Haberler

ABD’nin Çinli Tiktok’a verdiği süre doluyor

ABD Başkanı Trump, ABD’nin Çin ile ekonomik ilişkilerini durdurma niyetinde olduğunu kaydetti ve denizaşırı istihdam yaratan Amerikan şirketlerini cezalandıracağı ve Çin ile iş yapan firmaların federal ihaleleri kazanmalarını yasaklayacağı tehdidini dile getirerek, başkanlık yarışındaki rakibi Joe Biden’ı tersi bir tutum sergilemekle suçladı. ABD, Pekin’in Uygur Müslümanlarına yönelik baskısı gerekçesi ile üç Çinli şirketin ithalatına kısıtlama getirdi ve altı şirkete daha kısıtlama uygulamayı planladığını belirtti. ABD’deki seçim öncesi iki ülke arasındaki gerilim artmaya devam ediyor.


Trump son olarak gazetecilerle yaptığı sohbette, Çinli ByteDance şirketine ait TikTok uygulamasına ABD’li bir şirkete satılması için verilen süreyi uzatıp uzatmayacağının sorulması üzerine,

“Ya Tiktok’u güvenlik sebepleriyle bu ülkede kapatacağız, ya da bu uygulama başka ABD’li bir şirkete satılacak. Şirkete 15 Eylül’e kadar verilen mühleti de uzatmayacağım” dedi. Bu hafta izleyeceğimiz önemli başlıklardan biri de bu konudaki gelişmeler olacak.

Çin ile gerilim devam ederken Trump’tan aşı ile ilgili açıklamalar da gelmeye devam ediyor. Trump aşı ile ilgili son olarak, “Görebileceğiniz en kısa zamanda aşıya sahip olacağız, bu süre ekim ayı bile olabilir” İfadelerini kullandı. ABD-Çin gerilimi ve aşı haberleri son zamanlarda doğrudan fiyatlama üzerinde etkili olmasa da yaklaşan seçim öncesi bu konularda fiyatlamaları etkileyebilecek hamleler gelme ihtimali artıyor. İlk olarak bu hafta Tiktok kararı üzerinden fiyatlamalardaki etkiler görülmeye başlanabilir.

GELECEK YIL İÇİN YÜZDE 5 BÜYÜME TAHMİNLERİ

Fitch Ratings Türkiye ekonomisinin 2020 için yüzde 3.9 düşüş şeklinde olan büyüme tahminin yüzde 3.2 düşüşe revize edildiğinin belirtildiği raporunda, bunun bu yılın üçüncü çeyreğinde iç talep ve ihracatta görülen beklentinin üzerindeki artışın yansıması olduğu kaydedildi. Türkiye’ye ilişkin 2021 ve 2022 öngörülere de yer verilen raporda, Türkiye ekonomisinin 2021’de yüzde 5, 2022’de ise yüzde 4.6 seviyesinde büyüme kaydetmesinin beklendiği kaydedildi.

Hafta içinde Türkiye ekonomisinin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ise, açıklanan tüm öncü göstergelerin en kötünün geride kaldığını, ekonomideki toparlanmanın yılın üçüncü çeyreğinde güçlendiğini belirterek, yılın ikinci yarısındaki toparlanmanın ‘V’ şeklinde olmasının beklendiğini, salgında ikinci dalga olmazsa 2021’de yüzde 5’in oldukça üzerinde bir büyüme gelebileceğini ifade etti. Büyüme de dahil 2021’e yönelik yapılan tüm tahminlerde salgının 2020 sonu ve 2021 başlarını kapsayan kış aylarında yeni bir kısıtlama ve kapanma süreci getirmeyeceği ve aşı çalışmalarının başarılı bir şekilde sonlanacağı varsayımını içeriyor. Bu nedenle özellikle bu yılın son çeyreğini görmeden yapılan 2021 tahminlerinin çok fazla revizyona uğrayabileceği göz önünde bulundurulmalı.

EURO’DA ECB VE BREXIT ETKİSİ İZLENECEK

Avrupa Merkez Bankası, piyasa beklentileri doğrultusunda faiz oranlarında değişikliğe gitmedi. ECB, politika faizini sıfırda, mevduat faizi oranını eksi yüzde 0,5’te sabit tuttu. Pandeminin ekonomide yol açacağı daralma ile mücadele için 1.35 trilyon euro tutara kadar tahvil alımı yapacak olan ECB, tahvil alım programı büyüklüğünde değişiklik yapmadı. ECB Başkanı C. Lagarde, bankanın Eylül ayı politika toplantısının ardından basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Lagarde, Temmuz’dan bu yana açıklanan verilerin toparlanmayı işaret ettiğini belirterek, toparlanmanın önceki beklentilere paralel bir şekilde gerçekleştiğini söyledi. 1.35 trilyon euro tutarındaki pandemi acil tahvil alım programının devam edeceğini söyleyen Lagarde, talep tarafında önemli ölçüde bir toparlanmanın gözlendiğini belirtti. Verilerin üçüncü çeyrekte iyileşmeyi işaret ettiğinin altını çizerken ECB’nin euro’nun enflasyon üzerinde etkisini dikkatli bir şekilde değerlendireceğini ifade etti. Mali önlemlerin hedefli ve geçici olması gerektiğini söyleyen ECB Başkanı, euro ile ilgili de değerlendirmede bulundu. Bankanın euro’nun enflasyon üzerindeki etkisini dikkatli bir şekilde değerlendireceğini belirten Lagarde, bankanın kur hedefi bulunmadığının altını çizerek, “Yetkimiz istikrarı sağlamak yönünde.” dedi.

Euro Bölgesi’nde bu yıla ilişkin daralma tahminini yüzde 8.7’den yüzde 8’e indiren banka, 2021 büyüme tahminini yüzde 5.2’den yüzde 5’e düşürdü. Banka, 2020 enflasyon tahminini yüzde 0.3 seviyesinde tutarken 2021 enflasyon tahmini yüzde 0.8’den yüzde l’e yükseltti. ECB’nin kur hedefinin olmadığının vurgulanması ve tahminlerde yapılan revizyonlar euro tarafında bir miktar değerlenmeye neden olsa da etki sınırlı kaldı. Her ne kadar banka kur hedefimiz yok açıklamasında bulunsa da güçlü euro’nun getirdiği rekabet dezavantajı ve ithal mal fiyatlarını baskılaması ile enflasyon hedefinden uzaklaştırması bankanın euro’nun daha fazla değer kazanmasına neden olacak açıklamalardan uzak durmasını sağlıyor.



önümüzdeki günlerde de bankanın bu dengeyi koruyarak, paritenin son zamanlarda test ettiği 1.20 üzerinde kalıcı bir harekete başlamasına izin vermek istemeyeceğini düşünüyoruz. Diğer taraftan Avrupa Birliği ile İngiltere arasında Brexit sonrasındaki döneme dair gerçekleştirilen müzakerelerde ilerleme sağlanamazken, anlaşma olmama ihtimali piyasaların gündeminde yer alıyor. Sürecin getireceği belirsizlikler de euro’nun güçlenmesini engelleyebilecek diğer bir başlık olarak izleniyor.

AŞININ YAYILMASI ZAMAN ALACAK

Hafta başında Fransa’nın Sanofi ilaç şirketi, İngiltere merkezli GlaxoSmithKline ile ortak geliştirdiği Covid-19 aşısını Avrupa’da 10 euro’nun altında satılacağını ve aralık ayında aşılamanın başlayacağını duyurmuştu. Dün ise Pfizer ve BioNTech’in deney aşamasında oldukları aşılarından Avrupa Birliği’ne (AB) 200 milyon doz tedarik etmek için ön anlaşmaya vardığı haberi ön plana çıktı. ABD’nin de ilaç şirketleri ile yaptığı ön alım anlaşmaları göz önüne bulundurulduğunda aşı bulunsa dahi ülkelerin kendi öncelikleri aşının küresel ölçüde etkili boyuta ulaşması ve diğer ülkelerin kullanımına açılması oldukça uzun zaman alabilir gibi görünüyor.

ABD ve AB gibi ön alım anlaşmaları yapılan ülkelerde dahi üretilen aşıların ilk olarak toplumun risk grubu yüksek olan bireylerinde kullanılacağı, tüm vatandaşların aşılanmasının ilk aşamada mümkün olmayacağı ifade ediliyor. Bu da önümüzdeki sonbahar ve kış aylarının pandemi etkisinde devam edeceğini işaret ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, bu süreçte koronavirüs salgınıyla ilgili ülkedeki ekonomik faaliyetleri bir kez daha durdurmayacaklarını ifade etti. Yaz aylarında bu beklenti içinde olan piyasalar için aksi bir durumun ortaya çıkması yeniden sert dalgalara neden olabilir. Diğer taraftan ABD’de, Demokrat senatörler, koronavirüs salgınının ekonomik etkilerine yönelik hayata geçirilmesi amacıyla Senato’nun oylamasına sunulan 1 trilyon dolarlık yeni teşvik paketini “yeterli olmadığı” gerekçesiyle engelledi. Paketin bir türlü hayata geçirilemiyor olması da piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

BIST-lOO’de sıkışma devam ediyor

Yurtdışı piyasalardaki kararsız görünüm Borsa İstanbul’da da etkili olmaya devam ederken zaman zaman sektör bazlı hareketler dikkat çekiyor. Hafta içinde Çarşamba günü eneıji sektöründe görülen güçlü alımlar Perşembe günü yerini sert satışlara bırakırken, aynı gün bankacılık endeksindeki alımlar dikkat çekti. Bu alımların ortak özelliği resmi açıklamalar yerine piyasa fısıltılarının ön plana çıkmasıydı. Benzer duyumlarla spor hisselerinde de oldukça sert hareketler görüldü. Piyasanın yönsüz olması bu tür ayrışmalarla birlikte işlem hacimlerine de yansıdı. Borsa İstanbul’da hacimler temmuz-ağustos ortalamalarının oldukça gerisinde kaldı. Son günlerdeki yatay sıkışık seyirle birlikte temmuz sonundan itibaren oluşan aşağı yönlü trendin üzerinde hareketler görülse de trend değişimi için önemli bir işaret oluşmuş değil. Bu süreçte son aylarda oluşan konsolide kanalı daha önemli olmaya devam ediyor.

Bu kanalın alt bandını oluşturan 1.075-1.064 aralığı en güçlü destek bölgesi olmaya devam ediyor. Bu bölgenin altına sarkılması yeni bir satış dalgası başlatabilir. Yukarıda ise 1.113 ve 1.122 ve son bir ayın en yüksek seviyesi olan 1.041 kademeli dirençler konumunda. Bahsettiğimiz destek bölgesi üzerinde tutunma devam ettikçe kısa vadeli pozisyonlar için bu seviyeler kar alımı için değerlendirilebilir.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu