Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Yatırımcısına Kâr Ettirebilecek 33 Hisse

Altın ve dövize alternatif hisse önerileri

JEOPOLİTİK riskler ve koronavirüse ilişkin endişelerin devam etmesinin de etkisiyle alternatif piyasalardaki (altın, döviz) yükseliş trendi devam ediyor. Bu piyasalardaki hareketler ise Borsa İstanbul’da yükseliş trendini baskılıyor, özellikle altın fiyatlarındaki yükseliş, sınırsız likidite, tahvil faizlerinin düşük seyri (ABD 10 yıllıkların reel getirisi -yüzde 1 seviyesinde), koronavirüse ilişkin endişelerin devam ediyor olmasına bağlanıyor. Döviz tarafında ise Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler başta olmak üzere Türkiye’ye özgü sorunların etkili olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, bu gelişmelerin kısa vadede ortadan kalma ihtimalinin zayıf olduğunu söylüyor. Alternatif piyasalardaki yükselişin ise özellikle döviz pozisyon fazlası olan, ihracatçı, likit ve altın üreticisi firmalara olumlu yansıyacağını belirten uzmanlar, Borsa İstanbul’da söz konusu şirket hisselerinin bu dönemde defansif görev üstlenebileceğini düşünüyor. Bu kapsamda orta uzun vade için 33 hisseye dikkat çekiliyor.

“YÜKSELİŞ BEKLENTİLER DAHİLİNDE”

Maritza Kıymetli Madenler Hazine Müdürü Eren Can Umut, alternatif piyasalardaki (altın, döviz) yükselişin beklentiler dahilinde olduğunu söylüyor. Umut, virüse ilişkin aşı ya da etkin tedaviye yönelik çalışmaların altın fiyatlarında en azında yukarı yönde hareketin boyutunu sınırlandırsa bile mevcut atmosferin fiyatların yükselişe devam etmesine oldukça müsait olduğunu hatırlatıyor.


Döviz tarafında ise Türkiye’nin kendine özgü bazı sorunları bulunduğunu kaydeden Umut, TCMB rezervlerinin düşük seyri ile Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere dikkat çekiyor. Bu veriler ışığında dolar endeksinde geri çekilmeye karşı TL’nin negatif ayrışmaya maruz kaldığını vurguluyor.

Umut, “Altında orta vadede küresel ölçekte 2.500 dolar beklentim var. Uzun vadede 3.000 dolarların üzerini test edebilir. Döviz tarafında ise özellikle uzun vadede net bir seviye vermek oldukça zor. Ana trendin yükseliş yönünde kalmaya devam etme olasılığı oldukça güçlü” yorumunu yapıyor.

“SİSTEM FARKLI İŞLİYOR”

Küresel ölçekte risk alma iştahının düşmesi ile altın fiyatlarının yükseliş trendine girdiğini hatırlatan Umut, dolayısıyla bu dönemlerde hisse senedi endekslerinde gerileme bekleneceğini söylüyor, öte yandan, bu genellemenin her zaman geçerli olmadığının da altını çizerek şu yorumu yapıyor:

“Pandeminin hemen başında piyasada oluşan şok ile bu genelleme gerçekleşti. Fakat şu an sistem biraz daha farklı çalışıyor. Burada özellikle tahvil faizleri belirleyici rolde. Şöyle ki, tahvil getirileri oldukça düşük. ABD 10 yıllıkları nominal bazda 0.60-0.70 seviyelerinde. Reel getiri ise eksi bölgede. Dolayısıyla düşük faiz getirileri faizsiz enstrümanlara olan talebi yükseltiyor. Bu durumda likiditenin de tarihi yüksek seviyelerde olduğunu düşünürsek hisse senedi endeksleri ve altın fiyatları birlikte kuvvetli duruyor. Öte yandan döviz tarafında işler daha farklı. Türk piyasalarından yabancı çıkışı devam ediyor. Burada TCMB rezervlerinin swap hariç ekside bulunması rezervlerin tampon rolünü bir hayli sınırlıyor. TCMB’nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini yükselterek dolaylı faiz artırımına gitmesi de dövizin ateşini düşürmüş değil. Mevduat faizleri enflasyona göre eziliyor. Tüm bunlara Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginlikler de eklenince CDS’lerde yükseliş hız kazanıyor. Bu durumda TL ve TL bazlı varlıkları negatif etkiliyor. Mevcut fiyatlamalara baktığımızda F/K bazında GOÜ’lere göre yüzde 50 iskontolu işlem görsek de güçlü bir alım dalgası için tek hikaye ucuzluk olamaz. Para politikası kullanılarak doların ateşinin düşürülmesi ilk hamle olarak değerlendirilmeli.”

“ENDEKS BAZINDA POZİTİFİM”

Altın fiyatlarındaki yükselişin normal bir süreç olarak madencilik hisselerini pozitif etkidiğini kaydeden Umut, dövizde yaşanan artışın da döviz varlığı yüksek olan ve ihracat odaklı sektörleri olumlu etkilemesinin beklenebileceğini söylüyor. Ancak jeopolitik riskler ve pandemi nedeniyle dünya ticaret hacminin bir hayli düşük olduğunu hatırlatan Umut, “Yani ihracat istenilen düzeyin çok altında. Bu şirket gelirlerine de yansıyacaktır. Pandeminin son dönemde artış yaşadığı ve özellikle Avrupa ülkelerinde güçlendiği dikkat çekiyor. Sonuç olarak sektör bazında değil ama hisse bazında döviz varlığı yüksek, likit şirketler bu dönemde de-fansif görev görebilir” diyor.

Küresel ya da yurtiçi kaynaklı yeni bir hikayenin oluşmaması durumunda maksimum 1200-1250 bölgesini, minimum ise 980 seviyesini öngören Umut, “Orta vadede bu bölge arasında bir miktar daha hareketler devam edebilir. Ancak uzun vadede endeks bazında pozitifim” diyor.

Umut, alternatif piyasalardaki yükseliş potansiyeline karşın orta ve uzun vadede Garanti BBVA, Arçelik, BÎM, Şişecam, Koza Altın, İpek Enerji, Yapı Kredi, Koç Holding, Turkcell, Coca-Cola İçecek, Ereğli Demir Çelik, Otokar, Türk Telekom, Asel-san, Petkim, Ülker Bisküvi, Yataş, Mavi Giyim, Akbank ve Tofaş Oto hisselerinin ön plana çıkacağını belirterek bunlarda pozisyon alınabileceğini sözlerine ekliyor.

“İHRACATCI VE ALTIN ÜRETİCİSİ ŞİRKETLER”

Borsadaki hareketleri tek başına bir nedene bağlamanın zor olduğunu ifade eden Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya ise, ancak dövizdeki fiyatlamalara bağımlılığın biraz daha yüksek olabileceğini düşünüyor. Öte yandan Türkiye’nin yılda 20-30 ton arası altın ürettiğini ancak talebin karşılanabilmesi için 250-300 ton arası altın ithal ettiğini kaydederek; ülkemizin dünya altın talebinde beşinci sırada yer aldığına dikkat çekiyor. Bunun bir nedeninin de ihracat amaçlı mücevherat için ithalat olduğunu ve Türkiye’nin altın takı üretiminde Hindistan’ın ardından ikinci sırada yer aldığım hatırlatan Kaya, “Türkiye, 6.500 ton altın potansiyeline rağmen ilk altın üretimini 2001 ’de gerçekleştirebilmiş olup son 20 yılda toplam 340 ton altın üretmeyi başardı. Türkiye üretim verileriyle Avrupa’da Rusya’nın ardından ikinci en büyük üretici konumunda ve Türkiye’de üretilen altının en büyük alıcısı TCMB” diyor.

2020’de merkez bankaları ve hükümetlerin pandemi nedeniyle parasal genişlemelerinin toplam büyüklüğünün 12 trilyon doları geçtiğini; bu parasal bolluktaki artışın borsalarda büyük bir ralliye yol açarken, altın fiyatlarını da artırdığını belirten Kaya, altın fiyatlarında hedefin daha yukarılar gibi durduğunu söylüyor.

Hem parasal genişleme ile gelen taze parada yatırımda çeşitlendirme ihtiyacı, hem virüsün getirdiği kriz korkusunun yatırımcıları altına yönlendiğini belirten Kaya, global piyasalar iyiyken altının bu seviyelerde olmasını, piyasalar için kötü günler geldiğinde daha yüksek fiyat seviyelerini gündeme taşımasından endişe ediyor. Çünkü piyasalar kötüleştiğinde altın fiyatlarının bu kez güvenli liman algısıyla daha da yükselebileceğini düşünüyor.

Alternatif piyasalardaki yükselişin (altın, döviz) ise özellikle döviz pozisyon fazlası olan, ihracatçı ve altın üreticisi firmalara olumlu yansıyacağını dile getiren Kaya, yükselişin ithalatçı ve döviz açık pozisyonu olan firmalara negatif yansımasından endişe ediyor. Tüm bu veriler ışığında ise BISTlOO’de 980-1200 aralığında hareketleri makul görüyor.

Kaya, alternatif piyasalardaki yükseliş potansiyeline karşın orta ve uzun vadede Mavi Giyim, Koç Holding, Tekfen Holding, TSKB, Otokar, Koza Altın, Eczacıbaşı ilaç, Odaş Elektrik, Tofaş Oto, Alarko Holding, Kardemir, Yataş, Şok Market, Goodyear, Şişecam, Selçuk Ecza, Kerevitaş, Aksa Enerji, Gersan Elektrik ve Ener-jisa hisselerinin ön plana çıkacağını belirterek bunlarda pozis-yon alınabileceğini sözlerine ekliyor.

Alternatif piyasalardaki yükselişe karşın hisse seçeceklere öneriler

Maritza Kıymetli Madenler Hazine Müdürü Eren Can Umut, alternatif piyasalarda yükseliş eğilimi devam ederken hisse pozisyonu almak isteyenlere şu önerilerde bulunuyor:

■ Küresel ve yerel gelişmeler çok yakından takip edilmeli.

■ Altın küresel ölçekte bu yıl yüzde 26.5, gümüş ise yüzde 50 kazandırdı. Haber akışının mevcut seviyelerde oynaklığı artırabileceği göz önünde bulundurularak özellikle aşı çalışmaları ve merkez bankalarından yapılan açıklamalar dikkatle takip edilmeli.

■ Yatırımlar tek bir enstrümana yapılmamalı. Mevcut seviyelerde portföylerde çeşitlendirmeye gidilmeli.

■ Piyasa profesyonellerinden destek alınmalı.

■ Orta ve uzun vadeli yatırım yapılmalı.

■ Vade kısa tutulmamalı.

■ Hisse senedi seçiminde temel kriterler baz alınmalı.

■ Özvarlık karlılığını istikrarlı artıran, düzenli temettü ödeyen, yabancı para varlıkları yükümlülüklerinden yüksek olan ve kaldıraç oranı düşük şirket hisselerinin temel değerleme bazında ucuz olduğu bu dönemde, uzun vadeli perspektifle alım düşünülmeli.



Eren Can UMUT / Maritza Kıymetli Madenler Hazine Müdürü
“Koç Holding normalleşme sürecine daha hızlı tepki verir”

KOÇ HOLDİNG: Holdingin oldukça çeşitli bir pazar portföyü bulunuyor. Bu noktada otomotiv, enerji, dayanıklı tüketim malları, gıda, perakende ve turizm gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteriyor.

Bu bağlamda holdingin 2020’nin ilk yarısında net 4 milyar 431 milyon TL net kar rakamına ulaştığını görüyoruz. Çeyreklik bazda ise kar rakamı pandeminin etkisi ile 961 milyon 370 bin TL seviyesinde gerçekleşmiş. Şirketin en önemli özelliği ise gelirlerinin yaklaşık olarak yarısının döviz cinsi olması. Bu noktada yurtdışı şirketler ve yurtiçindeki operasyonlarından döviz geliri sağlanmakta. Kurda yaşanan yükseliş hareketine karşı doğal bir hedge mekanizması olduğu söylenebilir. Her ne kadar zamanı belirsiz olsa da pandeminin ardından yurtiçi ve dışı satışlarda artışın gerçekleşmesi beklenebilir. İş kollarının çeşitliliği ile normalleşme sürecine daha hızlı tepki vermesi beklenmeli. Dolayısıyla şirket hisselerini uzun vadede izlemekteyiz. Koç Holding hisselerinde yüzde 35 yükseliş potansiyeli ile 20 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

ARÇELİK: Satış gelirlerinin büyük bir kısmı ihracat ile sağlanıyor. Özellikle Avrupa kıtasındaki satışlar toplam satışların yüzde 44’ünü oluşturması açısından Avrupa ekonomisini yakından takip etmek gerekiyor. Son dönemde koronavirüsün global ticareti vurması nedeniyle şirketin satış gelirleri azaldı. Mayıs ayında Avrupa kıtası ekonomilerinin yeniden açılması ve ticaret hacminin bir miktar canlanması şirketin satış hacmine kademeli de olsa pozitif katkı sağlayacaktır. AB PMI verileri de ekonomide toparlanma olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla ihracat hacminde artış beklenebilir. Tabii TL’de değer kaybı özellikle de euro’nun değer kazanımı şirket açısından pozitif. Şirket hisselerinin orta-uzun vadede portföylerde bulunması gerektiğini düşünüyor ve yüzde 18 yükseliş potansiyeli ile 27 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

BIM: Pandemi ile gıda ürünlerine olan talebin artması şirketi pozitif etkiledi. Şirketin oldukça güçlü bir nakit akışı var. Ayrıca ciroda artışın devam etmesi ve pozitif faaliyet karı, olumsuz dönemlerde şirket hisselerinin defansif görev görmesini sağlamakta. Şirketin üSüTSü döviz açık pozisyonunun bulunmaması bilanço yapısının kuvvetli olmasında önemli bir paya sahip.

Salgının küresel ölçekte yeniden artış gösterdiği bu günlerde ek önlemler sonucu şirket ürünlerine talebin güçlü kalmaya devam etmesini bekliyoruz. Bu kapsamda orta-uzun vadede yüzde 15 yükseliş potansiyeli ile 79 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Yunus KAYA / Alnus Yatırım Araştırma Müdürü
“Aksa Enerji’nin gözü dışarıda”

AKSA ENERJİ: Zamanında doğalgaz santrallerine büyük yatırımlar yapan ve bunun için dövizli krediler kullanan Aksa Enerji, doğalgazda ve kurda yaşanan artışlar sonrasında politika değişikliğine giderek, içerdeki santralleri söküp yurtdışında döviz alım garantili işlere kaydırmıştı. Türkiye’de toplam kapasitesi 1.047 MW olan iki doğalgaz santrali şirket FAVÖK’ünün sadece yüzde 2’sini sağlamakta.

Bu yüzden Şanlıurfa santralinin üretimini de geçen günlerde durdurdu. Yurtdışında Gana, Mali ve Madagaskar da bulunan toplamda 476 MW kapasiteli santrallere ek olarak Özbekistan ile de 25 yıllık dolar ödeme garantili 240 MW kurulu güç kapasiteli doğalgaz elektrik üretim santralinin kurulumu-üretimi konusunda anlaşma sağlandı. Çarpanları ve hikayesi cazip olan Aksa Enerji hisselerinde yüzde 25 yükseliş potansiyeli ile 6.80 TL hedef fiyat öngörüyor ve alım öneriyoruz.

ECZACIBAŞI İLAÇ: Şirketin konsolide ettiği iki alan var. 2020 ilk yarısında bağlı ortakları İlaç Pazarlama ve İlaç Ticaret ile sağlık alanında faaliyet gösteren holding, bunlardan 380 milyon TL ciroya karşın 24 milyon TL faaliyet karı elde ederken, gayrimenkul geliştirme işinden 55 milyon TL ciro, 32 milyon TL faaliyet karı elde etti. Şirketin asıl geliri ise kârlı işletmelere ortak olmak ve parasını dövizde tutmak olarak gözükmekte. Son 2.5 yılda 218 milyon TL temettü geliri elde eden şirket, aynı sürede 295 milyon TL mevduatın kur farkı geliri yazdı.

Bu süreçte 591 milyon TL net kâr elde ettiğini düşünürsek bu iki gelirin, şirket için ne kadar önemli olduğu dikkat çekiyor. Üçüncü çeyrekte kurun değer kazanması, gayrimenkul sektöründeki canlılık gibi nedenlerle şirketin kârlılığının devamını bekliyoruz. Eczacıbaşı İlaç hisselerinde yüzde 28 yükseliş potansiyeli ile 8.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve alım öneriyoruz.

ŞİŞECAM: Grup şirketleri ile birleşme sürecinde son aşamalara gelen Şişecam’da faaliyetlerle ilgili iyi haberler geliyor. Bazı segmentlerde artan kapasite kullanımı, 1 Temmuz’da doğalgaza yüzde 10 indirim yapılması bu çeyrek için beklentileri artırıyor.

Birleşme açıklandığı gün şirket yönetimi, birleşmenin en büyük katkısını konsolide karlılığı yüzde 2 civarında artırması olarak açıklamıştı. Diğer taraftan . “X birleşme sonrasında şirket hisselerinin MSCI Global Standard Endeksi’ne yeniden eklenme ihtimali de var. Bu yüzden İş Yatırım 4 Ağustos’ta 8.02 TL, HSBC 5 Ağustos’ta 7.40 TL, Ak Yatırım 25 Ağustos’ta 7.60 TL, Çiti 4 Eylül’de 8.00 TL hedef fiyat ile alım önerdi. Beklentileri iyi olan şirket hisselerinde yüzde 25 yükseliş potansiyeli ile 7.80 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve alım öneriyoruz.

İDİL TARAKLI



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu