Anasayfa / Kariyer ve İş İlanları / Çalışan Adalet Arıyor

Çalışan Adalet Arıyor



HAYATIMIZIN büyük bir kısmını yaptığımız işe adıyoruz. İş ortamında huzurlu isek, bu durum çoğunlukla motivasyonumuza yansıyor, verimliliğimiz artıyor. Peki ya mutsuzluk baş gösterdiyse? Çalışanları ofis ortamında ve iş hayatında mutsuz eden pek çok şey var. Kariyer.net’in dergimiz için yaptığı son araştırma, işyerinde bizi en çok üzen şeyin adaletsiz çalışma ortamı olduğunu gösteriyor. Adaletsizlik deyince ise ilk akla gelen elbette çalışanlar arasındaki ücret farklılıkları ve dengesizlik…

gecimsiz-calisanlar

YÜZDE 41 “ADALETSİZLİK” DİYOR

Kariyer.net’in Para Dergisi’ne özel olarak yayınladığı ve yaklaşık 65 bin kişinin yanıtladığı “işyerinde sizi hangisi mutsuz eder?” sorusunu yanıtlayanların yüzde 41’i adaletsiz bir ortamda çalışmanın kendilerini mutsuz edeceğini söylüyor. Ankete katılanların yüzde 19’una göre iş arkadaşlarıyla anlaşmazlıklar ve yoğun stres işyerindeki en büyük mutsuzluk kaynağı. Bunu yüzde 18 oranla kötü yönetici, yüzde 13 ile kariyerinde ilerleyememek sebepleri izliyor. Yüzde 9’una göre ise yeterli ücret alamamak mutsuz olmalarındaki en önemli sebep.

“tş, insanın yaşamının çok önemli bir bölümünü kapsıyor, işyerinde mutsuz olan bir çalışanın verimliliği de azalıyor. Maaş artışı, terfi gibi somut faydalar, çalışan mutluluğunu geçici bir süre devam ettiriyor” diyen Kariyer.net Genel Müdürü Yusuf Azoz, adaletsizlik duygusunun çalışan için yıkıcı bir unsur olduğunu belirtiyor. Azoz’a göre, çalışan belli bir standartta ücret alıyorsa ücretinin artması memnuniyeti çok fazla etkilemiyor, ama ücretler arasındaki farklılıklar ve dengesizlik yani adaletsizlikler çalışanların memnuniyetini çok etkiliyor.

DOĞRU SORULAR SORULMALI

Assesment Systems Kurucusu ve CEO’su Levent Sevinç’e göre, bu sonuçlar çok da şaşırtıcı değil. Çünkü iş tatmini ya da işyerindeki mutluluk söz konusu olduğunda ücret faktörü biraz yanlış yorumlanıyor. Çalışanın iş tatminini ve işyerindeki mutluluğunu etkileyen ücret faktörünü yüksek ücret olarak değil de, piyasa şartlarında, adil ve çalışma arkadaşları ile orantılı ücret olarak değerlendirmek gerekiyor.

“Aldığım ücret piyasada emsal işlere verilen ücrete denk mi, işyerimde benimle benzer işler yapan kişilere denk mi ve kurum içinde farklı pozisyonlarda çalışan kişiler ile aramda ücret dengesizliği var mı?” sorularının sorulması gerektiğini vurgulayan Sevinç, bu soruların şirketin ücret politikası ile ilgili olduğu kadar şirketin sağladığı iş ortamının adaletli olup olmaması ile de ilgili olduğunu savunuyor. Peki, adaletli iş ortamı dendiğinde ne anlamalıyız? Sevinç’e göre, burada şirketin insan kaynakları yönetimi politikaları devreye giriyor, işe alımdan yetenek yönetimine, performans yönetiminden ücretlendir-me ve ödüllendirme sistemlerine kadar tüm alanları kapsıyor.

GÖREV İK’CIYA DÜŞÜYOR

işyerinde mutsuzluğu aşmak için asıl görev ise yine işverenlere ve IK profesyonellerine düşüyor, işyerlerinde adaletli bir çalışma ortamının sağlanması oldukça önemli ve bu konuda 1K profesyonellerinin işverenleri de yönlendirmesi gerekiyor. “Adil bir çalışma ortamı yaratmak, çalışanların kendilerini kariyer anlamında güvende hissetmesini, iş tatminlerinin artmasını, çalışma arkadaşları ve yöneticiler ile yaşanan sorunların önüne geçilmesini sağlayabilir” diyen Levent Sevinç, çalışanlar açışından da önemli olanın, mutsuzluğun kronik ve giderilemez bir hale gelip gelmediğini tespit edebilmesi olduğunu belirtiyor.

ADALET, HİJYEN FAKTÖRÜ

İşyerleri belli bir amaç altında bir arada çalışan, yaşayan insanlar topluluğu, toplumsal bir yapı. Kendilerine ait değerleri, ilkeleri, kuralları düzenleri var. Bu yönüyle baktığınızda her toplumsal yapıda olduğu gibi adalet de bu düzenin en önemli gerekliliklerinden biri. “Hijyen bir faktör olarak adlandırabileceğimiz ‘adalet’ kavramının bu kadar öne çıkması, bu konuda daha çok yolumuz olduğunu vurgulaması açısından son derece düşündürücü” diyen HumanGroup Genel Müdürü Gaye Özcan’a göre, adalet eksikliği, adaletsizlik yapılan kişiler kadar bu adaletsizliğe şahit olanları da olumsuz etkiler, kuruma, liderlerine karşı güven kaybına yol açar. Bu da kişilerin kurumlarıyla ilişkilerinde önemli bir kırılmaya neden olur. Sürekliliği durumunda motivasyon ve performansın düşmesine, bağlılığın azalmasına, sonuç olarak ayrılmaya kadar giden bir süreci tetikler.



İşyerinde adaletsizlik olgusu devam ettiği sürece şirkette işini özenle yapan, dürüst, değerlerine önem veren kişiler şirkette kalmaz, bir yerden sonra kayırmacı, liyakata değer vermeyen yapılaşmada iş üretilemez hale gelir.

Ankete katılanlarm yüzde 19’una göre iş arkadaşlarıyla anlaşmazlıklar ve yoğun stres iş yerinde mutsuzluğa sebep olan en önemli faktör. Özcan, “Çalışanların işe bağlılıklarını etkileyen en önemli unsur yöneticisiyle ve çalışma arkadaşlarıyla ilişkisi” diyor.

İŞ-ÖZEL YAŞAM DENGESİ ÖNEMLİ

Sonuçları şaşırtıcı bulmayan bir diğer IK Uzmanı KRM Danışmanlık Genel Müdürü Dilek Yılmaz; işyerinde mutluluk söz konusu olduğunda Y kuşağı beklentilerine dikkat çekiyor. Yılmaz, özellikle Y jenerasyonunun iş hayatından beklentileri ve öncelikleri oldukça farklı olduğunu, günümüzde insanların sadece iş değil özel hayatlarında da adaletli ve huzurlu bir ortam arayışının öne çıktığını belirtiyor ve şunları söylüyor:

“Maddi imkanlar kişileri bir noktaya kadar motive ederken asıl motivasyon unsurunun kişilerin kendilerini rahat ifade edebilecekleri, bu doğrultuda gerek çalışma arkadaşları ve gerekse yöneticileri ile açık iletişim kurabilecekleri bir ortamın sağlanması olduğunu söyleyebiliriz.”

“BEKLENTİLER TANIMLANMALI”

“Peki iş yerinde mutsuzluk nasıl aşılır?” Burada görev IK’cılara düşerken çalışanların da iş hayatından ne beklediklerini doğru tanımlamaları özellikle önemli. Gerek ortam, gerekse iş tanımı olarak ne istediğini iyi tanımlayan kişiler bu beklentilerini karşılamaya en yakın işi tercih ettiklerinde daha mutlu olabilirler.

“Burada önemli olan kişinin kendisi için öncelikli kriterlerin ne olduğunu bulmasıdır. Çalışılacak şirket/kurumun seçimi çoğu zaman işin kendisi kadar önemli. Ayrıca çalışma hayatında her şey, her yerde başında öngördüğümüz gibi gitmeyebilir” diyen Yılmaz, çalışma hayatının dinamik bir ortam olduğunu ve içeriden dışarıdan birçok girdiyle değişime uğradığını söylüyor; tıpkı bizler gibi.

Zaman içinde oluşan mutsuzluğun kaynağını yaratan unsurlarla mücadele edebilmek ve bunun için her seviyede açık iletişim önemli.

ÇÖZÜM AÇIK İLETİŞİMDE

Özcan’a göre, çalışanlar işyerlerinde adaletsiz bir durum olduğunu düşünüyorlarsa yöneticileriyle/insan kaynaklarıyla bunu paylaşabilir, bir açıklama isteyebilirler. “Kariyerinde ilerleyememe, istediği terfiyi alamama, işten tatmin olmama gibi herhangi bir sebeple çalışan kendini mutsuz hissediyorsa şirkete/yöneticisine küsüp, içine kapanmamalı, hemen işten ayrılma yoluna gitmemeli. Tek başına bu mutsuzlukla kalmak yerine yöneticisinden ya da iKdan yardım istemeli” diyen Özcan, sorunların çözülemediği noktada bile kişinin bu süreçte kendisini ve isteklerini daha iyi tanıyacağını ve bir sonraki işyeri/iş tercihini daha bilinçli yapacağı için mutlu olma ihtimalinin de artacağını söylüyor.

Levent SEVİNÇ / Assessment Systems Kurucusu ve CEO’su
“Haksızlığı, yetenek yönetimi süreçleri önler”

Adaletli bir çalışma ortamı, işe alım, terfi, performans değerlendirme, ödüllendirme ve yetenek yönetimi süreçlerinin bilimsel, objektif, global standartlarda ve etik ilkelere uygun bir şekilde yapılandırılması ile sağlanıyor. Çalışanlar, daha işe alım sürecinden itibaren kurum içerisinde adil bir yapı olduğunu ve bundan sonraki tüm süreçlerde adil bir şekilde değerlendirileceğini biliyor. Bu sayede yapılan uygulamaların keyfi olmadığını, kimseye iltimas edilmediğini ya da haksızlık yapılmadığını görüyor. Böyle bir ortamda çalışmak kişilerin kariyer kaygılarını azaltırken, ücret ile ilgili rahatsızlıkların önüne geçiyor. İşyerindeki mutsuzluğun diğer sebepleri de yine işe alım ve yetenek süreçleri yönetimi ile ilgili diyebiliriz. Doğru bir şekilde yapılandırılmış işe alım süreçlerinde aday, kurum kültürüne ve yöneticiye uyumu açısından da değerlendiriliyor. Bu sayede, çalışma arkadaşları ve yönetici ile olası problemler en aza indirgenebiliyor.





Bunu da İnceledinizmi ?

“Yönetimde yeni nesil kurullara ihtiyaç var”

YENİ NESİL YÖNETİM KURULU NASIL OLMALI? • Yeni nesil yönetim kurullarının çok daha stratejik, daha …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir