Cumartesi , Mart 23 2019
Anasayfa / Haberler / Türkiye döküm sanayi Avrupa’da ikinci sırada
Türkiye döküm sanayi

Türkiye döküm sanayi Avrupa’da ikinci sırada



ÜRETİM hacmi her yıl daha da artan Türkiye döküm sanayi, 2018 Aralık ayında açıklanan 52’nci Dünya Döküm Üretimi istatistiklerine göre, üretim hacmi bakımından demir ve çelik dökümünde Avrupa’da ikinci, dünyada ise 10’uncu sırada bulunuyor. Demir dışı metaller dökümünde ise Avrupa’da üçüncü, dünyada ise yine 10’uncu sırada. Aynı istatistiklere göre, toplam döküm üretiminde Avrupa’da üçüncü, dünyada ise ll’inci sırayı alıyoruz. Türkiye’de döküm sektöründe 162’si büyük ölçekli sanayi kuruluşu olmak üzere toplam 932 işletme faaliyet gösteriyor. Yaklaşık 34 bin kişiyi istihdam eden sektörde, bağlı kuruluşlar ve işletmeler de göz önüne alındığında çalışan sayısı 50 bini buluyor.

Döküm sanayi Türkiye’nin hemen her iline dağılmış olmakla birlikte büyük ve orta ölçekli kuruluşlar daha çok İstanbul, Kocaeli, Bursa, Eskişehir, Bilecik, İzmir, Ankara ve Samsun’da toplanıyor. Küçük ölçekli ve mikro işletmeler ise, bu illerin yanı sıra Konya ve Gaziantep gibi Anadolu’nun sanayileşme yolunda hızlı adımlar atan şehirlerinde yoğunlaşıyor.

Döküm sanayiyle ilgili bu bilgileri vermemizin nedeni, dünya döküm alıcılarının son dönemde siparişlerini Türkiye’ye kıydırmaya başlamaları. Öyle ki sektördeki irili ufaklı tüm işletmelerin neredeyse tam kapasiteyle çalıştıkları gözleniyor. Hatta aralarında yeni yatırım yapanlar bile var. Ti’ırk döküm sanayinin göz kamaştıran bu çıkışının arka planında yatan faktörlerden biri de yıllık 49.4 milyon ton üretim hacmiyle bu alanda dünya lideri olan Çin’de birçok tesisin kapanmaya başlaması. Çünkü Çin, son dönemde çevre mevzuatları ile ilgili bazı yeni düzenlemeleri uygulamaya koydu. Bu yüzden ülkede döküm sanayinin büyüme hızı yavaşlamış durumda.

YATIRIMLAR YÜZDE 40 ARTTI

Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği (TÜDÖKSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Umur Denizci, Çin’deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtiyor. Denizci, “Son beş yılda sektörümüzün dünya üretimi içindeki payı yüzde 37 oranında arttı. Çin’de kapatılan tesislere rağmen, dünya döküm pazarının büyümesine bağlı olarak geçen yıl üretimde artış oldu. Bu büyümenin bir sebebinin, kayıtsız çalışan tesislerin kapatılmasıyla üretimin kayıt altındaki tesislere kayması olduğunu tahmin ediyoruz. Bunun yanında, kapatılan tesislerin modernizasyonu ve mevzuatlara uyumlu hale getirilerek kapasitelerinin ve verimliliklerinin arttırılması da söz konusu olabilir. Bu konudaki gelişmeleri büyük bir dikkatle takip ediyoruz” diyor.

Türk döküm sanayinin gelişmiş teknolojiye ve verimliliğe dönük yatırımlara ağırlık verdiğini söyleyen Denizci, bu sayede sektörün küresel pazardaki rekabetçi yapısını arttığını vurguluyor. Ekonomik değişkenliklere rağmen 2018’de sektör yatırımlarının önceki yıla göre yüzde 40’a yakın artarak 170 milyon euro’ya ulaştığını ifade eden Denizci, şöyle devam ediyor:

“Söz konusu yatırımların, kapasite artışının yanı sıra yüksek teknolojiye yönelik otomasyon, robotik, üç boyutlu/katmanlı üretim ekipmanı gibi alanlarda, enerji ve üretim süreci verimliliği gibi konularda ağırlık kazandığı görülüyor. Bu da rekabetçi yapıyı koruyarak kayda değer bir kalite artışını beraberinde getiriyor. Bu sayede, metallere en yüksek değeri katan üretim yöntemi olan döküm sektörünün ürettiği katma değer her geçen yıl daha da artıyor, önceki yıl ile karşılaştırıldığında 2018’de sektörümüz, üretim hacmi bakımından yüzde 6 oranında büyüdü. Üretimdeki bu artışın değer olarak yüzde 15’e ulaştığı hesaplanıyor. Böylece toplam üretimimiz yaklaşık 2.3 milyon tona, değer bazında ise 5.2 milyar euro’ya ulaştı.”

YILLIK İHRACAT 1.5 MİLYON TON

Üretimdeki bu artış ihracata da olumlu yansıyor. Son beş yıllık dönemde ihracatın yıllık ortalama yüzde 9.6 oranında artış gösterdiğini dile getiren Denizci, bu artışın euro bazında yüzde 10.2 oranında artış anlamına geldiğini kaydediyor. Denizci’nin verdiği bilgilere göre, ihracat 2018’de, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 10 oranında artarak 1.5 milyon tona ulaştı. Bunun yarıdan fazlası başta Almanya olmak üzere AB ülkelerine gerçekleştirildi. Türk döküm firmalarının Caterpillar, Daimler, FCA, J.C.B., Knorr-Bremse, SKF, Valeo, Volvo, VW gibi birçok dünya markasının tedarikçisi konumunda olduğunun altını çizen Denizci, sözlerini şöyle sürdürüyor:




“Metal döküm sektörü, ürün, boyut, kalite, kullanım alanları ve hizmet verdiği sektör çeşitliliği bakımından imalat sanayinin temel endüstrilerinden biri konumunda. Metallere en yüksek katma değer sağlayan üretim metodu olarak ön plana çıkan döküm yöntemi ile 1 gramdan hafif veya 300 tondan ağır olabilecek geniş bir yelpazede parça üretilebiliyor. Her türlü kara, hava ve deniz ulaşımı araçlarından ağır sanayi makinelerine, uzay gemilerinden takı ve oyuncaklara, maden ve petrol arama teçhizatından robotlara, rüzgar türbinlerinden tanklara, yapay uzuvlardan mutfak ve ev aletlerine, boru ve vanalardan mobilya ve aydınlatma ekipmanlarına kadar günlük hayatımızın içinde yer alan binlerce üründe döküm parçası yer alıyor. Savunma, enerji, ulaştırma gibi Stratejik sektörler başta olmak üzere otomotiv, havacılık, makine üretimi, otomasyon, sağlık, inşaat, maden, demir-çelik, çimento, beyaz eşya, tarım, kimya gibi onlarca sektöre yaptığı üretim ile metal döküm sektörü dışa bağımlılığı azaltmada ve ülkemizin güvenliği ve kalkınmasında kilit rol oynuyor.”

“ÇEVRE BİLİNCİ YÜKSEK”

Türkiye’nin çevre mevzuatı bakımından büyük oranda AB Çevre Mevzuatı ile uyumlu olduğuna işaret eden Denizci, döküm firmalarının bu mevzuata uyum konusuna hassasiyetle yaklaştıklarını vurguluyor. Denizci, “Son yıllarda sektörümüzün izlediği büyüme ve gelişme eğiliminde son teknoloji yatırımların ve küresel pazardaki aktif çalışmaların etkisi büyük oldu. Döküm alıcısı sektörler, tesislerimizin üretim verimliliğinin yanı sıra çevreye ve üretim süreçlerinde çevre koruma konularına ne denli büyük önem verdiklerini görüyorlar.

Sektörün üretim hacminin yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştiren kuruluşlarımız, ürünün ilk aşamasından tüketiciye sunulmasına kadar geçen her adımda çevresel etkilerin dikkate alınarak üretimin gerçekleştirildiğini teminat altına alan ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Bclgesi’ne sahip olarak üretimlerini sürdürüyorlar” diyor.

KATMA DEĞER ARTIRAN YATIRIMLAR

Demisaş yılda yaklaşık 60 bin ton sfero, gri ve vermiküler dökme demir üretimi yapıyor. Yaklaşık 650 kişinin çalıştığı firma, ağırlıklı olarak otomotiv sanayine hizmet veriyor. Bunun yanında makine ve inşaat sektörüne de üretimi var.

Demisaş Döküm Genel Müdürü Emre Giray, üretimin yüzde 40’ını doğrudan ihraç ettiklerini belirtiyor. Yurtiçinde mal verdikleri firmaların da aslında ihracatçı olduklarını hatırlatan Giray, böylece toplam ihracatın yüzde 75’i bulduğunu vurguluyor. Giray, “Her yıl belli oranda yeni müşteri edinmek gibi bir hedefimiz var. Bunun yanında otomotiv sektöründe üretilen araçların ömürleri kısaldı. Dolayısıyla sürekli başlayan ve biten projelerin hızlı bir sirkülasyonu var. Mevcut ürünlerimizdeki katma değeri artırmak için işleme ve kaplama gibi alanlarda yatırım yapıyoruz. Döküm sektörü çevresel etkilerin çok yakından takip edilmesi ve buna göre önlemlerin öncelikli olarak alınması gereken bir sektör. Biz de bu alanda sürekli olarak en doğru uygulamaların arayışındayız. Sektör olarak çok cesur ve tüm yenilikleri yakından takip eden bir girişimci profiline sahibiz. Son yıllardaki yatırımlarla döküm üretimimizin hızla artarak Avrupa’da Almanya’nın ardından ikinciliğe çıkmamız bunun en büyük göstergesi” diyor.

“DOĞRU TEŞVİKLERE İHTİYAÇ VAR”

Çin’in birçok dökümhaneyi kapatarak veya birleştirerek bu sektörde faaliyet gösteren firma sayısını azalttığını söyleyen Giray, buna karşılık üretim kapasitesinde gerileme olmadığını belirtiyor. Giray sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çin küçük dökümhaneleri kapatırken bu kapasitenin büyük dökümhanelerde konsolide olmasını sağlıyor. Bu da bu firmaların daha rekabetçi olmalarını sağlıyor. Ancak hem Çin’in iç talebindeki ciddi büyüme, hem de Çin’den Avrupa’ya olan tedarik zincirinin zorlukları nedeniyle Avrupalı firmalar siparişlerini bize yönlendirmiş dürümdalar. Bu anlamda Çin bizim için artık çok ciddi bir tehdit oluşturmuyor. Yaklaşık 5 milyar Euro’luk hacmi olan bir sektörüz. 3.5 milyar Euro’luk da ihracatımız var. Fakat enerji piyasasındaki uygulamalar ve çevre mevzuatındaki kimi değişiklikler bizleri çok ciddi olarak etkiliyor. Oysa doğru teşvik ve yönlendirmelerle çok daha fazla insana istihdam sağlayacak potansiyelimiz var.”

Önde gelen döküm firmaları

■ Demir döküm: Demisaş Döküm (Bilecik), Döktaş Dökümcülük [Bursa), Ferro Döküm (Kocaeli), Samsun Makine (Samsun ve Adana), Trakya Döküm (Kırklareli).

■ Çelik dökümü: Akdaş Döküm (Ankara), Çelik Granül (İstanbul), Çukurova İnşaat Makineleri (Mersin), Hisar Çelik Döküm (İstanbul), Tosçelik Granül (Hatay).

■ Demir dışı metaller dökümü: Cevher Jant (İzmir), Çelikel Alüminyum Döküm (İstanbul), Döktaş Dökümcülük (Manisa), Kormetal (İstanbul), Nemak İzmir Döküm (İzmir).

■ Hassas döküm: Tasarımı daha karmaşık ve hafif parçalar dökülüyor. Bu ürünlerin katma değeri diğer yöntemlere göre çok yüksek.

Türkiye’de toplam döküm üretiminin yaklaşık yüzde 7’lik kısmını oluşturuyor: Elit Metalürji (İzmir), Gedik Döküm (Sakarya), Gürmetal (İstanbul), Kondöksan (Konya), Makim Makina (Ankara), Serpa Hassas Döküm (İstanbul), Ünimetal (İstanbul).

Özbey Men





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Birden çok işverenden kazanılan ücretler beyana tabi mi?

Bazı durumlarda ücret gelirleri beyana tabi gelirlerden biri olabiliyor. Bir takvim yılında kesinti uygulanmamış ücretler …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir