Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Cibuti’nin Türkiye ile siyasi ve ekonomik ilişkileri

Cibuti’nin Türkiye ile siyasi ve ekonomik ilişkileri



AFRİKA ülkeleriyle Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler son yıllarda büyük bir hızla gelişiyor. Bunda Türk işadamlarının bölgeye olan ilgilerindeki artışın yanı sıra siyasetçilerin de kıta ülkelerine yoğun seyahatleri etkili oluyor. Nitekim geçen ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Afrika’ydı. Erdoğan’ın Etiyopya, Cibuti ve Somali’yi kapsayan doğu Afrika gezisine çok sayıda işadamıda katıldı. Bu ülkelerden özellikle Etiyopya’nın gerek ekonomisi gerekse nüfusuyla Afrika kıtasında kuşkusuz büyük önemi var. Somali de özellikle yer altı kaynaklarının zenginliği bakımından kıtada ön plana çıkan ülkelerden. Ancak Cibuti’nin bu ülkelerden farklı özellikleri var. Bu yüzden Cibuti’nin Türkiye ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini, ayrıca Türk firmaları için yatırım potansiyelini ele almak istedik. Hint Okyanusu’nun Afrika Boynuzu kısmında, Kızıldeniz ve Umman Denizi’nin Aden Körfezi kıyısında olan bu küçük ülke Yemen’e sadece 20 kilometre mesafede yer alıyor. 2014 yılı verilerine göre nüfusu 910 bin olan Cibuti; Ali Sabieh, Arta, Dikhil, Obock, Tadjourah ve Djibouti olmak üzere altı bölgeden oluşuyor.

cibuti

İSMİYLE İLGİLİ RİVAYETLER

Cibuti isminin nereden geldiğiyle ilgili farklı rivayetler bulunuyor. Ancak bunların içinde en çok kabul gören antik Mısır’da Ay Tanrı-sı’nın toprakları olarak bilineni. Bunun yanında Jab ve Buti kelimelerinden türediği de söylenir. Somali dilinde Jab mağlup eden anlamına geliyor.

Aynı dilde Buti ise efsanevi yaratık demek.

Afrika’nın en önemli liman ülkelerinden biri olan Cibuti’nin bu açıdan bakıldığında büyük bir jeopolitik önemi var. Nitekim orta Afrika ülkeleri deniz ulaşımını bu ülke üzerinden sağlıyorlar. Fransa ve Amerika’nın önemli askeri üsleri halen bu ülkede bulunuyor.

Cibuti ile Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler ise son birkaç yıldır artmış durumda. Bunda Türkiye’nin Cibuti’de iki yıl önce büyükelçilik açmasının kuşkusuz önemli bir yeri var. Cibuti’nin de Ankara’da büyükelçiliğinin bulunduğunu belirtelim, iki ül ke arasındaki ilişkilerin artmasında bir başka faktör de Türk Hava Yolları’nm bu ülkeye direkt uçuş başlatmış olması. İki ülke arasında vize olmadığını da hatırlatalım.



FIRSATLAR ÜLKESİ

2012’nin Aralık ayından bu yana Cibuti’nin İstanbul Fahri Konsolosu olarak görev yapan Emre Kocadağ, Cibuti’nin ekonomisinin ağırlıklı olarak hizmet sektörüne dayandığım belirtiyor. Bunda özellikle deniz ticaretinin payının büyük olduğunu söyleyen Kocadağ, “Deniz taşımacılığı yapan gemilerin yakıt ikmalinden önemli miktarda gelir elde ediliyor” diyor. Cibuti limanı 1892 yılından bu yana hizmet veriyor. Cibuti’den Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’ya uzanan demiryolu Cibuti limanına ayrı bir önem kazandırıyor. Bu demiryolu Cibuti limanının Etyopya’yla ve bazı Orta Afrika ülkeleriyle bağlantısını sağlıyor. Limanda büyük bir serbest bölge de bulunuyor. Limanı 2000 yılından bu yana, dünyanm en büyük üçüncü liman işletmecisi Dubai Ports World isimli şirket işletiyor. Cibuti Limanı’ndan Obock ile Tadjourah kentlerine düzenli feribot seferleri ile geçilebiliyor.

GIDA ÜRÜNLERİ İTHAL EDİYOR

Afrika’daki birçok ülkenin aksine yer altı kaynakları bakımından fakir olan Cibuti, kurak iklimi nedeniyle tarım sektöründe de kıtanın en fakir ülkeleri arasında yer alıyor. Kahve ve hurmanın dışında önemli miktarda sebze ve meyvenin yetişmediği bu ülkeye , neredeyse tüm gıda ürünleri başta Fransa olmak üzere yurtdışından geliyor. Süt ürünleri ve maden suyu şişeleme gibi birkaç küçük çaplı üretimin dışında ülkede neredeyse başka bir üretim bulunmuyor. Emre Kocadağ, Cibuti’nin Türk firmaları için potansiyeli yüksek bir pazar olduğunu vurguluyor.

Cibuti geçen yıl 595 milyon doların üzerinde ithalat yaptı. Bunun 67 milyon dolarlık kısmını Türkiye’nin ihracatı oluşturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti nedeniyle Türkiye’nin bu ülkeye ihracatının bu yıl ivme kazanacağını vurgulayan Kocadağ, şöyle devam ediyor:

‘Cibuti’ye ihraç ettiğimiz başlıca ürünler demir çelik, başta hububat olmak üzere çeşitli gıda ürünleri, metal ürünler ve çeşitli elektrikli makine ve cihazlardan oluşuyor. Türkiye Cibuti’ye özellikle kuru gıda, tarım ürünleri ve teknolojik ürün ihracatı konusunda büyük bir fırsat yakalayabilir.”

TURİZM YATIRIMLARINA ELVERİŞLİ

Cibuti’de Türk firmaları açısından özellikle turizm sektörünün büyük bir potansiyel taşıdığını ifade eden Kocadağ, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ülkenin kıyı şeridi turizm açısından çok büyük potansiyel taşıyor. Burada çeşitli su sporları yapılabilecek alanlar var. Bunun yanında dalışa müsait koyları, kayalık ve mercan keşifleri yapılabilecek birçok bölgesi var. Kendine has özellikleri bulunan bu ülkenin kültürünü tanımak için çevre köylere turistik geziler düzenlenebilir. Turizm sektörüne yönelik olarak gerek otel gerekse diğer tesisler anlamında şu anda pek fazla yatırım yok. Bunun yanında balıkçılık ve sağlık sektörlerinde de yatırım fırsatları bulunuyor.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir