Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Haberler / Kâr değil tasarruf için Kooperatif Sigortacılığı

Kâr değil tasarruf için Kooperatif Sigortacılığı



Ticaret hukuku profesörü Korkut Özkorkut, Kooperatif Sigortacılığının millî ve İktisadî açıdan kaçınılmaz olduğunun altım çiziyor. Özkorkut, kârdan ziyade tasarruf amacı güden sistemin geliştirilmesi gerektiğini söylüyor.

KOOPERATİF Sigortacılığı, Türkiye’de ne devlet ne de kamuoyu tarafından yeterli düzeyde bilinmiyor. Sistem, sigortacılığın aksayan birçok noktasına merhem olabilecek öneme sahip bulunuyor. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İşletme Bölümü Ticaret Hukuk Anabilim Dalı Başkam Prof. Dr. Korkut Özkorkut, sigortacılık ile kooperatifçilik arasında ortak noktalar olduğunu vurguluyor. Özkorkut, şu değerlendirmeleri yapıyor: “Sigorta da esasen bir sosyal dayanışma sistemidir.

Sigorta ifadesi güveni çağrıştırır. Sigortacılık, risklere karşı maddi güçlerin birleştirildiği, küçük birikimlerle oluşturulan finans havuzundan risklerin karşılandığı bir yapıdır. Kooperatifçilik de güçlerin birleştirilerek sosyal ve ekonomik olarak dayanışma halinde sorunların çözüm modelidir.”

Birbirlerini desteklemeliler

Özkorkut, yabancı şirketlerin pazardaki payının bugün yüzde 70’i aştığına işaret ediyor. Dünyada sigortacılık ve kooperatifçilik faaliyetlerinin birbirlerini destekler şekilde gelişme gösterdiğine dikkati çeken Özkorkut, “Ülkemizde sigortacılık mevzuatı ile kooperatifçilik mevzuatının bugüne kadar birbirleri ile çok fazla etkileşime girmediği, sigortacılıktan sorumlu kamu otoritesi ile kooperatifçilikten sorumlu kamu otoritesi arasında karşılıklı çalışma deneyimi bulunmadığı gözlenmektedir” ifadelerini kullanıyor.



Korkut Özkorkut’a göre, sigorta sektöründeki yabancı sermaye yoğunluğunun önüne geçebilmek, millî fonların yeterli büyüklüğe gelmesiyle ülkemizin finans merkezi olması iddiasına katkı vermek, kârdan ziyade tasarruf amacı güden kooperatifçiliğin geliştirilmesi, haklı dini kaygıları bulunan kişilerin uygulanan tekafül tekniği ile bu kaygılarının giderilmesi önem taşıyor.

Bu nedenlerle Kooperatif Sigortacılığına destek verilmesi millî ve İktisadî açıdan kaçınılmaz görünüyor. Kooperatif Sigortacılığına toplumsal özellikleri ağır basan sendikalar, vakıflar, odalar ve diğer kooperatiflerin sahip çıkabileceğini söyleyen Özkorkut, “Dini hassasiyetleri nedeni ile sigorta yaptırmaya sıcak bakmayan ve atıl bir sigortasız kitleyi Kooperatif Sigortacılığı harekete geçirebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Rakamlar ne diyor?

2015 yılı sonu itibarıyla Avrupa’da faaliyet gösteren sigorta kooperatifi şirket sayısı 2 bin 700, dünyada ise 5 binin üzerinde. Sigorta kooperatifleri sektörü, 2015 yılı sonu itibarıyla 1.2 trilyon dolar prim geliri elde ederek küresel sermaye pazarının yüzde 27’sine sahip oldu. 1.1 milyon insana iş imkanı sunuldu, 960 milyon ortak sayısına ulaşıldı.

Başarının sırrı ortaklıkta

Kooperatif Sigortacılığının deneyimli ismi Burak Reis Özen, Türkiye’nin demografik ve ekonomik yapısının, genç, dinamik, ileri teknoloji kullanabilen ve dayanışma kültürüne sahip bireylerden oluştuğunu belirtiyor. Özen’e göre, bu bireylerin giderek artan eğitim düzeyleri, artan motorlu araç sayıları ve her şeyden önemlisi fiyat odaklı tüketim yapan kesimin hatırı sayılır büyüklükte olması Kooperatif Sigortacılığı için artı değer oluşturuyor. Burak Reis Özen, “Kooperatiflerin en önemli özelliği sermayelerinin üye sayıları ile doğru orantılı olarak büyüyor olmasıdır, bu nedenle sigortalının ortak olarak sisteme dahil olması ve müşteri memnuniyetinin ortaklık getirileri ile sağlanarak uzun süreli birlikteliklere dönüştürülmesi Kooperatif Sigortacılığında başarının sırrıdır” ifadelerini kullanıyor.

ŞEMSİYE






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir