Perşembe , Kasım 23 2017
Anasayfa / Haberler / Çiftçi Sigortası

Çiftçi Sigortası



Çarkın dönmesi için sigorta şart!

İklim değişimleri nedeniyle ülkemizde meydana gelen doğal afetler, bitkisel ürünleri olumsuz yönde etkiledi. Yetkililer ise hem çiftçinin mağdur olmaması hem de ülke ekonomisi için çiftçilere sigorta yaptırmaları çağrısında bulundu.

ÜLKEMİZDE son yıllarda iklim değişimlerden dolayı sel, dolu, don, kuraklık gibi afetler daha fazla yaşanır oldu. Tarımsal üretim ise bundan doğrudan etkilendi. Üreticiler, her yıl ekim döneminin başlangıcından itibaren gerçekleşen aşırı yağışlarla, ürünlerin gelişme döneminde don, dolu, kuraklık gibi hadiselerle karşı karşıya geldi ve büyük zararlara uğradı. Üretim aşamasında büyük emekler verdikleri ürünleri tabiri caizse çürüğe çıktı. Doğal afetler nedeniyle zarar gören üreticilerden ürününü sigortalayanlar zararının karşılığını sigorta şirketlerinden alırken, sigorta yaptırmayanlar ise büyük maddi kayıplara uğradı.

ciftci sigortasi

Üretici gelirlerinde meydana gelebilecek ani düşüşler, ülkelerin sosyoekonomik dengelerini etkileyebiliyor. Bu nedenle Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) tarımsal üretimdeki üreticilerin gelirlerinde istikrarın sağlanması için dolu yağışı sonrası oluşan kalite kaybı, meyvelerde sıcaklığın sıfırın altma düşmesiyle meydana gelen don, kuvvetli rüzgarlar sonucu oluşan fırtına ve hortum, elektrik telleri, kırık camlar gibi nedenlerle oluşan yangın, heyelan, deprem, sel-su baskınları, kar ve dolu ağırlığı sonucu seradaki çökmeler ve ürün, yol kenarında bulunan seralar için taşıt çarpması, seralarda iskelet sistemi ve sera içinde teknik ekipman, cam ve plastik sera örtü malzemesinde meydana gelen zararlara çok düşük prim tutarları karşılığında sigorta temini sağlıyor.

Üreticiye destek veriliyor indirim uygulanıyor

TARStM’in temel amacının, kapsama alınmış riskler nedeniyle üreticilerin uğradıkları ürün kayıplarının karşılanması yoluyla onların tarımsal üretimi sürdürebilmelerine katkıda bulunmak olduğunu belirten Tarım Sigortalan Havuz işletmesi Genel Müdürü A. Bülent Bora, devletin sigorta yaptıran üreticinin priminin yüzde 50’sini ödediğini söyledi. Bora, şöyle devam etti: “Tüm devlet destekli sigorta branşları için uygulanan bu oran sadece meyvelerde ‘don’ teminatı için primin üçte ikisi olarak uygulanıyor, îlk defa sigorta yaptıran üreticilere ‘başlangıç’ indirimi, hasarsız geçen bir dönemi takip eden yılda tarife primleri üzerinden ‘yenileme’ indirimi, prim tutarının tamamının peşin ödenmesi durumunda ise ‘peşin’ ödeme gibi indirimler yapılıyor.”

Toplam 3.4 milyon poliçe düzenlendi

Üreticinin tarım sigortasına ilgisinin yıllar itibarıyla arttığım kaydeden Bora, 2013 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 oranında artış gösteren poliçe adedinin 890 bin adedi geçtiğini, TARSİM’in başladığı tarihten 2013 yılı sonuna kadar olan dönemde, toplam 3.4 milyon adet poliçe düzenlendiğini söyledi.

TARSİM tarafından kapsama alınacak risklerin, ürünlerin, bölgelerin ve prim desteği oranlarının Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’mn teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından kararlaştırıldığım açıklayan Bora, kapsama alınacak yeni riskler için öncesinde sigorta prensipleri çerçevesinde detaylı analizlerin yapılması ve bu analizlerin sonucuna göre hareket edilmesinin mecburi olduğunu dile getirdi.

“Üreticilerin kuraklığa karşı korunması oldukça önemli”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) de TARSIM destekleri ile ilgili üreticileri sürekli bilgilendiriyor. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticilerle gerçekleştirilen görüşmelerden veya yapılan anketlerden anlaşıldığı üzere çiftçilerin devlet destekli tarım sigortası uygulamasını genel anlamda bildiklerini, fakat teknik ayrıntı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını belirtti. Son yıllarda arka arkaya yaşanan don, dolu, sel, fırtına gibi afetlerden sonra üreticilerde sigorta yaptırma isteğinin arttığını ifade eden Bayraktar, “Birlik olarak çiftçilerimizden aldığımız sigorta kapsamına dâhil edilmesi gereken konular, üreticilerin şikâyetleri ve tarım sigortalarından beklentileri TAR-SIM’e iletiliyor ve daha uygulanabilir bir sistem için çözüm yolları aranıyor” diye konuştu.

Ülkemizde sigortalanma oranının yüzde, 8.33 seviyesinde olduğunu belirten Bayraktar, 2007’de kuraklık nedeniyle çiftçilerin 5 milyar lira zarar ettiğini, tarımda ise yüzde 7.3 oranında küçülme meydana geldiğini söyledi. Üreticilerin kuraklık riskine karşı korunmasının oldukça önemli olduğuna değinen Bayraktar, “TARSİM bünyesinde çalışmalar devam ediyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte en kısa sürede kuraklığın sigorta kapsamına alınması bekleniyor” dedi.

Tarım sigortasında istenilen artışın sağlanamamasının nedeni Çiftçilerin yeteri kadar tarım sigortası yaptırmadığını belirten Bayraktar, “Tarım sigortasında istenilen düzeyde artışın sağlanamamasının nedenleri arasında, tarımsal üretimde çiftçilerimizi mağdur eden bazı risklerin kapsamda olmaması, hayvancılıkta kapsamdaki hastalıkların yeterli olmaması, yüzde 50 prim desteğine rağmen sigorta bedellerinin yüksek olması, eksperlerin raporlarına güven duyulmaması, muafiyet ve müşterek sigorta oranlarının yüksekliği ile zarar durumunda tazminatın az ödenmesi gibi hususlar yer alıyor. Bu nedenle tarım sigortasında prim bedelleri düşürülmeli, muafiyet ve müşterek sigorta oranları yeniden belirlenmeli, üreticileri sigorta yaptırmaya teşvik edici tedbirler alınmalı, eksperlerin çalışması gözden geçirilmeli” diye konuştu.



Çiftçiyi bilinçlendirerek, doğru poliçe kesilmesini sağlıyoruz

Güneş Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Ergin İçenli: Çiftçilerimizin yıl boyunca yaşamını sürdürebilmesi için gereken her şey topraktan gelecek mahsulünün kazancı, hayvanından elde edeceği sütün buzağının kazancı ile oluyor. Bitkisel üretim yapan bir çiftçi, afetten zarar görürse, önündeki 2-3 yılını da kaybediyor. Hayvancılıkta ise bir hayvanın ölmesi, yetiştiriciye süt işletmelerinde üç yıl kaybettiriyor. Oysa çiftçilerimiz ve tarımsal işletmeler, tarım sigortasını yaptırarak hem teminat kapsamındaki risklere karşı güvence altına alabiliyor hem de Tabii Afetler Yasası’ndan yararlanabiliyor. Güneş Sigorta olarak biz, üreticilerin ve yetiştiricilerin sık sık maruz kaldığı risklere karşı sigortalılarımıza güvence sağlıyoruz. Çiftçiyi, doğru şekilde bilinçlendirerek, doğru poliçe kesilmesini sağlamak için çalışıyoruz. Özellikle hayvan hayat branşında işletmelerin hasar/prim oranlarını takip ederek birebir yetiştiricilere bilgilendirme yapıyoruz.

Sigorta kesinlikle ihmal edilmemeli

TARSIM Genel Müdürü A.Bülent Bora, küresel ısınma sonucu iklimsel değişikliklerin arttığını, meteorolojik olayların beklenmeyen zamanlarda daha şiddetli boyutta meydana geldiğini bu nedenle ülkemiz için stratejik olan ve ekonomik değer taşıyan tüm ürünlerin olumsuz yönde etkilendiğini söyledi. Mart ayının son günlerinde lokal olarak hemen hemen her bölgede etkili olan “don” hadisesinin çok sayıda bitkisel ürüne zarar verdiğini kaydeden Bora, “Nisan ayında sadece Bitkisel Ürün Sigortası branşında 60 bin adede yakın hasar ihbarı alındı. Bu ihbarlar başta ‘don’ olmak üzere, ağırlıklı olarak ‘dolu’ ve ‘fırtına’ gibi nedenlere dayanıyor. Bu sebeple, üreticimizin geleceği için alacağı en kolay ve sağlam tedbir, sigortasını zaman kaybetmeden yaptırmasıdır. Sigorta kesinlikle ihmal edilmemelidir. Sigortalarını yaptırırken de poliçe son kabul tarihleri mutlaka dikkate alınmalıdır” diye konuştu.

TARSIM’de kapsam genişlemesi tarımda sürdürülebilirliğe katkı sağlar

31 Mart günü Malatya’da kayısı üreticileri don felaketi ile derinden sarsıldı. Kayısı üreticilerini sarsan don felaketi, ürünlerin neredeyse yüzde 90’ına yakınını telef etti.

Fakat felaket sadece MalatyalI üreticiyi değil, kayısı odaklı gıda şirketlerini de zarara Aslıhir uğrattı. Zarara uğrayan Dpğan şirketlerden biri de organik gıda alanında kayısı odaklı faaliyet gösteren Organika Gıda.

Malatya’da yaşanan don felaketinin stok faaliyetlerini yavaşlatma zorunluluğu doğurduğunu belirten Organika Gıda Üretim Müdürü Aslıhan Doğan, stoku olmayan ve müşterilerine satış taahhüdü veren firmaların sözleşmelerini iptal etmek zorunda kaldıklarını belirtti. Bu durumun firmalarda ciddi oranda gelir kaybına neden olduğunu söyleyen Doğan, “Malatya genelinde yüzde 85-90 arası hasar tespit raporu oluşturuldu. Bu oran da yaklaşık olarak, Malatya’daki kayısı rekoltesini 10 bin ton civarına kadar düşürdü” dedi. Yaşanan felaketin yaralarının tarım sigortaları ile kısa sürede sarılacağına inanan Doğan, TARSİM’in kapsamının genişletilmesinin tarımda sürdürülebilirliğe katkı sağlayacağını söyledi.

Malatya’da yaşanan don felaketinin, şirketlerinde 250 ton ürüne karşılık gelecek oranda maddi zarara sebep olduğunu belirten Doğan, “Yaşanan olayda hasar tespiti sırasında sigorta şirketi eksperleri, sözleşmeli üreticilerimize, hasarın yüzde 90’ını karşılama taahhüdünde bulundu” dedi. Hasar tespit sürecinin olması gerektiği gibi sorunsuz bir şekilde işlediğini söyleyen Doğan, “TARSİM kapsamında olmak şirketimiz bazında değilse bile sözleşmeli üreticilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi açısından son derece faydalı oldu. Tüm sözleşmeli üreticilerimizin kusursuz hasar tespit süreci geçirdi” dedi. Doğan, hem TARSİM’in hem de özel sigortaların kapsamlarının genişletilmesinin özellikle organik ürün odaklı firmalar için önem arz ettiğini düşündüğünü de sözlerine ekledi.

Kuraklığın kapsama alınması isteniyor

Groupama Sigorta TKK ve Birlikler Satış Grup Müdürü Sacit Ağca: En iyi tarım sigortalan ürünlerini çiftçilere en yakın konumdaki iş ortaklarımız ve yaygın acente ağımız ile ülkenin her yerine ulaştırıyoruz.

Çiftçilerimize sigorta öncesinde, teminat süresinde, muhtemel hasar anı ve sonrasında hizmetler sunuyor, üreticilerimizin sigorta bilgi ve bilinç düzeyini yükseltmeye çalışıyoruz. Çiftçilerimizi sigorta dönemleri konusunda uyarıyor, olası mağduriyetlerin önlenmesini sağlıyoruz. Saha ziyaretlerimizde ve çiftçilerle olan direk temaslarımızda en çok karşılaştığımız konulardan biri kuraklık oluyor. Özel sektör olarak çiftçilerimizin bu isteklerini, sorunlarını bize yansıdığı kadarıyla her fırsatta dile getiriyor ve ilgili makamlara iletiyoruz. Bildiğimiz kadarıyla kuraklık riskinin de sigorta kapsamına alınması için ilgili kurum ve birimlerce teknik çalışmalar yapılıyor, geçmiş yıllara ait veriler ile gelecek yıllara ait tahminler üzerinde değerlendirmelerle en kısa sürede çiftçilerimizi ve ülke ekonomisini olumsuz etkileyen bu doğal afet için çözüm bulunmaya çalışılıyor.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir