Pazartesi , Şubat 12 2018
Anasayfa / Haberler / Altın Çadır Günlerinden Pırlanta Alınır mı?

Altın Çadır Günlerinden Pırlanta Alınır mı?



Mücevher firmalarının düzenlediği çadır günleri, halk günleri gibi etkinlikler pırlantaya olan ilgiyi artırdı. Alıcı da satıcı da memnun. Öte yandan, indirimlerin büyüklüğü satılan ürünlerin kalitesinin sorgulanmasına da yol açıyor…

PIRLANTA modası tüm hızıyla sürüyor. Öyle ki evliler de. bekarlar da, tek taş yüzük takıyor. Pazar güçlü bir şekilde büyürken, bu trendin sonucu olarak tek taş yüzüğün modası oluşmuş durumda. Tıpkı hazır giyim sektöründe olduğu gibi sezon sonu indirimleri, outlet fırsatları konuşulur hale geldi. Mücevher firmaları Sevgililer Günü, Anneler Günü gibi özel günler dışında çadır günleri, halk günleri, kadınlar günü gibi isimlerle indirimler yaparak piyasayı sürekli canlı tuttu.

Bu durumdan hem firmalar memnun hem de alıcılar. Öte yandan, durumdan memnun olmayanlar, bu uygulamanın piyasanın düzenlenmesindeki yasal boşluklardan kaynaklandığını ve perakendeci esnafa zarar verdiğini savunanlar da var.

ÇOK UCUZ, KALİTESİZ Mi ACABA?

Çadır günleri türü etkinliklerde bazı ürünlerin fiyatları yüzde 50-70 düzeyinde düşürülünce tüketici nezdinde bazı şüpheler de ortaya çıkmadı değil. “Bu kadar ucuzlatıyorlarsa vardır bir hilesi” düşüncesi en azından bazı tüketicilerin akima takılıyor. Öte yandan indirim günlerine yönelik ilginin yoğunluğu çoğunluğun hiç de böyle bir kaygı taşımadığının adeta ispatı niteliğinde.

Mücevher firmaları tüketicinin bu kaygısının gereksiz olduğu söylüyor. Satılan indirimli ürünlerin, diğer ürünlerden bir farkı olmadığını, bu nedenle satın alırken hiçbir kaygı yaşamamaları gerektiği vurguluyorlar.

Bazı mücevher üreticileri ise olaya farklı bir noktadan yaklaşıyor ve böylesi “ucuz” indirimlerin sektöre zarar verdiğini söylüyor ve buralarda satılan ürünlerin özel işçilikle hazırlanan parçalarla kıyaslanamayacağını öne sürüyor.

“HALK GÜNLERİ ÇOK İLGİ GÖRÜYOR”

Sektörün en büyük firmalarından birisi olan Altınbaş, ilk kez 2017 Ağustos ayında Antalya Laura AVM’de, mücevher severlere halk günü etkinliği düzenledi. 10 bin parçaya yakın ürünü, “maliyet fiyatları” ile Antalya halkı ile buluşturan marka, İstanbul’da da benzer bir etkinliğe imza attı. Etkinlik, tüm Altınbaş mağazalarında uygulandı. “Bu ilgi doğrultusunda organizasyonlarımızı belirli dönemlerde Türkiye çapında gerçekleştirmeyi planlıyoruz” diyen Altınbaş Mücevherat Mağazalar Koordinatörü Erdoğan Yalaman, halk günlerinin çok ilgi gördüğünü bu sözlerle vurguluyor. Yalaman yıl içerisinde yapılan indirimler ve en çok satışı gerçekleştirilen takı modelleri hakkında ise şunları söylüyor: “Yılbaşı, Sevgililer Günü, Anneler Günü ve evlilik dönemlerinde, indirimden ziyade, her bütçeye hitap edilebilecek maliyette özel üretimler gerçekleştiriyoruz. Halk günlerinde ise, geçmiş sezon ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak, yılın trend ürünlerini koleksiyona eklemek ve yeni koleksiyonları çıkarabilmek için indirimler yapıyoruz. Amacımız, herkesin uygun fiyatlarla, kaliteli mücevhere sahip olmasını sağlamak. Mağazalarımızda en çok tercih edilen ürünler, her yıl olduğu gibi gelenekselleşen pırlanta tektaş, beştaş, hediyelik altın ürün gurubu ve elmas ürünleri oluyor.”

Yalaman, halk günleri ve özel günlerde satışlarının yüzde 100 arttığını söylüyor. “Ürünler, mücevher severler ile buluşmadan önce kalite standartlarından geçiyor, sonra mağazalarda satışa sunuluyor” diyen Yalaman, mağazalardaki indirim dönemlerinde satılan ürünlerin kalitesini şöyle açıklıyor:

“indirime giren ürünlerimiz diğer bütün ürünlerimizin geçtiği aynı kalite standartlarından geçerek satışa sunuluyor. Perakendesini yaptığımız ürünler değerli ve satın alındıktan sonra dönüşebilen ürünler. Amacımız, insanların mutluluğu ve kendilerini güvende hissetmesi.”

AYNI KALİTEDE AYNI ÜRÜN

Mutlaka Okuyun:  İş dünyası, 300 girişimci ile Kayseri de buluştu

Pırlanta perakendeciliğinin önde gelen markalarından Zen Pırlanta da belirli dönemlerde indirim yapan firmalardan. Özel günler öncesinde özel kampanyalar düzenleyen markanın şu anda 60 mağazası, 40 satış noktası ve online mağazası var. “Kuyumculuk sektöründe eskiden pazarlık yapılarak alışveriş yapılıyordu. Şimdi ise doğru ve net fiyatlarla bu sistem ortadan kaldırıldı” diyen Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Emil Güzeliş, indirim dönemleri hakkında şunları söylüyor:

“Tüketici aldığı ürünle ilgili doğru bilgilenmek istiyor. Biz de ürünler hakkında ekibimizi sürekli eğitiyoruz ve müşterilerimize doğru bilgi verilmesini sağlıyoruz. İndirimli ürün kalitesizdir’ algısı çok yanlış. Firmalar müşterilerine aynı kalitede ürünleri sunmak zorunda. Alışverişi güvendiğiniz markadan yaptığınızda, aklınızda böyle bir soru olmayacaktır.”

Zen Pırlanta’nın en fazla satışını gerçekleştirdiği ürünler, tektaş ve beştaş yüzükler, tektaş kolye, suyolu bileklikler. Bu modeller, toplam satışların yüzde 80’ini oluşturuyor.

“SEKTÖRE ZARAR VERİYOR”

Mücevher sektöründe, 2017 yılında ihracatta artış trendini yakalayan firmalardan biri de Storks Mücevherat. “Bunu sektörümüzün değerli çabalarına, şirketinden, tek başına çalışan ustasına kadar tüm emekçilerimize borçluyuz” diyen Storks Mücevherat Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner, firmaların yıl içerisinde yaptıkları büyük indirimleri şu sözlerle değerlendiriyor:




“Mücevher öyle bir ürün ki, yüzde 70 indirim yapılması mümkün değil. Dükkanlarda 10 bin TL’ye satılan bir altın takı, yüzde 20-25 eksiği ile paraya çevrilebiliyor. Satıcılar, sertifikalı pırlanta bile olsa yüzde 25 eksiğine, geri alacağını taahhüt ediyor. 10 bin TL’ye satılan bir üründe yüzde 70 indirim olması mantık dışı geliyor. Bu indirimler v gerçek fiyatlama yapanlara, sektöre ve ekonomiye zarar veriyor. Reklamlar yüzünden her dükkana giren yüzde 70-80 indirim talep ediyor. Gerçek olmayan indirimlerle hem tüketicinin kafası karışıyor hem de sektöre olan güven zedeleniyor.” Storks, Türkiye’de pırlantalı mücevher ihracatında birinci sırada yer alıyor. Güner, mücevher sektörü ihracatını yıllık yüzde 50 büyütmeyi başardıklarını söylüyor ve “Sektörün ürettiğinin yüzde 80-85’ini ihraç etmesi nedeniyle, sektör hızlı büyüdü” diyor.

Pırlanta seçerken dikkat!..

Pırlanta seçerken dikkat edilmesi gerekilen bazı noktalar var. Doğru seçimleri İngilizce sözcüklerin baş harflerinden esinlenilerek saptanan 5C faktörü üzerinden yapmak gerekiyor. Bu faktörler karat (carat), renk (colour), berraklık (clarity), kesim (cutting) ve sertifikadır (certification).

■ Karat: Bir pırlantanın ağırlığını belirtmek için kullanılan özel ağırlık birimi. 1 karat 0.2 gram [200 mg] olarak formüle edilen standart bir ölçü. Her karat 100 eşit puana bölünür. Örneğin, yarım karat 50 puandır ve 0.50 ct şeklinde yazılır.

■ Renk: Pırlantada 20 farklı renk vardır. Bu renkler açıktan koyuya, D’den Z’ye uzanan alfabetik bir sırayla sınıflandırılır. Pırlantanın renk sınıflandırılması, bir uzman tarafından kontrollü bir ışık altında yapılır. Doğruluk için, standart bir pırlanta renk seti ile karşılaştırılır.

Mutlaka Okuyun:  Yöresel tarzda ev yapana 10 bin TL hibe

■ Berraklık: Hiçbir pırlanta diğerine benzemez. Rengi, yapısı, büyüklüğü ve konumu taşın ne kadar temiz olduğunu gösterir. Pırlanta üzerindeki doğal izler azaldıkça, taşın ışıltısı ve berraklığı artar. Bu nedenle berraklık arttıkça pırlantanın değeri de artar.

■ Kesim: Pırlantanın insan eliyle yaratılan tek özelliği kesimidir. Kesim, taşın simetrisi ve boyutlarıyla ilgili bir özelliktir. Pırlantanın doğasında var olan ışıltının ortaya çıkarılmasını sağlayan en önemli etkendir. İyi kesilmiş bir pırlanta, ışığı kendi içinden geçirerek mükemmel şekilde yansıtır.

■ Sertifika: Pırlantanın teknik özelliklerine uygunluğunu ve orijinalliğini gösteren belgedir. Bu nedenle pırlanta ürünlerin sertifikalı olmasına dikkat edilmelidir. Özenle muhafaza edilip saklanmaları gerekir.

Geleneğe dönüştürdü

Çadır günleri ve yıl içerisinde büyük indirim yapan diğer firmalardan biri de Atasay. Her yıl gelenekselleştirdiği ve geçen yıl sekizincisini düzenlediği ‘Atasay Çadır Günleri’nde 40 bin çeşit ürünü alıcısıyla buluştu. Firma her yıl Kasım ayında çadır günleri etkinliği düzenliyor.

Norayr İŞLER / İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı
”Altının adını bakır ediyor”

Kuyumculuk ürünleri, bir giyim ya da bir ayakkabı gibi değerlendirilmemek “Altın Çadır Günleri” türü etkinlikler özellikle perakendeci esnafa büyük zarar veriyor. Türkiye’den başka bu tür indirimlerin yapıldığı bir ülke göremezsiniz.

Ne yazık ki kuyumculuk sektörü, mevcut yasalardan dolayı ülkemizde iyi şekilde örgütlenemiyor ve denetlenemiyor. Birlik gibi bir üst çatı kuruluşumuz olmadığı için piyasada etkin bir denetim sağlayamıyoruz. Böyle olunca da firmalar, bu boşluktan faydalanıyor, ‘indirim yapıyoruz’ diyerek pazarlama yapabiliyor.

Biz, bu nedenle tüm sektöre çekidüzen sağlayacak olan Türkiye Kuyumcular Birliği’nin kurulmasını, gerekli ve zorunlu görüyoruz. Türkiye’deki tüm kuyumcu oda ve dernekleriyle birlikte hazırladığımız Birlik Taslak Metni’ni Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na sunduk. Birlik kurulduğunda, bu tür indirim kampanyaları belli bir izne ve takvime bağlı olacak. İndirim, sadece ilgili firma ve markayı değil, hem kuyumcuların geneline, hem de tüketicilerin lehinde olacak şekilde düzenlenecek. Biz, mücevherin ruhuna uygun ortamda bir firmanın yaptığı lansman çalışmasına ya da bir bölgedeki esnafın bir araya gelerek yaptıkları pazarlama faaliyetlerine karşı değiliz. Sadece bir firmaya getiri sağlayan, geri kalanları ise olumsuz etkileyen etkinlikleri doğru bulmuyoruz. Bu nedenle, mücevherin kıymetini örseleyen ‘Çadır Günleri’ adı altında yapılan ve yüzde 70 indirimin yapıldığı etkinlikleri büyüklerimizin dediği gibi ‘Altının adını bakır etmekten’ başka bir anlam ifade etmiyor. Böyle bir indirim, kuyumculuk mesleğinin ruhuna da aykırı. Biz, takılarda kullandığımız altını da, taşları da ithal ediyoruz. Fiyatları, uluslararası piyasalarda belirleniyor. Dünyada fiyatı belirlenen bir kıymetli maden veya taşların fiyatında bu miktarda indirim yapılması mümkün değil.

Ayşegül Küçükkurt





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Aile Uyuşmazlıkları İçin Zorunlu Arabuluculuk Yasası

Son dört yılda fiilen uygulanan arabuluculuk, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında da ‘zorunlu’oldu. Uygulama genel olarak …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir