Anasayfa / Haberler / Deprem sigortanızı yaptırın

Deprem sigortanızı yaptırın



DASK yaptırırken bunlara dikkati

Zorunlu deprem sigortası yaptırmak için gerekli bilgi ve belgeler şunlar:

■ Sigortalının; adı, adresi, telefonu, cep telefonu, t.c. kimlik numarası, vergi kimlik numarası (tüzel kişiler için).

■ Sigortalanacak binanın; açık adresi, tapu bilgileri, inşa yılı, yapı tarzı, toplam kat sayısı, hasar durumu.

■ Meskenin (dairenin); brüt yüzölçümü (m2), kullanım şekli.

Marmara’nın ardından Ege’de yaşanan depremler yürekleri ağızlara getiriyor. Maalesef dayanıklı binalar inşa etmek, depremden korunmak için yeterli olmuyor. Bu afetin yıkıcı etkilerine karşı Zorunlu Deprem Sigortası da yaptırmak gerekiyor. Bilinenin aksine pahalı olmayan bu sigortaya ortalama 150 TL ödeyerek sahip olunabiliyor.

NE zaman, hangi şiddette geleceğini hiçbir zaman bilemediğimiz deprem, sosyal, ekonomik ve psikolojik olmak üzere ciddi etkilere yol açıyor. Depremin yarattığı maddi ve manevi hasarın etkisi uzun zaman dilimi boyunca sürüyor.

Ülkemizde 17 Ağustos 1999’da yaşanan Gölcük depremi gibi birçok büyük depremde bu acı gerçeği maalesef yaşadık. Enkaz görüntüleri, yardım çağrıları aradan geçen onca yıla rağmen hala gözlerimizin önünde ve kulaklarımızda. Deprem, tüm bu boyutlarıyla yalnızca afet yaşayan bireylerin ya da ailelerin değil, tüm ülkeyi etkileyen bir doğa olayı. Üzerinden 18 yıl geçmiş olmasına rağmen hala üzerimizden 17 Ağustos depreminin etkilerini atamadık.

Afete karşı hazırlıklı olun

Deprem kendini unutturmuyor. Son zamanlarda Ege Bölgesi’nde yaşanan depremlerle hop oturup hop kalmaya devam ediyoruz. Çanakkale, İzmir, Bodrum ve Datça’da (Muğla) yaşanan depremler panik yaratmaya devam ediyor. 21 Temmuz gecesi Bodrum’da hissedilen deprem 10 cm tsunami dalgasına bile neden oldu. Dalgalar sahil kenarındaki otomobilleri sürükledi, tekneleri batırdı.

Gerçekleşen depremler olası bir “Marmara depremini tekrar yaşayacak mıyız?” sorusunu akıllara getiriyor. Uzmanlar, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) yönetimi ve sigorta şirketleri ise vatandaşı önlem almaları, depreme karşı hazırlıklı olmaları konusunda sürekli uyarıyor. Depreme hazırlıklı olmanın iki yolu var: Depreme dayanıklı binalar yapmak ve depremin yıkıcı etkilerine karşı teminat altına alan Zorunlu Deprem Sigortası’na (ZDS) sahip olmak. Dönemi geldiğinde sigorta poliçesini yenilemeyi de unutmamak gerek.

Allianz tarafından yayımlanan 2016 Risk Barometresi Araştırması’na göre ise Türkiye için doğal afet riskleri yüzde 55 ile ilk sırada yer alıyor. Bu verilere baktığımızda afetler nedeniyle oluşan kayıpları karşılamak için sigortanın her zaman gerekli bir araç olduğu gözler önüne seriliyor.

Deprem sigortasının teminatları

Ülkemizde sigorta şirketleri tarafından Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) adına düzenlenen ZDS poliçesi ile depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının meskenlerde doğrudan neden olduğu maddi hasarlara karşı teminat sağlıyor. Bina tamamen ya da kısmi olarak zarar görmüş olsa da teminat kapsamına giriyor.

ZDS poliçesi genel olarak, binanın temelini, ana duvarları, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarları, bahçe duvarlarını, istinat duvarlarını, tavan ve tabanları, merdivenleri, asansörleri, sahanlıkları, koridorları, çatıları, bacaları, yapının bunlara benzer nitelikteki tamamlayıcı bölümlerini güvenceye alıyor.

Sahte poliçeyi nasıl anlarız?

Sigortayı güvenilir kanallardan yaptırmak gerektiğini üzerine basarak söylemek isteriz. Çünkü sahte deprem poliçeleri, vatandaşın sonradan mağduriyet yaşamasına neden olabiliyor. Deprem poliçelerinin üzerinde DASK logosu, seri numarası ve zemininde mavi renkte DASK fligranının bulunması gerekiyor. Poliçenin geçerli olup olmadığının kontrolü için, www.dask.gov.tr internet sitesinden ad-so-yad, poliçe numarası girilerek sorgulama yapılabiliyor. Ayrıca poliçeler düzenlendiğinde sigortalılara poliçenin düzenlendiğine dair SMS gönderiliyor.

İstanbul’da 100 m2 evin sigortası ortalama 150 TL

DASK’ın verilerine göre, farklı tehlike bölgelerinde yer alsalar da tüm bölgeler zorunlu deprem sigortası kapsamında yer alıyor. Yürürlükteki deprem sigortası poliçelerinin dağılımında sigortalı konut oranının en yüksek olduğu bölge Marmara Bölgesi. Yüzde 55 sigortalılık oranına sahip Marmara Bölgesi’ni, yüzde 44 ile İç Anadolu, yüzde 43 ile Ege, yüzde 38 ile Akdeniz, yüzde 36 ile Karadeniz, yüzde 35 ile Doğu Anadolu ve yüzde 32 ile Güney Doğu Anadolu bölgeleri takip ediyor. Erzincan ve Van gibi büyük depremlerin yaşandığı illerimizin de içinde yer aldığı, deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde sigortalılık oranının halen yüzde 30’lar seviyesinde olduğu görülüyor.

www.dask.gov.tr üzerinden ikamet ettiğiniz konutun tipine göre ödenecek sigorta primi tahmini olarak hesaplanabiliyor. İstanbul’da 100 metrekarelik bir ev için ortalama 150 TL deprem sigortası primi ödeniyor. Oturduğunuz semte göre bu prim azalıyor ya da artıyor.

Deprem sigortası ile kişiler ev bedeli kadar tazminat alabilir

Mapfre Sigorta Konut Sigortaları Servis Yöneticisi Müge Büyükkarakaş: Mal güvenliğimizi korumak adına zorunlu deprem poliçelerimizi yaptırmaya öncelik vermemiz gerekiyor. Deprem sigortası ile kişiler cüzi miktarda bir ödeme karşılığında kötü günde, ev bedeli kadar bir tazminat alabilir ve bu sayede yaşamını aynı şekilde sürdürebilir. Poliçe, depremin doğrudan neden olacağı maddi zararların yanı sıra deprem sonucu ortaya çıkabilecek yangın, infilak, yer kayması veya tsunaminin yaratacağı zararları da teminat altına alıyor. Bu anlamda herhangi bir zorunluluk olmasa bile, binalar için deprem sigortası yaptırılması, olası bir deprem karşısında zor durumda kalmamak adına önem arz ediyor. Mapfre Sigorta olarak DASK konusunda etkili bir toplumsal farkındalık yaratmanın çok önemli olduğunu düşünüyor, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü önlenmesi mümkün olmayan bu doğal afetler sonrasında normal hayata dönmek için sigorta sektörünün desteği büyük önem taşıyor. Yüksek ekonomik kayıplar ve bina hasar maliyetleri de sigorta yaptırarak tedbir almanın gerekliliğini gösteriyor. Bu kayıpların önüne geçmenin tek yolu farkındalık oluşturmak…



Depreme hazırlıklı olmayı öğrenmeliyiz

Güneş Sigorta Oto Dışı Sigortalar Müdürü Yalçın Önder Sarıkaya: Bu sene depremleri sıklıkla duyduğumuz ve yaşadığımız bir yıl oluyor maalesef… Depremle ilgili haberleri duyduğumuzda aklımıza “Deprem Sigortası” geliyor. İstatistiksel olarak bakıldığında deprem hadiseleri sonucunda deprem sigortası yaptırılma oranlarında kayda değer artışlar görülüyor. Ancak konu gündem dışı olunca bu ilgi tekrar azalıyor. Sadece deprem hadiselerinden sonra değil, yaşamımızın tüm dönemlerinde depreme hazırlıklı olmayı ve depremle yaşamayı öğrenmeliyiz. Sigorta kavramı da güvenli bir gelecek için mutlaka yapılacaklar listemizde en üst sıralarda olmalıdır. Son yıllarda sigorta bilincinin artması ve bazı kamu işlemlerinde deprem poliçesi zorunlu olmasına rağmen, sigortalı konut sayısı halen olması gerekenin çok altında. Büyük deprem riski taşıyan İstanbul’da, son dönemde irili ufaklı deprem olayları yaşanan İzmir’de ve daha önce büyük bir deprem yaşayan Kocaeli’de bile sigortalılık oranı yüzde 50 civarında. Bu oranların en kısa sürede çok daha üst seviyelere çıkması gerekiyor. Bunu başarabilmek içinse, sigorta sektörüyle beraber toplumun tüm kesimlerine büyük görev düşüyor.

Toplumsal farkındalık yaratmayı görev edindik

Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı: Fay hatları üzerinde yer alan Türkiye’de, konut sayısı ve deprem sigortası poliçe sayısı arasındaki tutarsızlık nedeniyle tehlike sinyalleri çalıyor. Var olan konut adetine göre sigortalılık oranı yüzde 44.8. Türkiye’de deprem gerçeği konunun uzmanları tarafından sıklıkla hatırlatılmasına rağmen, etkili farkındalık yaratılamıyor. Dolayısıyla yaşanan depremler ciddi can kaybının yanı sıra, yüz binlerce hasarlı binaların oluşmasına sebep oluyor. Deprem afeti sonrasında meydana gelen kayıpları azaltmayı ve maddi anlamda olabildiğince telafi etmeyi amaçlayan DASK, 2000 yılından beri depremin konutlarda yaratacağı tahribata karşı güven sunuyor. Deprem sigortası, bu güçlü konumuna rağmen toplum tarafından yeterince rağbet görmüyor. Şirket olarak DASK konusunda etkili bir toplumsal farkındalık yaratmayı bir görev olarak benimsedik. Bu konuda özellikle çocuklar ve gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Okullarımızda zaman zaman bu yönde çalışmalar yapılıyor. Ama bu konuyu sadece devletten beklememek gerekiyor. Biz sektör temsilcilerinin de sürece dahil olarak toplumu yönlendirmesi gerekiyor.

Elektrik isteyen sigorta yaptırmalı

Elektrik ve su aboneliği alırken, tapu işlemleri sırasında ve konut kredisi çekerken vatandaş deprem sigortası yaptırmak zorunda.

Deprem sigortası yaptırmayan kişilerin işlemleri gerçekleştirilmiyor. Bu düzenleme ile zorunlu deprem sigortalı konut sayısında ciddi bir artış yaşandığı söylenebilir. DASK’tan edinilen bilgilere göre, DASK’ın olası bir deprem durumunda hasar ödemesi yükümlülüklerini yerine getirecek seviyede kaynağı bulunuyor. DASK’ın kurulduğu günden bu yana yaptığı hasar ödemesi miktarı 2017 itibarıyla 173 milyon TL’nin üzerine çıktı.

Deprem hasarını her koşulda tazmin etmeyi garantiliyoruz

Allianz Sigorta Genel Müdürü Arif Aytekin: Türkiye’de kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandı. Bu dönüşüm çok kritik olmakla birlikte olası hasarlarda maddi kayıpları ciddi ölçüde azaltacak sigorta konusu da çok önemli. Depremlerin gerçekleşmesini engellemek mümkün değil, ama depremin yaratacağı kayıpları en aza indirmek mümkün. Olası bir yıkıcı deprem sırasında ve sonrasında sigorta şirketleri maddi ve manevi olarak sigortalıların yanında yer alacaktır. Bir deprem durumunda maruz kalınacak riskin büyüklüğü DASK ile koruma altına alınandan çok daha büyük boyutta. Bunun için de vatandaşların yangın poliçeleri dahilindeki deprem teminatlarını satın alarak mallarının tamamını güvence altına almalarını öneririm. Halihazırda bu ürünler için de deprem fiyatları tıpkı DASK için olduğu gibi devlet tarafından belirlenen standart bir tarife üzerinden belirleniyor. Allianz Türkiye olarak geliştirdiğimiz analiz yöntemlerini kullanarak sigortaladığımız binalar için detaylı deprem risk analiz çalışmaları yürütüyoruz. Elde ettiğimiz verileri kullanarak sigortaladığımız riskleri, dijital bir risk haritası üzerinden takip ediyoruz. Sigortaladığımız riskleri ise reasürans koruması altına alıyoruz. Böylece sigortalılarımızın mallarına deprem neticesinde gelebilecek zararı her koşulda tazmin edebilecek bir güvence sağlamayı garanti altına alıyoruz.

Araçlar konutlardan daha çok önemseniyor

Unico Sigorta Genel Müdürü Cenk Tabakoğlu: Deprem açısından riskli olarak değerlendirilen ülkemizde 2017 yılı içerisinde çeşitli depremler yaşandı. Fakat hala deprem bilinci konusunda tam olarak istenen noktaya gelemedik. Vatandaşlarımızın otomobili ile ilgili gösterdiği hassasiyeti bu konuda göstermediğini görebiliyoruz. Alınması gereken diğer birçok önlemin yanında Zorunlu Deprem Sigortası deprem nedeniyle uğranılabilecek maddi zararlara karşı teminat güvence. Deprem sigortasında tazminattan yararlanmak için binanın tamamen hasarlanmış olması gerekmiyor, kısmi zararlar nedeniyle de tazminat alabilmek mümkün.

Poliçe ile sağlanan teminat limiti sigortalanacak konutun büyüklüğüne ve yapı tarzına göre belirlenmekle birlikte azami bir limit bulunmakta. Bu limitin üzerindeki bedel için İhtiyari Deprem Sigortası almak gerekiyor.

Bu yüzden olası bir hasar anında tam olarak tazminat alabilmek için İhtiyari Deprem Sigortası’nın da ihmal edilmemesi önemli. Bunun yanında Zorunlu Deprem Sigortası’nın sadece binaya teminat verdiğini de unutmamak gerek. Sigortalı bina içerisindeki eşyalar için ayrıca ihtiyari sigorta ile yangın ve diğer risklere karşı güvence temin edilmesi önemli.

Büyüklüğü 4.0’ın üzerinde yüzlerce deprem oldu

Bu yıl Ege Bölgesi çok sık sallandı diyebiliriz. Son olarak Muğla’da yaşanan 6.3 büyüklüğündeki deprem yürekleri ağızlara getirdi. 21 Temmuz gecesi yaşanan 6.3 şiddetindeki deprem büyük panik yarattı.

Depremin etkili olduğu Bodrum ve Datça’da can kaybı yaşanmadı, ama vatandaşlar ve turistler geceyi sokaklarda, plajda ya da otellerde havuz başında geçirdi. Bodrum ise halen sallanmaya devam ediyor… 30 Temmuz’da da 4.4 büyüklüğünde artçı yaşandı. Deprem, Muğla’dan önce Ege’de birçok kentte uğradı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın [AFAD] resmi internet sitesinden öğrendiğimiz bilgilere göre, 2017’de 4.0 ve üzeri büyüklüğünde 100’ün üstünde deprem meydana geldi. Büyük Marmara depreminin yıldönümüne birkaç ay kala 4.0 ve üzeri büyüklükte deprem yaşayan iller şöyle oldu: Bodrum [Muğla], Datça [Muğla], Gökçeada [Çanakkale], Çan [Çanakkale], Akhisar (Manisa], Saruhanlı [Manisa], Şehzadeler (Manisa], Karaburun [İzmir].

Depremde iş kaybı da sigortalı

Depremler, sadece binaların yıkılmasına sebebiyet vermiyor. Bu afet aynı zamanda işlerin durmasına da neden oluyor. Kuraklık, sel, deprem gibi risklere karşı ise parametrik sigortalar çare oluyor. Parametrik sigortalar fiziki hasar olmasa da iş kaybı mağduriyetini geçici olarak gideriyor, sigortalının yaşayabileceği finansal kayıpları azaltıyor.

ŞERİFE KAYA





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir