Perşembe , Ekim 19 2017
Anasayfa / Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi / Yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yeni yatırım paketleri

Yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yeni yatırım paketleri



Hükümet yatırım ortamının iyileştirilmesi için harekete geçti. İki buçuk günde şirket kuruluşu, Ar-Ge harcamalarına yüzde 100 indirim, emlak vergisi muafiyeti, dev şirketlerin yaratılmasına teşvik, damga ve harçlarda indirim gibi çok sayıda önlem gündemde…

YATIRIM ortamının iyileştirilmesi için harekete geçen Hükümet, üretim yapan şirketlere maliyet avantajı sağlayacak, finans sektörü üzerindeki maliyetleri aşağıya çekecek, Ar-Ge ve inovas-yonun daha fazla yapılmasını sağlayacak bir paketi hayata geçiriyor. Maliye, Gümrük ve Ticaret ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nm görev alanlarına giren yeni ekonomi paketinin, Meclis tatile girmeden önce yasalaştırılması planlanıyor. Damga vergisi ve harçlarda istisnalar sağlayacak yeni yatırım paketinde emlak vergisi muafiyetinden, Ar-Ge harcamalarına yüzde 100 indirime, nitelikli yabancılara sürekli çalışma imkanı sağlayan “Turkuaz Kart” uygulamasından Türk Ticaret Kanunu değişikliklerine kadar birçok düzenleme yer alıyor. Şirket kuruluşlarının iki buçuk güne indirileceği paket ile Türkiye hem bir bölgesel hizmet merkezi hem de global şirketlerin bölgesel operasyonlarını yürüttükleri bölgesel yönetim merkezine dönüştürülmesi hedefleniyor. Birikimli hayat sigortalarından toplu çekme değil, daha uzun vadeli ve emeklilik ödemesi şeklinde uygulamanın teşvik edileceği pakette yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binalara, bina harcı ve imarla ilgili istisna getiriliyor. Bu binalar beş yıl süreyle emlak vergisinden istisna tutuluyor. Yatırımlar için tahsis edilen arazilere yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisi muafiyeti getiriliyor.

Yeni yatırım paketi

BAŞKA PAKETLER DE GELECEK

Hükümetin kısa vadede ekonomi alanında atacağı adımlar, bu paketle sınırlı kalmayacak. Serbest Bölgeler Yasa Tasansı’m Ekim ayında Meclis’e sevk edecek olan Ekonomi Bakanlığı, bazı stratejik sektörlerde “Türkiye’nin dev firmalarını” ortaya çıkaracak yeni teşvik sistemi üzerinde çalışıyor. Bakanlığın yaptığı çalışmalar arasında başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere geri kalmış bölgelerde özel sektörle ortak yatırımların desteklenmesi de yer alıyor.

Meclis tatile girmeden karşılıksız çekle ilgili düzenlemeyi yasalaştırmayı planlayan hükümet, tarım sektörünün sorunlarını çözmek, tarımın daha etkili ve verimli hale getirilmesi için de adımlar atıyor. Geçen hafta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik tarafından bakanlar kurulu toplantısında sunumu yapılan düzenleme ile başka ülkelerde verimli arazi kiralanması veya edinilmesinin yolu açılacak. Türkiye’deki parçalı, hisseli, göç ve benzeri nedenlerle ekilemeyen araziler devlet tarafından sahipleri lehine üçüncü kişilere kiraya verilecek. Bu şekilde atıl olan arazilerin tümü değerlendirildiğinde 17 milyar TL’lik tarımda bir hasıla artışı bekleniyor.

DAMGA VERGİSİ DEĞİŞİYOR

“Yatırımcıların önüne adeta turkuaz halı sereceğiz” diyen Başbakan Binali Yıldırım, yerli ve yabancı yatırımcının önünü açacak, üretim yapan şirketlere maliyet avantajı sağlayacak ekonomi paketi için düğmeye bastı. Geçen hafta bakanlar kurulu toplantısında gündeme alınan en önemli başlıklar arasında yer alan ekonomi paketinde vergiyle ilgili konularda kapsamlı düzenlemelere gidilecek. Damga Vergisi ve Harçlar Kanunu’nda yatırımcının maliyetini azaltacak önemli değişiklikler yapılacak. Tasarıya göre sözleşmelerin sadece bir nüshası üzerinde damga vergisi ve noter harcı alınacak. Belli tutarı ihtiva eden her nevi senet sözleşme ve kağıtların değiştirilmesi halinde yalnızca artan tutar üzerinden harç istenecek. Azami tutar üzerinden vergi alınan sözleşmelerde sadece bedelin artırılmasına ilişkin rakam üzerinden damga vergisi tahsil edilecek. Sözleşmenin müeyyidesi mahiyetinde olan cezai şartların aynı kağıtta olması halinde damga vergisi alınmayacak.

Kamu ihalelerinde ihalenin iptal edilmesi halinde ödenen ihale karar damga vergisi iade edilecek. Sigorta sözleşmelerine tanınmış bulunan damga vergisi kapsamına diğer kağıtlarda yer alan sigorta yaptırma taahhütleri de dahil edilecek.

Bir kağıt üzerinde birden fazla adi ve garanti taahhüdü bulunması halinde sadece bir kefil ve garantörden damga vergisi alınacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal’m yaptığı açıklamaya göre sözleşme üzerinden alınan toplam damga vergisi 2.4 milyar TL düzeyinde iken, paketle ortaya çıkacak maliyet 500 milyon TL olacak.

TERSANELERE İSTİSNA

Tersaneler tarafından gemi, yat ve diğer su araçlarının inşası yenileme dönüşümüyle bakım ve onarımına ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisinden, söz konusu kağıtlara ilişkin işlemler ise harçtan istisna edilecek. Yüksek ve orta yüksek teknoloji sanayi sınıfında yer alan ürünlerin imalatına ilişkin düzenlenen kağıtlardan damga vergisi, söz konusu kağıtlara ilişkin işlemlerden harç alınmayacak. İleri teknolojiye sahip ve teknoloji transferi sağlayacak, yurt dışına yerleşik şirketlerin satın alınması ve bu alımlara yönelik mali ve hukuki danışmanlık hizmet alrnıma ilişkin düzenlenen kağıtlara damga vergisi yapılan işlemlere harç istisnası sağlanacak.

ARAZİLERE VERGİ MUAFİYETİ

Ekonomik pakette yatırım teşvik belgesi kapsamında da düzenlemeye gidilecek. Yatırım mallarına ilişkin olarak yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcılar ile bu malların üreticileri ve tedarikçileri arasında düzenlenen kağıtlar damga vergisinden, söz konusu kağıtlara ilişkin işlemler harçtan istisna edilecek.
Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalara bina harcı istisnası ve imarla ilgili harçlara ilişkin istisna ile beş yıl süreyle emlak vergisinden istisna getirilecek. Yatırımlar için iktisap olunan veya bu yatırımlar için tahsis edilen arazilere yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisi muafiyeti sağlanacak.

Yurtdışındaki fuarlara katılım amacıyla yapılan işlemler, harçlardan düzenlenen kağıtlar da damga vergisinden istisna edilecek.

ŞİRKET KURULUŞUNA KOLAYLIK

Yeni yatırım paketinde şirket kuruluş ve şube açma izinlerine ve şirketlerin kapatılmasının önündeki bürokratik engellerin kaldırılması ve azaltılmasına ilişkin düzenlemeler de yer alacak. Şirket kurma maliyetleri de azaltılacak. Tasarıya göre şirketlerin kuruluş aşamasındaki defter tasdik işlemlerinden bundan sonra harç alınmayacak. Tacirlerin veya şirketlerin kurucularının imzalarını gösteren sirkülerlerin noter yerine ticaret sicilinde yapabilmelerine imkan sağlanacak. Bu hem parasal tasarruf sağlayacak hem de zaman kazandıracak. Şirketlerin tür değişikleriyle tasfiye süreçleri kolaylaştırılacak.

İş yapma kolaylığı açısından 189 ülke arasında 55’inci sırada olan Türkiye’nin yukarı sıralara taşınması noktasında adım atılacak. Şirket kuruluş işlemlerinde ortaya çıkan gereksiz bürokratik formaliteler bertaraf edilecek. Şirket kuruluş maliyetleri azaltılarak kuruluşun daha kısa sürede ve az maliyetle yapılmasının sağlanacak. Şu anda mevcut mevzuata göre sekiz gün alan şirket kurma işlemleri, yapılan yeni düzenlemeyle iki buçuk güne inecek. Şirket kurma maliyeti bin TL’den 300 TL’ye düşecek. Şirket kuruluşlarında bir kısım harçtan vazgeçilecek. TOBB ile yapılan çalışmalar sonucunda şirketlerin odalara ödediği ücretler aşağı çekilecek.

VERGİYE ETKİN PİŞMANLIK

Maliye Bakanlığı, yeni paketle vergide etkin pişmanlığın da yolunu açacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal’m yaptığı açıklamalara göre, vergi kaçağı tespitinde, denetimler başlatılacak. Mükelleflere vergi kaçağı tespit edildiği, bununla ilgili denetimlerin başlayacağı söylenecek. Mükellef de bunu beyan etse, cezanın yüzde 20’sini ödeyip kurtulacak.

AR-GE TEŞVİK POTANSİYELİ

Yeni paket ile Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik potansiyeli daha da artırılacak ve daha ileri bir noktaya götürülecek. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin yaptığı açıklamaya göre paket ile Ar-Ge faaliyetlerine ilişkin harcamaların yüzde 100’ünün ticari kazanç ve kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılmasına ilişkin, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında bulunun farklılık, “lehe olacak şekilde” giderilecek. Kazancın yeterli olmaması nedeniyle ilgili takvim yılında indirim konusu yapılamayan Ar-Ge harcamaları sonraki vergilendirme dönemine devredilecek ve orada indirim konusu yapılacak. Bunların da her yıl indirilemeyen kısmının yeniden değerleme oranında artırılarak indirim konusu yapılması imkanı getirilecek.

BÖLGESEL YÖNETİM MERKEZLERİ

Tasarıda, Türkiye’yi hem bir bölgesel global hizmet merkezi yapacak hem de global şirketlerin bölgesel operasyonlarını yürüttükleri bölgesel yönetim merkezlerinin kurulduğu bir ülke haline getirmeye yönelik düzenlemeler de yer alacak.

Bölgesel yönetim merkezi kavramı, tasarı ile ilk kez vergi kanunlarına sokulmuş olacak. Uluslararası şirketler bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’de kurarlarsa, Kurumlar Vergisi’ne tabi olmayacak. Bölgesel yönetim merkezlerinin özellikle çalışanlarına yönelik ücretler üzerinden alınan vergilere, “yurt dışından dövizle gönderdiğinin teşvik edilmesi ve belgelenmesi şartıyla” istisna getirilecek.

Tasanyla Türkiye’nin bölgesel hizmet merkezi olması yönünde de adımlar atılacak. Bir hizmet işletmesi gelirinin yüzde 85 veya daha fazlasını yurtdışına verilen hizmetlerden elde ederse çalıştırdığı personelden gelir vergisi alınmayacak.

Döviz kazandırıcı hizmetler bakımından ürün testi hizmetleri, sertifikasyon hizmetleri, veri işleme ve veri analizi ile mesleki eğitim alanlarında yurtdışına hizmet veren şirketlerden elde edilen kazançtan vergi alınmayacak.

İSLAM ÜLKELERİNDEN SERMAYE

Hükümet, İslam ülkelerinden sermaye akışını hızlandırmak ve oradaki finansman imkanlarının Türkiye’ye aktarılması amacıyla faizsiz finans ürünlerinin yaygınlaştırılmasının önündeki tüm engelleri kaldıracak. Bu kapsamda Kurumlar Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Damga Vergisi Kanunu ve Harçlar Kanunu’nda düzenlemeler yapılacak.

Faizsiz finans ürünlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik, birtakım uygulamalar üzerindeki ilave maliyetler kaldırılarak diğer kurumların kredi temininde vergiden kaynaklı fonlama maliyeti ne ise faizsiz finans kurumlarının da kredi temininde aynı şartlar getirilecek.

Finans kurumlan arasında haksız rekabete yol açan farklı uygulamalar ortadan kaldırılacak. Finansal piyasalarda faaliyet gösteren bütün kuruluşların, fonlama sistemi içinde aynı şekilde vergiye tabi tutulmamalarını sağlayacak şekilde düzenlemeye gidilecek.

KİRA SERTİFİKASI

Kira Sertifikasına ilişkin Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan istisnalar yeniden düzenlenecek. Her türlü varlık ve haklar istisna kapsamına alınacak. Bu fasıl altında tanımlanabilecek, nitelendirilebilecek olan bütün varlık ve haklar istisna kapsamına alınacak. Ayrıca farklı kira sertifikası ihraç türlerini kapsayacak şekilde mevcut damga vergisi ve harç istisnası kapsamı da genişletilecek.

Birikimli hayat sigortalarından toplu çekme değil daha uzun vadeli ve emeklilik ödemesi şeklinde, aylık ödeme şeklinde uygulamayı teşvik etmek amacıyla bu şekilde tercihini kullananlar için ilave teşvik mekanizmaları getirilecek.

MUHTASAR İLE SGK BİLDİRGESİ

Muhtasar beyanname ile Sosyal Güvenlik Kurumu bildirgesi birleştirilecek. İş dünyasının talep ettiği ve beklediği bu düzenlemeyle mükellefler, işletmeler hem tasarruf sağlayacak, hem de kayıt dişilik azaltılacak. Yeni düzenlemeyle mükellefler, ayrı ayrı beyannameler yerine doğrudan Gelir İdaresi Başkanlığfmn internet sayfasına girmek suretiyle, tek bir beyannameyle tek bir ortamda bütün bildirgeleri verme imkanına kavuşacak. Vergi Usul Kanunu 153-a Madde ve 359. Madde çerçevesinde ceza kesilen mükelleflerin, yatırım dahil diğer teşvikleri kesilmeyecek.

YABANCIYA TURKUAZ KART

Yatırım ortamının iyileştirilmesi çerçevesinde yapılacak diğer önemli düzenlemelerden biri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde yapılan çalışmalar olacak. Özellikle yabancıların Türkiye’deki çalışmalarına ilişkin şartlar iyileştirilecek, esneklik sağlayıcı düzenlemeler hayata geçirilecek. Bugüne kadar farklı bakanlıklar tarafından verilen uluslararası çalışma izinleri artık bundan sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından koordine edilecek ve yürütülecek.

Bugüne kadar nitelikli yabancı yatırımcı ve çalışanlara ilişkin Türkiye’de çalışmalarına ilişkin bir kolaylık yokken Türkiye’nin kalkınmasını destekleyecek, yatırımlar yapacak, bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikli yabancılara Türkiye’de süresiz çalışma ve ikamet sağlayan Turkuaz Kart verilecek ve bu uygulama başlatılacak. Turkuaz Kart alacak yabancı çalışanların, öncelikle mesleki yeterlilikleri, eğitimleri, dil uzmanlıkları ve birikimlerine göre puanlamaya tabi olacağı, seçme ve seçilme hakkı ile askerlik dışında Türk vatandaşlarının sahip olduğu haklara sahip olacağı ifade ediliyor.

“İMKANLAR KISITLANMAYACAK”

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, birçok gelişmiş ülkede başarılı bir şekilde, ülkenin ekonomisine ciddi katkılar sağlayacak ve sermaye akımını hızlandıracak şekilde yürütülen Turkuaz Kart uygulamasının, Türkiye’deki vatandaşlarm iş imkanını kısıtlamayacağını ve ortadan kaldırmayacağını vurguladı. Turkuaz Kart uygulamasının özellikle Türkiye’de ihtiyaç hasıl olduğu takdirde Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak, Ar-Ge çalışmalarına destek verecek, Türkiye’nin daha üst seviyede teknoloji yoğun mal ve hizmet üretimine katkı sağlayacak unvanlar, kişiler için söz konusu olacağına dikkat çeken Canikli, “İhtiyaç olmayan bir alanda çalışma izni verilmeyecek” dedi.

BAĞIMSIZ ÇALIŞMA İZİNLERİ

Türkiye’de şirket ortaklarına verilen bağımsız çalışma izinleri de kolaylaştırılacak. Türkiye’de kısa süreli hizmet verecek yabancı ve stajyerlere de belli şartlarla çalışma izni verilecek. Genelde Suriyeliler, özelde benzeri mülteciler için Türkiye’de özellikle iş piyasasının ihtiyaç duyduğu alanlarda işgücü açığını karşılamak amacıyla ve o hedefle Suriyelilere yönelik olarak daha kolay çalışma izni verilmesinin önü açılacak. Aynı şekilde, Türkiye’de geçici süreyle proje bazlı çalışacak mimar ve mühendislere ilişkin çalışma izni için süreç kolaylaştırılacak. Yabancı bilim adamı ve araştırmacıyla Ar-Ge merkezlerinde çalışacak yabancılara kolaylık sağlanacak. Yabancı öğrencilere İş Kanunu’ndaki kısmi çalışma hakkı getirilecek.



SAKINCALILARA “İZİN” İPTALİ

Güvenlik nedeniyle yabancılara ait çalışma izinleri sadece yabancının yurda giriş yasağı olması halinde reddedilebiliyordu. Onun dışında kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni açısından bir değerlendirme ve reddetme imkanı söz konusu değildi. Yeni paket ile Türkiye’ye giriş yasağı olanların dışında ayrıca kamu sağlığı, kamu güvenliği ve kamu düzeni açısından sakıncalı kişilerin çalışma izinlerinin iptal edilmesi hususu yasal statüye kavuşturulacak.

KARŞILIKSIZ ÇEKE HAPİS

Karşılıksız çeke ilişkin düzenleme de hükümetin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacak. Piyasada son dönemde çekle ilgili sıkıntı ve yakınmaların artması üzerine harekete geçen Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın “çeke itibar kazandırmaya” yönelik çalışmalara, Adalet Bakanlığı da dahil edildi. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Başbakan Binali Yıldı-rım’ın talimatı üzerine şu anda iki farklı tasarı üzerinde çalışıyor. Bu tasarılardan birinde hapis cezası yer alıyor. Hapis cezası olan taslakta her bir çek yaprağına ayrı ayrı hapis cezaları ve ayrıca bin 500 TL’lik idari para cezası öngörülüyor. İdari para cezalarının uygulanmaması halinde cezaların hapse dönüşmesi yer alıyor. Çekle ilgili yapılan taslak çalışmalarda, en büyük yenilik olarak karekod getiriliyor. Karekod, müşterideki bütün riskleri bankalar gibi çeki alan kişilerin de görmesini sağlıyor.

Karşılıksız çeke yönelik yapılan hazırlıklar hakkında bilgi veren Maliye Bakanı Naci Ağbal, farklı seçeneklerin masaya yatırıldığını belirterek, “Her bir seçeneğin muhtemel sonucu ne olur, piyasa tarafından nasıl değerlendirilir, bunlara bakıyoruz. Piyasanın da kabul edebileceği, hem alıcının hem satıcının ‘doğru düzenleme budur’ diyeceği bir düzenlemeyi ilgili sivil toplum örgütleriyle istişare ederek yapmak istiyoruz. Bunu bir an önce yapmamız gerektiğinin farkındayız” dedi.

TATİLDEN ÖNCE ÇIKACAK

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ise karşılıksız çeke ilişkin düzenlemenin Meclis yaz tatiline girmeden yasalaşacağını açıkladı. Dünyada çekin vadeli olmadığını fakat Türkiye’de çekin fiiliyatta vadeli bir ödeme aracı olarak kullanıldığına dikkat çeken Zeybekci şunları kaydetti:

“Ne zaman ki hapis cezası kalktı farklı bir noktaya gelindi.

Çek piyasadaki likidite demekti. Hapis cezai kalkınca piyasadaki likiditede büyük azalma oldu. Zorda kalıp çekini ödeyememek ayrı bir durum ama dolandırıcılık ve hırsızlık aracı olarak kullanılıyorsa bu suçtur. Hapis cezası gerektiren bir suçtur. Devletin amacı insanları hapse atmak olabilir mi, olamaz. Bu işin caydırıcı olması anlamında söylüyorum.”

SERBEST BÖLGELERE DÜZENLEME

Hükümetin kısa vadede ekonomi alanında atacağı adımlar, bu paketle sınırlı kalmayacak. Serbest Bölgeler Yasa Tasarısı’nı Ekim ayında Meclis’e sevk edecek olan Ekonomi Bakanlığı, bazı stratejik sektörlerde “Türkiye’nin dev firmalarını” ortaya çıkaracak yeni teşvik sistemi üzerinde çalışıyor. Serbest bölgeler konusunda Türkiye’nin çok geç kaldığını söyleyen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,”Meclis tatile girmeden önce Serbest Bölgeler Ka-nunu’nun çıkmasını çok zorladım. Takvim yetişmiyor ama Ekim’de Meclis açıldığında ilk gündeme gelen tasarılardan birisi bu olacak” dedi.

İFLAS ERTELEMELERİ

Son dönemde kamuoyunda artan şikayetler üzerine harekete geçen ekonomi yönetimi, ödeme güçlüğü içindeki şirketlerin sıkça başvurduğu ve istismarların giderek arttığı iflas erteleme uygulamasına da el atıyor, iflas erteleme çalışmalarına ilişkin taslağı tamamlayan Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, Adalet Bakanlığının da görüşünü aldıktan sonra düzenlemeyi Bakanlar Kurulu’na sunup ardından da Meclis’e sevk etmesi bekleniyor, iflas erteleme tasarısı ile yapılacak en önemli değişikliklerden biri mahkeme süreçleri ile ilgili. Şirketler, son bir yıldır kayıtlı olduğu yerde iflas erteleme için mahkemeye başvurabilecek. Bilirkişiler nitelikli kişilerden oluşturulacak. Borç ödemesi süresi ise iki yıl ile sınırlandırılacak.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA ÜRETİM

Ekonomi Bakanlığı, Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere geri kalmış bölgelere ilaç gibi gelecek yeni bir proje üzerinde çalışıyor. Ekonomi Bakanlığı tarafından hazırlanan bu projenin detaylarını önümüzdeki günlerde Başbakan Binali Yıldı-rım’ın açıklaması bekleniyor. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin verdiği bilgiye göre, devletin teknolojik ihtiyaçları hariç, askerin üniformasından hastanedeki çarşafa kadar tüm ihtiyaçları geri kalmış illerdeki fabrikalardan satm alınacak. Bu fabrikalara belirli sürelerle alım garantisi verilecek. Bu fabrikaların kurulması için devlet her türlü desteği verecek. Yerini verecek sermayesi yoksa yüzde 50 ortak olacak. Devlet, “Sen yöneteceksin, şirket senin, ben ortak olacağım, sonra şu tarihte de çıkacağım” diyecek. Devletin tüm tüketimini, yatağı, çarşafı, çorabı, üniforması gibi ne ihtiyacı varsa belirli bölgelerden alım garantisi verilerek, bu şirketlere üretim yaptırılacak. Devlet bu üretimlerden alım yapacak.

DEV ŞİRKETLER YARATILACAK

Ekonomi Bakanlığı, teşvik ve destek mekanizmalarını proje bazlı çalışacak. Türkiye’nin teşvik sisteminde bazı stratejik sektörlerde dev şirketleri oluşturma yönünde adım atacaklarım söyleyen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, stratejik, kritik yatırımların çeşitli yöntemlerle destekleneceğini dile getirdi. Zeybekci, “Türkiye’nin 3-4 firmasını belirlemesi lazım. Bunu seçerken de objektif kriterler yapmalı. Seçtiği firmalarla kendi alanlarında Türkiye’nin devlerini yaratmamız lazım” dedi.

Güneş ve rüzgar eneıjisi yatırımları için de birkaç firmanın gerekli ekipmanları üretecek düzeye getirilmesi gerektiğini vurgulayan Zeybekci, “Gurur duyduğumuz bazı şeyler de yapılıyor. Savunma sanayisiyle ilgili Türkiye bunu özel sektör eliyle yapmalı. Uzun menzilli füze üretecekse bunu özel sektör eliyle yapmalı” İfadelerini kullandı.

Zeybekci’nin yaptığı açıklamalara göre, teşvikte kişiye ve işletmeye özel teşvik sisteminin detayları şöyle olacak: Stratejik sektörlerde 3-5 firma belirlenerek, bir kereliğine Bakanlar Kurulu kararı ile bu firmaların ihtiyacma göre arazi, enerjide fiyat garantisi, ulaşım, liman, yol altyapısı noktasında kolaylıklar sağlanacak. Yerli ve yabancı sermaye ayrımı yapılmayacak. Örneğin firmanın gerekirse 10 yıl, 20 yıl boyunca çalıştırdığı tüm elektrik elektronik mühendisleri desteklenebilecek. Ya da dev şirketlere ilelebet vergi desteği verilebilecek.

KONUT ALANA VATANDAŞLIK

Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek miktarlarda Türkiye’de yatırım yapanlara vatandaşlık verme, oturma ve çalışma hakkı sağlama yönünde bir çalışma olduğunu ifade eden Zeybekci, bu çalışmanın da kısa sürede bitirileceğini tahmin ettiğini söyledi. Türkiye’ye gelip, belli bir rakamın üzerinde konut alan yabancıya oturum izni, talebi halinde en kısa sürede vatandaşlık verilecek. Vatandaşlık, ikametgah izni verilecek yabancının alacağı konutta alt sınır olacak. Uygulamanın Avrupa’da da olduğunu söyleyen Ağbal, bu piyasanın gittikçe büyüdüğüne, konut turizminden Ispanya’nın milyarlarca dolar kazandığına dikkat çekti.

Paket ile tüketici hakem heyetlerinin bankaların kullandırdıkları kredilere ilişkin masraf iadesi kararına ilişkin de adım atılacak. Ödenen BSMV’ler bankalara iade edilecek. Kredi Garanti Fonunun kefaleti için alınan harç kaldırılacak. Uluslararası şirketlerin karını yurtdışma götürmemesi ve burada vergi ödememesi için uygulanan transfer fiyatlamasında, esnemeye gidilecek. Yüzde l’lik şirket hissesi şartı yüzde 10’a çıkarken, transfer fiyatlama süresi de üç yıldan beş yıla çıkarılacak. Sat-kirala-ge-ri al Kurumlar Vergisi ve KDV’den istisna olacak. Denetim raporuna bağlı olan patente dayalı üretimde kazanç istisnasında, denetim şartı kaldırılacak.

İHRACATÇI SEKTÖRLER

Turizm ve sağlık turizminde fatura kesilen kısmın ihracat sayılması yaklaşımı taşıdıklarını açıklayan Zeybekci, böylece sektörlerin Eximbank ve diğer kaynaklarla kre dilendirme ile KDV iadesi imkanlarına kavuşacağını vurguladı. Zeybekci, “İhracat gibi gördüğünüz zaman KDV iadesi kapsamına alınmasıyla ilgili bir yaklaşımımız var. Teknik anlamda çalışmamız gereken bir alan bu” ifadelerini kullandı.

Zeybekci, yabancılara konut satışının döviz kazandırıcı hizmete sayılmasının gerçekçi olmayacağına karar verdiklerini açıkladı.

HASTANELERE YERLİ CİHAZ

Şehir hastaneleri yatırımları sırasında Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde yeni bir fırsat yakaladığını belirten Zeybekci, şehir hastanelerinde yerli donanım kullanılması için çalışmaların sürdürüldüğünü vurguladı. Ultrason, tomografi, MR cihazları gibi zorunlu olanlar hariç yerli olmayan hiçbir ürünün bu hastanelere girmesini istemediklerini söyleyen Zeybekci, “O ihaleleri alan, yapıları yapan firmalar da ona göre tedbirlerini alsınlar. İnanılmaz kaliteli ve üst düzey teknolojilerle Türkiye’de tıbbi cihazlar ve yataklar üretiliyor. Bunların hepsiyle ilgili çalışmamız olacak. Bu konuya milli bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz” dedi.

EXİMBANK’TA DÖNÜŞÜM

Yeniden Ekonomi Bakanlığı’na bağlanan Eximbank, dünyadaki eşdeğerlerine göre yeniden yapılandırılacak. Eximbank’m şu anda yaklaşık olarak 15 milyar dolarlık imkan ve kaynak, yaklaşık 40 milyar dolar civarındaki kredi portföyünü 100 milyar dolara bir an önce çıkartmak istediklerini söyleyen Zeybekci, “Bunu yapabiliriz, biz bu imkan ve kaynağı da bulabiliriz. Oraya gittiğimiz zaman da projeleri gerek kredi vererek, gerek Yap-İşlet-Devret sistemi ile Türk müteahhitlerinin girmesiyle, gerek kamu-özel ortaklığı sistemiyle Türk firmalarının girmesiyle yapabiliriz” dedi.

YURTDIŞINDA ARAZİ KİRALANACAK

Türkiye’deki tarım sorunlarının çözümü, tarımın daha etkili ve verimli hale getirilmesine yönelik hazırlanan tasarı, başka ülkelerde verimli arazi kiralanması veya edinilmesine yönelik düzenlemeler de içeriyor. Tasarıya göre Türkiye, tarım ihtiyaçlarını karşılayabilmek için başka ülkelerde verimli arazi kiralayabilecek.

MERALARIN İŞGALİ

Türkiye’deki tarımla ilgili en önemli sıkıntılardan birini meraların işgali oluşturuyor. Mevcut mevzuatta bununla ilgili cezai müeyyideler bulunmasına karşın, bu müeyyideler yeterince caydırıcı olmuyor. Yeni düzenlemeyle, meralarm işgal edilmesine ilişkin cezaların artırılması hedefleniyor.

EKİLMEYEN ARAZİLERİN DURUMU

Hükümet tarımda verimliliği artırmak için yeni bir kanun tasarısı hazırladı. Geçen hafta Bakanlar Kurulu’nda sunulan, önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu’na sevk edilmesi beklenen tasarıya göre parçalı, hisseli, göç ve benzeri nedenlerle ekilemeyen araziler devlet tarafından sahipleri lehine üçüncü kişilere kiraya verilecek. Bu şekilde atıl olan arazilerin tümü değerlendirildiğinde 17 milyar TL’lik tarımsal hasıla artışı bekleniyor.

Başbakan Yardımcısı Canikli’nin verdiği bilgiye göre, tarımda karşılaşılan ve verimliliği de önemli ölçüde etkileyen sorunların başında çok parçalı yapı ve işletme başına düşen arazi miktarının diğer ülkelere kıyasla küçük olması geliyor. Türkiye’de ortalama tarımda arazi büyüklüğü işletme başına 59 dekar iken ABD’de bu rakam bin 820 dekar, Ispanya’da ise 238 dekar. Türkiye’deki bu rakamın son derece küçük oluşu ve parçalanmanın giderek artması, özellikle miras ve göç nedeniyle tarımda verimliliği gerçekten son derece olumsuz yönde etkileyen ve aynı zamanda tarım arazilerinin etkin şekilde kullanımını engelleyen sorunların başında geliyor.

GÜMRÜK BİRLİĞİ REVİZYONU

Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği’nin revizyonu çalışmalarının 2017’de tamamlanması hedefleniyor. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AB Komisyonu Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malms-tröm’ün, Gümrük Birliği’nin güncellen-mesine ilişkin görüşme yetkisi için AB’den sonbaharda talepte bulunacaklarını bildirdiğini aktararak, bir iki ay içinde Türkiye’de AB yetkilileriyle bir araya geleceklerini söyledi. Zeybekci, “Hedefimiz 2017’de bunu tamamlamak” dedi.

Zeybekci, karar mekanizmalarına katılım, üçüncü ülkelerle imzalanan serbest ticaret anlaşmalarının Türkiye içinde geçerli olması ve tarım, hizmetler ve yatırımları da kapsayan bir revizyonun 2017’de tamamlanması için çalıştıklarını söyledi. Türkiye’nin dış ticaretinin en önemli ortaklarından birinin AB olduğunu ifade eden Zeybekci, Gümrük Birli-ği’nin güncellenmesiyle bunun daha da artacağını kaydetti. Zeybekci, İngiltere’nin AB üyeliğinden ayrılmasının, birliğin durumunu gözden geçirmesi için önemli bir neden olacağına da işaret etti.

GIDA FİYATLARINA MÜDAHALE

Gıda güvenliğinde kurallara aykırı içerikte ve yerlerde gıda üretimine ilişkin uygulanan cezaların caydırıcılığı artırmak amacıyla yükseltilecek. Üreticiden tüketiciye olan aşamadaki bütün gıda ürünlerinin fiyat oluşumunda daha etkin müdahale söz konusu olacak. Başbakan Yardımcısı Canikli, “Özellikle kar marjlarının oluşumuna. Bir de kademelerin azaltılması mümkün mü bu konuda da bir çalışma yapılıyor. Bununla ilgili düzenleme de önümüzdeki günlerde yasa teklifi olarak TBMM’ye gönderilecek” diye konuştu.

TAŞERONDA ÇALIŞMA SÜRÜYOR

Hükümet, 720 bin taşeron çalışanın kamuya geçişine ilişkin düzenleme üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Teknik çalışmalar, Maliye Bakanlığı bünyesinde ilgili bakanlıkların katılımıyla yürütülüyor. Bakanlar Kurulu sonrasında yaptığı açıklamada Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, düzenlemenin çok fazla teknik bileşenleri olduğunu vurgulayarak, her biri ayrı ayrı problem olan teknik detaylar bulunduğunu ifade etti. Canikli, “Takvim vermek istemiyoruz ama çok uzun zaman alacağını tahmin etmiyoruz. Tabii verilen taahhütler, sözler var. O verilen sözlere uygun bir şekilde, onun özüne uygun bir şekilde düzenleme yapılacaktır” dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal da konuya ilişkin yaptığı bir açıklamada önceki hükümet döneminde başlatılan çalışmaların aynı şekilde devam ettiğini belirterek şunları kaydetti: “Hükümetimizin taşeronlarla ilgili ortaya koyduğu bir gündem vardır, bir hedef vardır. Biz bunu süratle gerçekleştireceğiz.”





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir