmanlar sağlıklı beslenmek, en azından yürüyüş yapmak gibi fiziksel aktivitelerin yanısıra, zihinsel kapasiteyi artırıcı uğraşılar bulmanın çok yararlı olacağını söylüyorlar. Bunların başında kitap okumak, müzik dinlemek ve özellikle zihni geliştiren grup ve kişisel oyunları devreye almak gerekiyor.

Nasıl ki, çocuklar için oyun ve oyuncaklar bir ihtiyaç haline gelmişse şimdi bu durum her yaştan insan için de geçerli hale geliyor. Özellikle de depresyon ve hafıza sorunu yaşayanlar için oyun oynamak (takım ya da kişisel olarak), insanda ‘mutluluk hormonu serotonin’ üretmeye ve ‘zihin jimnastiği’ yaptırmaya yardımcı olabiliyor.

Japonya ve Güney Kore gibi gelişmiş Uzakdoğu ülkeleri özellikle 65 yaş üstü bireyler için ‘sanal oyun takımları’ kurarak bunu ‘sportif karşılaşma’ şeklinde hayata geçiriyorlar. Amaç, zihinsel faaliyetleri korumak ve geliştirmek. Her yaş grubuna yönelik aktiviteler ise hemen dikkat çekiyor. Aynı durum gelişmiş Batı ülkelerinde de şu sıralar epey ilgi görüyor. Şimdi neredeyse her yaş grubu için ilginç aksiyon reçeteleri var.

Oyun sektörü

FİZİKSEL Mİ, SANAL ORTAM MI?

önce fiziksel oyunlardan bahsedelim: Belli bir yaşın üstündeki çocuklar sanal ortam oyunlarına daha fazla ilgi duysa da artık çoğu anne-baba zihni köreltmeyen, şiddete yönlendirmeyen ve onlara pozitif anlamda yetenekler kazandıran oyunları seçiyorlar; bu konuda duyarlılık giderek artıyor. Hatta bazı ebeveynler çocuklarına dış dünyanın yalnızca sanal dünyadan ibaret olmadığını göstermek için üç boyutlu oyuncaklar ve klasik oyunlar (monopoly ve model kitleri vs.) oynamaya yönlendiriyorlar.

Çocuklarda içe dönüklük, otizm hatta depresyon belirtilerini azaltan bu tür oyun ve oyuncaklara her yıl yenileri ekleniyor. ‘Covid-19’ la birlikte oyuncak ve oyun endüstrisi yetişkinler, hatta yaşlılar için de ‘icat çıkarmaya’ başladı, örneğin ünlü bir oyuncak firması yetişkinler için ‘dünyanın ilginç yerlerini dolaştıran’ çok özel kitlerini piyasaya sundu. Puzzle ve yapboz üreten firmalar ise yetişkinlere yönelik her zaman olduğundan daha fazla ürün çıkarmaya başladılar. (Birkaç bin parçadan oluşan dev yapboz kitleri gibi.)

Model araba, uçak, gemi kitleri üreten firmalar da boş durmadılar; daha buluşsal ve yeni kitleri piyasaya sürdüler. ‘Soliter’, ‘Monopoly’, ve ‘Dedektiflik Oyunları’ gibi tek başına ya da takım ruhuyla oynanan oyunların sanal odaklı satışlarında bugün büyük artış gözleniyor. Oyuncak firmaları da bu durumu avantaja çevirip hiç boş durmuyorlar.

İLGİNÇ OYUNLAR ORTAYA ÇIKIYOR

Gelelim sanal ortamdaki bilgisayar oyunlarına: Olumlu olumsuz versiyonlarına burada değinmeye gerek yok. Biz daha çok pozitif anlamda insanları eğlendiren ve hatta kalıcı tedavi etkisi bulunan ‘eğlendirirken düşündüren’, ‘zihinsel fonksiyonları geliştiren yeni nesil’ etiketli olanlarından bahsedeceğiz.



Çok ünlü bilgisayar oyunu firmaları bu işi şimdi öylesine ileri götürmüş dürümdalar ki; müzik, ses ve görsel efektleriyle adeta bir ‘Hollywood Prodüksiyonu’na benzer nitelikte oyunlar sunuyorlar. Bu filmin içinde siz de yer alıyormuşsunuz gibi hareket ediliyor! (‘Artırılmış Gerçeklik’ ve buna benzer yeni gelişmeler şahsen benim ilgi alanımın dışında kalsa da dünya artık o tarafa doğru evirilmiş görünüyor.)

Bunların insanları şiddete ya da bencilliğe iten versiyonlarını asla önermiyoruz elbette. Ancak, insanların bu tür durumlara ilişkin güçlü farkındalıklar geliştirmesiyle sanal oyun firma ve stüdyoları zihin jimnastiği yaptıran, beyine geliştirici uyaranlar sunan ve hatta yeni bir dil öğrenmeyi eğlenceli bir oyun aktivitesine dönüştürebilen ürünler oluşturuyorlar. Dahası, sanal oyun firmalarından bazıları ‘puzzle’ türü bulmacalarla nörolojik fonksiyonları arttırıp bireyin ‘IO’sünü güçlendiren oyunlar da tasarlıyorlar.

TEKNOLOJİ GEREĞİNİ YAPIYOR

Bir başka gelişme de ‘Covid 19’un getirdiği izolasyon ve sınırlandırmaların oluşturduğu giderek artan depresyon, bıkkınlık ve izolasyon durumları… Bu türden çözüm talepleri çoğaldığı için, şimdilerde nerdeyse hemen her ünlü stüdyonun bir de ‘sanal oyun’ departmanı oluşmuş durumda.

Teknoloji geliştikçe depresyona, hafıza sorunlarına pozitif katkı sağlayan oyunların yanısıra; gelecekte belki de ‘alzheimer’, ‘parkinson’ gibi ‘nörodejeneratif sinirsel kaynaklı hastalıkları da iyileştiren sanal gerçeklik oyunları çıkacak gibi görünüyor.

Şimdilik daha temkinli ve seçici olarak bir şekilde sanal bulmaca ve oyunları oynamaya devam edebileceğimizi düşünüyorum. Elbette bunun yanında üç boyutlu gerçek oyunları da katıyoruz. Her zaman söylendiği gibi; önemli olan unsur ‘yapıcı dengeler’ kurabilmek! Neyse ki teknolojinin ilerlemesi kötü ve etik olmayan yönlere sürüklenme anlamına gelmiyor artık.

Sanal ve artırılmış gerçeklik odaklı oyun teknolojileri, spor salonlarını hedefliyor

NUR DEMÎROK



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu