Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Para politikasındaki sıkı duruş devam edecek

TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 17 düzeyinde sabit tuttu. Birikimli maliyet etkileri, uluslararası gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam ettiğine dikkat çeken TCMB, uluslararası emtia fiyatlarında süregelen artış eğilimi ve bazı sektörlerde belirginleşen arz kısıtlarıyla gerçekleştirilen ücret ve yönetilen fiyat ayarlamalarının orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki önemini koruduğunu vurguladı. 18 Şubat’ta gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrasında TCMB’den yapılan açıklamada gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaştırma yapılacağı mesajı yinelendi. Açıklamada, kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar, para politikası faizi ile gerçekleşen/beklenen enflasyon arasındaki dengenin, güçlü dezenflasyonist etkiyi koruyacak şekilde kararlılıkla sürdürüleceğinin altı çizildi.

TÜKETİCİ GÜVENİ ARTTI

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve TCMB işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Şubat’ta bir önceki aya göre yüzde 1.5 oranında artışla 84.5 değerini aldı. Endeks bu düzeyi ile son 30 ayın en yüksek seviyesini gördü. (Endeks 2018 Ağustos’ta 88.2 düzeyinde gerçekleşmişti.) Tüketici güven endeksinin 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu gösteriyor. Geçen 12 aylık döneme göre mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksinin yüzde 4.1 artışla 66.3 düzeyinde gerçekleştiği Şubat’ta, gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi yüzde 0.8 artışla 84.5, gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi yüzde 4 artışla 91.7 oldu. Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi ise geçen 12 aylık döneme göre yüzde 1.9 oranında azalarak 95.5 düzeyinde gerçekleşti.

KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOKU

TCMB geçen hafta 2020 Aralık sonu itibarıyla özel sektörün yurtdışmdan sağladığı kredi borcu verilerini açıkladı. Buna göre özel sektörün yurtdışmdan sağladığı uzun vadeli kredi borcu Aralık sonunda 2019 Aralık sonuna göre 16.5 milyar dolar azalarak 163.5 milyar dolar, ticari krediler hariç kısa vadeli kredi borcu ise 1.1 milyar dolar artarak 9.8 milyar dolar oldu. Özel sektörün yurtdışından sağladığı toplam kredi borcu kalan vadeye göre incelendiğinde, bir yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 43.9 milyar dolar oldu.


TCMB, kısa vadeli dış borç istatistiklerini de açıkladı. Buna göre Aralık sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2019’un aynı dönemine kıyasla yüzde 12.9 artışla 138.7 milyar dolar oldu. 2020 Aralık sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine bir yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 188.8 milyar dolar oldu.

KONUT SATIŞLARI AZALDI

TÜIK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları 2021 Ocak’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37.9 azalarak 70 bin 587 oldu. İpotekli konut satışları 2021 Ocak’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 74.6 azalış göstererek 10 bin 732 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 15.2 oldu. Diğer konut satışları Ocak’ta yıllık yüzde 16.1 azalarak 59 bin 855 düzeyinde gerçekleşti. Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı Ocak’ta yüzde 38.2 azalarak 22 bin 268 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 31.5 olarak hesaplandı. Ocak’ta geçen yılın aynı ayına göre ikinci el konut satışları yüzde 37.7 azalışla 48 bin 319 oldu.

Bu arada TCMB geçen hafta Aralık ayı konut fiyat endeksi verilerini de açıkladı. Buna göre 2020 Aralık’ta konut fiyat endeksi bir önceki aya göre yüzde 1.7 oranında artarak 154.8 seviyesinde gerçekleşti. Konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayma göre nominal olarak yüzde 30.3, reel olarak ise yüzde 13.7 oranında artış gösterdi.

YATIRIM TERCİHLERİNDE DEĞİŞİM BAŞLADI

Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Öz, aşılama süreci yaygınlaşmadan konut piyasalarında şahlanma beklemenin doğru olmayacağı görüşünde. Pandemi döneminde Türk insanında fon fazlasını gayrimenkulde değerlendirme güdüsünün değişime uğradığını dile getiren Prof. Dr. öz, geçen yıl konut kredi faiz oranlarının aylık yüzde 0.74 gibi çok düşük bir orana düşmesiyle pek çok vatandaşın bu sayede ev sahibi olduğunu, ancak pandeminin uzaması nedeniyle çoğunluğun ise parasını likit tutmayı tercih ettiğini kaydetti, öz, bir kısım paranın gayrimenkulden ziyade borsaya, bitcoin gibi elektronik sanal unsurlara yöneldiğini ifade etti. 2020 Aralık verileriyle inşaat maliyetlerinde yıllık bazda yüzde 25 artış yaşandığına dikkat çeken Öz, buna karşın müteahhitlerin inşaat malzemesi fiyatlarındaki artış nedeniyle oluşan maliyet artışlarını konut fiyatlarına yansıtmakta ciddi sıkıntılar çekeceklerini vurguladı.

BÜTÇE 24.2 MİLYAR TL AÇIK VERDİ

2020 Ocak’ta 21 milyar 501 milyon TL fazla veren merkezi yönetim bütçesi Ocak’ta 24 milyar 154 milyon TL açık verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre 2021 Ocak’ta geçen yılın aynı ayına göre bütçe gelirleri yüzde 26.7 azalışla 89.6 milyar TL, bütçe giderleri yüzde 13 artışla 113.8 milyar TL oldu. Faiz dışı dengenin 2.2 milyar TL açık verdiği Ocak’ta vergi gelirleri yüzde 17.5 artışla 79.2 milyar TL oldu. Faiz hariç bütçe giderleri ise yüzde 4.4 artarak 91.8 milyar TL gerçekleşti. Ocak’ta faiz giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 72.2 artarak 21.9 milyar TL oldu. Pandemi kaynaklı risklerin devam etmesiyle bütçe giderlerindeki artışın devam edeceğine dikkat çeken ekonomistler, faiz ödemelerinde de benzer yukarı yönlü baskı görülebileceği görüşünde.



Ayşe ÖZDEN / A&T Bank Ekonomik Araştırmalar Müdürü
“Sıkı duruş devam edecek”

2019 ve 2020 yıllarından farklı olarak bu sene vergi dışı gelir kalemindeki düşüş, bir diğer ifadeyle Merkez Bankası karının merkezi bütçeye transferinin yapılmamasıyla bütçe açığı genişledi. 2021’de maliye politikasında önemli bir değişim beklemiyor ve para politikasındaki sıkı duruşun 2021’de maliye politikasıyla desteklenmeye devam edeceğini düşünüyoruz. 2021 sonu bütçe açığının gayri safi milli hasılaya oranının yüzde 4 olacağını tahmin ediyoruz. Para politikasındaki sıkı duruşun enflasyon beklentilerinde kalıcı bir iyileşme görülene kadar sürdürüleceğini öngörüyoruz. Enflasyonun 2021’in ilk dört ayında yükselmeye devam ettikten sonra yaz aylarından itibaren kademeli olarak düşüşe geçeceğini tahmin ediyoruz. Yılsonu enflasyon beklentimiz yüzde 11. TCMB’nin yılın ikinci yarısından itibaren yüzde 17 olan politika faizini kademeli olarak yüzde 14’e düşüreceğini tahmin ediyoruz.

Prof. Dr. Erhan ASLANOĞLU / Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı
“Gelecek ay pas geçmeyebilir”

PPK sonrasında TCMB’nin yayımladığı metin, bir önceki metinle çok benzer. En büyük fark, kalıcı fiyat istikrarı ve yüzde 5 hedefine varıncaya kadar enflasyonla mücadelenin kararlılıkla yürütüleceği vurgusunun metne de geçirilmiş olması. Umarım başarılabilir. Önlerinde birçok faktöre bağlı, uzun ve zorlu bir yol var. TCMB bu ay politika faizini piyasa beklentilerine paralel sabit bıraktı. Merkez Bankası bu sıklaştırmanın işe yaramadığını düşünürse, gelecek ay pas geçmeyip faiz artışına gidebilir. Şubat’ta tüketici güven endeksi yükseldi. Bunda döviz kurlarındaki TL’nin değerlenme süreci önemli faktör gibi görünüyor. Covid-19 sürecinin daha kontrol altında olması da tüketici güvenini olumlu etkilemiş gibi görünüyor. Şubat’ta aylık enflasyonun yüzde l’e yakın artmasını, yıllık enflasyonun ise yüzde 16’ya doğru hareket etmesini bekliyorum.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu