Pazartesi , Kasım 20 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Risklerde alınabilecek cazip 18 hisse

Risklerde alınabilecek cazip 18 hisse



Fed’in bilanço küçültme ve olası faiz artırımı, gelişmekte olan piyasalardan fon çıkışlarına yol açabilir. Mevcut risklere rağmen düşüşler yeni pozisyonlar için fırsat da yaratıyor, uzmanlar, gelecek dönem için savunma, enerji, demir çelik hisselerini öneriyor.

YILBAŞINA kadar Borsa İstanbul tarafında olası fiyatlamalarda özellikle ABD ile yaşanan vize krizi ve Avrupa Birliği ile devam eden müzakerelerdeki sıkıntılı süreç piyasanın önündeki riskler olarak görülüyor. Öte yandan bu yılın başında gündeme gelen teşvik, kredi garanti fonu ve ÖTV indirimi gibi uygulamaların yılın son çeyreğinde ekonomiye pozitif etkilerinin giderek azalması bekleniyor. Ayrıca yurtiçinde yüksek faiz ile birlikte Fed’in bilanço küçültme ve olası faiz artırması hamlesi ile gelişmekte olan ülkelerde yaşanabilecek fon çıkışının Borsa İstanbul’a olumsuz yansımasından da endişe ediliyor. Uzmanlar, endeks için yılsonuna kadar minimum 95, maksimum ise 110 bin seviyelerini öngörüyor. Mevcut risklere ve dalgalanmalara rağmen düşüşler yeni pozisyonlar için fırsat da yaratıyor. Uzmanlar, bu kapsamda metal eşya, makine gereç yapım, metal ana sanayi, savunma, enerji ve demir çelik gibi sektörlere talep geleceğini ifade ederek 18 hisseye dikkat çekiyor.

Kriz dönemlerinde hisse seçerken nelere dikkat etmeli?

  • Yatırımcılar temkinli olmalı.
  • Global anlamda kriz yaşanması halinde risk tarafında değişiklik gerçekleşene kadar piyasaları uzaktan izleyerek teknik olarak dip seviyelerin oluşması beklenmeli.
  • Gerektiğinde kısa vadeli zararlarını realize etmeli.
  • Geri çekilmelerde beklentisi olan senetler tercih edilmeli.
  • Defansif hisse senetleri takip edilmeli.
  • Bu dönemde yatırımcılar faiz ve döviz kurundaki gelişmelere göre yatırımlarını değerlendirmeli.
  • Şirket tarafında yatırımcılar daha seçici bazda (mali yapısı güçlü, hikayesi olan senetlere) yatırım yapmalı.

“DÜŞÜŞ TRENDİ DEVAM EDEBİLİR”

Yılsonu için global piyasalardaki pozitif seyrin devamı ile zaman zaman düzeltmeler yaşansa da rallinin devam edeceğini düşünen Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler yurtiçi piyasalar müdürü Barış Ürkün, endeks tarafında ise bu yıl içinde mevcut risklere rağmen maksimum 110 bin seviyesinin test edilebileceğini, negatif etkinin yurtiçi piyasalarda devam etmesi durumunda ise minimum 95 binlerin görülebileceği söylüyor. Özellikle 105 bin seviyesinin trendin yönünü tayin edebilmek adına önemli olduğunu bu seviyenin üzerinde kapanışlar görülmeye devam ettiği sürecede yukarı yönlü haraket eğilimi beklediğini ifade ediyor.

“YABANCI ÇIKIŞI SINIRLI KALDI”

ABD ile yaşanan vize krizi öncesinde oluşan jeopolitik ve siyasi riskler ile gerileyen borsada yabancı çıkışının sınırlı kaldığını hatırlatan Ürkün, “Yılbaşından bu yana devlet iç borçlanma senetlerine ve bor-saya yurtdışı yerleşiklerin talebi devam ediyor. Diğer taraftan geçtiğimiz hafta içerisinde özellikle 100 bin seviyesi altına gerileyen borsada yabancıların kriz ile etkileşen hisse senetlerinde satışların geldiğini görüyoruz. Yabancı oranının hala yüzde 65 seviyelerinde seyretmesine rağmen, mevcut konjonktürün değişmemesi durumunda önümüzdeki süreçte hisse senedi piyasasında yeniden satışlar görülebilir” diyor.

İçinde bulunduğumuz konjonktürde Borsa İstanbul’da öncelikle savunma sanayine yönelik metal eşya ve makine gereç yapım ile perakende sektörlerinde karlılıkları yüksek şirketlerinin ön plana çıkabileceğini dile getiren Ürkün, bu kapsamda düşüşlerde Aselsan, Ereğli, BtM, Migros, Enka İnşaat, Tekfen Holding, Zorlu Enerji, Doğan Holding, Brisa ve Coca-Cola İçecek hisselerine “AL” veriyor.

“DALGALI SEYİR DEVAM EDER”

Piyasanın önündeki belli başlı riskler ekonomik, politik ve jeopolitik olarak sıralanabilir diyen Meksa Araştırma Müdür Yardımcısı Barkın Yalçın, önümüzdeki iki hafta toplam yedi tane tahvil ihalesi ve 12.7 milyarlık iç borç ödemesinin faizler üzerinde baskı yaratacağını düşünüyor.

TCMB’nin 26 Ekim’de faiz kararını açıklayacağını da hatırlatan Yalçın şöyle devam ediyor: “Fed’in aralık ayında faizleri artıracağı beklentisi ve iki yıllık ABD tahvil faizlerinin son dokuz yılın en yüksek seviyelerine yükselmesi bizde de döviz tarafında yukarı yönlü risk oluşturuyor. Politik olarak (seçimler 2019 yılında olacağı için) piyasalar açısından şu anda bir risk görülmüyor.

Jeopolitik riskler ise, Irak ve Suriye’de yaşanan olaylar, Kuzey Irak referandumu ve son olarak ABD ile Türkiye arasındaki vize krizi olarak sıralanabilir. Bütün bunların süresi ve şiddetine bağlı olarak Türkiye ekonomisini nasıl etkileyeceği önümüzdeki dönemde daha net belli olacaktır.”

Önümüzdeki dönemde, piyasada görülen yatay dalgalı seyrin devam edeceğini düşünen Yalçın, buna bağlı olarak endeksin 101 bin 108 bin arasında dengelenmeye çalışacağını söylüyor.

“98 BİNİN ALTINA DİKKAT”



Borsada düşüş trendinin başladığını düşünmeyen Yalçın, bu kapsamda bazı hisselerde satış, bazı hisselerde ise alış olacağını öngörüyor. Ancak teknik olarak bakıldığında borsada geçen sene kasım ayından beri yükseliş trendinin yüzde 33 düzelmesinin 98 bin seviyelerine denk geldiğini hatırlatarak, “Bu seviyelerin altına sarkarsa düşüş trendinde olduğumuzu söyleyebilirim” diyor. Yabancıların nette alım ve satımının borsanm yönünü belirlemede önemli bir kıstas olduğunu ifade eden Yalçın şu yorumu yapıyor: “Borsa İstanbul tarafında her ayın başında açıklanan verilere bakacak olursak bunu açık bir şekilde görebiliriz. Örneğin, eylül ayında yabancılar nette 321 milyon dolarlık satım yaptı ve BIST-100 endeksi yüzde 6.5 değer kaybetti. Ekim başından bugüne ise borsa yatay dalgalı seyrettiğinden yabancıların bazı hisselerde satış, bazı hisselerde de alım yaptığı çıkarımı yapılabilir.” Önümüzdeki dönemde hisse senedi piyasasında savunma, enerji ve demir çelik gibi sektörlere talep geleceğini düşünen Yalçın, ayrıca ihracat pazarlarındaki toparlanmanın ihracat potansiyeli olan firmaları ön plana çıkaracağını belirtiyor. Yalçın, bu kapsamda düşüşlerde Çelebi Hava Servisi, Ereğli, Ford Otosan, Petkim, Soda Sanayii, Turkcell, Tofaş Oto, Trakya Cam ve Tüpraş hisselerine “AL” veriyor.

Aselsan: 31 Ekim 2017 tarihinde üçüncü çeyrek finansaliarını açıklaması bekleniyor. İlk altı aylık dönemde gerçekleştirdiği temettü ödemesi ile birlikte yurtiçi ve yurtdışında yeni iş ilişkilerinin kurulmasıyla yeni projelerde yer aldığı görülüyor.

Ayrıca yüzde 51’i Aselsan’a ait olmak üzere Yital Mikroelektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirket kurduğu ve 4 Ekim 2017 tarihinde tescil edildiği KAP’ta açıklandı.

OVP programında savunma sanayi için yeni bir kaynak artışının öngörülmesi ve yeni Mali Plana göre, Milli Savunma Bakanlığı ödeneğinin 41.3 milyar TL’ye yükseltildiği yönündeki haber akışlarının savunma sanayi sektörü hisselerinde orta ve uzun vadede olumlu yansımalar yaratacağını düşünüyoruz.

Yılbaşından itibaren endeksin üzerinde performans sergileyen şirketin, sektördeki öncü konumu, güçlü finansallarının ötesinde proje bazlı çalışmalarını hızlandıracağını düşünüyoruz. Şirket hisse senetlerinde yılsonuna kadar yüzde 14 yükseliş potansiyeli ile 31.30 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Ereğli; Altı aylık güçlü bilanço verileri sonrasında üçüncü çeyrekte satışlarda sınırlı da olsa mevsimsellikten kaynaklı azalış gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. 18 Ekim tarihinde çeyreklik bilanço açıklaması beklenen şirketin yılsonu performansını etkileyecek risk faktörlerinin başında, özellikle hammadde fiyatlamalarında yaşanabilecek artışların kar marjında yaratacağı negatif etkiler geliyor. Buna karşılık şirketin yılı ödenmiş sermayesine yakın bir net kar ile tamamlayacağı beklentimizi koruyoruz.

8 Ağustos tarihinde yönetim kurulu kararı ile yüksek katma değerli çeliklerin üretimine yönelik ısıl işlem tesisi için çalışmalara başlama kararı alınırken, yapılan yatırımların iki yıl içerisinde hayata geçirilmesinin planlandığı açıklandı. Sektöründe önemli bir pazar payına sahip olan şirketin, ham çelikte kapasite kullanım oranı yüzde 97 ile dünya ortalamasının üzerinde. Yüksek temettü verimliliği, güçlü finansalları ve geniş ürün yelpazesi göz önüne alındığında şirket hisse senetlerinde yüzde 16 yükseliş potansiyeli ile 9.90 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

BİM: Yılın ilk yarısında açıkladığı olumlu finansalları sonrasında, yılsonu beklentileri kapsamında satış hedefini yüzde 15-18 aralığından yüzde 20-23 aralığına revize etti. Perakende sektöründe düşük maliyet ile ülke geneline yayılmış mağaza ağı ile faaliyetlerine devam eden şirketin, satışlarında yaşanan yükseliş, operasyonel karlılık, yatırımların devamı, yurtdışı operasyonların ciroya olan katkısı ve marjlarda yaşanan iyileşme olumlu görüntünün devamı için pay senedini desteklemeye devam ediyor. Üçüncü çeyrek finansaliarını açıklama tarihi olarak 6 Kasım tarihi öngörülen şirketin devam eden büyüme trendi ve temettü verimliliği şirket pay senedi açısından olumlu olarak değerlendirilebilir. Şirket hisse senetlerinde yılsonuna kadar yüzde 14 yükseliş potansiyeli ile 89.70 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Turkcell: Akıllı telefonlar ve data kullanım oranlarının artışı, djjital servislerde büyümenin şirketin operasyonlarını olumlu etkilemeye devam edeceğini ve abone başına gelirlerini artıracağını düşünüyoruz. 2017 yılı için yüzde 19 satış büyümesi ve yüzde 34 FAVÖK maıjı bekleniyor. Temettü ödeyen firma olması şirketi defansif yapıyor. Yılbaşından beri endeksin yüzde 7 üzerinde performans gösteren şirket hisselerinde yüzde 10 yükseliş potansiyeli ile 14.8 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Trakya Cam: Yurtiçi inşaat sektöründeki artan talep ve Avrupa otomotiv sanayindeki iyileşme şirketin operasyonlarını olumlu etkiliyor. Zayıf TL, düşük baz etkisi vb. faktörlerin etkisiyle satış hacimlerinde artış, yapılan fiyat artışlarıyla da kar mallarında iyileşme bekliyoruz. 2017 yılında satış gelirlerinin yüzde 30 artarak 4 milyar TL seviyesine gelmesi, yüksek maıjlı ürünlerin de etkisiyle FAVÖK marjının yüzde 16’dan yüzde 19.5 seviyesine çıkması bekleniyor.

Yılbaşından beri endeksin yüzde 28 üzerinde performans gösteren şirket hisselerinde yüzde 8 yükseliş potansiyeli ile 4.1 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Tüpraş: Artan iç ve dış talep, gaz yağı satışlarının artması ve rafineri marjlarının yükselmesinin etkisiyle, 2017 yılında 30.6 milyon ton satış ve varil başına 7-7.5 dolar net rafineri marjı bekleniyor. 2017 yılında 50 milyar TL civarında satış geliri ve yüzde 11.5 dolayında FAVÖK beklentisi var.

Firma değeri/FAVÖK çarpanı 6.3 ile 7.5 olan piyasa ortalamalarının altında işlem görmekte. Şirket hisselerinde yüzde 5 yükseliş potansiyeli ile 134.5 TL hedef fiyat öngörüyoruz. Geri çekilmeler alım fırsatı olarak.

İdil Taraklı






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir