Haberler

Sigorta sektörü oldukça hareketli bir yıl geçirdi

Sigorta primlerine zam geliyor

2020’YE damga vuran pandemi ile sigortanın önemi bir kez daha hatırlandı. Hem sosyal hayatımıza hem de ekonomilere ağır hasar veren pandemi sürecinde artan risklerden korunmak için çoğumuz sigorta şirketlerine koştuk. Bu süreçte en çok rağbet gören sigortalardan biri “tamamlayıcı sağlık sigortası” oldu. Bunda en büyük etken pandeminin daha ilk günlerinde sigorta şirketlerinin poliçelere pandemiye bağlı tedavileri de dahil etmeleri oldu. Covit-19’a yakalanan gerek özel sağlık sigortası gerekse tamamlayıcı sağlık sigortası poliçesine sahip kişiler bu sayede özel hastanelerde tedavi görebildi.

ÖNCE RİSKLER ARTTI

Pandemi ile tüm dünyada yeni bir ekonomik süreç başladı. Üretim ve talepte azalma, organizasyon iptalleri, şirketlerin çalışanlarını evden çalışmaya yöneltmesi, birçok şirketin kapısına kilit vurması yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Özetle, yeni dönemde gerek bireylerin, gerekse firmaların riskleri önemli oranda arttı. Özellikle evden çalışma döneminde tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de siber saldırı riskleri yükseldi. Hatta ülkemiz bu alanda en çok saldırı alan ülkeler arasında dokuzuncu sıradan dördüncü sıraya tırmandı. Günlük siber saldırı sayısı 300 binleri aştı. Bu yüzden yıllardır az sayıda şirketin talep ettiği siber saldırı sigortalarına ilgi arttı. Yine şirketler bazında kâr kaybı sigortası, yönetici sorumluluk sigortası, ticari alacak sigortası, finansal suç sigortaları gibi genel sorumluluk sigortaları ve karşı tarafa güvence sağlayan kefalet sigortalarına olan taleplerde de artışlar oldu.


Bütün bu nedenlerle sigorta sektörü oldukça hareketli bir yıl geçirdi. Sigorta sektörünün önde gelen isimleri, pandeminin 2021’e de damga vuracağı görüşündeler. Buna göre başta sağlık, BES, hayat ve işsizlik sigortaları olmak üzere siber risk, ticari alacak, kar kaybı, yönetici sorumluluk, yangın, konut gibi hasar sigortalarına da talebin yine yüksek olacağı belirtiliyor.

ARTIŞ PRİMLERE DE YANSIDI

Artan risk sigorta primlerine yansımaya başladı. Türkiye’de bu durumdan nasibini alıyor, özellikle yurtdışından temin edilen sorumluluk ve finansal sigortalarda bu yıl prim artışlarının yüksek olması bekleniyor. Yükselen enflasyon ve döviz kurlarının da etkisiyle ortalamada, bireylerin ve firmaların risklerine göre sigorta primlerinde yüzde 20-35 arasında artış yaşanması bekleniyor. Poliçelerimizi yenileyeceğimiz bir yıla girerken, biz de sizler için sigorta sektör temsilcilerine branşlara göre sigorta primlerindeki artış oranlarını sorduk. 2021’de hem siz hem firmanız için olmazsa olmaz sigorta ürünlerini mercek altına aldık…

ALLİANZ TÜRKİYE

“PRİMLER ENFLASYON KADAR ARTAR”

Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan Türkiye’de sigorta sektörünün Covid-19’u teminat kapsamına almasının ardından toplumda sağlık sigortalarına yönelik farkındalığın ve ilginin arttığını söylüyor. Allianz Türkiye olarak bundan sonra ortaya çıkacak tüm salgın hastalıklara yönelik oluşacak masrafları poliçe kapsamına dahil etme kararı aldıklarını söyleyen Gürkan, pandemi sürecinde sektörde yaşanan gelişmeleri şöyle özetliyor:

“Bu dönemde özellikle tamamlayıcı sağlıkta yüzde 30’un üzerinde büyüme yakalandı. Allianz Türkiye özelinde de, tamamlayıcı sağlık sigortası ağırlıklı olarak bu yönelimi görüyoruz. Yine pandemi sürecinde konut sigortalarının yanı sıra hayat ve işsizlik sigortalarına olan talepte de artış beklentimiz var. Bireyler ve şirketler için siber risk sigortaları önem kazanacak kanaatindeyiz. İş dünyasında alacak ya da kar kaybı gibi sigorta ürünleriyle sorumluluk sigortalarına talebin artmasını bekliyoruz.”

Tüm dünyada uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaştığını ve buna bağlı olarak özellikle veri güvenliği ve iş sürekliliği sorunlarının öne çıkmaya başladığını hatırlatan Gürkan, bu nedenle siber sigortaların öneminin her geçen gün artacağı görüşünde. Türkiye’de net istatistik olmamakla birlikte, global pazarda siber risk sigortalarına ilişkin yüksek artış beklentisi bulunduğunu da ifade eden Gürkan, “Dünyada 2021-2025 arasında siber risk sigortaları için 7.8 milyar dolardan 20.4 milyar dolara çıkacak bir pazar hacmi öngörülüyor” diyor.

Sağlık sigortaları özelinde ise 2021’de her sene olduğu gibi medi-kal enflasyondan kaynaklanan fiyat artışının yapılacağını ifade eden Gürkan, buna karşın sağlık sigortalarında koronavirüs salgınından kaynaklı ekstra bir fiyat artışı öngörmediklerini söylüyor. Gürkan Al-lianz Türkiye’nin sağlık sigortası uygulamaları hakkında ise şunları söylüyor:

“Klinik bulgu varsa, koronavirüs testinin sonucu pozitif ya da negatif olsun PCR testini karşılıyoruz. Ama örneğin ‘ailemde koronavirüs testi pozitif çıktı, ben de yaptırmak istiyorum’ deniyorsa, bunu karşılamıyoruz. Klinik bulgu olmadan karşılamıyoruz, çünkü milyonlarca sigortalı var ve bu altından kalkılabilecek bir yük olmaktan çıkar. Koronavirüs aşısına ilişkinse şunu söyleyebilirim: Sağlık poliçelerinde aşının bir kısmı teminat altında; özellikle dokuz yaşma kadar tüm aşıları karşılıyoruz. Yetişkinler için de belli başlı aşılar /*| teminat altında, ayakta tedavi adı altında ödeniyor. Koronavirüs aşısı henüz çok yeni bir konu; üretim planları, fiyatlamaları henüz çok net değil. Sağlık Bakanlığı aşının ücretsiz olacağını açıkladı. Biz bu süreci takip edeceğiz, sigortalılarımız açısından herhangi bir ihtiyaç olursa bunu da değerlendireceğiz.”

Gürkan, 2021 prim artışlarına ilişkinse, “Pandemi sürecinde döviz kurlarındaki artışların etkisiyle yükselen yedek parça maliyetleri ve son dönemde yükselen enflasyon özellikle oto hasar maliyetlerini önemli ölçüde etkiledi ve etkilemeye devam edecek gibi görünüyor. Kuşkusuz artan hasar maliyetleri poliçe primlerini etkileyecektir. Ancak genel olarak baktığımızda bireysel tarafta önemli fiyat artışları beklemiyoruz. Tabii ki pandemi etkisi ile faaliyetlerdeki yavaşlamayı da müşterilerimize fiyat indirimi şeklinde sunacağız” değerlendirmesini yapıyor.

DOĞAN SİGORTA

“SİBER RİSK ÖNE ÇIKTI”

Doğan Sigorta Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Selcen Gür, Türkiye’deki sigorta şirketlerinin Covid-19’u sağlık sigortası kapsamına almasının ardından hem şirketlerin çalışanları için yaptırdığı grup sağlık sigortaları, hem de bireysel sağlık sigortalarına olan talepte ciddi artışlar yaşandığını söylüyor. Yine bu süreçte işlerine ara vermek zorunda kalan firmaların yangın sigortasına, bireylerin ise konut sigortalarına taleplerinde artışlar gördüklerini ifade eden Gür, “Pandemi döneminde hem dünya genelinde hem de Türkiye’de siber saldırılarda ciddi artışlar görüldü. Bazı firma çalışanlarının evden çalışmaya başlaması ile siber saldırı sayısında artışlar yaşandı ve düşük koruma duvarları yüzünden siber saldırılardan etkilenmeler arttı. Bu sebeple KOBİ’ler dahil birçok şirket siber saldırılara karşı şirketleri koruyan sigortaları talep etmeye başladı. Tabana daha çok yayılmaya başladığını gördük” diyor. Gür, pandemi döneminde global dev sigorta firmalarının büyük zararlar yazdığına işaret ediyor. Bu nedenle yurtdışından temin ettikleri birçok sigorta branşında ciddi prim artışları yaşadıklarını ifade eden Gür, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu artış oranlarını da en fazla sorumluluk ve finansal sigortalarda görüyoruz. Ayrıca, Türkiye’de özellikle deprem riskinin çok aktif ve gündemde olması, reasürörleri bu konuda tedbirli olmaya itiyor. Sigorta şirketleri ve re-asürörler fiyat artışlarını sigortalılara çok hızlı yansıtmadıkları gibi, iniş trendi de çok hızlı yaşanmıyor. Bu sebeple, 2021’de de özellikle yurtdışından temin edilen sigorta ürünlerinde artış bekliyoruz. Özellikle yönetici sorumluluk sigortası ve finansal suç sigortalarının primlerinde ciddi artışlar görülüyor. Ayrıca, organizasyon iptal sigortalarının primlerinde de ciddi artışlar yaşanıyor. Gerçekleşen zararlar ve alman tazminatlar, sigorta almamış olan işletmeleri de teminat almaya yöneltiyor. Bunların yanı sıra global anlamda kurumsal sigortalarda genel sorumluluk branşları (üçüncü şahıs sorumluluk, işveren sorumluluk, ürün sorumluluk gibi) ve mülk sigortaları branşlarında (yangın ve nakliyat gibi) ortalama yüzde 20 bandında artışlar var.”

ANADOLU SİGORTA

“ALACAK SİGORTASI ÖNEMLİ”

Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Şencan’a göre pandemi döneminde bireylerde sağlık sigortalarına yönelik bilinç artarken, ticari işletmelerde de ticari alacak sigortası önem kazandı, özellikle devlet destekli ticari alacak sigortası ile KOBİ’lerin, vadeli alacaklarını, vadesinde tahsil edilmeme riskine karşı güvence altına aldığını hatırlatan Şencan, “Sigorta kapsamında, sorunlu alacaklarla ilgili hukuki takip işlemleri de işletme adına sigorta şirketlerince yürütülüyor. Salgın döneminden olumsuz etkilenen işletmelerin ticari alacak sigortası ihtiyacı yakın gelecekte daha da artıracak” diyor. Ayrıca uluslararası piyasalarda siber güvenlik sigortasına yönelik ilginin arttığına işaret eden Şencan, ilerleyen dönemlerde şirketlerle teknolojiyi kullanan tüketiciler için de siber güvenlik sigortasının çözümün bir parçası olacağı görüşünde. Pandemi ile birlikte uzaktan eğitim, evden çalışma, internet bankacılığı ve e-alışveriş gibi uygulamalar sonucunda Online geçirilen süreler ve paylaşılan bilgilerin arttığına dikkat çeken Şencan, siber güvenlik sigortasına ilişkin şu bilgiyi veriyor:



“Bu dönemde ekonomik gerilemeden ve insanların endişesinden yararlanan siber suçlular, saldırılarında Covid-19 ile ilgili içerikler kullanarak sosyal mühendislik taktikleri geliştiriyorlar. Artan siber saldırılar sonucunda siber sigortalara gösterilen ilgide de artış gözlemliyoruz. Siber saldırganlara karşı, gereken tedbirleri almak hem bireyler hem de ticari işletme ve KOBÎ’ler için oldukça önemli. Bireysel siber güvenlik sigortası ile sigortalılarımızın dijital dünyadaki verileri için 7/24 tehdit taraması yapıyoruz. Ticari Siber Güvenlik Paket Sigortası ürünümüzle işletmelere çok uygun primlerle güvence sağlıyoruz.”

Döviz kurlarında ve enflasyondaki ani değişikliklerin sigorta sektörünün maliyetlerini belirlediğini de hatırlatan Şencan branşlar bazında fiyat değişimlerine ilişkinse, “örneğin kasko, trafik gibi oto sigortalan ürünlerinin fiyatlarında, temel unsur araç bedeli alınarak hesaplanıyor. Araç bedellerinin döviz kurlarına bağlı artışına paralel oranlarda prim artışı gerçekleşiyor. Kasko ürünleri için ek olarak, döviz kurundaki artışların yedek parça maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisi, prim seviyelerinde yükselişe neden oluyor. Sağlık sigortalarında ise salgın sürecinde daha az kullanım gördük. Bu nedenle tazminat/prim oranlarında düşüş görülse de sağlık sigortası primlerinde medikal enflasyona bağlı olarak artış gözlemlenebilir” değerlendirmesini yapıyor.

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK

“HAYAT SİGORTASINA TALEP YÜKSEK”

Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Yılmaz Ertürk, pandemi döneminde artan ekonomik kaygılar nedeniyle yaşam, yaşam kaybı, tam ve kalıcı sakatlık gibi farklı teminatlar sağlayan, üstelik vergi avantajı da sunan birikimli hayat sigortalarına talebin arttığını söylüyor. Yine bu dönemde ebeveynlerin çocuklarının geleceği için yatırım yapma isteklerinin arttığını ifade eden Ertürk, bu branştaki prim üretimin de geçen yıla göre yüzde 60’ın üzerinde büyüdüğünü belirtiyor. Ekim 2020 verilerine göre hayat sigortası branşında bir önceki yıla göre yüzde 41 büyüme ile toplam 12.2 milyar TL prim üretimi gerçekleştiğini açıklayan Ertürk sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu gelişimde kredi talebindeki artışa bağlı olarak kredi hayat sigortalarındaki büyüme etkili oldu. Kredi bağlantılı hayat/işsizlik sigortası prim üretimi yüzde 46 oranında büyüdü. Şirketimiz özelinde de kredi hayat ile birikimli hayat sigortası ürünlerine yönelik talep arttı. Pandemide tasarruf farkındalığı en üst düzeye çıktı. 18 Aralık verilerine göre, otomatik katılım dahil bireysel emeklilik sistemindeki fon büyüklüğü 171 milyar TL’ye ulaştı, katılımcı sayısı da 13.5 milyonu aştı. Fon büyüklüğü yüzde 34 katılımcı sayısı yüzde 5.3 büyüdü.” Ertürk şirket faaliyet alanı olan hayat sigortası branşı özelinde, 2021’de salgın kaynaklı prim artışı yaşanmayacağı tahmininde bulundu. Pandemi nedeniyle hayat sigortası tazminat taleplerinde artışlar yaşandığına dikkat çeken Ertürk, “Ancak bu durumun şimdilik mevcut prim seviyelerinin yukarı yönlü revize edilmesi yönünde bir etki yaratmayacağı öngörülüyor” dedi.

Sağlıkta prim artışı yüzde 35’lere ulaşacak

Pandemi ile birlikte tartışmasız başta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) olmak üzere Özel Sağlık Sigortası’na (ÖSS] olan talepte de ciddi artışlar yaşandı. Özellikle sigorta şirketlerinin Covid-19 pandemisini de sigorta kapsamına alması ve hastalığa yakalananların tedavi masraflarını üstlenmesi hem TSS hem ÖSS’ye olan talebi artırdı. Ancak bu sigortaları yaptıranları 2021’de kötü bir sürpriz bekliyor. Sigorta şirketleri her yıl prim artış oranlarını bir önceki yılın sağlık enflasyonuna göre belirliyor. Yani 2020 sağlık enflasyonu sizin bu yıl yenilenecek olan sağlık sigorta prim artışınızı belirliyor. Son açıklanan enflasyon verilerine göreyse 2020 sağlık enflasyonu yüzde 18 düzeyinde. Yani hizmet aldığınız özel hastanelerin yıl içindeki ortalama fiyat artışları yüzde 18’ler seviyesinde olmuş. İşte bu veri sigorta şirketlerinin de bu yılki prim artışlarına referans oluyor. Ancak prim belirlemede tek kriter bu değil. Sizin yıl boyunca sigorta poliçenizi ne kadar kullandığınız da fiyatta etkili oluyor. Bu nedenle sigorta sektöründeki yetkililere göre bu yıl sağlık sigortalarındaki en düşük fiyat artışı yüzde 15’lerde olurken, bu oran sizin kullanma oranınıza göre yüzde 30-35’lere kadar yükselebilecek. Başka bir ifadeyle sağlık sigortasını çok kullananların artışı yüzde 35’lere kadar çıkarken, hiç kullanmayanlar veya çok az sayıda sigortalının yüzde 15’lerde kalacak.

Murat ÇİFTÇİ / IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su
“Siber saldırı sigortasına talep iki kat arttı”

Pandemi sürecinde örneğin araç sigortaları, ertelenen bazı üst yapı projeleri dolayısıyla inşaat sigortalan, ticaret hacmindeki daralma nedeniyle nakliyat ve emtia sigortaları ve seyahat sağlık sigortalarında düşüşler yaşandı. Talep artışı görülen ürün ve branşlar ise bireysel tarafta en başta tamamlayıcı sağlık ve hayat sigortaları oldu. Kurumsal tarafta ise artan siber risklere karşı siber koruma sigortaları, piyasa şartlarının zorlaşması dolayısıyla devlet destekli ticari alacak sigortası ve karşı tarafa güvence sağlayan kefalet sigortalarına talebin arttığı görülüyor.

Bu dönemde bir başka dikkat çeken konu ise siber riskler. Türkiye en çok siber saldırıya uğrayan ülkeler arasında dokuzuncu sıradan pandemi sonrası dördüncü sıraya ilerledi. Ülkemizde günde ortalama 300 bin siber saldırı gerçekleşiyor ve bu sayı her geçen gün yükseliyor. Bu yüzden sigortalanan müşteri sayısı iki katına çıkarken, prim artışlarının halen makul seviyelerde olduğunu ve pandemi ile birlikte yüzde 10-25 civarında prim artışı yaşandığını söyleyebiliriz.

Yine bu dönemde yönetici sorumluluk sigortaları ve havacılık sigortalarında prim artışları yüzde 25 ve üzerinde gerçekleşti. Aynı şekilde deniz taşıtları, enerji/ inşaat mühendislik, mesleki mesuliyet, organizasyon iptal/ erteleme, yönetici sorumluluk ve ticari alacak gibi birçok branşta prim artışları dikkat çekiyor. Ancak ABD, İngiltere ve Avrupa ülkelerinde neredeyse tüm branşlarda önemli fiyat artışları olmasına rağmen Türkiye’de halen birçok sigorta branşında fiyatların oldukça makul seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz. Sigorta şirketleri ile reasürörler arasında yapılan ve risk devir esaslarını belirleyen anlaşma yenilemeleri ile 2021’de bazı branşlarda hem risk seçimi, hem de fiyatlama konusunda yerel pazarın biraz daha seçici olması beklenebilir. Bazı branşlarda yüzde 5 seviyelerinde maliyet artışı beklendiği görüşü hakim olmakla birlikte Türkiye’deki olası sigorta fiyatı artışlarının yurtdışı pazarlara göre daha sınırlı kalacağı görülmekte.

ESİN ÇETİNEL



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu