Salı , Mayıs 23 2017
Anasayfa / Makaleler / Siyasette başarı genç liderlerle geliyor

Siyasette başarı genç liderlerle geliyor



İşlerin başına yaşlı bir yöneticinin mi yoksa genç birinin mi getirileceği, iş dünyasında patronların vermek zorunda kaldıkları kritik kararlardan biridir. Çünkü genelde yaşlılık tecrübeyle, gençlik de dinamizmle özdeşleştirilir. Bir şirketi yönetmek için ise bunların ikisi de gerekir. Bu nedenle sonunda işler genelde hem yeterince tecrübeye sahip görülen hem de gençliğin dinamizmini hala kaybetmemiş 40-50 yaş arasındaki isimlere emanet edilir.

Bazen bu sınır 50’yi de aşar ama daha da yukarılara çıktığı nadirdir.

Siyasette seçmen de aynen böyle hareket ediyor. Seçmen oy verirken yaşlılardan ziyade genç liderlere teveccüh gösteriyor. Seçimleri genelde genç liderler kazanıyor.

Yaşlılar ise nadiren partilerini zafere taşıyor.

lider

SEÇMEN GENÇLERİ SEÇİYOR

Türkiyede bugüne kadar dört tek paıti iktidarı yaşandı. Bu partilerin dördünün de lideri ilk iktidara geldiğinde nispeten genç bir yaştaydı. Adnan Menderes, 1950 yılında Demokrat Parti (DP) ile tek başına iktidara geldiğinde 51 yaşındaydı. Süleyman Demirel, 1965’te Adalet Partisi’nin (AP) başında iktidara geldiğinde sadece 41’indeydi. Turgut Özal, 1983’te Anavatan Partisi (ANAP) ile tek başına iktidara geldiğinde 56 yaşında bulunuyordu. Özal’ın yaşı bahsettiğimiz smınn biraz üzerinde ama askeri yönetim sonrası yapılan bu seçime giren üç liderin en genci olduğunu dikkate alınca şablon yerine oturuyor. Recep Tayyip Erdoğan da 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) resmi değil ama fiili lideri olarak seçimi kazandığında 48 yaşındaydı.



Tek başına iktidara gelmeyi başara-masa da, 1973’te Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) seçimden ilk sırada çıkardığında Bülent Ecevit de nisbeten genç bir yaşta ve 48’indeydi. Bu başarısı E-cevit’e koalisyon hükümetinde başbakanlık getirmişti.

Burada 7 Hazirandaki seçimden birinci çıkan AKP’nin başında bulunan Ahmet Davutoğlu’nun da en önemli rakibi olan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan 11 yaş genç ve 56 yaşında olduğunu belirtelim.

Türkiye’de seçim kazanan yaşlı liderlere ise oldukça nadir rastlanıyor. İsmet İnönü, askeri yönetim sonrası olağanüstü bir dönemde yapılan 196l’deki seçimden CHP ile birinci çıktığında 77 yaşındaydı. Bu başarı kendisine koalisyon hükümetinde başbakanlık getirdi. Ancak 81 yaşında girdiği 1965’teki genel seçimde yan yaşındaki Süleyman Demirel karşısında başanlı olamadı. 85 yaşında girdiği 1969’daki genel seçimde de aynı şey oldu.

Necmettin Erbakan, yıllarca uğraştıktan sonra 1995’te nihayet bir seçimden partisini ilk sırada çıkardığında 69 yaşma gelmişti. Fakat siyasette aşırı bölünmenin yaşandığı bir ortamda sadece yüzde 21,4’lük oyla gelen bu birincilik Er-bakan’a ancak zayıf bir koalisyonda başbakan olma şansı tanıdı. Başbakanlıkta da ancak bir yıl kalabildi.

Demirel ve Ecevit de ileri yaşlarında birer seçimden daha ilk sırada çıkmayı başardı. Ancak aldıkları oy gençliklerindeki düzeye ulaşamadı.

DÜNYADA DURUM

Dünyada demokratik ülkelerde de genelde Türki-ye’dekine benzer bir durum var. ABD Başkanı Barack Obama, bu makama seçildiğinde 47 yaşındaydı. İngiltere Başbakanı David Cameron, 44 yaşında bu göreve geldi. Almanya Şanşöl-yesi Angela Merkel, ilk seçimini kazandığında 51 yaşında bulunuyordu.

Bütün bunlar özellikle bir kesimin sözcülüğüne değil de iktidara gelmeye odaklanan partilerdeki 60 yaş üstü liderlerin, artık geri plana çekilip gençlere şans vermeleri gerektiğini düşündürüyor. Şu anda partiler koalisyon meselesiyle epey meşgul. Bu konu sona erip de gelecek seçimin hazırlıkları başladığında, parti yönetimlerinin bu yaş meselesini de dikkate almalarında fayda var.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir