Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Yükselişte en hızlı 16 hisse

Yükselişte en hızlı 16 hisse



Borsa dolar bazında oldukça uygun seviyelere geldi. Analistler genel olası yükselişlerde borsanın 88 binleri görebileceğini söylüyor. Güçlü bir trend olmaması halinde daha çok hisse bazlı hareketler öngörülüyor…

HİSSE senedi değeri yılsonunda yüksek olursa bilançodaki karşılıklar da yüksek olur, bu nedenle yılsonunda özellikle yabancı fonların borsayı yükseltme çabası dikkat çeker. Nitekim son haftalarda da borsada benzer bir yükseliş hareketi gözlemeye başladık. Analistler borsadaki yükselişin bir süre daha devam etmesini bekliyor. Eylül ayından bu yana endeksin diğer gelişen ülke borsaları-na kıyasla ciddi derecede negatif ayrıştığına dikkat çeken uzmanlar borsanm dolar bazında da oldukça düşük seviyelere geldiğini vurguluyor.

2017 yılı içinde aşağı yönlü risklerin sınırlı, yukarı yönlü potansiyelin yüksek olduğunu düşünen analistler, genel olarak olası yükselişlerde bankaların ön plana çıkmasını bekliyor. Ama güçlü bir trend olmadığı için daha çok hisse bazlı hareketler öngörülüyor. Bu kapsamda da 16 hisseye dikkat çekiliyor.

“DOLAR BAZINDA FİYATLAR CAZİP”

Borsadaki yükselişin bir süre daha devam edebileceğini düşünen Integral Menkul Değerler Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, eylül ayından bu yana endeksin diğer gelişen ülke borsalarına göre ciddi derecede negatif ayrıştığına dikkat çekiyor. Dolar bazında da oldukça düşük seviyelere gelindiğini hatırlatarak bu durumun borsa endeksini cazip kıldığını söylüyor. Yabancı fonlar için kurun yüksekliği ve dolar bazındaki fiyatların cazip bir giriş noktası olabileceğini belirterek 2017 yılı içinde maksimum kapanış seviyesini 88000 olarak öngörüyor.

Turşucu, dolar bazında 21500 seviyelerine kadar gerileyen endekste, yıl içinde 25000 dolar seviyesine doğru tepki yükselişleri görebileceğimizi hatırlatarak, “Bu da yaklaşık 88000 seviyelerine karşılık geliyor. Ancak yükseliş genele yansımayabilir. Bankacılık sektörü yine lokomotif görevi görebilir. Bankalarda BDDK genel karşılıklarda indirimler yaparak kaynak yaratmaya çalıştı. Diğer yandan kredi büyümelerinde tekrar hızlanmalar görülüyor. Bunda hükümetin açıkladığı önlemlerin etkisi büyük. Bu nedenle bankacılık sektörü yine başta olabilir. İhracatı yüksek sektörler mevcut kurdan fayda sağlayabilir. Bunlar, otomotiv ve beyaz eşya olarak sıralanabilir. Emtia fiyatlarındaki yükseliş ise demir çelik sektörünü hareketlendirebilir. Ayrıca petrol fiyatlarında ki yükseliş petrol ve petrokimya sektörlerine olumlu yansıyabilir” diyor.

Turşucu, bu kapsamda ön plana çıkabilecek hisselere yönelik de şu açıklamayı yapıyor:

“Yüksek ihracat, makul piyasa çarpanları ve yüksek 2017 finansal beklentileri ile Tofaş Fabrika, Vestel Beyaz Eşya, Arçelik ve Ford Otosan. Zayıf finansal sonuçların fazlasıyla fiyatlanmış olması, güçlü ihracat beklentisi, düzenli temettü ödemesi ve 2017 yılma yönelik daha güçlü finansal beklentileri nedeni ile Ege Endüstri. BDDK tarafından alman kararların bankalara kaynak yaratacak olması, kredi büyüme hızındaki ivmelenmenin getireceği pozitif sonuçlar nedeni ile Garanti Bankası. Emtia fiyatlarında ki iyileşmenin şirket karlılıklarına beklenen olumlu etkisi nedeni ile Ereğli Demir Çelik, Kardemir. Yükselen petrol fiyatlarının, şirketin kar marjlarını yukarı çekme beklentisi ve makul fiyatlama nedeni ile de Tüpraş”

YUKARI YÖNLÜ POTANSİYEL YÜKSEK

Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Ali Erkan Tanacıoğlu ise endeksin yurtiçi ve dışı riskler nedeniyle uzun süredir baskılandığını ancak bu risklerin fiyatlara büyük oranda yansıdığını düşünüyor. BIST-100 Endeksi için 75-80 bin üzerinde çarpanların geçmiş yıl ortalamalarına ve bu ortalamaların trendine göre ucuz, 75 bin altında ise aşırı ucuz kaldığından bahsetmenin mümkün olduğunu belirterek, “Kısa vadede baktığımızda ise iyimserliğin dozunun arttığı dönemlerde son altı ayda izlenen fiyat hareketlerinin üst bandını oluşturan 82 bin civarının maksimum görülebilecek seviyeler olduğunu düşünüyoruz.

Gelecek yılın ilk aylarında Avrupa’da seçimler, Türkiye’de referandum, Trump’ın başkanlığı, Brexit’in uygulama takviminin belli olması ve Fitch’in not kararı gibi bir çok risk bulunmakta.



Bu süreçte endeksin sağlıklı bir trend oluşturmasının zor olduğunu, yılın ilk aylarında da 2016’nın ikinci yarısında olduğu gibi 72-82 bin bandında dalgalanmasını bekliyoruz” diyor.

Olası yükselişlerde bankaların ön plana çıkmasını beklemekle birlikte güçlü bir trend beklenmediği için bu dönemde daha çok hisse bazlı hareketleri öngören Tanacıoğlu, önümüzdeki bir yılda 70-75 bin arasında oluşacak maliyetler baz alındığında aşağı yönlü risklerin sınırlı, yukarı yönlü potansiyelin yüksek olduğunu düşünüyor. Bu kapsamda genel özellikleri itibariyle yapmış oldukları yatırımlar, makul piyasa çarpanları, faaliyet karlarında artış beklentileri nedeni ile Akbank, TSKB, Migros, TAV Holding, Çimsa, Tekfen Holding ve Enka İnşaat hisselerinin ön plana çıkabileceğini söylüyor.

Çimsa: Net satışlarını istikrarlı bir şekilde artıran şirket düzenli bir şekilde faaliyet karı ve net kar üretiyor. Yüzde 21.15 net kar marjı ve yüzde 20.79 özvarlık karlılığı ile sektör ortalamasının oldukça üzerinde karlılık oranlarına sahip.

Piyasa çarpanları 8.25 fiyat/kazanç ve 1.71 piyasa değeri /defter değeri ile sektör ortalamasının altında. Şirketin öz varlık karlılığı artış gösterirken net finansman giderleri ve satışların maliyeti oranında görülen düşüşleri olumlu buluyoruz. 2003 tarihinden itibaren de düzenli olarak temettü dağıttığı görülmekte.

Temettü verimliliği 8.12 olan şirketin önümüzdeki yıllarda da temettü performansının devam etmesini bekliyoruz.

Çimsa hisseleri Eskişehir fabrikasında gri ve beyaz klinker üretimi amacıyla modifikasyonunun yapılması, beyaz çimentonun yüksek fiyat ve kar marjına sahip olması ile şirket satış ve kar rakamlarını olumlu etkilemesi, satış geliri ve faaliyet kârındaki artış beklentisi, makul piyasa çarpanları ile potansiyel oluşturmaya devam etmekte. Endeks üzeri getiri listemizde yer alan şirket hisselerinde yüzde 31 yükseliş potansiyeli ile 20.15 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TAV Holding: Şirketin finansal görünümü geçmiş dönemlerde istikrarlı bir seyir izlemesine rağmen, 2016’nın ilk yarısında havacılık sektöründeki olumsuzluklar nedeniyle bozulma gösterdi. Rusya ve İsrail ile ilişkilerin düzelmesi sonrası ülkeye gelen turist sayısında eski rakamlar yakalanamasa da en kötünün geride kaldığını düşünüyoruz. 2017 yılında geçtiğimiz dönemdeki gibi olumsuzlukların tekrar yaşanmaması durumunda havacılık sektöründe faaliyet gösteren firmalar ve TAV Holding’in finansal sonuçları ile kârlılık rakamlarında görülecek olan toparlanma ile hisse üzerindeki satış baskısının ortadan kalkacağını düşünüyoruz. Ayrıca şirket gelirlerinin yüzde 54’ünün euro, yüzde 18’inin dolar, yüzde 26’sının TL, giderlerinin ise yüzde 60’ıntn TL, yüzde 20’sinin dolar, yüzde 10’unun euro olduğu görülüyor.

Bu veriler kurlarda 2016 yılının son çeyreğinde yaşandığı gibi yukarı yönlü hareketler izlendiği dönemlerde gelir-gider dengesini desteklemekte ve şirketin finansal sonuçlarını olumlu etkilemekte. Ancak ciro ve faaliyet kârlılığının önemli bir kısmını oluşturan Atatürk Havalimanı (AHL) işletmesi sözleşmesinin 2021 yılında bitecek olması ve 2021 sonrası için oluşan belirsizlik şirket için olumsuz bir izlenim oluşturuyor. TAV, AHL gelirlerine yönelik kaybın telafisi için yurtiçi ve dışında yeni bir havalimanını portföylerine katmak için girişimlerde bulunmakta. Bazı basın organlarında yer alan habere göre, TAV Havalimanları, Groupe ADP ve Bouygues Batiment International’den oluşan konsorsiyum, başkent Havana’da yer alan Jose Marti Uluslararası Havalimanı ve San Antonio de los Banos Havalimam’nın geliştirilmesini ve işletmesini kapsayan proje için Küba hükümetiyle ‘iyi niyet anlaşması’ imzaladı. Ancak konu ile ilgili henüz KAP’a bir açıklama yapılmadı. Orta ve uzun vadede yeni havalimanlarını portföye katacağına yönelik beklentimiz ile olumlu görüşümüzü koruduğumuz TAV Holding için turizmin toparlanma hızı ve jeopolitik sorunlar risk unsuru olarak takip edilmeli. Ağustos ayı itibariyle güçlü bir tepki hareketi başlatan şirket hisselerinde yüzde 18.44 yükselme potansiyeli ile 16.64 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Tüpraş: Petrol fiyatlarındaki yükselişin şirketin kar marjlarını 2017 yılında yukarı çekmesini bekliyoruz. Tüpraş’ın düşük fiyatlı kükürt oranı yüksek ham petrolü işleme yeteneği bu imkanı veriyor.

Mevcut 9.7 fiyat/kazanç çarpanını şirket için makul görmekteyiz. 2017 yılına yönelik küresel talepte artış, petrol fiyatlarında yükseliş beklentileri Tüpraş için pozitif faktörler. Diğer yandan yüksek temettü verimi de hisse için cazip özellik. Şirket hisselerinde yüzde 27 yükseliş beklentisi ile 90 TL hedef fiyat öngörüyoruz.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir