Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Haberler / Almanya’da asgari ücret uygulaması

Almanya’da asgari ücret uygulaması



Merkel, ücretlere alt sınır getiren yasayı imzaladı. Parlamentoda onaylanırsa 2015’in başından itibaren uygulama başlayacak. Avrupa’nın en güçlü ekonomisindeki uygulamanın sonuçları merakla bekleniyor…

AVRUPA Birliği’nin lokomotif üyesi Almanya’da asgari ücret uygulaması başlatılması kararlaştırıldı. Başbakan Angela Merkel, ülkenin ilk asgari ücretinin saat başına 8.5 euro olmasını onayladı. Uygulamaya 2015’te geçilecek. Ülke, halen 28 üyeli Avrupa Birliği içinde asgari ücret düzeyi bulunmayan yedi ülkeden biri. Almanya şimdiye kadarj işverenlerle sendikalar arasındaki güven ilişkisine dayanan ücret politikası yürütüyordu.

merkel

Merkel’in muhafazakar Hıristiyan Demokrat Partisi’nin kararma Sosyal Demokratlar da katıldı. Muhalefetteki bazı partiler ise mevcut uygulamanın sürmesinden yana tavır aldılar. Fakat parlamentonun bu yaz, konuyu tartışıp oylaması gerekiyor. Alt meclis “evet” derse, eylül ayında bir üst meclisin de onayı beklenecek.

Ekonomi uzmanları, Avrupa’nın en büyük ekonomisinde böyle bir uygulamanın, işçinin gelir düzeyini artıracağını, dolayısıyla harcamaların da çoğalıp ekonomiyi geliştireceğini söylüyorlar.

Yine de asgari ücret herkesi kapsamayacak. Kısa dönem çalışan işçiler, eğitim amaçlı bir işyerinde bulunan elemanlar, geçici işçiler, stajyerler, tam zamanlı istihdam edilen fakat altı ayını doldurmamış işçiler, asgari ücretten yararlanamayacak.

İşverenler, mevsimlik işçilere de asgari ücret vermek zorunda olmayacak. Bazı sektörlerde asgari ücrete geçmeden iki yıl boyunca eski uygulama geçerli olacak. İşler yolunda giderse, gelecek yıl 1 Ocak’ta asgari ücret uygulanmaya başlayacak. 1 Ocak 2018’den itibaren de her yıl asgari ücretin düzeyi belirlenecek.

YENİ ZELANDA ÖNCÜ

Asgari ücret, işverenin işçisine yasal olarak saatlik, günlük ya da aylık olarak verebileceği en düşük ücret miktarı. Bir başka deyişle işçinin, emeğini satabileceği en düşük değer.

Ücretlere bir alt sınır koyma fikri ilk kez, 1894’te Yeni Zelanda’da ortaya çıktı. İki yıl sonra da Avustralya kolonisi Victoria’da uygulandı. Amaç, “ter atölyeleri”ndeki uzun ve tüketici çalışma temposunu azaltmaktı. Ter atölyeleri, işçilerin çok uzun süreler çalıştırılıp işverenin büyük paralar kazandığı iş yerleriydi.

Asgari ücret ABD’de, 1938’de başladı. Fakat asgari ücret kapsamına sadece kadınlar ve çocuklar alındı. Latin Amerika ülkelerinde ise asgari ücretin 1960’larda uygulanmaya başladığını görüyoruz.

Zamanla asgari ücret politikası bütün dünyaya yayıldı. Bugün ülkelerin yüzde 90’mda asgari ücret uygulanıyor. Fakat her ülke farklı politikalar yürütüyor. Rusya bu ücreti aylık olarak belirlerken, ABD’de her eyalette farklı asgari ücret var. Hükümet, bütün ülke için asgari ücret belirliyor. Fakat Alabama, Güney Carolina, Tennessee, Mississippi ve Lo-uisiana, kendi asgari ücretini kendi saptıyor. ABD’nin 16 eyaletinde ise asgari ücret, hükümetin belirlediği ücretten daha yüksek. Hindistan ise dünyada asgari ücretin en zor uygulandığı ülke. Bir milyar 210 milyon kişinin yaşadığı ve nüfusunun yaklaşık üçte birinin iş gücünde olduğu bu ülkede tam bin 200 farklı asgari ücret uygulaması bulunuyor. Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya, İsviçre, Avusturya, İtalya ise asgari ücretin bulunmadığı ülkelerden bazıları.

İŞE YARAYACAK MI?

Pekiyi asgari ücret politikası işe yarıyor mu?

Bunu, istatistik tutmayı çok iyi bilen Amerikalılardan öğrenmek mümkün.

ABD’de 1968 yılında saatlik asgari ücret 1.60 dolardı. İş verimliliği ise bugünün yarısı kadardı. O yıldaki satın alma gücüyle 2014’teki satın alma gücünün aynı olabilmesi için saatlik asgari ücretin bugün 10.79 dolar olması gerekiyor. Oysa ABD’de halen, eyaletler arasında değişmekle birlikte asgari ücret, 7.25 dolar ile 9.32 dolar aralığında.



1955 yılından bu yana ABD’de asgari ücret 19 kez, neredeyse üç yılda bir yükseltildi. Yıllık işsizlik 35 kez düştü, 19 kez yükseldi, dört kez aynı kaldı.

Bu rakamlardan bile asgari ücretin faydalı olup olmadığını çıkarmak çok zor. Çünkü ABD ile birlikte bütün dünya, 1970’lerde petrol ambargosunu, 2009’da Wall Street’in çöküşü ve ekonomik yankılarını, sayısız küresel ekonomik durgunluğu ve Enron, Lehman Brothers gibi dev şirketlerin iflasının etkilerini yaşadı.

Asgarî ücretin faydaları

■    Toplumda en hassas sınıf olarak bilinen yoksul kesimin yaşam standardını yükseltir, ortalama ücretleri yukarıya çeker.

■    İşçiyi daha verimli çalışması için teşvik eder.

■    Düşük gelirli insanlara daha fazla para verilmesi, onların daha fazla harcama yapmasını sağlar. Bu da tüketimi, dolayısıyla piyasaları canlandırır. Böylece ekonomi içinde daha çok para döner.

■    Çok az kazanan kesimin iş ahlakını artırır. Karşılığında işveren, kiraladığı elemandan daha fazla verim beklentisi içine girer.

■    İnsanların gelir düzeylerinin artması, hükümetlerin sosyal refah programlarının maliyetini düşürür.

■    Geniş kitleleri işgücü içine çeker. Böylece işsiz ve parasız olan insanlar, yasa dışı yollardan para kazanma çabasına düşmezler.

■    Endüstrinin daha etkin, daha verimli olmasını sağlar.

■    Düşük ücretli işler yavaş yavaş ortadan kalkar. Çünkü işçiler, daha kalifiye oldukça daha çok kazanacaklarını bilirler. İşçiler, eğitim programlarıyla işlerinde terfi etmiş olurlar.

■    Teknolojik gelişmeyi hızlandırır. İş verimliliğinde kullanılan teknoloji, işçi ücretlerinin artması karşısında daha çekici olur.

■    İstihdamı artırır. Ücretler düşük olduğunda işçi, yaşamını sürdürebilmek için daha uzun saatler boyunca çalışmak zorunda kalır. Ücretler yüksek olduğunda ise işçi, işini daha kısa sürede tamamlar. Böylece bir başka kişinin daha istihdam edilmesi sağlanır.

■    En düşük ücretler, temizlik, bakım ve güvenlik sektörlerindedir. Bu hizmetleri dışarıdaki kaynaklardan temin etmek uygun olmaz. Bu sektörlerde yüksek ücretler vermek yerine daha düşük ücretlerle işçi kiralanamaz.

■    Asgari ücret, en basit, en doğrudan, en az bürokratik olan uygulamadır. Uygulaması kolaydır.

Asgari ücretin zararları

■    Düşük maliyetli, rekabet gücü zayıf rakipleri iş piyasasından siler. Ekonomik durgunluk nedeniyle işleri bozulan şirketlerin, ücret maliyetlerini azaltmasını engeller.

■    Büyük şirketlere zarar vermez, küçük şirketler ise asgari ücretten dolayı zarar görürler.

■    İşçilerin nicel talebini düşürür. Bireylerin iş sayısı ve yapılan işin hacmi azalır.

■    Şirketler, ücret maliyetlerinin artışını engellemek için sattıkları mallara ve verdikleri hizmetlere zam yapabilirler.

■    Geliri düşük kesime daha fazla kazanç sağlarken, işçinin verimi düşürmesine neden olabilir.

■    Bazı grupların iş piyasasından çekilmesiyle sonuçlanabilir. Etnik gruplar, yabancı işçiler, kadın işçiler bu uygulamadan olumsuz etkilenebilir.

■    Sınırlı ücret ödeme bütçesi olan küçük şirketler, kalifiye olmayan bu işçilere yüksek ücret ödeyerek kendisine sadık, uzun süredir çalışmakta olan kıdemli işçilerini küstürebilir. Çünkü bazen asgari ücret ödenen işçilerin eline, kıdemli ve kalifiye olan işçilere yakın ücretler geçebilmektedir.

■    Asgari ücret, yoksul kesimin yaşam düzeyini artıracak diğer yöntemlerden daha zarar verici bir hal alabilir.

■    Yoksul kesim, aldığı ücreti yeterli bularak daha fazla eğitim görmek istemeyebilir. Bu da iş kalitesinin artması önünde bir engel oluşturur.

■    İş dünyasına yeni katılan genç işçilerle, deneyimli işçiler arasında iş barışını bozacak bir çatışma yaratabilir.

■    Bazı iş deneyimi olan işçileri, kalifiye olmayan işçilerle aynı potada eritebilir. Marangozluk, kaynakçılık, boyacılık gibi el becerisi olan kişiler, hak ettikleri iş kollarında istihdam edilemeyebilirler.

■    Az beceri gerektiren işlerin gelişmesi engellenebilir.

■    Bazı iş yerleri, asgari ücret uygulaması olmayan ülkelere kayabilir.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir