Salı , Kasım 21 2017
Anasayfa / Haberler / Turistler En Çok Londra Taksicilerini Beğeniyor

Turistler En Çok Londra Taksicilerini Beğeniyor



İnternette yapılan bir ankette turistlerin yüzde 22 ile en çok Londra taksicilerini beğendiği ortaya çıktı. New York taksicileri yüzde 10 ile açık ara ikinci sırada. Üçüncü sıradaki Tokyo taksicileri ise nezaket konusunda birinci…

HER turist, gittiği kentte bir ya da birkaç defa taksiye biniyor. Acaba turistler hangi kentlerin taksilerini daha çok beğeniyorlar? Hiç düşündünüz mü?

londra taksicileri

Bütün dünya otellerini birleştiren ve Online rezervasyon kolaylığı sağlayan internet sitesi Hotels.com, turistler arasında bir anket düzenledi ve hangi kent taksilerinden memnun kaldıklarını sordu. 30 ülkeden 2 bin 500 kadar katılımcı ankete cevap verdi. Londra taksileri, yüzde 22 ile açık ara birinci sırayı aldı. New York taksileri yüzde 10 ile ikinci, Tokyo taksileri ise yüzde 9 ile üçüncü oldu. Berlin taksileri, yüzde 5 oy alarak dördüncü sıraya yerleşti. Madrid, Mexico City ve Amsterdam taksileri, yüzde 4’lük bir oranla beşinciliği paylaştı.

Londra taksicileri, temizlik, yol bilgisi, adres bulma yeteneği ve kaliteli sürüş konularında da en çok oyu aldılar. Ankette turistlerin öncelik verdiği konunun güvenlik olduğu ortaya çıktı. Londra taksicileri, yüzde 23 ile güvenlikte de birinciliği kimselere kaptırmadı. Bulunabilirlik konusunda New York’un sarı taksileri ön plandaydı. Verdikleri paranın karşılığını alma konusunda New York taksicileri, Bangkok taksicileriyle aynı puanı elde etti. Anketin, taksi sürücüsüyle dostluk bölümüne pek kimse itibar etmedi. Buradan da turistlerin sürücüyle konuşmamayı tercih ettiği ortaya çıkıyordu.

Pekiyi, turistler taksiye binince ne yapıyorlar? Yüzde 40’ı dışarıyı seyrediyor, yüzde 19’u e-posta yazıyor ya da kendisine gelen mesajları okuyor, yüzde 15’i uyuyor, yüzde 10’u bir şeyler atıştırıyor, yüzde 9’u ise öpüşmeyi tercih ediyor. İngiliz turistler romantizmde dünya lideri. Onlar bu oranı yüzde 15’lere çıkarıyor.

AT ARABASIYLA BAŞLADI

Birinciliği fazlasıyla hak eden Londra taksilerine yakından bir göz atalım… Londra’da taksiler 1636 yılında ortaya çıktı. Belediyeler, 50 at arabasına, “özel olarak kiralanma” hakkı tanıdı. Elbette ki o yıllarda buna sadece zenginlerin gücü yetiyordu. 19’uncu yüzyılın başlarında batarya ile çalışan elektrikli taksiler ortaya çıktı. Ne de olsa kendi kendine hareket eden araçların neredeyse tamamı elektrikliydi.

1907’den itibaren benzin motorları geliştirilince elektrikli taksiler ortadan çekildi. Müşteri ile sürücü arasında para tartışmaları yaşandığından taksimetreler kullanılmaya başlandı. Taksimetre mil başına 8 pençe yazıyordu. Ne var ki o dönemde para hesabı yapmak da kolay değildi. Çünkü 100 pençe değil 12 pençe bir şiline karşılık geliyordu. Bugün, geleneksel çizgileriyle ve siyah renkleriyle sembol haline gelen Londra taksilerinin direksiyonuna geçmek hiç de kolay bir iş değil. Adaylar, kentin binlerce sokağını tek tek ezberlemek zorunda. Bu süreç, adayın en az 34 ayını alıyor. Sınava giren adaylar, çoğunlukla ilk seferde başarılı olamıyor. Çünkü aday, verilen adrese “en kısa” yoldan gitmek zorunda. Sınavda en az 12 adres soruluyor. Adreslerden birinde, küçük de olsa bir tereddüt yaşarsanız soru sayısı artıyor. Yıllarca başarılı olamayan yüzlerce aday, sabırla inatla Londra’yı ezberlemeye çalışıyor. Bazıları motosiklet kullanarak kendi kendilerini sınava sokuyor.

KABUS KİTAP



Mavi Kitap adayların kabusu. Aslında pembe olan kitapta, 320 ana cadde ve 25 bin sokak adı var. Üstelik bu rakam, kent merkezinden altı millik bir yarıçap içinde kalan sokakların sayısı. Adaylar sadece sokakları değil, meydan, otel,’-gece kulübü, tiyatro, hastane, polis karakolu, kilise, park, spor tesisleri, restoran, eğlence merkezi, tren ve metro istasyonu, elçilik, hükümet binası, kamu binası gibi önemli noktaları da bilmek zorunda.

Londra taksicilerini hicveden 1979 yapımı “The Knowledge” (Bilgi) adlı televizyon filmi, bugün hala Britanya Film Enstitüsü tarafından, “En Etkileyici 100 TV Filmi” arasında gösteriliyor. Sizce de Londra taksicileri, birinci olmayı hak etmiyor mu?

Bu arada Londra’nın siyah taksilerinin geleneksel görüntüsü de değişmek üzere. Japon Nissan, yeni bir model geliştirdi. Belediyenin isteği üzerine yapılacak bu değişiklik, taksilerde 1.6 litrelik benzin motoru kullanılmasını öngörüyor. Mühendisler, bu motorların, halen kullanılmakta olan dizel motorlardan daha az kirletici olduğunu savunuyorlar. Siyah renge dokunulmuyor.

Ama çizgiler biraz makyajdan geçiriliyor. Nissan, 2015’ten itibaren elektrikli taksileri de piyasaya sunacak.

60 YILDA 133 LİSANS

Gelelim New York taksilerine. New York’ta taksiler 1897’de görülmeye başlandı. Mevcut 62 taksinin hepsi elektrikliydi. Benzin motorlarının egemenliği Amerika’da da zamanla kendim gösterdi. İlk trafik cezası ve ilk ölümlü kaza da New York taksicilerinin işiydi. Müşterilerden biri, bir kilometreden biraz daha fazla bir mesafeye beş dolar (bugünün parasıyla 125 dolar) ödeyince taksimetre takmak zorunlu oldu.

Taksiler o kadar yaygınlaştı ki 1930’lu yıllarda New York’ta 30 bin taksi vardı. Neredeyse yolcudan daha çok sürücü dolaşıyordu sokaklarda. 1937’de (havaalanına adını veren) kentin efsanevi belediye başkanı Fiorello La Guardia, bir yasa çıkardı ve taksilerin sayısını 16 bin 900 ile sınırladı. Bu sayı daha sonra 12 binin altına düştü. Belediye 1996 yılma kadar 60 yıl boyunca sadece 133 yeni taksi lisansı çıkardı. 1967’de taksiler kolay fark edilebilmeleri için sarıya boyandı.

New York sokaklarında halen 13 binden fazla taksi dolaşıyor. Bunlara “madalyonlu taksi” deniyor. Madalyon, bizdeki plaka gibi açık artırmalarda satılarak el değiştiriyor. Bir madalyon, 700 bin ile bir milyon dolar arası bir fiyata satılıyor.

Bugün bir taksiye bindiğiniz anda her yanınızda bir uyarı levhasıyla karşılaşıyorsunuz. “Sigara içilmez”, “Sürücü 100 dolar bozmak zorunda değildir”, “İçeriye bavul alınmaz”, “Yemek, içmek yasaktır”, “Sürücüden trafik kurallarına aykırı hareket etmesi istenemez”, “Fiş almak yasal zorunluluktur”, “Taksiye vereceği zarardan yolcu sorumludur” bu uyarılardan bazıları…

SOKAKTAN ÇEVİRECEKSENİZ…

New York taksileri, bulunabilirlik açısından birinci sırada. Fakat taksi durağından değil de sokaktan çevirerek binecekseniz işiniz çok zor. Bazı bıçkın gençlerin, taksilerin dikkatini çekemeyen yaşlılar için kendilerini yolun ortasına atıp taksi çevirdikleri ve taksiye binen yolcudan birkaç dolar bahşiş aldıklarını görmek hiç de şaşırtıcı değil.

New York taksileri de yenileniyor. Belediye Bakanı Michael Bloomberg, 2018 yılına kadar bütün taksilerin, yeni Nissan NV200 modeliyle değiştirileceğini açıkladı. Amerikan Ford Transit Connect ve Türkiye’den Karsan V-l de bu yarışmaya katılmış ancak kaybetmişti.

Üçüncü sıradaki Tokyo taksicileri ise, İngiliz taksicilerden daha centilmen olarak gösteriliyor. Sürücü, direksiyon başında iken bir kolla arka kapıları açıp kapatabiliyor. Gece, sıkışık trafikte ya da kırmızıda beklerken önlerindeki sürücüyü rahatsız etmemek için farları söndürüyor. İstanbul taksicileri ise sıralamada yoklar. Nasıl olsunlar? İstanbul Eminönü’nden Vatan Caddesi’ni bulamayan taksi şoförleri var…

Alev Rigel






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir