Cumartesi , Kasım 25 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Yılın Son Çeyreğinde Ekonomi ve Piyasalar

Yılın Son Çeyreğinde Ekonomi ve Piyasalar



Para sihirbazları yatırımcılara, “Temkinli olun, yumurtaları aynı sepete koymayın” uyarısında bulunuyor. Analistlere göre, yılbaşına kadarki 2.5 aylık süreçte portföylerde dolar, döviz borcu olmayan şirketlerin hisse senetleri ve başta özel sektör tahvili olmak üzere tahvil ve mevduat bulunmalı…

YILIN son çeyreğini yaşadığımız şu günlerde gerek içeride gerekse dışarıda yanıtlarını aradığımız çok sayıda soru var. Son dönemde jeopolitik belirsizlikler ekonomik belirsizliklerin önüne geçmiş durumda. Özellikle güneydoğu sınırımızda süren çatışmalar, bölgenin jeopolitik riskini önemli oranda artırdı. Öte yandan Amerikan Merkez Banka-sı’nın (FED) faiz artırımını ötelediğini açıklamasına rağmen, bu konuda alacağı kararın şimdilik netleşmemesi de tüm dünyada yatırımcıların korkulu rüyası olmayı sürdürüyor. Ekonomisi bir türlü toparlana-mayan Avrupa’nın durumu da belirsizliğini koruyor. Aslında bu liste çok daha fazla uzatılabilir…

piyasa ekonomi

Kısacası hem jeopolitik hem de ekonomik belirsizliklerin yoğun yaşandığı günler geçiriyoruz. Bu nedenle 2014’ün son aylan ‘yatırımcılar açısından zor bir dönem’ olarak tanımlanabilir. Yılın son çeyreği özellikle tasarruflarına adres arayanların karar vermelerini zorlaştıran bir dönem.

OLUMLU GELİŞMELER DE VAR

Bu döneme ilişkin iyimser beklentiler de yok değil. Örneğin geçen hafta FED Başkan Yardımcısı Stanley Fischer global ekonomilerdeki zayıflığın ABD ekonomisini etkilemesi durumunda FED’in faiz artırımını erteleyebileceğini açıkladı. Bu açıklama doğal olarak global piyasalar için belki de son ayların en iyi haberi oldu. Şayet FED faiz artırmaz ve zayıf bir ihtimalle de olsa Suriye ve Irak’taki gerginlikler sona ererse, Türk mali piyasalarında yeni bir ralli yaşanabilir. Ancak bunun için hangi senaryonun gerçekleşeceği önemli. Ralli olması için öncelikle bölgedeki jeopolitik risklerin kısa sürede ortadan kalkması gerekiyor. Ancak analistler bunun şimdilik çok zor göründüğü konusunda hemfikir.

Öte yandan Stanley Fischer dışında bir diğer iyi haber de petrol cephesinden geliyor… Türkiye’nin ithalatının en ağır faturası olan petrol fiyatlarının 90 doların altına inmesi, başta enflasyon ve cari açık olmak üzere makroekonomimize büyük destek verecek bir gelişme olarak görülüyor.

RİSKLER FİYATLANMIYOR

Olumsuz beklentilere tekrar döndüğümüzde ise ilk sırada Suriye ve Irak’ta yaşanan gerginliklerin alan genişletmesi riski bulunuyor. Bu olasılığın gerçekleşmesi ve Türkiye’nin de bundan direkt etkilenmesi durumda piyasalar açısından son derece zor bir dönem olacağı düşünülüyor. Bunun dışında kötü senaryolar içinde uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin notunu indirme ihtimali de sorgulanıyor. Özellikle aralık ayında toplanacak olan Mo-ody’s’in alacağı karar tüm piyasalar tarafından merakla bekleniyor.

Yatırımcıların en büyük kabusunun ABD’nin atacağı olası adımlar olduğunu söylemek yanlış olmaz. FED’in faiz artışını ertelememesi durumunda doların tüm para birinıleri karşısında değer kazanacağı, buna karşın Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı yaşanacağı ifade ediliyor.

Ancak şimdilik kimse yukarda saydığımız çok olumlu veya çok olumsuz senaryoları fiyatlandırmıyor ve temkini de elden bırakmamaya özen gösteriyor. Uzun lafın kısası yatırımcılar açısından çok zor bir dönem yaşanıyor. Analistlere bu zor dönemde yatırımcılar için ne önerdiklerini sorduk. Piyasanın önde gelen analistlerinden önümüzdeki iki buçuk aylık süreç için piyasa beklentileri ile ideal portföy önerilerini aldık…

“BÜYÜMEYE DİKKAT’

Anadolubank Hazine Bölüm Başkanı Akın Cihan Ateş’e göre, yılbaşına kadar geçecek süreçte Türkiye’nin ekonomik açıdan en büyük riski büyüme olacak. Global ortam da büyüme konusundaki endişeleri destekliyor. Yatırımcıların burada bütçenin bozulup bozulmadığını takip etmesi gerektiğini söyleyen Ateş, kısa vadede piyasalara ilişkin beklentilerini şöyle özetliyor:

“Ekonomik olarak büyüme düşük kalırsa bütçe konusundaki riskler ön plana çıkabilir. Ancak global olarak büyümenin düşük seyretmesi, faizler üzerinde yukarı yönlü baskıları da engelliyor. FED’in faiz artırımı konusunda acele etmeyecek olması da bu konudaki baskıları azaltıyor. Bu nedenle faizlerde yukarı yönlü bir hareketten ziyade aşağı yönlü hareket bekliyoruz.

Döviz cephesinde ise siyasi belirsizlik en büyük sıkıntı… Bu konuda bir yumuşama aşağı yönlü bir hareket başlatabilir. Yukarı yönlü bir hareket ise bölgemizdeki tansiyonun yükselmesine bağlı. Ancak şimdilik yukarı yönlü bir hareket kuvvetli bir senaryo değil. Genel olarak bu senaryolara bağlı olarak önümüzdeki dönemde dolarda 2.1-2.40 bandı arasında bir hareket görebiliriz.

Buna karşın global piyasalarda FED’in faiz artırımının ertelenmesi dolardaki hızlı hareketleri engeller. Ancak faiz farklarının hala oldukça yüksek olması orta vadeli yatırımların dolar varlıkları tercih etmesine neden olacak. Bu nedenle euro’nun önümüzdeki dönemde kuvvetlenmesi biraz düşük bir ihtimal.”

FAİZ TAHMİNİ YÜZDE 10.4

Yatırım Finansman Genel Müdürü Şeniz Yarcan’ın yılsonu için dolar kuru tahmini ise 2.30 TL. Uzun ve orta vadeli yükseliş trendini koruyan dolar/TL’de 2.19-2.17 bandının orta vadeli destek olduğunu kaydeden Yarcan’m yılsonuna kadar geçecek süreçte dolar, euro ve faize ilişkin beklentisi ise şöyle:

“Dolar/TL’de 2.23 seviyelerinden geçen orta vadeli yükseliş trend desteğinin kırılması halinde kurda 2.19-2.17 bandının üzerinde tutunma çabası görebiliriz. Ancak trendin devamı ile birlikte 2.33 seviyesinin aşılması durumunda tarihi zirve olan 2.39’lara kadar yükseliş devam edebilir. Euro/TL paritesi ise 2.8500-2.9205 destek ve direnci arasında yatay hareket ediyor. 2.9205 direnci geçilebildiği takdirde 2.9600 ve 3.0000’a doğru hareketler oluşabilir. 2.8500’in altına olabilecek düşüşlerde ise 2.8290 ve 2.7915 destekleri hedeflenebilir. Yılbaşına kadar gösterge faiz tahminimiz ise yüzde 10.4 düzeyinde.”

Şeniz Yarcan, yılbaşına kadar geçecek süreçte mali piyasalar açısından en büyük belirleyicilerin ise, FED’e ilişkin algının yanı sıra bölgemize ilişkin jeopolitik ve siyasi gelişmeler olacağı kanısında.

“YILSONU DÖVİZE TALEP AZALIR”

Geçen hafta FED’den gelen açıklamalarla içeride ve dışarıda doların ateşinin düştüğünü hatırlatan Destek Menkul Değerler Genel Müdürü Tuna Yılmaz, “Yılso-nuna doğru içeride dolara olan talep azalacak” diyor. Yılmaz, yılbaşına kadar geçecek süreçte euro ve doların seyrine ilişkin ise şu tahminlerde bulunuyor:

“Makro açıdan yurtiçinde düşük büyüme, yüksek enflasyon ve yüksek cari açık tablosu görüyoruz. Bunun yanında yurtiçinde yaşanan gerilim TL’nin zayıflaması yönündeki baskıyı da artırıyor. ABD’nin son dönemde küresel piyasada değerlenen dolara karşı rahatsız olması yönündeki tutumu dolar/TL’deki yükselişi sınırlan-dırabilir. Burası önemli. Bu nedenle yılın son çeyreğinde küresel bazda gevşeyen bir dolar endeksi görebiliriz. Bu nedenle yılsonuna doğru dolarda 2.20-2.25 bandında hareketler bekliyoruz. Bunun en önemli sebebi, TL’deki zayıflıktan ziyade dolardaki talebin yılsonuna doğru azalması olacak. Euro’ya baktığımızda ise ECB’nin gevşek para politikası ile genişleme stratejileri uygulamaya başlamasına rağmen bölgede düşük iç talep, düşük enflasyon ve düşük büyüme artık olağan bir hal aldı. Bu durum euro’nun zayıflamasına yol açtı.

Yılsonuna kadar bölgede herhangi bir toparlanma beklenmiyor. Sonuçta yılın son çeyreğinde hem euro bölgesindeki durağan durum hem de yurtiçi piyasada açıklanan zayıf veriler nedeniyle bu iki bölge para birimleri dolara karşı olumsuz etkilenmeye devam edecek. Son dönemde 2.90-2.80 arasında hareket eden euro/TL paritesinin yılsonunda bu bandının biraz daha daralacağını ve 2.90 ve 2.85 aralığında hareketini sürdürmesini bekliyoruz.” Tuna Yılmaz, faiz cephesinde ise mevcut seviyelerin korunmasını bekliyor. Türkiye’de gösterge faizin, FED’in para politikası, ABD’den gelecek ekonomik veriler, TCMB’nin faizler üzerinde alacağı kararlar, bölgemizdeki jeopolitik gelişmeler ve enflasyon, büyüme, cari açık gibi makroekono-mik verilerle belirlendiğini hatırlatan Yılmaz, “Tüm bu değişkenlere rağmen yılsonuna kadar geçecek süreçte faizlerde çok keskin bir düşüş beklemiyorum. Aynı zamanda yüzde 10 seviyesinin de yukarı yönde kırılması ihtimalini düşük buluyorum. Benim yılsonu gösterge tahvil faizi beklentim yüzde 9.50 düzeyinde” diyor.

FAİZ 10.50’YE ÇIKAR

Deniz Yatırım Genel Müdür Yardım cısı Sezgin Cumhur Örnek’e göre, yurtiçi ve yurtdışındaki çok sayıda belirsizliğe rağmen yılsonuna kadar kur 2.2520-2.3070 bandında alıcılı seyrini koruyacak. Avrupa için geçerli olan büyüme endişelerinin özellikle yılın ikinci yarısından itibaren bölgenin en büyük ekonomisi olan Almanya için de sorun oluşturmaya başlaması yüzünden euro üzerindeki baskıların artığını hatırlatan Örnek, “Jeopolitik risklerin TL üzerindeki negatif etkisine rağmen Avrupa bölgesinde yaşanan endişelerin euro’yu baskı altında tutması, kurun dengeli seyretmesini sağlıyor. Euro/TL için yılsonu-na doğru aşağı yönlü seyrin sürmesini beklerken 2.8500 seviyesinin güçlü destek noktasını oluşturacağını düşünüyoruz” diyor. Örnek faiz içinse şu görüşleri ifade ediyor:



“ABD tahvil faizlerindeki beklenen artışın, gösterge faizi bu yılso-nunda çift haneli oranlara taşımasını bekliyoruz. 2015’te de genel olarak burada tutmasını bekliyoruz. Faizde aşağı yönlü risk faktörleri ise, petrol fiyatlarının varil başına 80 dolar ve altında kalıcı olması ve kurdaki volatilitenin durulmasıyla enflasyona olumlu yönde geçişken-lik sağlaması olacak. Bu durumda ülke risk primindeki gerileme ile faizlerin tek haneli kalması söz konusu olabilir. Ancak bizim beklentimiz gelecek yıl iki yıllık gösterge faizin yüzde 10.5’e çıkması.” Örnek’in global piyasalar ve iç piyasalara ilişkin gelişmeleri göz önüne alarak yaptığı iyimser %e, kötümser tahminleri ise Tjöyle: “Bu süreçte Türkiye için en büyük risk, global risk faktörlerinin yanı sıra terör riski ile karşı karşıya kalmak olacak. İyimser tahminlerde faiz yüzde 9 civarı ve altına inebilir, endeks ise yukarı doğru 78 binli seviyelerin üstüne çıkabilir. Kötümser tahminlerde ise faiz çift haneli rakamlara, endeks ise şu anda güçlü bir destek olarak gözüken 72 binli seviyelerin altına inebilir.”

“EURO/TL, TL LEHİNE HAREKET EDECEK”

TEB Portföy Genel Müdürü Selim Yazıcı ise, yılsonuna kadar geçecek süreçte TL’de ciddi anlamda bir değer kaybı yaşanmayacağını düşünüyor. Dolar /TL kurunun stabil seyredeceğini söyleyen Yazıcı, “Son bir yılın en düşük seviyelerinde olan euro/dolar kuruna rağmen TL son bir yılda euro karşısında değer kaybetti, s’ Bu seviyeler itibariyle euro’nun da ECB’nin yumuşak duruşu sebebiyle değer kaybetmeye devam edeceğini düşünürsek euro/TL paritesinin TL lehine hareket edebileceğini öngörebiliriz. Faize baktığımızda ise son dönemde artan jeopolitik risklerin faizler üzerindeki etkisini açık bir şekilde gözlemledik. Fakat global merkez bankaları artan büyüme endişeleri sebebiyle parasal politikalarda ani değişiklikler yapamaz diye düşünüyoruz. Bu durumda sıcak parayı yüksek getiri ülkeleri çekebilir. Dolayısıyla tahvilde yukarı yönlü riskler olduğu kadar, bir ölçüde daha fazla aşağı yönlü baskı olduğu da söylenebilir” diyor.

Kısa vadede Türkiye için kötümser bir senaryolarının bulunmadığını vurgulayan Selim Yazıcı, buna karşın ani hareketlere bağlı kısa vadeli negatif etkilerin oluşabileceği uyarısında bulunuyor.

BORSA 68 BİNİ DENER

Şeker Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Ramazan Öznacar’a göre, kısa vadede Merkez Bankası faizlerde bir değişikliğe gitmeyecek, FED faiz artışı konusunda acele etmeyecek ve Avrupa Merkez Bankası genişleyici politikalar izleyecek.

Bu şartların gerçekleşmesi halinde dolar kurunun yılı 2,25 TL’den, euro’nun ise 2,92’den yılı tamamlayacağı tahmininde bulunan Ramazan Öznacar, önümüzdeki iki buçuk aylık sürece ilişkin ise şu tahminlerde bulunuyor:

“Bu dönem için dolar için destek seviyesi 2.20, direnç seviyesi ise 2.30’dur. Yine bu beklentiler dahilinde gösterge tahvil faizi, yılı yüzde 9-10 seviyelerinde tamamlar diye öngörüyoruz. BIST-100 endeksi ise eylül ayında 82.000 seviyelerinden başlattığı düzeltme hareketini 72.000-74.000 bandında tamamlama çabası içinde. Ancak bir miktar daha aşağı potansiyeli (68.000-70.000 bandı), bulunduğunu düşünüyoruz. Bununla birlikte yılsonuna kadar bir tepki hareketi ihtimali olduğunu düşündüğümüz BIST-100, sıraladığımız bu beklentilerde ve jeopolitik risklerde olumsuz bir gelişme olmaması halinde yılı 75.000-80.000 bandında tamamlayacaktır.”

DOLAR KURU YUKARI

Odeabank Bireysel Bankacılık Yatırım Ürünleri Stratejisti Atilla Yenihayat, kısa vadede (ekim-kasım) euro lehine yukarı yönlü bir düzeltme hareketi ile dolar kurunun 2.25-2.2850 bandında işlem görebileceğini söylüyor. Ancak yılın geri kalanında ve yeni yıl için aynı iyimserliği korumanın zor olduğunu söyleyen Yenihayat, “Kurun 2.2630 seviyesi üstünde kapanışları yeni yıla yaklaşırken kur üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı yaratabilir. Kısa vadede küresel anlamda aşırı satış seviyelerinde olduğunu düşündüğümüz euro’nun ise tüm para birimlerine karşı bir miktar toparlanması olası. Bu toparlanma sonucu euro, dolar karşısında 1.30-1.31’lere kadar yükselebilir. Bu euro/TL üzerinde de etkili olacaktır. Kısa vadede öncelikle 2.92 direnç bölgesi, daha sonra 2.95’e yükselme potansiyeli bulunan euro/TL kurunun destek seviyeleri ise 2.8750 ve 2.85’lerde bulunuyor” diyor.

Faiz cephesinde ise TL’ye olan ilginin bir süre daha devam edeceği görüşünü savunan Yenihayat’a göre buna karşın yüzde 9 bileşik seviyesinin altına kalıcı olarak inilmesi zor görünüyor.

“FED DEĞİL, ORTADOĞU ÖNEMLİ”

îş Yatırım Menkul Değerler Hazine ve Portföy Yönetimi Müdürü Yasin Demir ise, FED’e ilişkin endişeler artsa bile Ortadoğu’da riski artıracak bir gelişme olmazsa do-lar/TL’nin 2.29, euro/TL’nin ise 2.91 seviyelerinde dengelenmesini bekliyor. Bu durumda euro/dolar sepet değerinin ise 2.60 TL’lere ulaşacağını belirtiyor.

Ortadoğu ile ilgili olarak risk primini artıracak gelişmeler olmaması halinde kurdaki gerilemenin -Türk Lirası’nm değer kazancının- 2.52-2.53 sepet seviyesine kadar sürebileceği tahmininde de bulunan Demir, yılbaşına kadar geçecek süreç konusunda şunlara dikkat çekiyor:

“Ekonomik gelişmelerin dışında jeopolitik risklerin gerçekleşmesi durumunda, yaşanan durumun ciddiyetine göre kurdaki artışın miktarı çok büyük olabilir. Bu durumda herhangi bir teknik direnç söz konusu olmaz. Ancak bunu çok düşük bir ihtimal görüyoruz. Faiz tarafında ise TCMB’nin gösterge faizlerde bir değişikliğe gitmeden gecelik piyasada faizleri bir miktar daha yüksek tutacağını düşünüyoruz. Gösterge tahvil için yüzde 9.50-9.00 bileşik arası bir denge görebiliriz.”

Demir’e göre, önümüzdeki süreçte önemli olacak gündem maddeleri, FED’in çıkış politikası, ECB’nin durgunluğu aşmaya yönelik alternatif reçeteleri ve jeopolitik riskler.

Buna göre 2015 yılı için bir negatif, bir de pozitif senaryo çıkartan Demir, “Pozitif senaryoya göre, kurun 2.50 sepet seviyesinde, yıllık faizlerin yüzde 9 civarında, enflasyonun ise 2014’ten daha iyi bir seyir izlediği durumları görebiliriz. Bu tablonun tek negatif yanı büyümenin de hedeflenenin altında kalacak olması olur. Negatif senaryoda ise, FED’in hızlı ve agresif olması ilk sırayı alır. Jeopolitik risklerin gerçekleşmesi ve bölgede Türkiye’yi de içine alacak daha büyük bir istikrarsızlığın hakim olması, özellikle genel seçim sonuçlarına yönelik endişelerin doğması, kuru ve faizleri yukarı iter, varlık fiyatlarım aşağı düşürür” diyor.

“KUR KISA VADEDE 2.30’U DENEYEBİLİR”

Finansinvest Yatırım Danışmanlığı ve Portföy Yönetimi Birim Yöneticisi Tolga Kuda-loğlu, yılsonu için dolar kur tahmininin 2.20 olmasına rağmen kısa vadede kurun 2.30 TL’leri yeniden deneyebileceğini söylüyor. Olası yükselişleri, dolar pozisyonlarını TL’ye geçirmek için bir fırsat olarak gören Kudaloğlu, ^

“Ancak dolar/TL ku- to’93 runda 2.25 seviyesi üzerinde kalındığı sürece kısa vadeli yön yukarı olmayı sürdürecek. Kısa vadeli olarak euro/dolar parkesinde yaşanan yükselişin ise kalıcı olması zor görünüyor. Dolayısıyla euro/TL için de 2.93 seviyesi direnç olarak izlenebilir. Yılın geri kalanında euro aleyhine sürecin özellikle ECB aksiyonlarıyla devam edeceğini ve kurun yılı 2.86’larda tamamlayacağını düşünüyoruz” diyor.

Kudaloğlu, önümüzdeki 2.5 aylık süreç için gösterge tahvil faizinin yüzde 9-10 bandında dalgalanmasını öngörüyor. Yılın kalan bölümünde global piyasalarm ana yönünü FED’in, içeride ise bölgemizdeki jeopolitik risklerin belirleyeceğini söyleyen Kudaloğlu’na göre, bu döneme ilişkin kötümser senaryoda endeks 70 binin altını, iyimser senaryoda ise 79 binleri görebilir.

Giorgio MEDDA / AZ Global Portföy Yönetim CEO’su
Önümüzdeki dönem için iyimseriz

Yılsonuna kadar geçecek olan yaklaşık iki buçuk aylık süre zarfında dolar/TL kurunun 2.15-2.30 bandı içinde hareket etmesini bekliyoruz. Aşağı yönlü baskının kuvvetlenmesi halinde dahi kurun 2.10 seviyesinin altına gelmesi zor görünüyor. Yine aynı dönem için euro/TL kurunun ise 2.70-2.95 bandı içinde hareket edecektir. Aşağı yönlü baskının kuvvetlenmesi halinde dahi kurun 2.60 seviyesinin altına gelmesini beklemiyoruz.

Yılbaşına kadar geçecek süreçte iki yıl vadeli gösterge faizin yüzde 9-9.50 bandında dalgalanma ve hatta yılsonuna doğru enflasyon beklentilerinde görülecek iyileşme doğrultusunda yüzde 8 seviyesine doğru hareketlenme ihtimali var. Olumsuz senaryoda dahi faizin yüzde 10’un üstüne çıkmasını beklemiyoruz.

Yılsonuna kadar geçecek olan yaklaşık iki buçuk aylık süre zarfında piyasalar FED in atacağı adımlara ve yapacağı açıklamalara göre yönünü belirlemeye çalışacak. Avrupa’nın yavaşlaması, global büyümeye ilişkin endişeler ve jeopolitik riskler her zaman gündemdeki yerini koruyacaktır. Türkiye özelinde gerileyen petrol fiyatı cari açık endişeleri ve tabii ki enflasyon tarafındaki baskıyı azaltacaktır. Dolayısıyla önümüzdeki dönem için oldukça iyimser olduğumuzu söyleyebiliriz.

Banu Kavak DURAL / Gedik Portföy Genel Koordinatörü
Dolar 2.16-2.63 TL bandında hareket eder

Önümüzdeki 2.5 aylık süreçte dolar kuru; yukarıda 2.57-2.63, aşağıda ise 2.16-2.21 TL aralığında hareket eder. Yine dolar /TL için önemli dirençler 2.32, 2.39; önemli destekler ise 2.2550-2.2150’de bulunuyor. Euro/dolar paritesinin 2015 yılı başına kadar büyük kanalı ise 1.2250-1.3550 seviyesinde bulunuyor. Burada önemli destek seviyesi 1.2460 iken önemli direnç seviyesi ise 1.2980. Faiz cephesinde ise, gösterge tahvil faizinin büyük kanalı 10.40 ile 8.85 arasında kalıyor. Buna göre faiz için önemli destek seviyesi 9.10, önemli direnç ise 9.60 olarak karşımıza çıkıyor. Şayet önümüzdeki dönem jeopolitik riskler artar Türkiye savaş ortamına çekilirse piyasa için çok kötü senaryolar gerçekleşebilir. Bu durumda BIST-100 endeksi 70 bin altını test edilebilir. İyimser tarafta ise jeopolitik riskler azalır, Irak ve Suriye’ye ihracat kanalları açılır ve ECB’nin yapacağı parasal genişleme, Avrupa’da en azından algıda iyileşme yaratırsa FED faiz artırımını 2015’in ikinci yarısına ötelerse, Türk piyasaları ve riskli varlıklar bu gelişmelerden çok olumlu etkilenir. Bu durumda borsamızda 80 binli seviyeler tekrar telaffuz edilebilir.






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir