Perşembe , Ağustos 17 2017
Anasayfa / Haberler / Genç Mucitlere Daha Fikir Aşamasında 100 Bin TL Hibe

Genç Mucitlere Daha Fikir Aşamasında 100 Bin TL Hibe



Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı. genç mucitlere daha fikir aşamasında 100 bin TL hibe veriyor. Toplam 50 milyon TL bütçeli Teknogirişim Desteği programına başvurular başladı. Ar-Ge projelerini yurtiçi ve dışında tanıtmak ve pazarlamak isteyenlerin ise 75 bin TL hibe alma şansı var…

ESKİ köye yeni adet getirme”, “Başımıza icat çıkarma” gibi sözlerle büyüdük. Ancak devir değişti. Devir, icat çıkarma, yeni buluş yapma devri. Bunu yapan ülkeler dünya ekonomisini yönetiyor. Bilgi çağı gençliğinden artık icat çıkarması, buluş yapması bekleniyor. Bu yüzden son 10 yıldır Türkiye’de devlet eliyle Ar-Ge’ye yapılan harcamalar artırılıyor.

Türkiye’nin merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirdiği harcamalar 2012 yılında 4 milyar 523 milyon TL oldu. Bu rakam 2002’ye göre yani 10 yıl öncesine göre, Ar-Ge bütçesinin üç katma çıktığı anlamına geliyor. Bu yıl ise genel bütçeden Ar-Ge için ayrılan başlangıç ödeneği 4 milyar 770 milyon TL düzeyinde. Ar-Ge faaliyetlerine yönelik vergi indirim ve istisnalarının toplamı 2013 yılı için 1 milyar 7 milyon TL olarak tahmin ediliyor.

genc mucitler

RAKAMLAR ARTMALI

Peki bu rakamlar yeterli mi? Kesinlikle hayır… Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini Gayri Safi Milli Hasıla içindeki Ar-Ge’ye harcanan miktar gösteriyor. 2012’de Türkiye’nin GSMH’sı içindeki Ar-Ge payı yüzde 1 bile değilken, Almanya’nınki yüzde 3 civarında. Türkiye’nin hedefi de bu payı yüzde 3’e çıkarmak. Diğer bir deyişle, 2023’te 2 trilyon dolara ulaşması beklenen milli gelirin yaklaşık 60 milyar dolarının Ar-Ge’ye harcanması hedefleniyor.

Elbette bu rakam, Türkiye’deki tüm şirketlerin, girişimcilerin, üniversitelerin kullanımına açık olacak ama yazının başında belirttiğimiz gibi gençlerin Ar-Ge’ye yönlendirilmesi çok önemli. Bunun için de son uç yıldır verilmekte olan Teknogirişim Sermayesi Desteği gittikçe daha çok ilgi çekiyor. Bu destek programının oluşumu T Nisan 2008’de yürürlüğe giren 5746 sayılı “Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun” ile paralellik gösteriyor. Kanunun genç girişimcilere yönelik destek mekanizmalarından olan Teknogirişim Sermayesi Desteği mekanizması, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2009’da oluşturuldu. 2009-2013 yılları arasında bin 34 gence iş kurması için 100’er biri TL hibe verildi. Bu, programa başvuran her dört projeden birinin desteklendiği anlamına geliyor. 2009- 2013 döneminde Teknogirişim Sermayesi Desteği sözleşmesi imzalayan bin 34 girişimcinin yüzde 88.5’inin erkek, yüzde 11.5’inin kadın olduğunu belirtelim.

Teknogirişim Sermayesi Desteği için

2014 yılı başvuruları başlamış durumda. 1 Ekim 2013-1 Kasım 2014 tarihleri arasında yapılabilecek başvurular, https://biltek.sana-yi.gov.tr adresindeki Ar-Ge web portalı üzerinden e-devlet şifresi ile yapılabiliyor. Bu yılki toplam destek bütçesi, geçmiş yıllarda olduğu gibi 50 milyon TL düzeyinde.

ÖRNEK GENÇLER

Gençlerin kendi işlerine iş kurmasına olanak veren bu destek programını genç girişimciler için yeniden masaya yatırdık. Programdan katkı sağlayan gençlerin iş kurma hikayelerini ve karşılaştığı zorlukları araştırdık.

Teknogirişim Sermayesi Desteği’nin amacı, yüksek eğitimli ve nitelikli gençlerin teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini hayata geçirmelerine katkı sağlamak. Diğer bir deyişle 100 bin lira hibe verilerek onların işlerine start vermelerine destek olmak. Elbette iş fikirlerinin yüksek katma değer ve nitelikli istihdam yaratma potansiyeli taşıyor olması da önemli. Genel olarak programdan üniversite öğrencileri ya da yeni mezun olmuş gençler yararlanabiliyor. Programa bir yıl içinde üniversiteden mezun olabilecek durumdaki öğrenci, yüksek lisans veya doktora öğrencilerine ya da lisans, yüksek lisans veya doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden en çok beş yıl önce tamamlamış kişiler başvurabiliyor.

Destekten yararlanmak için teknoloji odaklı bir iş fikri olan gencin önce şirketini kurması gârekiyor. Firmasını kuran genç iş planını oluşturup bakanlığa başvurabiliyor. Desteklenmeye karar verilen fikirler ve işletmelere 100 bin TL hibe veriliyor. Destek ödemeleri iş planı çerçevesinde Bakanlık tarafından yapılıyor. Sağlanan destek, belirtilen şartları taşıyan işletmelere bir defaya mahsus olmak üzere, teminat alınmaksızın ve hibe olarak veriliyor.

YILDA 300 GENCE DESTEK

Teknogirişim Sermayesi Desteği’ni 2010 yılında fiilen 78 işletme aldı. Programa, 159 başvuru olmuştu. Ancak geçen yıl adeta programa başvuru patlaması yaşandı. 2013 yılı başvuruları 1 Ekim- 1 Kasım 2012 döneminde gerçekleştirildi. Anılan dönemde destek programına tam bin 539 başvuru oldu. Desteklenmeye değer bulunan 307 girişimci belirlendi. Ancak, 13 girişimci tüzel kişilik kazanmadığı yani şirketini kurmadığı için Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı geri kalan 294 işletme ile sözleşme imzaladı ve onlara destek vermeye karar verdi. Son yıllarda yıllık ortalama 200-300 gencin fikri desteklenir noktaya geldi. Bu yıl da en az 300 ila 500 arasındaki gencin desteklenmesi bekleniyor.

SİLİKON VADİSİ’NDE TECRÜBE

Teknogirişim Sermayesi Desteği’nden yararlanan girişimciler önemli bir fırsata ulaşma şansına da sahip. Destekten yararlanmış girişimciler arasından her yıl seçilecek 10 kişinin yurtdışmda Silikon Vadisi ve benzeri yerlerdeki girişimci programlarına katılması sağlanıyor. Tecrübe ve iş ilişkilerini geliştirmek için yurtdışı desteği 2012 yılından beri gerçekleştiriliyor. Örneğin bu yıl 1 Temmuz’a kadar başvurular alındı. İkincisi düzenlenen programa 2009, 2010 ve 2011 yıllarında enformasyon, elektromekanik/elektrik, makine ve malzeme alanlarında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Teknogirişim Sermayesi Desteği Programından yararlanmış kişiler başvurabildi. Programa başvurmak isteyenler hazırladıkları sunum ile birlikte başvuru dokümanlarını 1 Temmuz. 2013 tarihi mesai bitimine kadar Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü [email protected] e-posta adresine gönderdiler. Gönderilen dosyalar TÜBİTAK’a iletiliyor. TÜBİTAK uygun başvuru sahiplerinden seçtiklerinin kendisine birebir İngilizce sunum yapmasını istiyor. Silikon Vadisi’ne 2014 döneminde 20 gencin gönderilmesi planlanıyor. Başvurular yılın ilk yarısında yapılabilecek. Geçen yıl bilişim alanında projeler kabul edilirken; 2014’te kimya ve makine gibi alanlara öncelik verilmesi düşünülüyor.

MENTOR DESTEĞİ

2011 yılında Teknogirişim Desteğinden yararlanıp daha sonra da Silikon Vadisi’ne bir ay gitmeye hak kazanan Serdar Alemdar, antrenörlere ve yayıncılara yönelik özel spor analizleri yapan özel bir program geliştirmiş. Sentio Teknoloji ve Yazılım şirketinin kurucusu olan Alemdar, Silikon Vadisi’nde kaldıkları bir ay boyunca önemli kazanımlar elde ettiklerini söylüyor. Alemdar, kendi ürününü pazarlayabilmek için Amerika’da üç kulüp başkanıyla ve yatırımcılarla görüşme fırsatı bulduğunu da belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Silikon Vadisi’ndeki kuluçka merkezinde bir ay geçirdik. Bize pek çok açıdan faydası oldu. Amerika’da bin-bin 500 dolara şirket kurmak mümkün. İnternetten bunu yapabiliyorsunuz. Amerika’da bir yatırımcı ya da ortak bulmak istiyorsanız orada şirket kurmanızı mutlaka istiyorlar. Silikon Vadisi’ndeki Kuluçka Merkezi’nde Amerika’daki işlerin nasıl yürüdüğünü görme şansımız oldu. Orada her girişimciye bir mentor veriliyor. Bana verilen mentor zaten sporda çevresi olan biriydi. Ben de kendi fikrimi pazarlamak için üç kulüp başkanı ve yatırımcılarla görüştüm. Normalde bizim bu bağlantıları kurmamız zordu. Silikon Vadisi’ne giderek bu fırsatı elde ettik.

Bilim Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ve TÜBİTAK Teknogirişim Sermayesi Desteği’ni geliştirmek için çabalarını sürdürüyor. Bu programı destekleyecek ek destekler de zamanla yürürlüğe konuluyor. Örneğin, Teknogirişim desteği alan girişimcilerin taleplerinden yola çıkılarak, tanıtım ve pazarlama desteği verilecek ek bir program bu yıl başlatıldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımca uygulamaya konulan Teknolojik Ürün Tanıtım ve Pazarlama Destek Programı, Ar-Ge projeleri sonucunda ortaya çıkan teknolojik ürünlerin ve prototiplerin yurtiçi ve yurtdışında tanıtımı ve pazarlamasına yönelik faaliyetleri desteklemeyi planlıyor. Program kapsamında Ar-Ge ürününü yurtiçinde tanıtmak isteyenlere 25 bin TL, yurtdışmda tanıtıp pazarlayacaklara ise 50 bin TL hibe verilecek.

“PARA PEŞİN VERİLSİN”

Genç girişimciler genelde Türkiye’de verilen destekleri yeterli buluyor. Ancak özellikle işin başlangıç aşamasında hibenin, firma harcadıktan sonra verilmesinin sıkıntı yarattığını düşünüyorlar. Bu sıkıntıyı, girişimci Mert Küçük, “Türkiye’de girişimcilere verilen destekler genelde iyi olmakla beraber elbette bazı problemleri var. Örneğin, birçoğunda fon harcama yaptıktan sonra sağlanıyor. Oysa yeni girişimciler için ilk harcamayı yapmak mümkün olmuyor. Bu tür sıkıntıların üstesinden gelebilmek için mevzuat düzenlemeleri yapılıyor” diyor. Küçük, Türkiye’de girişimciliğin önünü açacak diğer önerilerini ise şöyle sıralıyor:

“Ben ekosistem içerisine büyük şirketlerin de dahil olması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle ilk aşamada, bizim gibi B2B çalışan girişimleri desteklemek için bu önemli. Örneğin, bir şirketin bir girişimciden bir ürün satın alması ile büyük bir şirketten ürün satın alması, esasında çok farklı yürütülmesi gereken süreçlerdir. Kültürün gelişmesi ile desteklerin daha da anlam kazanacağını düşünüyorum.” Gelişim Video Teknolojileri’nin kumcusu Kubilay Aydın’ın ise, hibelerle ilgili bir sitemi var: “TÜBİTAK hibe vereceği zaman ince elenip sık dokunuyor. Oysa ülkenin kaynakları birçok noktada rahatça harcanıyor. Devletin Ar-Ge’nin stratejik olup olmadığına karar vermesi lazım. Bu hükümet zamanında desteklerin arttığını söylemeliyiz. Ancak devlet desteğiyle kurulmuş bir firmanın cebinde en az aldığı destek kadar para olmazsa beşinci yılına giremez, batar. Ben başlangıç sermayemi devletten aldım ama kendi kaynağım da vardı.

Ürün ticarileşemedi! deneyim kazandı

Umut Gültepe, Bilkent Üniversitesi’nde Elektronik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde okumuş, ardından da bilgisayar mühendisliğinde yüksek lisans yapmış.

25 yaşındaki Gültepe, Teknogirişim Desteği’ni üç yıl önce aldıktan sonra da başarılı bulunarak Silikon Vadisi’ne gönderilmiş. Gültepe’nin projesi, artırılmış gerçeklik kullanan sanal giyinme kabinleri üzerine… Ne var ki, aynı zamanda tez konusu olan bu projeyi, ticari ürüne çevirememiş. Ortak olduğu Inturlam şirketindeki hisselerini ortaklarına devrederek ayrılmış. Küçük, “Ürünü ticari olarak kullanamadık. Şirket hala devam ediyor ancak daha çok medya-prodüksiyon-tasarım alanında faaliyet gösteriyor. Ben şu anda web tabanlı yazılım servisleri üzerine çalışıyorum” diyor. Projenin tasarım aşamasında hatalı olduğunu fark edemediklerini belirten Küçük, şu değerlendirmeyi yapıyor: “Maalesef deneyim sahibi olduktan sonra öğrendik ki, projemiz ‘insanların problemlerini çözün1 ilkesine uyan bir proje değildi. Daha çok bir araştırma projesiydi, bir ürün olma potansiyeli yoktu. En zor olan bu gerçek ile yüzleşmekti. Çok daha düşük bütçeli desteklerle girişimcilere deneyim kazandırılabilir. Bu da büyük paraların çok daha doğru şekilde harcanmasını sağlayabilir.”

Geleceğin otomobiline hazırlık



Kubilay Aydın, 35 yaşında. ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olan Aydın, 2010 yılında aynı bölümde doktora yaparken şirketini kurmuş. Gelişmiş Video Teknolojileri Ltd. Şti. adlı şirketinin başlangıç sermayesini de Teknogirişim Desteği’nden 100 bin TL olarak sağlamış. Halen Ankara Gölbaşı’ndaki Gazi Üniversitesi Teknoparkı’nda altı kişilik ekibiyle çalışmalarını sürdürüyor. Silikon Vadisi’nde bîr aylık eğitime giden Aydın ve ekibi, geleceğin otomobilleri üzerinde çalışıyor. Mevcut otomobillerde yakıt, yağ gibi bilgiler kadranlı göstergelerle gösteriliyor. Aydın ve ekibi, aracın içine bir bilgi işlem ünitesi ekleyerek, aracın kendisi, trafik ya da çevresiyle ilgili bilgileri grafikli ekranda göstermek istiyor. Bunun için prototipler hazırlanmış.

Kubilay Aydın’ın Amerikalı yatırımcılar ile bu proje kapsamında ortak yatırım fırsatlarını değerlendirmek amacı İle Amerika merkezli “Advanced Video Technologies” isimli bir şirket kurduğunu da belirtelim. Aydın, bu ekranların kullanılması için öncelikle yönetmeliklerde değişiklik yapılması gerektiğini söylüyor. Diğer bir zorluğun ise otomobil üretiminde uluslararası firmaların pazara hakim olması nedeniyle yaşandığını sözlerine ekliyor: “Türkiye’de üretilen araçların Ar-Ge ve tasarım hizmetleri yurtdışından geliyor. Bu nedenle Bursa’ya projeyi götürüyoruz ama konunun merkeze ulaşması zaman alıyor. Oysa hükümetin dediği gibi yerli bir otomobil markamız olsa Bursa ile konuşup işi bağlayabiliriz.” Geleceğin otomobillerinde grafikli ekranların kullanacağını vurgulayan Aydın, desteklenirlerse milyonlarca dolarlık tasarruf sağlanabileceğini belirtiyor.

Hayal ettiğiniz kumaş; koltukta görün
Mert Küçük, Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunu, 25 yaşında genç bir girişimci.

Üniversitede okurken TÜBİTAK’ta yarı zamanlı araştırmacı olarak çalışmış. 2011’de okuldan mezun olduktan sonra TÜBİTAK’taki görevinden ayrılıp Teknogirişim’e başvurmuş. 100 bin TL hibe alan Küçük, geliştirdiği özel cihaz sayesinde gerçek dünyadaki nesneleri bir ekrana aktarabiliyor. Teknoloji olarak Googie Glass’ı andıran bu teknolojinin ilk kullanım alanını mobilya sektörü olarak belirlenmiş. Küçük; “Mağaza içerisinde farklı kumaşları gerçek koltukların üzerine ışık yoluyla yansıtıyoruz. Böylece müşteri kartelalardan bakmak yerine kumaşı gerçek koltuğun üzerinde görmüş oluyor. Bu tür teknolojilerle perakende sektörünün geleceği tamamen değişecek. Perakendeciler daha kısıtlı alanda daha fazla ürün sergileyebilecek; ayrıca müşterilerinin hayalinde ne varsa anında gösterebilecekler” diye geliştirdiği teknolojinin faydalarını anlatıyor. Türkiye’de üst segmente hitap eden bir mağazada pilot çalışma yaptıklarını belirten Küçük, “Çok yakında özellikle lüks mağazalarda yaygın olarak görebileceksiniz. Türkiye’ye ek olarak Paris ve Silikon Vadisi’nde de operasyon oluşturuyoruz” diyor. Projenin başlangıç aşamasında ve sonrasında birçok zorlukla karşılaşan Küçük, bunları şöyle anlatıyor: “Türkiye pazarında yeniliğe açık, öncü olmak isteyen, girişimci ve vizyoner firmaları bulmak epey vaktimizi aldı. Trend e-ticaret olduğu için tamamlanmamış ürünümüze yatırım yapacak ve fonlamayla sınırlı kalmayarak bizi güçlendirecek, erken aşama yatırımcılarını bulamamıştık. Bu problemin üstesinden biraz dişimizi sıkarak geldik. Şu noktada Türkiye ve Amerika’dan yatırımcılarla daha rahat ilerleyebiliyoruz.

Antrenörlere yol gösteriyor

Serdar Alemdar, işiyle hobisini birleştirmiş ve özel bir projeye imza atmış. Lisanslı basketbolcu olan Alemdar, spor analitiği üzerinde çalışan ender şirketlerden birini SPORTS ANALYTICS 2011 yılında kurdu. Sentio Yazılım’ı iş fikri nedeniyle 100 bin TL Teknogirişim Desteği aldı. Bir ay Silikon Vadisi’ne gönderilen Alemdar bugün 18 kişilik ekibiyle Boğaziçi Teknoparkinda çalışıyor. Geliştirdiği spor analizlerini bir ay kadar önce İnter Milan’a satmayı başaran Alemdar bugün Turkcell Süper Lig’deki birçok takımla çalışıyor. Alemdar, ODTÜ’de Makine Mühendisliği, ETH Zürih Üniversitesinde elektronik yüksek lisans eğitimleri aldıktan sonra, 2011’de 35 yaşında Boğaziçi Üniversitesinde bilgi sistemleri üzerine doktora yaparken fikrini hayata geçirmeye karar vermiş. 2003 yılından beri aklında olan fikri hayata geçirmek için mobil teknolojilerin gelişmesini beklediklerini söyleyen Alemdar, yaptıkları işi şöyle özetliyor: “Spor analitiği üzerine çalışıyoruz. Spor sahalarına kameralar kuruyoruz. Bu kameralardan alman görüntüleri işleyerek antrenör ya da yayıncılara canlı olarak veriyoruz. Örneğin, bir oyuncunun sahada ne kadar koştuğunu ve hızını ölçüyoruz. Geçmiş performansları ile karşılaştırıp, oyun devam ederken oyuncu hakkında ‘yorulabilir’ gibi bilgileri antrenörle paylaşıyoruz. Takım bazlı analizler de yapıyoruz.”

Sentio başarılı olunca Çukurova Grubu’nun Argemax adlı şirketi yüzde 10 ortak olmuş.

Alemdar, ikinci aşamaya geçip, TEYDEP’in 550 bin TL’lik desteğini aldıklarını söylüyor.

Kendileri gibi eş zamanlı veri toplayıp spor analitiği yapan çok fazla şirket olmadığını belirten Alemdar, “Futbolla ilgili işlerimiz oturdu. Avrupa’da Şampiyonlar Ligi ve Dünya Kupası maçlarında da analiz yapmak istiyoruz. Ayrıca hedeflerimiz arasında başka sporların analitiklerini yapmak da var” diye konuşuyor. Türkiye’de girişimciler için yeterince destek olduğunu belirten Alemdar şu değerlendirmeleri yapıyor: “Türkiye’deki sorun desteklemeye layık yeterince proje bulamamak. Hükümet ve TÜBİTAK mevcut destek programlarını iyileştirmeye açık.

Bizim geri bildirimlerimizi dikkate alıyorlar. Örneğin, Ar-Ge projelerinin pazarlgnmasına yönelik desteklerin eksik olmadığını bildirmiştik. Bu konuda yeni bir destek programı oluşturuldu. Pazarlama ve tanıtım da önemli. Örneğin, dünya kupalarının yapıldığı ülkelerde önemli bir futbol fuarı var. Oraya gitmek istiyoruz. 50 bin TL destek için başvurduk, alırsak gidebileceğiz.”

Operatör yetiştirmek için simüiasyon cihazı

Genç girişimciler Salih Kükrek ve Evren Emre, iki ortak olarak fikirlerini hayata geçirmeye çalışıyorlar. Genç ortakların TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’ndeki kurulu, Sanlab ve Sanrob adıyla iki şirketi var. 14 kişilik ekipleriyle çalışmalarını sürdürüyorlar. Sanlab simüiasyon üretimi ve yazılımı konusuna, Sanrob ise robot geliştirmeye odaklanmış. Teknogirişim Desteği’ne ilk olarak Evren Emre 2009 yılında başvurmuş. İş makineleri eğitiminde kullanılan simülasyonlar geliştirmek amacıyla hazırladığı projeyle 100 bin TL hibe almış.

2010 yılında ise Salih Kükrek, ‘otonom robotlar’ geliştirmek amacıyla başvurmuş; o da destek almaya hak kazanmış. Bu iki destek de yerini bulmuş ve iki şirket adeta bir başarı öyküsüne dönüşmüş. Bir ay Silikon Vadisi’ne de gönderilen Salih Kükrek, başlangıç projesinin nasıl yön değiştirdiğini şöyle anlatıyor: “Ben boru “ hatlarında görüntüleme yapan, veri de toplayabilen otonom robotlarla ilgili projeyle Teknogirişim Desteği aldım. Silikon Vadisi’ne gittiğimde bu işte geri kaldığımızı gördüm. Onlar at gibi koşan robot bile yapmışlar. Bunun üzerine simülatörlerde kullanılan paralel robotlar konusuna odaklandık; çünkü simüiasyon işinde halen çözülmemiş sorunlar vardı.”

Kükrek’in projesi yön değiştirmiş ama önemli bir açığı da kapatmış. Paralel robotlar, simüiasyon cihazlarında gerçek hareketlerin hislerini aynen verebilmek için kullanılıyor. Paralel robotları üreten firmaların yüzde 99’u ise Amerika’da. Kükrek ve ortağı simüiasyon cihazı geliştirirken Amerikan firmalarından direkt paralel robot almak istemişler ama bu firmalar yüzlerine bile bakıp teklif vermemişler. Bunun üzerine robotları kendileri geliştirmeye karar vermişler. Sanlab ekibi şu ana kadar forklift ve loder iş makineleri simülasyonunu ticarileştirip, satmış. Şimdi ise dozer, grayder simülatörü için çalışıyorlar. Salih Kükrek, Santez desteklerinden de ilk yararlanan firmalardan olduğunu belirterek, ‘TÜBİTAK ve KOSGEB ile geliştirdiğimiz projelerimiz var. Şu ana kadar devlete 4 milyon dolara hayata geçebilecek projeler sunduk. Aralıkta Amerika’ya fuara gidiyoruz; belki ortaklık görüşmemizi neticelendiririz” diye konuşuyor.

Uçakla başladı, oyunla devam ediyor

Veli Burak Çelen, 27 yaşında, Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunu. Yüksek lisansını TOBB ETU Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde yapmış. Halen Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde doktora yapıyor. Çelen, “İnsansız Hava Araçları ile Orman Yangınlarının Tespiti” projesiyle Teknogirişim Desteği almış. Desteği almadan elinde uçan bir prototipleri olduğunu belirten Çelen, projelerini şöyle anlatıyor: ”Projenin amacı, ormanların üstünde bir sürü uçak uçurup bunların yangını bulmasını sağlamaktı. Tek ve büyük bir uçak yapmaktansa küçük ve bir sürü uçağı bir arada kullanarak orman yangınlarını tespit etmeye çalıştık. Bu tek ve büyük bir uçak yapmaktan hem daha az maliyetli hem de daha kolay. Önerimizi karınca sürüleri gibi düşünebilirsiniz.”

Çelen, güneş enerjisi ile gün boyu uçabilecek bu küçük uçakları yaparken, ortağının insansız hava araçları, kendisinin ise görüntü ve sinyal işleme teknikleri üzerine çalıştığını söylüyor. Silikon Vadisi’ne de giden girişimcilerden biri olan Çelen, şu anda projeyi yürütmüyor.

Projenin peşini bırakma nedenini, “Uçakların yasal prosedürleri, tek alıcısının devlet olması, Ar-Ge için daha fazla paraya ihtiyaç duymamız gibi sebeplerden bu işi bıraktım ama girişimciliği bırakmadım. Uçak işine sıcak para kazandırsın diye bir oyun projesine başlamıştık, fakat yurt dışında bir firma bizden önce çıkarıp 180 milyon dolar gibi bir paraya satınca artık değerinin kalmadığını düşünüp rafa kaldırmıştık. Ben Amerika’dayken Türkiye’deki arkadaşlar ile beraber çalışıp oyunu çıkardık.

Şu anda Facebook’ta Word Painter adı ile oynanabiliyor.
Pazarlama ve tanıtıma 75 bin TL hibe var

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, geliştirdiği teknolojik ürünü yurtiçi ve dışında tanıtmak ve pazarlamak isteyen girişimcilere 75 bin TL’ye kadar hibe desteği veriyor. Bu programla ilgili firmalar tasarımdan üretime, üretimden de pazarlama ve tanıtım aşamasına kadar desteklenmiş oluyor. Bakanlık, bu programla genç ve yenilikçi girişimcilerin yaratıcı fikirleriyle ekonomik birer aktör haline gelmesini hedefliyor. Teknolojik Ürün Tanıtım ve Pazarlama Destek Programı ile yurtiçinde yerleşik kuruluşların, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan vakıflar veya uluslararası fonlar tarafından desteklenen Ar-Ge ve yenilik projeleri sonucunda ortaya çıkan teknolojik ürünlerin veya prototiplerin yurtiçi ve dışında tanıtımı ve pazarianmasına yönelik faaliyetler birer aylık periyodlarla başvurular alınıyor; takip eden ay içerisinde başvuruların değerlendirilmesi * 4 tamamlanıyor, çjy Bütçe imkanları dikkate alınarak desteklenmesi uygun görülen başvurular için talep edilen destek tutarının, yurtdışındaki tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinin 50 bin TL’ye kadarı, yurtiçindeki tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine katılım bedelinin ise 25 bin TL’ye kadarı faaliyet sayısına bakılmaksızın Bakanlıkça hibe olarak karşılanıyor. Hem yurtiçi hem yurtdışı tanıtımı yapacak olanlara verilen hibeler 75 bin TL’yi bulabiliyor.

Gelelim ne türlü faaliyetlerin destekleneceğine… Fuarlara katılımda stant kirası, stant yapımı, standart stant dekorasyonu, nakliye ve depolama giderleri ile nakliye sigortası hibe olarak alınabiliyor. Ürün veya prototipin tanıtımı ve pazarlanması amacıyla hazırlattırılacak broşür, ürün kataloğu, etiket baskılı ve bandrollü elektronik depolama aygıtlarının ücretleri destek kapsamına giriyor. Yurtdışı fuarlarda gümrük işlem giderlerinin, elektronik ticaret [e-ticaret] sitelerine üyelik giderlerinin, yazılı medyada teknolojik ürün ya da prototipin tanıtımına ilişkin giderlerin ve tanıtım ve pazarlama faaliyetleri ile ilgili seyahatlerde, kuruluşun en fazla iki çalışanının ilgili seyahat ücretleri de Bakanlıkça karşılanıyor. Bu destekten karşılıksız para alabilmeniz için projenizin başvuru yapıldığı tarihten en geç beş yıl önce başarı ile tamamlanması, bu haliyle de katma değer yaratması da ya da yaratma potansiyeli bulunması gerekiyor.





Bir yorum

  1. slm benim mezuniyetim ilk okul 1969 doğumluyum mersin silifkede ikamat ediyorum ilk okul mezunu olduğum için pek ciddiye alınmıyorum benim birkaç tane pilanlarım var çok değerli olduğunu tahmin ediyorum yakıtsız motor üzerine birkaç adet tasarımlarım var bir mühendis arkadaşım var pilanın bir tanesine merkez kaç momet sistemi olduğunu söylüyor benim imkanlarım yok sayılır benim beklentim sadece bir atölye bu atölye ile bir çok şey başarabilirim onlarca pilanlarım var yani ben insanlık adına bir faydam olsun diyorum ulaşmak isterseniz tel. 05425668818

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir