Salı , Mayıs 30 2017
Anasayfa / Makaleler / Mutluluğun resmini çizen atölyeler!

Mutluluğun resmini çizen atölyeler!



Mutluluğun resmini çizen atölyeler!…

Herkes mutluluğu arıyor. Beyaz yakalılar bu arayış için para da ödüyor. Hayata ve ilişkilere dair deneyim ve bakış açılarının aktarıldığı atölyelere ilgi yoğun. Yeni nesil kişisel gelişim atölyelerinde fiyatlar 3 bin TL’ye kadar çıkıyor…

HANGİ yaşta olursak olalım, hepimiz her gün hayattan yeni şeyler öğreniyoruz. Bunu çoğu kez farkında olmadan başımıza gelenlerle kazandığımız deneyimler aracılığıyla başarıyoruz. Peki, kişi bu öğrenme yolculuğuna nasıl daha güçlü ve kendisinin de farkında olarak devam edebilir? Bu soru, kendisini daha iyi tanıyarak ve bu doğrultuda potansiyelini en iyi şekilde kullanarak, diye yanıtlanabilir. Şimdilerde buna yardımcı olacak kişisel gelişim akademileri giderek artarken, buna son günlerde hayata, iş dünyasına ve hatta romantik ilişkilere dair ufku açan, kişisel deneyimlerin paylaşıldığı yol gösterici atölyeler de eklenmeye başladı. Hayat için iyi fikirler sunan bu atölyeler, kişilerin kendilerini tanıma yolculuğunda onlara destek oluyor ve onların gerek iş hayatlarında gerek özel yaşamlarında daha doğru kararlar almalarına yardımcı oluyor.

Mutluluğun resmi

Daha çok 25-50 yaş aralığında, kentli, meraklı, eğitimli ve beyaz yakalı kesimin ilgi gösterdiği bu atölyelerde bireylerin iş yaşamlarına olduğu kadar duygusal sağlığına da katkı sunan eğitim ve etkinlikler mevcut. Edebiyattan sanata, psikolojiden felsefeye, siyasetten uzay fiziğine geniş bir yelpazede sunulan etkinliklerde, kişiler kendilerine nasıl daha fazla güvene çeklerini de öğreniyorlar.

Dersler bilgi edinmek, düşünmek ve yeni sorular sormak için uygun bir ortamın yanı sıra diğer meraklı bireylerle iyi yönetilen, kaliteli konuşmalar yapma imkanı da sağlıyor. Ders ücretleri kurumdan kuruma farklılık gösterse de katılımcıların hatırı sayılır bir miktar parayı gözden çıkarması gerekiyor. Yaklaşık 4-8 hafta aralığında verilen ve 400 TL’den başlayıp 3 bin TL’yi aşan fiyatların söz konusu olduğu seminerlerde, Serra Yılmaz’dan Betül Mardin’e çok sayıda kendi alanında etkin isimden ders almak mümkün.

Hayatı anlamlandırma sürecinde sadece kişiler değil şirketler de çalışanları için bu atölyelere başvuruyor. Bu doğrultuda bazı kurumlar, çalışanlarının kültür-sanat alanında kendini geliştirmesine imkan tanımak isterken, bazıları da doğrudan liderlik becerileri geliştirme, özgüven kazandırma, iletişim yeteneklerini geliştirme gibi amaçlarla bu adımı atıyor. Giderek popüler hale gelen bu atölyeleri inceledik…

SCHOOL OF LIFE İSTANBUL

Yazar ve felsefeci Alain de Botton’un “Hayat İçin İyi Fikirler” sunmak amacıyla ilk olarak 2008’de Londra’da kurduğu The School of Life (TSOL), felsefe, edebiyat, psikanaliz ve görsel sanatların içerdiği yaklaşımlar ve rehberlik aracılığı ile katılımcıları akıllı ve iyi yaşama alternatiflerini keşfetmeye ve tartışmaya davet eden bir platform. TSOL, düzenlediği atölye ve etkinliklerle işyerinde ve hayatın diğer alanlarında bireylerin duygusal sağlığına ve gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Kurum, Londra, Melbourne’ Paris’ Amsterdam, Sâo Paulo, İstanbul, Belgrad ve Antwerp olmak üzere toplam sekiz kentte faaliyet gösteriyor.

DERSLER YERELLEŞİYOR

2014 yılının Ekim ayında İstanbul’da Bilgi Üniversitesi çatısı altında hayata geçirilen TSOL’un bir müfredatı ve metodolojisi var. Her ülke kendi programının en az yarısında bu müfredata yer veriyor. Ancak her ülkenin ihtiyaçlarına ve ortamına göre daha fazla öne çı-x kan dersler olabiliyor. “Ders ve etkinliklerimizin yaklaşık ‘ yüzde 60’mı müfredat dersleri oluşturuyor. Londra, Paris veya İstanbul’da ‘Potansiyelimizi Nasıl ^Gerçekleştiririz?’ dersine gittiğinizde aynı materyali aldığınızı anlıyorsunuz, ama elbette ülkeye göre kültürel, atölye liderinin hikayesine ve uzmanlık alanına göre kişisel farklar ortaya çıkıyor” diyen School ofLife İstanbul Direktörü Elvan Omay şu an 34 programın platformda yer aldığını ve katılımcıların ilgisinden oldukça memnun olduklarını söylüyor.

POPÜLER İSİMLER VAR

TSOL’da bugüne kadar binin üzerinde kişi ders ve etkinliklere katıldı. Her dersin fiyatı farklı. Elvan Omay’dan aldığımız bilgilere göre, bunu format, süre ve talep belirliyor. TSOL’un akademik kadrosunda Mehmet Emin Adanalı, Pelin Batu, Aydan Bayır, Sami Bugay, Ayşem Burhanoğlu, Alper Hasanoğlu, M. Serdar Kuzuloğlu, Betül Mardin, Murat Paker, Bülent So-may, Pelin Turgut, Kerim Urallı, Gündüz Vassaf, Yankı Yazgan, Serra Yılmaz gibi isimler mevcut.

TSOL’a şirketler de ilgi gösteriyor. Omay, “Özellikle finans, telekom, ilaç, perakende ve gıda çalıştığımız önde gelen sektörler” diyor. TSOL’da kurumsal şirketlerin çalışanlarına veya müşterilerine özel eğitimlerde veriliyor.

Hemen belirtelim, derslere kadınların ilgisi daha yoğun. TSOL’da en çok ilgi gören dersler şunlar: Sakin Kalmayı Nasıl Başarırız, Kendine Güven Nasıl Sağlanır, Aşkın Halleri, Potansiyelimizi Nasıl Gerçekleştiririz, Nasıl Daha İyi Sohbet Ederiz, Sevdiğimiz işi Nasıl Buluruz, Para ile Sağlıklı Bir İlişki Nasıl Kurarız, Kendimize Karşı Nasıl Daha Anlayışlı Oluruz, Nasıl Fark Yaratırız, Uyumlu Bir Romantik İlişki Nasıl Kurulur…

HAYAT BİLGİSİ

Hayat Bilgisi, okula benzemeyen bir okul olarak ortaya çıkmış bir proje. Eğitim programında özellikle kültür endüstrisinde çalışanlara yönelik ana dersler ve bunlan destekleyen, “artık yeni şeyler bilmek lazım” diye düşünenleri besleyecek kültür dersleri mevcut. Hayat Bilgisi Kurucu Ortağı Cem Akaş’tan aldığımız bilgilere göre, kitap, sanat, iletişim, yönetim, tarih, felsefe, siyaset, psikoloji ve bilim dallarındaki derslerin yanı sıra, editörlük, Türkiye’de çağdaş sanat, psikanaliz, uzay fiziği ve sihirbazlık gibi dersler de mevcut. Bir yıldır faaliyet gösteren okulda bu zamana kadar yaklaşık 750 kişi eğitim görmüş. Derslere dört haftalık katılım bedeli 400 TL, sekiz haftalık katılım bedeli ise 800 TL.



Can Akaş’dan aldığımız bilgilere göre, katılımcılar arasında lise öğrencisi de var, emekli de… Çoğunluk ise üniversite mezunu, 25-50 yaş arası kadınlardan oluşuyor. Yaklaşık 30 eğitmenin yer aldığı platformda Metin Arık, Aslı Tolon, Kubilay Tuncer, Hikmet Hükümenoğlu, Koray Durak, Süreyya Evren, Esra Aliçavuşoğlu, Özalp Birol, Can Sertoğlu ve Özgür Öğütcen gibi alanında etkin isimler ders veriyor.

BEYNİ HEYECANLANDIRMA

“Katılımcılara neler vaat ediyorsunuz?” sorumuzu Akaş, “Kendi alanının en güncel bilgisine ve en geniş deneyimine sahip hocaların verdiği yoğunlaştırılmış derslere katılma ve beynini heyecanlandırma fırsatı” diye yanıtlıyor. Yayıncılık, sanat yönetiliıi, reklamcılık, menajerlik, sürdürülebilirlik, liderlik, medya yönetimi ve iletişim gibi alanlarda konusunda başarılı yöneticilerinden dersler sunuluyor.

“Bunu bilen bunları da bilmeli” mantığıyla da tarih, sanat tarihi, Türkiye’de çağdaş sanat, felsefe, siyaset bilim, yaratıcı okurluk, sinema ve müzik gibi alanlarda katılımcıların kendilerini geliştirmelerini sağlayacak dersler kurgulanıyor. Bütün bu konuları işinin ehli isimler veriyor. Programa her dönem yeni dersler ekleniyor, bu da bir kez gelenlerin başka dersler için yeniden gelmesini sağlıyor.

ÖZEL GRUP İNDİRİMİ

Hayat Bilgisi’nde çeşitli kurumlar için onların gereksinimlerine göre tasarlanmış özel programlar da hazırlanıyor. Var olan derslere grup olarak katılmak isteyen ku-rumlara ise özel indirimler sunuluyor. “Örneğin İstanbul Barosu için 10 derslik kapsamlı bir program hazırladık; içinde diksiyon, yazılı ifade, etik, liderlik, öfke kontrolü, müzakere teknikleri gibi dersler vardı. Öte yandan, çağdaş sanat ve dünyadaki yeni trendler gibi dersler de programda yer alıyordu” diyen Akaş, bazı kuramların, kendi yayınları için yayıncılık ve editörlük dersleri talep ettiğini, bazılarınınsa çalışanlarının kültür-sanat alanında kendini geliştirmesine imkan tanımak istediğini vurguluyor.

YAŞAM ATÖLYESİ

257 bin katılımcısı, 1.4 milyon üyesiyle Türkiye’nin ilk kişisel dönüşüm akademisi olarak konumlanan Yaşam Atölyesi’ne katılanlar ben kimim, hayattan ne istiyorum, hayallerimi nasıl hedefe dönüştürebilirim gibi zor sorulara cevap arıyor. Aret Vartanyan’ın kurucusu olduğu atölyede bu sorular ışığında yaşamın farklı kulvarları ve bireyin yaşamının vazgeçilmez alanları ele almıyor, ilişkilerden kariyere, beslenmeden cinselliğe, kuantumdan nefese, ebeveyn çocuk iletişiminden para yönetimine geniş bir içerik paylaşılıyor. Ardından her bir katılımcı ile tek tek birebir çalışmalarda yol haritaları çıkartılıyor ve takip süreçleri başlıyor.

“Bütün süreçlerde deneyimi yaşatmak önceliğimiz. Herkes zaten ne yapması ve nasıl yaşaması gerektiğini çok iyi biliyor. Önemli olan bunu hayata geçirebilmek” diyen Vartanyan, her bir katılımcının hayatında gerçekten fark yaratabilmenin önemli olduğunu vurguluyor.

Kişisel dönüşüme yönelik olarak Wake Up ve Recode olmak üzere iki tür programın mevcut olduğu Yaşam Atölyesinde her bir insanın, kendini keşfedebilmesi, sonrasında da yolculuğunu gerçek kılabilmesi için bir zemin hazırlanıyor. Bazen felsefe, bazen sanat, bazen psikoloji devreye giriyor. Kişinin kendini sorguladığı Wake Up programına katılım bedeli bin 475 TL iken, hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik olan Recode programına katılım bedeli ise 3 bin 245 TL.

ŞİRKETLERE ÖZEL EĞİTİM

Kendi danışmanlarını da yetiştiren atölyede, bireylere danışmanlık verildiği gibi kurumlara yönelik hizmetler de var. “Davet geldiğinde gidiyoruz, dinliyoruz, ‘tailor made’ tamamen özel programlar oluşturuyoruz ve gerekirse IKdan satışa tüm süreçlere dahil olarak uzun soluklu çalışmalar gerçekleştiriyoruz” diyen Vartanyan, bu aşamada şirketler için ihtiyaç doğrultusunda imaj yönetiminden itibar yönetimine; fiziksel görünümden motivasyon çalışmalarına uzanan geniş bir yelpazede programlar hazırlandığını aktarıyor.

Yaşam Atölyesi’nin katılımcıları ağırlıklı olarak, 35-45 yaş aralığındaki beyaz yakalı bireylerden oluşuyor ve yüzde 90’ı kadın. Ancak bununla birlikte kendi işinin sahibi, hayatı sorgulayan genç üniversite öğrencileri, 70 yaşında ikinci mastırını yapan emekliler de katılımcılar arasında yer alıyor. Programın içeriğine göre, derslerde psikiyatr, nefes koçu, profesyonel koç, beslenme danışmanı ve kariyer danışmanı da yer alıyor.

MUTLULUK OKULU

Profesyonel koç ve eğitimci olan Dr. Ebru Nurluoğlu’nun kurmuş olduğu Mutluluk Okulu ise, diğer bahsettiğimiz atölyelerden biraz daha farklı olarak işyerinde ve özel hayatta mutluluk kavramını katılımcılara sorgulatıyor. Mutluluk Okulu, kendi potansiyelini tam olarak gerçekleştirmek, daha huzurlu bir yaşam sürmek, iş stresini azaltmak, kısacası daha fazla mutlu olmayı amaçlayanlara yönelik bir kişisel gelişim eğitim programı. “Fit bir vücut için nasıl emek sarf ediyorsanız mutlu olmak için de ortaya bir efor koymanız gerekir” diyen Nurluoğlu, Mutluluk Okulu’nun amacının hem gündelik hem de iş hayatının içinde mutlu olma konusunu bütünsel olarak ele alarak kişilerin mutluluk alışkanlıklarına katkıda bulunmak olduğunu söylüyor.

MUTLU OLMAYI ÖĞRENİYORLAR

Derslerde birebir koçluk çalışmaları olduğu gibi sınıf eğitimleri de var. Program mutluluk ahlakından kişinin kendini tanıya-rak hayattaki beklentilerini şekillendirmesine değin geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bireysel ve kurumsal olarak kategorize edilen derslere şirketlerin de ilgisi büyük. Beş ana eğitmen, altı asistan ve 18 profesyonel koçun hizmet verdiği okulda, Bireysel Mutluluk Okulu eğitimi üç ay sürüyor. Nurluoğlu, Kurumsal Mutluluk Okulunda ise, ekibinden en üst düzeyde verim almak, iletişimi güçlendirmek, çalışanlarının iş yerinde mutlu olmasını sağlamak isteyen kurumlar için üç temel bölüme ayrılan farklı bir program oluşturdukları bilgisini veriyor. Kurumların ihtiyaçları doğrultusunda takım ruhu, iletişim anayasası atölyeleri, ofiste mutluluk ahlakı gibi derslerin düzenlendiği Mutluluk Okulu’nda Mutluluk Perspektifinden Derin Kişisel ve Çevresel Farkındalık; Mutluluk için Yeni Alışkanlık Seçenekleri; Kendi Mutluluğunu Tasarlama; Mutluluk Sorumluluğunu Sürdürme Egzersizleri; gibi ilginç başlıklarda dersler veriliyor.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir