Kapat !
Pazartesi , Eylül 25 2017
Anasayfa / Haberler / TANAP ve Türk Akımı projeleri

TANAP ve Türk Akımı projeleri



Türkiye artık enerjide tüketici rolünden sıyrılıp taşımacılık ve depolamada öne çıkmayı hedefliyor. Bu noktada üretici ülkeler ile Avrupa arasında olmasının getirdiği coğrafî avantajıbnı kullanmak istiyor. Bugüne kadar topraklarından geçen hatlardan beklediğini bulamayan Türkiye umudunu yeni hatlara bağlamış durumda. Burada da özellikle TANAP ve Türk Akımı projeleri öne çıkıyor.

Enerji, son yıllarda gerek yapılan önemli yatırımlar gerekse devletlerle imzalanan stratejik işbirlikleriyle Türkiye gündeminin ilk sıralarındaki yerini koruyor. Geçen hafta tüm yurtta yaşanan elektrik kesintisiyle enerjinin önemini bir kez daha anladık. Enerji arenasında şu anda özellikle tüketim ve ithalat rollerini üstlenen Türkiye, kısa ve orta vadede ise taşımacılık, üretim ve depolama alanlarında önemli bir ülke olmayı hedefliyor.

TANAP ve Türk Akımı projeleri

Türkiye’ye ulaşan ve Türkiye’den geçerek hedef ülkeye ya da pazara ulaşan bütün boaı hatları ayrı ayrı önem arz ediyor. Doğalgaz ve petrol alanında Türkiye’ye ulaşan boru hatlarına bakıldığında iki önemli farklılık göze çarpıyor. ITGI hariç diğer bütün doğalgaz boru hatlan Türkiye’nin enerji pazarını hedeflerken, petrol boru hatları ise esas olarak Türkiye’nin enerji pazarını hedeflemiyor.

Bu açıdan bakıldığında özellikle iki doğalgaz hattının Türkiye’nin iki atardaman olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu hatlardan Batı Hattı Türkiye’nin en zengin ve sanayileşmiş bölgesine gaz taşırken, Mavi Akım ise Türkiye’ye en yüksek miktardaki gazı taşıyor. Dolayısıyla Batı Hattı’nda yaşanabilecek herhangi bir kesinti durumunda Türk sanayisi olumsuz etkileneceği gibi, Mavi Akım’m bir kesintiye uğraması durumunda da Türkiye’nin neredeyse üçte biri gazsız ve elektriksiz kalabilir.

GÜVENİLİR TAŞIYICI ÜLKE

Geçtiğimiz günlerde Azeri gazım Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın (TANAP) temel atma töreni gerçekleşti. Yaklaşık 10 milyar dolar değerindeki proje ile başlangıçta yıllık 16 milyar m3 doğalgaz Avrupa’ya taşınacak. Boru hattı Türkiye’de 20 il, 67 ilçeden geçerek Yunanistan’a ulaşacak. 15 binden fazla kişiye iş imkânı sağlayacak projenin Türkiye’deki uzunluğu bin 850 km olacak.

TANAP’ın Türkiye açısından değil Azerbaycan için ‘asrın projesi’ olduğunu söyleyen enerji uzmanları, şu değerlendirmede bulunuyor: “TANAP, Türkiye’yi bir ‘yıldız’ haline getirmese de ‘güvenilir taşıyıcı ülke’ konumuna çok ciddi bir katkıda bulunacak. TANAP sayesinde ilk kez ciddi miktarda doğalgazın Avrupa pazarına taşınması başarılmış olacak.”

RUSYA ETKİSİ SÜRECEK

Kafalarda, “TANAP ile birlikte AB’nin Rusya’ya olan enerji bağımlılığı sona erecek mi” sorusu var. Bu konuda görüşüne başvurduğumuz enerji çevreleri, TANAP projesinin tam kapasite (32 bcm) ile çalışmaya başladığı varsayılsa bile, Avrupa’nın Rusya’ya olan bağımlılığım sona erdirmek bir yana azaltma imkanı bile yaratamayacağı görüşünde. Çünkü AB ülkelerinin Rus gazına da Hazar gazına da ayrı ayrı ihtiyacı bulunuyor. TA-NAP’ın taşıyacağı Azeri gazı sadece AB’nin gaz tedarik ettiği ülkelerin çeşitlendirilmesine ve kesintisiz bir kaynak sahibi olmasına katkı sağlayacak.



Ancak ileride Türkmen gazının da Hazar’dan geçecek bir boru hattı ile TANAP’a bağlanması ve Avrupa’ya ulaştırılması projesi Brüksel’in nihai hedefi olarak gündemdeki yerini koruyor. Fakat Rusya’nın bölgedeki gücü devam ettiği ve Hazar politikası değişmediği sürece Türkmen gazının TANAP’a eklenmesinden söz etmenin mümkün olmadığının altı çiziliyor.

Deloitte Enerji ve Doğal Kaynaklar Endüstri Liderimiz Uygar Yörük, TANAP’ın Avrupa Birliği’nin enerji güvenliği açısından kilit öneme sahip olduğunu düşünüyor. Türkiye üzerinden taşınacak gazın Avrupa’nın sorun yaşadığı Rus gazına alternatif olabileceğini belirten Yörük, şu değerlendirmede bulunuyor: “Bu hattın Türkiye’nin jeopolitik önemini pekiştireceği şüphesiz. Ancak bu proje ile gerçek anlamda Türkiye’nin yıldızlaşmasından bahsedebilmek için piyasamızda gerekli diğer altyapı yatırımlarının ve mevzuat düzenlemelerinin tamamlanarak gazın, gaz ile rekabet edebileceği serbest pazar altyapısının oluşturulması gerekiyor. Bu sayede oluşabilecek bir Türkiye gaz fiyatının referans olarak kabul edilecek duruma gelmesi ile ülkemizin yıldızlaşmasından bahsedilebilir.”

ENERJİ HUBI OLABİLİR

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen yılın sonunda sürpriz bir hamle yaparak, 40 milyar dolarlık Güney Akım Boru Hattı Projesi’nden vazgeçtiklerini ve bunun yerine Türkiye’ye uzanacak 63 milyar metreküplük ‘Türk Akımı’ olarak adlandın-lan yeni bir boru hatı inşa etmeyi planladıklarım açıklamıştı. Türk Akımı’nın rotasının Rusya’nın Russkaya Bölgesi’nden çıkarak Karadeniz’in altından geçtikten sonra Türkiye’nin Trakya Bölgesi’ndeki Kıyı-köy’den giriş yapması ve Lüleburgaz üzerinden İpsala’ya kadar ulaşması planlanıyor. EY Orta ve Güney Avrupa Enerji sektörü vergi hizmetleri lideri Erkan Baykuş, gerçekleşmesi durumunda Türk Akımı projesinin Türkiye’nin transit ülke olarak değerlendirildiği ve mülkiyet hakları dikkate alındığında ise boru hattı üzerinde sınırlı haklarının olacağı bir proje olma ihtimalini daha yüksek olduğunu söylüyor. Baykuş, ‘Bu olumsuzluk ihtimallerine karşılık yine de her hal ve karda Türk Akımı projesinin ülkemizin enerji hub’ olma hedefi açısından olumlu değerlendirilmesi gereken bir proje olacağı açık” diyor.

DEPO ÖNEM TAŞIYOR

Projenin en can alıcı noktasını Trakya’da Gazprom tarafından inşa edilmesi planlanan 50 bcm’lik doğal-gaz deposu oluşturuyor. Böyle bir deponun inşa edilmesi durumunda Türkiye gerçek bir ‘enerji hub’ı haline gelebilir. Ancak boru hattı ve deposunun kontrolü tek başına Rus tarafına bırakıldığı taktirde Türkiye Rusya’nın ‘yeni Ukrayna’sı’ haline gelecek ve hem taşınacak hem de depolanacak gazda söz sahibi olamayacak. O nedenle Türkiye’nin hem boru hattına, hem depolama tesisine hem de Rusya’nın büyük bir do-ğalgaz üretim sahasına da ortaklık teklif etmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Türkiye’nin kendisini bir enerji merkezi olarak konumlandırma isteğinden bahseden Frost & Sullivan Uzman Analisti Özge Özeke ise, şunları anlatıyor: “Dolayısıyla Rusya’nın Türk Akımı projesini gündeme getirmiş olması, müzakere sürecinde daha incelikli okunursa, Türkiye’ye uzun vadede detayları daha sürdürülebilir nitelik kazanmış ve kazanca dönük bir üst konum getirebilir. Bu doğrultuda ‘enerjide merkez ülke Türkiye’ vizyonuna dair uzun vadeli detayların çok iyi tespit edilip belirlenmiş olması bu projenin kemik ülkesi olan Türkiye için kritik önemde görünüyor.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir