Anasayfa / Haberler / Tehlikeli madde taşımacılığında ADR DÖNEMİ

Tehlikeli madde taşımacılığında ADR DÖNEMİ



Türkiye’de yılda 30 milyon ton tehlikeli madde taşınıyor. Bu taşımaların yüzde 90’ından fazlası karayolu ile yapılıyor.

Tehlikeli madde taşımacılığında 1 Ocak 2014’ten itibaren yeni bir dönem başlıyor. Dünyada 48 ülkede yürürlükte olan Tehlikeli Maddelerin Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına ilişkin Avrupa Anlaşması Konvansiyonuna (ADR) 1 Ocak’ta Türkiye de dahil olacak.

Türkiye’de yılda 30 milyon ton tehlikeli madde taşınıyor. Bu taşımalar 20 bine yakın tanker kamyon ve tanker treyler tarafından yapılıyor. Tehlikeli madde nakliyesinin yüzde 60’lık bölümünü akaryakıt ve LPG taşımaları oluşturuyor. Geri kalan kısım da likit (sıvı) ve toz kimyevi madde, zehirli ve radyoaktif maddeler, patlayıcı gibi ürünlerden meydana geliyor.

tehkikeli madde tasimaciligi

Tehlikeli madde taşımacılığı sektörünün toplam cirosu konusunda net bir rakam yok. Ancak yıllık 30 milyon tonluk taşımadan bahsedilmesi, sektörün büyüklüğü hakkında bir fikir veriyor. Bu ürünlerin taşınması kadar depolanıp ambalajlanması da ayrıca bir ekonomi yaratıyor.

Uzmanlar, getirilecek olan ADR standartlarıyla sektörün daha sağlıklı büyüyeceğini belirtiyor. Türkiye’nin enerji ihtiyacının sürekli artması paralelinde, kimyasal madde üretimi ve ihracatının da artmasıyla beraber sektörde 2014 yılından itibaren yeni gelişmelerin olacağı belirtilirken, özellikle treyler sektörünün bu gelişmelerden olumlu etkilenmesi bekleniyor.

İHTİSAS ŞİRKETLERİ ÖNE ÇIKACAK

EPDK/Petder verilerine göre Türkiye’de geçtiğimiz yıl 20 milyon ton akaryakıt ve LPG tüketildi. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin 2012 yılı verilerine göre, bu rakam, Türkiye’deki tehlikeli madde taşımacılığının sadece yüzde 60’ına denk geliyor. Buna ek olarak kimyevi maddeler, asitler, bazlar, boyalar, oksijen, asetilen, karpit gibi gazlar ve patlayıcı maddelerle birlikte geçen yıl yaklaşık 33 milyon ton tehlikeli madde taşındı.

Bütün bu tehlikeli maddelerin yüzde 90’ı karayolu ile taşmıyor. Treyler Sanayicileri Demeği (TREDER) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Saltık, tehlikeli madde taşımacılığı için 2012 yılında 1 milyondan fazla sefer yapıldığını ve bu taşımaların 20 bine yakın tanker kamyon ve tanker treyler tarafından gerçekleştirildiğini belirtiyor. Saltık, “Yanıcı, yakıcı ve tehlikeli atıklar gibi tehlikeli maddelerin uluslararası taşımasını yapan sektörde ADR ile sıfır ölümlü kaza ve sıfır çevre kirliliği hedefliyoruz. Türkiye’de ADR konusunda ihtisaslaşmış 20’nin üzerinde nakliye firması var. Ancak söz konusu firmalar pazardaki toplam taşımaların çok az bir bölümünü gerçekleştiriyor” diyor. Kaan Saltık, bugüne kadar uluslararası standartlarda işini yapan ve altyapısını oluşturan bu şirketlerin 2014’te öne çıkacağını dile getiriyor.



GÜVENLİ TAŞIMA ŞART

Sektörün tanımını herhalde en doğru şekilde İsmet Yılmaz Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Numan Kahraman yapıyor. “Tehlikeli kimyasal maddeleri kafes içerisindeki aslana benzetiyorum. Siz aslanı kafes içerisinde tuttuğunuz sürece güvendesiniz. Ama parmağınızı tel örgüden içeri uzatırsanız parmağınızı kopanr. Kimyasal madde de aynen böyle. Uygun ekipman, uygun çalışma şartları ve eğitimli sürücülerle ilerlerseniz potansiyel tehlikeniz her zaman vardır ancak zarar veremez” diyen Kahraman, yapılacak yeni düzenlemelerle bu konuda daha da geniş önlemlerin alınmış olacağına vurgu yapıyor.

Kahraman, 43 yıldır yurtiçi ve uluslararası alanda dökme kimyasal madde taşımacılığı ve lojistiği alanında hizmet verdiklerini söylüyor. 15 yıldır ADR belgeli araçlarla hizmet verdiklerini ve gelecek yıl da 25 ADR belgeli aracı filolarına katacaklarını dile getiriyor. “Tehlikeli kimyasal maddeleri ülkemizden yükleyip Avrupa ülkelerine en fazla taşıyan ve Avrupa’dan yükleyerek de aynı araç ile Ortadoğu ve Türk Cumhuriyetleri’ne taşıyabilen tek Türk şirketiyiz” diyen Kahraman, yeni mevzuatla birlikte bu alandaki liderliklerini pekiştireceklerini iddia ediyor.

ARAÇLAR DA DENETLENECEK

Yeni mevzuatın ilgilendirdiği önemli bir konu ADR’ye uygun olarak üretilecek araç ve üstyapıların çok yönlü tasanm, üretimin uygunluğu ve kontrolü denetimlerinden geçecek olması. ADR yönetmeliğinin belgelendirme ve denetim anlamında tüm yönleriyle (araç, ambalajlama, dolum, operatörler vs.) uygulanması karayollarında can ve mal güvenliğini garanti altına alacak.

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Müdürü Bahadır Özbayır, ADR yönetmeliğine uygun araç üretme çalışmalarını, bu konudaki ilk yönetmeliğin yayımlandığı 2007 yılından çok önce 2002’de tamamladıklarını söylüyor. Özbayır, “Son olarak 2010 yılı başında üretimine başladığımız Axor 3229 C ADR’li aracımız, tankerciler için özel olarak tasarlandı ve sektörün güncel ihtiyaçlarına tam olarak cevap verdiği için tehlikeli madde taşımacılığında en çok tercih edilen araç konumuna geldi” diyor.

Uzmanlar, kimya sektörünün 2023 için 50 milyar dolarlık ihracat hedeflediğine dikkat çekiyor. Bu, tehlikeli madde taşımacılığı sektörünün önümüzdeki dönemde 3 kat büyümesi anlamına geliyor.

Bu büyümenin yanında yeni standartların gelecek olmasının da istihdamı arttırması bekleniyor. Shell&Turcas Petrol Karayolu Nakliye Kontrat Müdürü Hüseyin Doğanay, sektörde çalışanların belli eğitimlere ve sürücülerin belli sertifikasyonlara sahip olması gerekeceğini anlatıyor. “Ülke çapında bu eğitimleri ve sertifikasyonları sağlayabilecek eğitim kurumlan kurulacak. Ayrıca her firmanın “tehlikeli madde güvenlik danışmam’ istihdam etmesi veya bu hizmeti dışarıdan alması gerekecek” diyen Doğanay, bu durumun da ülke çapında yeni istihdam sahası doğuracağını söylüyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir