Pazar , Aralık 10 2017
Anasayfa / Haberler / Otantik alışveriş için tarihi çarşılar

Otantik alışveriş için tarihi çarşılar



Hem alışveriş hem de turistik ziyaret için idealler. Artık turistik merkez kabul ediliyorlar. Son yıllarda rağbet gören Anadolu turlarının uğrak noktası konumundalar. Bu yazımızda Anadolu’nun önde gelen tarihi çarşılarını gezeceğiz…

KENTLERDE ticari hareketliliğin en yoğun olduğu yerler arasında yer alan tarihi çarşılar, aynı zamanda turistik birer tur durağı konumunda. Osmanlı döneminden kalma iş hanları ve çarşılarından oluşan bu eski ticaret merkezleri, ‘kapalı çarşı’, ‘çarşı’, ‘bedesten’, ‘arasta1, ‘han’, ‘kervansaray’, ‘pazar’ gibi adlarla varlıklarını yüzlerce yıldır sürdürüyor.

Son yıllarda revaçta olan Anadolu turlarının birer mola yeri konumunda olan çarşılarda, yok yok. Yöresel giysi ve aksesuarların yanı sıra otantik süs eşyaları, ev gereçleri ve hediyelik eşyalar, yerel lezzetlere kadar her şeyi satm almak mümkün. Rengarenk ürünler arasında dolaşmanın cazibesi bir yana, şu sıcak günlerde püfür püfür esen taş yapılar serin bir nefes almak için bile tercih nedeni. Bir de işin yerel ekonomiye katkı boyutu var. Her şeye rağmen dükkanım ayakta tutmaya çalışan, otantik ürünlerini tezgahlarında sergileyen yerel esnaftan satm alınacak her ürünün yerel ticaretin canlılığını korumasına etkisi söz konusu. Hadi gelin, ülkemizin dört bir yanındaki bu tarihi ve turistik çarşılarda gezintiye çıkalım…

KAPALIÇARŞI / İSTANBUL

Dünyanın en büyük ve en eski çarşılarından. 110 bin 868 metrekarelik bir alana yayılmış, 45 bin metrekare kapalı alana, 65 sokak üzerinde 3 bin 600 dükkân ve 14 hana sahip. Günümüzde çoğu değişikliğe uğrasa da Kapalıçarşı’mn sokakları ve hanlarının taşıdığı adlar ile eskiden orada ne yapıldığını, ne satıldığını anlamak mümkün. Mücevherler, el dokuması halılar, renk renk nefis kokulu baharatlar, turistleri cezbediyor. İstanbul’da yerli ve yabancı turistlerin en çok rağbet ettiği turlar varasmda Kapalıçarşı’ya yapılanlar geliyor. Burayı gezerken nasıl bir dükkanla karşılaşacağınız hiç belli olmaz. Bazen bir köşede müthiş tasarımlarıyla cam ürünleri görür, başka bir köşede kumaş ve dekorasyon ürünlerine rastlar bazen de ne satıldığını anlamadığınız bir dükkanla karşılaşabilirsiniz. Çeşit çeşit lezzetleri barındıran lokantaları da gurmelerin vazgeçilmez mekanlarıdır. Fahri Usta’nm lezzetleri için Sıraodalar Sokağı’nda yer alan dükkânda hep kuyruk olur. Bir de Köfteci Mustafa var. Kapalıçarşı’mn Mercan Kapısı’na yakın bir çıkmazdaki köfteci lokantası ne çok salaş ne de modern ama köfteleri meşhur.

AYNALI ÇARŞI / BURSA

Bursa’da ahşveriş deyince ilk akla gelen yer elbette Kapalıçarşı ve Koza Han. Bursa’mn ellerinizin arasından kayan, ruhu okşayan, cıvıl cıvıl renkli ipek kumaşları zaten dillere destan. Biz sizi Bursa’mn başka bir otantik mekanına götüreceğiz: Aynacılar Çarşısı. Koza Han’ın yanındaki eski Aynalı Çarşı, Orhan Külliyesi’nde bulunan bir hamamdı. 1339 yılında Osmanlı Sultam Orhan Bey tarafından yaptırılmış olan hamam, tarih boyunca çok kez onarımdan geçmiş, son onarımdan sonra da çarşıya dönüştürülmüş. Orhan, Bıçakçılar, Kadınlar, Hallaçlar adıyla da anılmış olan hamam, bugün daha çok antikacıların bulunduğu Aynacılar veya Karagöz Çarşısı adıyla biliniyor. Aynacılar Çarşısı denmesinin sebebi son onarımdan sonra bu çarşıya gelen bir tüccarın, çarşı duvarlarına ayna astırmasıymış.

Toplam 17 dükkanı bulunan bu küçük çarşıda bir de Karagöz dükkanı var. Karagöz ustası olan Şinasi Çelikkol’un sahip olduğu 65 senelik bu dükkanda isteyen gruplara özel Karagöz gölge oyunu da sergileniyor. Karagöz sanatın yaşatmak için çalışan Çelikkol, Uluslararası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği’nin de Türkiye Başkanı. Çelikkol, Karagöz ürünlerini sattığı bu dükkanının yanı sıra sizi Bursa Karagöz Tiyatrosu’na da davet ediyor.

KEMERALTI ÇARŞISI / İZMİR

İzmir’e giderseniz mutlaka yolunuz buraya düşer. Geçmişte üzeri kiremitlerle örtülü olan çarşıda her türlü mağazayı görmeniz mümkün. Tarihinin İstanbul’daki Kapalıçarşı’dan bile eski olduğunu söyleyen profesyonel turist rehberi Serdar Çelenk, Kemeraltı’nda gündüzleri 85 bin kişinin yaşadığını ve burada, 14 bin 700 dükkan bulunduğunu belirtiyor. Çarşının birçok esnaf lokantasına ev sahipliği yaptığım aktaran Çelenk, “Kemeraltı Çarşısı’nm nüfusu ülkemizdeki bazı illerden bile büyük. Burada çalışan 85 bin kişiye hitap eden lokantalar, yani esnaf lokantaları mevcut müşterilerini kaybetmemek için çok özel lezzetler sunmak zorundalar. Yani Kemeraltı sadece yeme-içme için bile ziyaret edilecek bir yer” diyor.

Çarşının alan olarak dünyanın en büyük çarşısı olduğunu savunan Çelenk, 1.5 km uzunluğundaki Anafartalar Caddesindeki dükkanlar ve sokaklarda kuyumdan sebzeye, balığa, helvaya, ayakkabıya, damatlıktan iç çamaşıra kadar her şeyi bulmanın mümkün olduğunu anlatıyor. Çelenk, “İstanbul Mahmutpaşa’nm çok daha farklı ve büyük versiyonudur bu cadde” diye konuşuyor. Rehber Çelenk’in Kemeraltı’nda tarihi ve turistik bir gezide alışveriş için önerdiği yer ise Kızlar Ağası Hanı. Bu mevkide çok iyi yemek yenecek yerler olduğunu belirten Çelenk, alt katında takı, hediyelik eşya; üst katında da antikacıları ve sahafları önerirken yeme içme olarak da Kızlar Ağası’nm yanındaki Abbas Usta’yı ve Hi-sarönü Şambalici’sini tavsiye ediyor.

KAPALIÇARŞI (ALİPAŞA ÇARŞISI) / EDİRNE

Ali Paşa Çarşısı, Kanuni Sultan Süleyman’ın son yıllarında dört yıl kadar Sadrazamlık yapan Hersekli Semiz Ali Paşa tarafından 1569 yılında Mimar Sinan’a yaptırılmış. Çarşının en önemli özelliği kemerlerinin kırmızı-beyaz taştan inşa edilmiş olması. Çarşıda 130 dükkan ve altı kapı mevcut. Altı kapının ilk ikisi iki ucunda olup, ortadaki iki yöne açılıyor ve ‘Ortakapı’ olarak biliniyor. Diğer ikisi de doğuya bakıyor. Yöre insanları, bir zamanlar bu çarşıda dükkan sahibi olmanın çok zengin ve ayrıcalıklı kişilere özgü olduğunu anlatıyor. Günümüzde çarşıda altın ve gümüş gibi kıymetli eşya ticareti yapan dükkanlara çok az rastlanıyor ama artık her çeşit ürün bulmak mümkün. Özellikle Edirne’ye özgü ürünleri ve lezzetleri satm alabilirsiniz. Hemen arkasında da Edirne’nin meşhur ciğercilerinin olduğu sokak var.

AYNALI ÇARŞI / ÇANAKKALE

‘Çanakkale içinde Aynalı Çarşı’ türküsünü bilmeyen yoktur. Kırmızı taştan yapılmış kapısı ve kabartma çiçek desenleriyle mimari yapısı dikkat çeker. Çarşıya ilişkin kayıtlar incelendiğinde İstanbul daki Mısır Çarşısı’nm minyatürü olduğu anlaşılıyor. 1890 senesinde yapıldıktan sonra en son Çanakkale Savaşları’nda olmak üzere çok hasar görmüş. 2007’deki restorasyonla yenilenen çarşıda Çanakkale’nin tarihi ve otantik her türlü ürününü bulmak mümkün.

UZUN ÇARŞI / HATAY

Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra yöresel yemekleriyle de ünlü olan Hatay’ın mutfak malzemeleri Uzun Çarşı’dan temin ediliyor. Uzun Çarşı, üstü kapalı caddelerden oluşuyor. Baharatçılar Çarşısı da denilen bölgede kahvaltılık ürünleri, zeytin, peynir, baharatlar, künefe, tepsi kebabı, sini kebabı, kuyumcular, bakırcılar yani her şeyi bulmak mümkün.

27 sokağı 67 tescilli yapısı olan geleneksel dükkanlardan oluşan çarşı boyunca uzanan sokaklar büyük bir bütünlük içinde; her meslek grubu farklı sokak aralarında toplanmış. Çarşıdaki kasaplar ve fırınlar ortak çalışıyor. Nerede bir kasap varsa orasının hazırladığı tepsi kebabını pişirmesi için yakınında mutlaka bir de fırın var. Ayrıca her kasap aynı zamanda küçük bir lokanta. Uzun Çarşı’da yüz yıllardır tepsi kebabı geleneksel olarak böyle yeniyor. 4 bine yakın esnafın bulunduğu Uzun Çarşı’da, baharat kokuları eşliğinde, en çok da zahter kokusuyla sizleri keyifli bir alışveriş bekliyor.

KIRIKKAŞIK BEDESTENİ / TARSUS

Kültürlerin kesişme noktası, günümüzde önemli bir tur durağı olan Tarsus’da tarihi çarşı olarak Kırıkkaşık Bedesteni mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Bir dönem Beyaz Çarşı olarak da anılan bedesten, ismini yapının dış cephesindeki kaşık süslemelerinden alıyor. Bedestenin geçmişi 1579 yılma uzanıyor. Coğrafi konumu nedeniyle önemli bir ticari ve siyasi merkez olan Tarsus’ta, Ramazanoğulları Beyliği’nden İbrahim Bey tarafından yaptırılan bedesteni ziyaret edenler, dükkanlarda başta yöresel el sanatlarına ait seramik, ahşap, bakır, gümüş, deri, dokuma turistik hediyelik ürünler olmak üzere, yerel lezzetlerin sunulduğu yiyecek ve içecekler buluyor; kent tarihine tanıklık edebiliyor. Tarsus kültüründe önemli bir yeri olan Şahmeran efsanesi ile ilgili eşyaları buradan almak mümkün.



KAPALIÇARŞI / KAYSERİ

Ticari zekalarıyla ünlü Kayserililer’in bu tarihi yapısı Osmanlılar döneminde yapılan kapalı çarşılar arasında İstanbul Kapalıçarşı’dan sonra en büyük olanı. Tarihinde birkaç defa yangınlarla büyük zarar gördükten sonra 1987-1991 yılları arasında bütünüyle ele alınarak Osmanlı mimarisi tarzında yeniden yaptırılan çarşıda, günlük ihtiyaçlarınız için her türlü ürün satılıyor. Avlulu ortası açık Vezir Han size otantik bir hava sunarken, en çok hah kilimler göz dolduruyor. Bugün tüm renkliliğiyle Kayseri ticaretindeki önemini hala koruyan Kapalıçarşı’nm Hacı Efendi kapısı üstündeki kitabesinde şu ifadeler yer alır:

“Dünyanın safa süren insanları, güzel kazanan kişileridir. İyi geçinmek alışverişle olur. Allah korkusunu bilmeli, satıp sermaye biriktirmeli. Zevk ve sevinç sahipleri helal kazananlardır. Bir tek cevher isteyen bile bu çarşıya müşteri olarak gelsin. Alemde varlık, ticaret kapısından gelir.”

BEDESTEN ÇARŞISI / KONYA

Konya’nın tam merkezindeki Bedesten Çarşısı, Kânuni Sultan Süleyman devrinde yapılmış. O dönemde müftü ve kadı askerlik görevlerini yürüten Mevlâna Kadri Çelebi tarafından 1538’de, klasik tarza uygun bir şekilde dokuz üniteli bir bedesten olarak inşa ettirilen çarşıda Büyükşehir Belediyesi de esaslı bir yenileme çalışması yapmış. Ara sokaklarda tarihe direnen kunduracıları görebilir, her türlü otantik ürüne rastlayabilir. Satm alacağımız hediyelik eşyalarla yakınlarınızın gönlünü alabilirsiniz. Tarihi Çarşılar Federasyonu, geçtiğimiz günlerde burada bir araya gelerek, ülkemizin dört bir yanındaki tarihi ve turistik çarşıların son durumuna ilişkin bir değerlendirme toplantısı yaptı ve bir deklarasyon yayınladı.

YEMENİCİLER ÇARŞISI / SAFRANBOLU

Kültür turizmi gezginlerinin uğrak noktalarından olan Karabük’ün Safranbolu ilçesi herkesin bildiği üzere evleriyle meşhur. Safranbolu, evleri ve tarihi dokusuyla 1994 yılında Unesco Dünya Mirası Listesi’ne girdi. Adeta bir müzekent olan Safranbolu’nun çarşıları da mutlaka görülmesi, gezilmesi gereken yerler arasında. Safranbolu Arasta Sokağı’nda bulunan Yemeniciler Çarşısı, bölgenin en tarihi ve gezilecek yerlerinden biri. Birbirine bitişik ahşap dükkanlardan oluşan çarşıda 48 dükkan bulunuyor. Şirin ve renkli dükkanlar arasında turistlere yönelik hediyelik eşyalar satan bir çok dükkan mevcut. Unutulmaya yüz tutmuş bir kaç el ustalığının ürünlerini burada görmek mümkün. Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri Yemeniciler Çarşısı’nda bulunan Arasta Kahvesi. Burada özellikle közde kahve içmeniz tavsiye ediliyor. Közde kahve, Safranbolu lokumu, Osmanlı şerbeti ve damla sakızı ile birlikte sunuluyor.

BEDESTEN ÇARŞISI / TRABZON

Osmanlı döneminde kumaş, mücevher, çeşitli kıymetli eşyaların alım satım yerlerine verilen isim ‘bedesten’di. Burası, alışverişin yanı sıra mimarisine hayran kalacağınız bir mekan. Tarihi îpek Yolu üzerinde kritik bir öneme sahip bir konumu olan Trabzon’da ticaretin kalbi burada atıyordu. 11. Yüzyıl’da inşa edilen Ceneviz yapısı olduğu ve Osmanlı’nm kenti fetih etmesiyle bedesten haline getirilmiş bu çarşının mimarisi çok özel. Düzenli 28 cm’lik taşlardan meydana gelen mekanın kare planı var ve dört fil ayağı üzerine oturtulmuş. Yakın zamanda restorasyon geçiren tarihi mekanda yöreye özgü ürünler satan dükkanların yanı sıra, Trabzon lezzetlerini tadabileceğiniz restoranlar da mevcut.

GÜMRÜK HANİ / ŞANLIURFA

80’lik delikanlıların avlusunda domino, tavla, dama, dokuztaş oynadığı, Şanlıurfa’daki hanların en güzel ve anıtsal örneklerinden. 1562 yılında, Kanuni Sultan Süleyman zamanında Behram Paşa tarafından yaptırılmış Gümrük Hanı’nm avlusunu çevreleyen dükkânların üzerinde, önleri revaklı ikinci kat odaları yer alıyor. Hanın üst katındaki odalarda terziler çalışıyor. Çayhanelerin bulunduğu avlusundan Balıklıgöl olarak bilinen Halil-ür Rahman Gölü’nün suyu geçiyor.

Turizmci Kamil Türkmen, burasının kentin tüm etnik ve kültürel mozaiğinin buluşma noktası olduğunu söylüyor. Türkmen, turlarda rehberlerin gruplarına dinlenme molası verdiği Gümrük Haninin yeme-içme için de ideal bir konumda olduğunu belirtiyor. Acıkanlar için hemen karşıda ciğercilerin, tatlı isteyenler için künefecilerin olduğunu anlatan Türkmen, alışveriş yapmak isteyenler için de çarşısında otantik ve yerel ürünleri bulmanın mümkün olduğunu ifade ediyor. Türkmen, hanın her iki kapısının da çarşıya açıldığını aktararak; isot, biber salçası, kurutulmuş ürünler, baharatlar, fıstık ve yerel ustaların elinden çıkmış bakır ürünleri, el işi dokumaları tavsiye ediyor. Şanlıurfa’yı ziyaret etmek isteyenlere kesinlikle hafta sonu sıkıştırılmış programları önermeyen Türkmen, daha geniş zamanlarda kentin tadının doya doya çıkarılabileceğini vurguluyor.

TELALLAR ÇARŞISI / MARDİN

Son yılların turizmde yükselen yıldızı Mardin’in toplamda 19 çarşısı var. Sipahiler ya da Tellallar Çarşısı olarak da bilinen çarşısı tarihi sevenler için mutlaka görülmesi gereken bir mekan, iki tarafı revaklardan oluşan bu çarşıda tarihin kokusunu hissedeceksiniz. Yöreye özgü el sanatları ürünlerinden satın alabilir, aktarların mis kokusuyla başınızı döndürebilirsiniz. 1. Cadde’de bir tur atarken gördüğünüz kuyumculardaki telkari şaheserleri unutamayacaksınız. Yavaş yavaş keyfini çıkararak gezin.

ALMACI PAZARI / GAZİANTEP

Gastronomi turlarının öncelikli uğrak noktası Gaziantep’in en eski çarşılarından olan Elmacı/Almacı Pazarı, geçmişte elma meyvesinin nadir bulunması ve bu tarihi pazarda tane ile satışa sunulması nedeniyle bu ismi almış. Gaziantep’in bereketli topraklarında yetişen ürünlerin sunulduğu bu çarşıda, çeşitli baharatlar, fıstık, kışlık kuruluklar, acılı acısız salçalar, şire türleri, sucuk, pestil, muska ve kuru üzümler satılıyor. Fıstığın hakimiyeti çarşıdaki bütün dükkanlarda kendisini hissettiriyor. Pazarda dükkânlar yaz mevsiminde patlıcan, biber ve kabak kuruları; kış mevsiminde ise kuruyemiş çeşitleri, üzümden yapılan bastık, sucuk, dilme, biber ve domates salçaları ile süsleniyor. Her birinin etrafa yayılmasıyla ortaya çıkan koku insanları adeta mest ediyor.

SİPAHİLER ÇARŞISI / DİYARBAKIR

Diyarbakır, uzun yıllar doğunun ticaret o ve endüstri merkezlerinden biriydi. Bu özelliğini ünlü dokumaları ve büyük bir sanat ürünü olan maden işlerine borçluydu. Bunların dışında daha birçok ilginç malların yapılıp satıldığı bir kent olması, canlı bir ticaret hayatı ortaya çıkarıyordu. Ulu Cami’nin arkasında Sipahiler Çarşısı’nda bulunan, bugün de işlevini sürdüren Buğday Pazarı, ortada geniş bir avlu, etrafında revaklar, arkalarında oda ve depoların yer aldığı güzel bir örnek. Sipahiler Çarşısı, günümüzde de şehre gelen turistlerin ziyaret noktalarından biri. Çarşıda yöresel elbiseler, antika eşya, baharat, el yapımı bakır eşya, geleneksel düğünler için kına ve aksesuarlar, tütün, pûşî vb. eşyaları bulmak mümkün.

TAŞ MAĞAZALAR ÇARŞISI / ERZURUM

Sarı Gelin olarak bilinen ‘Erzurum Çarşı Pazar’ türküsünden de anlaşılacağı üzere Tarihi ipek Yolu güzergahındaki Erzurum’da geçmişte pek çok çarşı varmış. Günümüze ulaşan az sayıda çarşıdan en çok bilineni Taş Mağazalar, Kavaflar ve Bakırcılar Çarşısı. Taş Mağazalar Çarşısı’nda kuyumcular dizili. Erzurum’un meşhur oltu taşı ve ürünlerinin satıldığı yer denince akla ilk gelen yer ise taş hanlarından biri olan Rüstem Paşa Bedesteni. Buradan oltu taşından yapılmış tespih, kolye, küpe, anahtarlık gibi oldukça özel ürünler alabilirsiniz.

Turizmde öne çıkmak istiyorlar

Türkiye’deki yedi tarihi çarşının dernekleri ‘Tarihi Çarşılar Federasyonu’ adı altında güç birliği yapmış. Federasyon Başkanı Muhsin Özyıldırım, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın envanterine göre, Türkiye’de, 55 civarında il ve ilçede tarihi çarşı bulunduğunu söylüyor. Özyıldırım, “Tarihi çarşılar arasında birlik ve beraberliği sağlamak istiyoruz.

Beklentilerimiz, dertlerimiz, çözüm önerilerimiz müşterek. Her şeyden önce yasal düzenlemelerle ilgili taleplerimizi hükümete direkt ve daha etkili bir şekilde aktarabiliyoruz. Bu taleplerimizden ilkini tanıtım faaliyetleri oluşturuyor. Tarihi çarşılar olarak sadece perakendenin değil turizmin de ciddi birer parçasıyız. Bu nedenle turizm ile ilgili potansiyelimizin daha çok ön plana çıkarılmasını istiyoruz” diyor.

Tarihi Çarşılar Federasyonu’na üye olan dernekler şunlar:

  • Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği
  • İstanbul Kapalı Çarşı Esnaflar Derneği
  • İzmir Tarihi Kemeraltı Esnaf Derneği
  • Edirne Alipaşa Çarşısı Esnaflar Derneği
  • Konya Tarihi Bedesten Çarşısı Koruma ve Yaşatma Derneği
  • Kayseri Kapalı Çarşı Yaşatma, Koruma ve Güzelleştirme Derneği
  • Kahraman Maraş Kapalı Çarşı Taşhan Derneği

ÖZLEM KAPAR BAYBURS






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Kışın Kış Lastikleri Yazın da Yaz Lastiği

Kışın otomobil sürücülerinin derdi, kar, yağmur ve gizli buzlanmadır. Kış lastikleri, bu dertlere karşı çözüm …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir