Haberler

Üzüm bağları sizleri bekliyor

Bağ bozumu

MEYVELERİN sultanı üzümün mevsimindeyiz. Salkım salkım duruşuyla, coşkulu renkleriyle ve çeşit çeşit tadıyla kim sevmez ki üzümü?


Bugünlerde son olgunlaşma evresine giren üzümlerin toplanma zamanı. Bölgeden bölgeye ve bağların konumuna göre hasatlara başlandı. Örneğin Ege’de ve Trakya’da geçen ayın ortasından itibaren bağ bozumu yapılırken, Elazığ’da hasat dönemi ekimde. Kuraklığın etkisiyle rekolte kaybı yaşandığı için bağ bozumu süresi birçok bölgede bu yıl kasıma doğru sarkacak gibi gözüküyor.

Bağların içinde yer alan otellerde de şu günlerde yoğunluk yaşanıyor. Şehrin gürültüsünden kaçıp doğayla baş başa kalmak, stres atmak, metabolizmalarını güçlendirmek için bol antioksidan depolamak isteyenlerin tercihi bağ otelleri oluyor. Bağ bozumuna katılan, elleri dallara değen gezginler hem üzüm topluyor, hem tadıyor, hem de bu müthiş ortamda dinlenerek unutulmaz deneyimler yaşıyor.

TRAKYA BAG ROTASI

Trakya’nın kuzey doğusunda, Istranca Dağları üzerinden Karadeniz’e kadar uzanan bölgenin eski ismi Lozengrad, ‘üzüm şehri’ anlamına geliyor. Grek, Balkan, Roma ve Bizans kültürleriyle harmanlanmış bu topraklarda, tarihte rivayetlerle, mitolojik söylencelerle kendine yer edinen Dionysos kültürünün izlerine rastlanırken, 2000’li yıllarda bölgede canlanmaya başlayan bağcılıkla gelenek yeniden hayata geçmiş durumda.

Trakya Turizm İşletmecileri Derneği Başkanı Orhan Çebi, Kırklareli, Tekirdağ, Şarköy, Gelibolu ve Edirne olmak üzere tüm Trakya’da bağ bozumu turları yapıldığını anlatıyor. Çebi aynı zamanda, Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle “Trakya Bağ Rotası” projesini hayata geçiren isim. Bağ bozumlarının bu ayın başından itibaren başlayıp kasım sonuna kadar devam edeceğini söyleyen Çebi, bağların tam içinde konumlanmış öne çıkan otelleri şöyle sıralıyor: “Tekirdağ’da Barbaros Bağ Evi; Kırklareli’de Bakucha Vineyard Hotel Arcadia, Dessera Bağ Evi ve Saranta Farm House Otel SPA; Edirne’de Vinum Hotel SPA, Çanakkale Gelibolu’da Hotel Caeli.

Orhan Çebi, bağ bozumu turlarına ve bağ otellerine ilginin her geçen sene arttığını, bu yıl da yoğun ilgi gördüklerini bildiriyor.

BAĞLARDA SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM

Kırklareli’ndeki 2 bin dönüm arazilerinde üzüm üreten Arcadia Bağları’nın Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Arca Şallıel, beş yıl önce bağlarının ortasında açtıkları Bakucha Vineyard Hotel & Spa’nın doluluk oranlarının yıl boyunca dalgalı seyrettiğini, ama şu günlerde yüksek olduğunu söylüyor. Şallıel, bağ bozumunun ekim sonuna kadar sürebileceğini anlatarak, 26 oda ve restoranlarıyla hizmet verdiklerini, her gün randevuyla rehberli bağ turlarının devam ettiğini kaydediyor. Otelde dönem dönem ünlü şefleri ağırladıklarını da belirten Şallıel, konuklarına bağlardan topladıkları eşsiz üzümlerle birlikte yerel ve dünya mutfaklarından özel lezzetler sunduklarını ve ayrıca mutfak etkinlikleri gerçekleştirdiklerini anlatıyor.

KENDİ ELEKTRİĞİNİ KENDİ ÜRETİYOR

‘Sauvignon Gris’ ve ‘Pinot Gris’ üzüm çeşitlerinin Türkiye’de yalnızca Arcadia Bağları’nda yetiştiğini anlatan Şallıel, bunların yanı sıra Sauvignon Blanc, Narince, Merlot, Cabernet Sauvignon, Sangiovese, Papaskarası ve çok sevilen Cabernet Franc üzümlerini yetiştirdiklerini dile getiriyor. Şallıel, “Arcadia Bağları’nda tüm turizm ve tarım operasyonunun sürdürülebilir olması başlıca hedefimiz. Bağın içinde kurulu 500 KWA kapasiteli güneş enerjisi santralinde harcadığımız tüm elektriğin iki katını üretiyoruz. ZES enerji işbirliği ile otelin bahçesine elektrikli araç şarjı istasyonları da kurduk, böylelikle elektrikli araç sahiplerinin Trakya gezilerinde uğrak noktasıyız” diyor.

BAĞDAKİ ÇİFTLİK EVLERİ KAPIŞ KAPIŞ

Otelin açılışı ile eş zamanlı başlattıkları yine bağlarının içine konumlandırdıkları çiftlik evleri projelerinden de söz eden Şallıel, şu anda 8 çiftlik evinde yaşamın başladığını aktarıyor. Sırada 16 çiftliğin daha satışının olduğunu bildiren Şallıel, toplamda 35 çiftlik evi yapmayı hedeflediklerini açıklıyor.

Şallıel, “Arcadia çiftlik evlerine beklediğimizden çok ilgi gördük. Satışlar hep kulaktan kulağa duyumlarla ve hızla gerçekleşti. Sattığımız evlerin sahiplerinin çoğu otelimizde kalan, beğenen, buradaki hayat tarzını isteyen kişiler. Hedefimiz buraya doğru insanların gelip, kalıcı olmalarını sağlamak” diyor.

BİR İLK: ASMADAN BAĞCILIK TARİHİ MÜZESİ

Çanakkale Eceabat’ta kapılarını geçtiğimiz haziran ayında açan Begondi Otel de, yeni bir konsept. Bursalı bir otomotiv grubunun yeni yatırımı olan Asmadan Bağcılık, bağların içindeki otelinin yanı sıra ‘Asmadan Bağcılık Tarihi Müzesi’ni de hayata geçirmiş. Potina Restaurant’ta ise kendi ürettikleri ürünlerle hizmet veriyorlar.

Bağcılık Tarihi Müzesi’nin kurucusu profesyonel turist rehberi Murat Yankı, Begondi Otel hakkında şu bilgileri veriyor: “Asmadan Bağları’nın ortasındaki otel, doğal taş kaplama binası ve Aşmalı Avlu etrafındaki toplam 20 odası ile misafirlerini ağırlıyor. Bağlarını çocukları gibi gören sahipleri, çocuklarını kendileri gibi bakacaklarına inandıkları bizlere emanet ettiler. 50 metre rakımda yer alan arazimizde, başrolde üzüm olmak üzere, zeytin ve hobi için sebze ve meyve yetiştiriciliği yapıyoruz. Toplam 200 dekarlık bir alanda killi ve tınlı bir toprak yapısında, sadece Caber-net Sauvignon ekili olan bağa, daha sonra Merlot, Cabernet Franc, Karasakız üzüm çeşitlerini de ekledik.”

Murat Yankl’ Ba8clllk Tarihi Müzesi’nde Anadolu’nun kadim uygarlık tarihini anlatmayı amaçladıklarını söylüyor. Asmanın bu topraklardaki tarihini anlatmak amacıyla kurulan müzede 9 bin yıllık bir öyküyü aktardıklarını ifade eden Yankı, “Ülkemiz müzelerinde sergilenmekte olan eserlerden bir seçki olsun istedik. Binlerce yıllık bu eserlerin orijinallerine ulaşmak olanaksız olduğundan, onların birebir ölçüleriyle kopyalarını yaptırdık. Ülkemizin replika eserler konusunda önde gelen sanatçılarıyla çalıştık. Müzemizde, yalnızca bir replika müzesi olmasın; gerçek eserler de sergilensin anlayışıyla Hellenistik ve Roma dönemlerine ait pek çok orijinal eseri de sergiye sunduk” diye konuşuyor.

Murat Yankı, buraya gelen misafirlere bağcılık tarihi hakkında müze turu eşliğinde bilgi vererek bağlarda çok özel bir gezi düzenlediklerini vurguluyor.

LÜKS BAĞ VE SANAT OTELİ: HOTEL CAELİ

Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde yer alan lüks bağ ve sanat oteli Hotel Caeli’de de bağ bozumu dönemi 16 Ekim’e kadar devam ediyor. Vinero Bağcılık bünyesinde yer alan Hotel Caeli’den Yiğit Özalpay, 170 hektarlık bir alandan oluşan ve dünyanın en büyük 1×1 metre dikim sıklığındaki üzüm bağları olma özelliğini taşıyan tesislerini uzmanların eşliğinde keşfetmeye davet ediyor.



Bağ bozumu ritüellerini tüm detaylarıyla sunduklarını anlatan Petit Verdot, Malbec ve özalpay, konukların bağ ve gölet manzaraları eşliğinde, damaklarda yer edecek özel lezzetlerin tadını çıkardığını, dünyaca ünlü sanatçıların eserlerini de görme şansına sahip olduklarım anlatıyor. Özalpay, Hotel Cae-li’deki SPA merkezinde üzümün yaşlanma karşıtı etkisinden faydalanarak yapılan, üzüm özünden oluşan ürünlerle özel bir bakım uygulandığını da ifade ediyor.

URLA BAĞ YOLU’NDAKİ İŞLETMELER ARTIYOR

İzmir’in şirin ilçesi Urla, son dönemde adını turizmde çok duyuruyor. Şimdi de boylu boyunca uzanan tarihi bağlarında hasat zamanı. Urla Bağcılık Genel Koordinatörü Kerem Kumbasar, 15 Ağustos’ta başlayan bağ bozumunun bu ayın sonuna kadar süreceğini belirtiyor. Pandemi nedeniyle geçen yıl ilginin düştüğünü ama bu yıl yeniden çıkışa geçtiğini söyleyen Kumbasar, 2016 yılında hayata geçirdikleri Urla Bağ Yolu projesi sonrası gastronomi ziyaretçilerinin yıl boyunca eksik olmadığını anlatıyor.

Urla ve çevresindeki bağların yüzde 80’inin içinde bir bağ oteli bulunduğunu, bulunmayanların da hemen yakınında mutlaka özel konseptli butik , otellerin konumlandığını kaydeden Kumbasar, bu yıl yeni açılan bağ işletmeleri olduğunu açıklayarak bunların isimlerini şöyle sıralıyor: îkide-nizarası, Hus, Perdix, Çakır ve Teruar.

Bölgedeki bağların ve tesislerin çoğunun aile işletmesi olduğunu ifade eden Kumbasar, “Urla’da bağcılığın 6500 yıllık bir tarihi söz konusu.

Türkiye’nin en önemli bağ yollarından biri. Burada aklınıza gelebilecek tüm üzüm çeşitleri var; Anadolu’nun soylu üzümlerinden tutun, uluslararası tanınmış üzümlere kadar çok çeşit mevcut. Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah (Şiraz), Chardonnay, Alicante Bouchet, Sangiovese, Nero D’avola; Türk menşeili üzümlerden, Boğazkere, Urla Karası, Bornova Misketi ve Sultaniye yetiştirilenler arasında.”

YANIK ÜLKE BAĞLARI

Manisa’nın Kula ilçesindeki Yanık Ülke Bağları’nda da bağ bozumu 20 Ekim’e kadar devam ediyor. Anemon Otelleriyle tanınan Akçura ailesinin sahibi olduğu Kozmik İnşaat ve Turizm Şirketi’ne ait bağların içinde bir de otel var, ismi Villa Estet Bağ Oteli. Zirvede, bağların tamamına hakim konumu ile 16 odalı bir bağ oteli olan Villa Estet’in Müdürü Yunus Kılınç, 2 bin dönüm arazi üzerine kurulu bağlarında bir satış dükkanı, tadım merkezi ve , restoran bulunduğunu söylüyor. Bağ gezileri için seyahat acenteleriyle çalıştıklarını kaydeden Kılınç, otelin tüm yıl boyunca açık olduğunu bildiriyor. Kılınç, “Sabah uyanıp, gözünüzü açtığınızda gördüğünüz ilk güzellik, bağlardan gelen sabah esintisi ile yamaçlar boyunca göz alabildiğine uzanan asmalar” diyor.

DOĞDUĞU KÖYE BAĞ OTELİ YAPTI

Öküzgözü ve Boğazkere üzümlerinin doğduğu topraklar olan Elazığ’da da bir bağ oteli var; Eskibağlar Bağcılık’ın sahibi Fırat Aral’ın açtığı bu tesis, Eskibağlar Butik Otel. Sivrice ilçesinde bir köyde yer alan, 50 dönüm üzerine 13 odadan oluşan otelin manzarası uçsuz bucaksız. Bir iş insanı olan Aral, yıllar önce doğduğu köye dönerek yaz ve kış turizminin yanı sıra bağ bozumu turizmine de katkı sağlamış. Eskibağlar’da bağ bozumu bu yıl Ekim’in ortalarında başlıyor. Grupları değil de münferit misafirleri ağırladıklarını söyleyen otelin Satış Direktörü Asilhan Bektaş, restoranlarında yöresel yemekler sunduklarını, makarnalarını kendilerinin yaptığını ifade ederek dileyenlerin bağları gezebildiğini ifade ediyor.

KAPADOKYA’DA HEM TARİH, HEM BAĞ TURU

Kapadokya üzüm bağları ile Türkiye’deki bağcılık ve üzüm yetiştiriciliğinde önemli bir yer tutmasına rağmen burada bağ bozumu turizmi ancak özel istekle, münferit gruplara yapılıyor. Bölgede bağın içinde konumlanmış bir otel olmadığı bilgisini veren Kocabağ Bağcılıktan Mehmet Erdoğan, kültür ve tarih turizmi için gelen misafirlerden özel istekte bulunanlara bağ gezileri yaptıklarını beli^ lirtiyor.

Kocabağ Bağcılık’ın yetiştirdiği üzüm çeşitlerinin Kalecik Karası, Öküzgözü, Boğazkere, Narince ve Beyaz Emir olduğunu kaydeden Erdoğan, Uçhisar’da bir satış mağazaları olduğunu bildiriyor. Otellere yakın olan bağlarında her türlü üzümün olduğu bir koleksiyon sunduklarını hatırlatan Erdoğan, bağ bozumunu 20 Ekim gibi gerçekleştireceklerini açıklıyor.

“Yavaş turlarımızı bağ bozumu ile birleştirdik”

Çevrenizdeki hız sizi çok yorduysa, ruhunuza dönmek istiyorsanız, küçük gruplarla, en iyi rehberlerle, öğrenme ^keyfinin nirvanasma varacağınız yavaş turlarımızı bağ bozumu ile birleştirdik. Trakya’dan Urla’ya, Şirince’den Milas’a keşfetmek istediğiniz bağları, gezilere eşlik eden özel menüler ve ayrıcalıklı konaklama seçenekleriyle gezdiriyoruz. Dileyenler için Trakya’da günübirlik turlarımız da var. Bu ayın sonuna kadar sürecek bu turlarda, farklı üzüm S çeşitlerinin yetiştirildiği bağları geziyoruz.

Bağların nasıl yapıldığı, ekim, aşılama ve hasatla ilgili bilgiler alıyoruz. Bağ gezisinin ardından tesisi geziyoruz ve üretim aşamalarını öğreniyoruz. Anadolu’nun kadim uygarlık tarihini, bağcılıkla ilişkisini dinliyoruz. Trakya’daki konaklamalı turlarımızda Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Kemer köyünde bulunan Parion antik kentine de uğruyoruz.

“Üzüm çok güçlü bir antioksidan”

Başta K, C, A ve B vitamini ile potasyum, sodyum, fosfor, magnezyum olmak üzere vitamin-minerallerden oldukça zengin bir meyve olan üzümün en önemli özelliği çok güçlü bir antioksidan olması. Üzüm içeriğindeki resveratrol ile antosiyanin gibi antioksidanlarla vücudumuzdaki hücreleri yeniliyor ve bu sayede başta kanser olmak üzere pek çok hastalığın gelişme riskini azaltıyor, cildin erken yaşlanmasını da önlüyor. Üzümün antioksidanları en çok kabuğu ve çekirdeğinde. Bu nedenle üzüm yerken çekirdeklerini çıkarmayın, kabuğunu soymayın. Bir küçük boy kase üzüm 100 kalori ve 25 gram karbonhidrat içeriyor. Günde bir küçük boy kase tüketmek, üzümün şifasından faydalanmak için yeterli. Özellikle içeriğindeki C vitamini ve polifenollerden zengin antioksidan sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. Böylece başta Covid-19 olmak üzere vücudun enfeksiyonlara karşı olan direncini arttırıyor.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu