Anasayfa / Haberler / Aile Uyuşmazlıkları İçin Zorunlu Arabuluculuk Yasası

Aile Uyuşmazlıkları İçin Zorunlu Arabuluculuk Yasası



Son dört yılda fiilen uygulanan arabuluculuk, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında da ‘zorunlu’oldu. Uygulama genel olarak olumlu bulunuyor. Bu yıl aile uyuşmazlıkları için zorunlu arabuluculuk yasasının da çıkması bekleniyor…

TÜRKİYE’DE işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümü yeni yılda daha kolay olacak. Türkiye’de sadece iş ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda yılda 400 binin üzerinde dava görülüyor. Yargının bu alandaki yükünün hafifletilmesi için geçen yıl ekim ayında TBMM’de kabul edilerek yasalaşan 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile çalışma hayatında yeni bir dönem başladı. Buna göre, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul ediliyor. Diğer bir ifadeyle bu tür işçi-işveren uyuşmazlıklarında mahkeme öncelikli olarak arabulucuya başvurma koşulu arıyor.

Çalışan tarafından talep edilen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, eşitliğe aykırılık tazminatı, sendikal tazminat, mobbing tazminatı, ücret, prim, ikramiye, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve benzeri işçilik alacaklarının söz konusu olması halinde arabulucuya gidilmesi şart. Iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi veya manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları kapsam dışı bırakıldı.

ZORUNLU ARABULUCULUK

“Zorunlu arabuluculuk” olarak da adlandırılan “dava şartı olarak arabuluculuk” işçi ve işveren arasında yaşanan sorunları iletişimle çözmeyi amaçlayan bir sistem. Uyuşmazlık taraflarını bir araya getiren alanında uzman arabulucular, objektif bir şekilde taraflarla görüşme sağlayarak kendi çözüm yöntemlerini geliştirmelerini sağlamaya çalışıyor. Arabulucular, gerektiğinde taraflara çözüm önerileri sunarak anlaşmaları yönünde yol gösterici oluyor.

Arabuluculuk sistemi dünyada uzun yıllardır uygulanıyor. Buna karşın Türkiye’de arabuluculuk, 22 Haziran 2012’de yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile bir “alternatif uyuşmazlık çözümü” yolu olarak uygulanmaya başlandı. Yalnızca işçi-işveren uyuşmazlıkları değil aileden tüketiciye ticaret hayatından kiraya kadar birçok alandaki uyuşmazlıklar arabuluculuk sistemi ile çözüme kavuş-turulabiliyor. Sistemin fiilen uygulanmaya başladığı 2013 yılından 2017 sonuna kadar Türkiye’de 21 bin 517 arabuluculuk faaliyeti gerçekleştirildi. Bunlardan 19 bin 292’sinde anlaşma sağlandı. Konularına göre incelendiğinde arabuluculuk başvurularının 19 bin 411’inin işçi ve işveren uyuşmazlıklarında olduğu görülüyor. Maddi-manevi tazminat davalarında 404 arabuluculuk girişiminde bulunulurken, fikri sınai ve mülkiyet haklarında 275, kira ve tahliyelerde 130 başvuru yapıldı. Örneğin sağlık hukuku alanında beş arabuluculuk girişiminin olduğu istatistiklere yansırken spor hukuku alanında da yalnızca bir başvuru gerçekleşti.

ÇIĞ GİBİ BÜYÜYECEK

Zorunlu arabuluculuk uygulamasının arabuluculuk sistemine başvuruları çığ gibi büyüteceği kesin ama sistemle ilgili endişeler de yok değil, işçi ve işveren olarak tarafların eşit olmaması, çalışanın işverene karşı zayıf olması, ILO ve sendikalar gibi düzenleyici kuramların olması zorunlu uygulamada kaygı yaratıyor.

Arabulucu ve eğitmen, avukat Nur Özden, “Uygulamada az da olsa bazı aksaklıklar yaşandı. Bu durumlar genellikle teknik altyapı ve tarafların bilgilendirilmesi çerçevesinde özetlenebilir. Bilgilendirme aşaması, tarafların süreçten beklentilerini ve sonuçlarım değerlendirerek arabuluculuğa devam etmeleri bakımından çok önemli. Bu aksamaların olması yepyeni bir sisteme adapte olma sürecinde son derece doğal” diyor.

Yasa çıkmadan önce 30 yıldır 500’ü aşkın uyuşmazlıkta arabuluculuk yapan Özden, aile, miras, alacak, ticari, kira, iş ve inşaat ağırlıklı konularda çalışmış. Yasanın yürürlüğe girdiği 2013 yılından bu yana ağırlıklı olarak eğitmenlik yapan Özden, sistemin daha iyi işleyebilmesi için şu önerilerde bulunuyor:




“Iş uyuşmazlıklarında işçinin avukat ile temsil edilmesi de sürecin sağlıklı işlemesi anlamında daha yararlı olacaktır. İşçinin maddi güçlük yaşayabileceği olasılığı dikkate alınarak CMK sistemi gibi işleyen bir avukat desteği sağlanabilir. Böyle bir düzenleme yapılması, işçinin işveren karşısında zayıf olup olmaması dışında, taleplerinin sağlam temellere dayanması açısından açıklık sağlayacaktır. Sadece işçinin değil, işverenin de mağdur olabileceği dikkate alınarak iki tarafın ihtiyaçlarmı ve menfaatlerini iradi olarak ortaya koyabildiği çözümler geliştirmek, arabuluculuğun hedefi olmalıdır. Sistemin iyi işlemesinin hem eğitimli hem de etik çalışan arabulucularla mümkün olacağını da belirtmek isterim.”

RAĞBET GORUYOR

Arabuluculuk sisteminin yaygınlaşmasını Adalet Bakanlığı da istiyor. Özellikle yargının yükünü hafifletecek sistemin bugüne kadar yeterince kullanıldığını söylemek mümkün değil.

Sistemin yaygınlaşmasında işçi-işveren uyuşmazlıklarında ‘zorunlu arabuluculuk’ uygulamasının başlaması önemli bir faktör olacak. Ulusal ve uluslararası uyuşmazlıklarda hukuk hizmeti sunan MTN Hukuk Bürosu’nun Kurucu Ortağı Arabulucu Avukat Umut Metin, Türkiye’de fiilen dört yıldır uygulanan arabuluculuk yöntemi ile şu ana kadar 25 bin uyuşmazlığın çözüme kavuştuğunu belirtiyor. Metin, “Öngörümüz önümüzdeki dört ay içinde, geçmiş dört yıldan daha fazla arabuluculuk anlaşmasına varılacağı yönünde. Şubat 2018’de arabuluculukla varılan anlaşma sayısı 60 bin civarında gerçekleşir” diyor.

Metin’e göre, arabuluculuk Türkiye’de çokça şikayet edilen uzun yargılama süresi, yargılama harç ve masrafı, bilirkişi-keşif ücreti gibi olumsuz yönler taşımaması nedeniyle daha çok rağbet görüyor. Uyuşmazlıklar birkaç hafta veya çoğu zaman bir günde uzlaşı ile sonlamyor. Gizlilik kuralı, sorunun başkalarınca bilinmesini engelliyor. Arabuluculuk, tarafların görüşmede kendilerini rahatlıkla ifade edebilmelerine imkan veriyor. Arabulucu Avukat Metin, şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Ülkemizde yaşanan ekonomik durgunluk, küçük esnaftan, büyük şirketlere kadar farklı iş alanları ve sektörleri etkiliyor. İç ve dış dinamiklerin de etkisiyle daha çok inşaat ve gayrimenkul sektörü, kiralama ilişkileri dahil gayrimenkulle bağlantılı tüm hizmetler sektöründe uyuşmazlıklar artış gösteriyor. Bunun yanında- perakende ve turizm sektörlerinde de uyuşmazlıkların arttığım gözlemliyoruz.”

TÜKETİCİ DAVALARI

Zorunlu arabuluculuk tüm uyuşmazlıklara kapsar mı? Eğitmen- arabulucu Nur Özden’in verdiği bilgiye göre, aile hukukunda arabuluculuk için ayrı bir kanun hazırlanıyor. Muhtemelen 2018 içinde çıkacak yeni yasa ile “aile hukukunda arabuluculuk” yaygınlaşacak. Özden, diğer uyuşmazlıklardaki zorunlu uygulamayla ilgili fikirlerini şöyle paylaşıyor:

“Taşınmaz mülkiyeti ve ayni haklar ile ilgili uyuşmazlıklarda arabuluculuk yapılabilmesi için pek çok yasada değişiklik gerekiyor. Mevcut durumda taraflar bir arabulucu ile görüşerek anlaşmazlıklarını barışçı yöntemlerle bir çözüme ka-vuştursalar da tapu dairesine hep birlikte gidip işlem yapmak zorundalar. Yani bu konularda arabuluculuk yapılması, şimdilik sadece uzun ve yıpratıcı mahkeme sürecini aşmaya yarıyor ki bu da son derece yararlı bir sonuç. Çünkü önemli olan kişiler arası uyuşmazlıkların tarafların kabul ettiği bir anlaşma ile çözümlenmesi ve ilişkilerin onarılmasıdır. Kira, ticaret ve diğer uyuşmazlıklarda arabuluculuğun dava şartı olması konusunda yapılmış bir düzenleme henüz yok. Ayrıca tüketici uyuşmazlıkları arabuluculuk için son derece uygun bir alan diye düşünüyorum.”

İstanbul Barosu îş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu Başkam, Avukat-Arabulucu Haşan Erdem ise, “Belirli bir tutara kadar olan, uyuşmazlıklar açısından, özellikle tüketici hukuku, sağlık hukukunda bu uyuşmazlıklar açısından arabuluculuğun gizlilik ve emsal oluşturmama gibi olumlu olabilecek yönleri ile zorunlu uygulanması düşünülebilir. Ayrıca ticaret hukuku ve lojistik sektöründe nakdi ödeme dışı alternatif çözüm olasılıkları ve kiracı-kiralayan uyuşmazlıklarında arabuluculuk uygulaması zorunlu olabilir” diye konuşuyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bunu da İnceledinizmi ?

Türkiye Jokey Kulubün’den Atla Terapi Merkezi Projesi

Çok faydalı iki sosyal proje hayata geçti. Biri “Atla Terapi Merkezleri ”, diğeri ise “Kırsalda …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir