Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Zaman zaman bazı yatırım araçlarına ilgi artıyor

NASIL ki, herkesin sevdiği yemek farklıdır, ağız tadı farklıdır, yatırımlar da kişiye özeldir. Bazısı yemeği önüne aldığı gibi tuz koyar, bazısı yoğurt katar, bazısı kahvesini sade, bazısı şekerli içer. Kimse de kimseye sen neden bunu, böyle seviyorsun, demez.


Herkes diğerinin kararına saygı duyar, itiraz etmez. Peki, sıra yatırım yapmaya gelince neden herkes aynı anda, aynı varlıklara yatırım yapmak ister, sürü davranışıyla piyasanın peşinden koşar? Tabii ki bu soruya çok geniş bir yelpazede cevap verilebilir. Ama en temel güdü, yatırımların enflasyona karşı ezilmemesi, enflasyon üstünde getiri elde etmektir.

PİYASALARI TAHMİN ETMEK

Yatırım araçları bütün dünyada farklı piyasalarda işlem görüyor ve zaman zaman bazı yatırım araçlarına ilgi artıyor.

Bu durumda o yatırım aracının fiyatı yükseliyor. Örneğin, son dönemde koronaya karşı aşı geliştiren şirketlerin hisselerin fiyatlarının artması ya da aşının bulunması haberleriyle gerileyen altın fiyatları gibi. Piyasaların yönünü tahmin etmek, bütün yatırımcılar için en önemli sorun. Bunun için pek çok ekonomist, analist, araştırma raporları, analizler hazırlıyor. Bu işin eğitimini almış uzmanlar, yatırımcılara raporlarını, analizlerini sunarak, onları yatırımların riskleri konusunda bilgilendirmeye çalışıyor. Yatırımcılar da bu analizler ve raporlar doğrultusunda doğru zamanda doğru yatırım aracına yatırım yapmaya veya tam tersine doğru zamanda doğru yatırım aracından çıkmaya çalışıyorlar.

Peki, bu raporlara ulaşamayan, kendi işinde gücünde olan ama bireysel emeklilik sistemine girmiş yatırımcılar ne yapacak? Onlar pozisyonlarını yani fon dağılımını nasıl yönlendirecek, nasıl yönetecek?

FON DAĞILIMINA GİDEN YOL

Fon dağılımını nasıl yapacağını düşünen BES katılımcısının ilk yapacağı şey, kendisine sunulan fonların hangi varlıklara yatırım yaptığını anlamak. Bunu anlamanın en kestirme yolu ise, fonun adında vurgu yapılan varlıklara bakmaktır. Fonun adında geçen yatırım aracı o fonun portföyünde en az yüzde 80 oranında bulunmak zorundadır. Geriye değişken fonlar ve karma fonlar kalıyor ki, onların izahnamelerine bakarak hangi varlıkları portföylerinde tutmayı tercih ettikleri öğrenilebilir. Değişken fonlar düşük riskten, yüksek riske doğru dört farklı risk grubunda oluşturulur. www. kap.org.tr sitesinde fonların güncel izahnamelerinde açıklanan ‘karşılaştırma ölçütü’ fonun hangi varlıklara yatırım yaptığı konusunda fikir verecektir.

PORTFÖY ÇEŞİTLENDİRME

Fon dağılımının nasıl yapılacağı konusunda ikinci yapılacak şey; birikimi farklı varlık gruplarına dağıtmak, yani portföyü çeşitlendirmektir. Ülkemizde varlık grupları hisse senetleri, borçlanma araçları, döviz ve altın başlıkları altında toplanabilir. Bireysel emeklilik sistemindeki fonların her biri portföye ayrı bir çeşni katacak ise, katılımcılar birkaç fon türüne, farklı miktarda yatırım yaparak binlerce değişik portföy oluşturabilirler. Nasıl ki herkesin ağız tadı farklı, herkesin de risk algısı ve riski yönetimi farklı olacaktır.

BİRKAÇ PORTFOY ÖNERİSİ

Katılımcıların yaşı, cinsiyeti, gelir durumu, medeni durumu, çocuğu olması vb. birçok faktör, risk algısını şekillendiriyor. Ancak yol göstermesi açısından birkaç öneride bulunulabilir:



• Katılımcı ne kadar genç ise, sistemde geçireceği süre o kadar uzun olacağından, gençken en riskli fonlarla yatırıma başlamak, 35-40 yaş civarında yıllık yüzde 5’lik dilimlerle riski daha düşük fonlara geçmek bir yöntem olarak tercih edilebilir. BES’teki

en riskli fonlar hisse senedi, altın, kamu dış borçlanma araçları fonları, portföy yapısına göre karma fonlar, endeks fonlar ve agresif değişken fonlardır. Otomatik katılım tarafında gönüllü BES tarafındaki riskli fon türlerine karşılık gelebilecek fon türü, agresif değişken fonlardır.

• Yüksek risk bana göre değil diyenler, portföyü dilediği oranlarda üç veya dört parçaya bölerek, hisse, altın, sabit getirili (standart fon, borçlanma araçları fonları, para piyasası fonları, kira sertifikası fonları vb.) ve değişken fonlar arasında dağıtabilir. Böylece her dönemde portföyde mutlaka getiri sağlayan bir fon olacağından, toplamda getiri oluşmaya devam eder. Bu tarz bir portföyün yılda bir veya iki kez güncellenmesi ve çok değer kazanan fonlardan çıkılarak, değer kaybetmiş fonlara aktarım yapılması düşünülebilir. Böylece portföydeki fon dağılım oranları başlangıçta tasarlanan oranlara getirilebilir.

• Portföyü çeşitlendirirken değişken fon ve karma fonlar aracılığı ile fon yönetme sorumluluğunu portföy yönetim şirketine aktarma yolu da seçilebilir. Ancak bu durumda fonların karşılaştırma ölçütleri kontrol edilerek, riski dağıtacak bir yapı tercih edilmelidir.

ZEYNEP CANDAN AKTAŞ



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu