Perşembe , Kasım 23 2017
Anasayfa / İş Fikirleri / Yabani Hindi Yetiştiriciliği Yapın

Yabani Hindi Yetiştiriciliği Yapın



Lezzet vefiyat bakımından kırmızı etin başlıca rakibi. İzmir’de süt ve et ırkı hayvan yetiştiriciliğiyle ünlenmiş bir firma, şimdi de ‘wild turkey ’ olarak bilinen yaban hindisi yetiştiriciliğine başladı…

Bu hindinin ekonomisi bir başka

“VAHŞİ (yabani) hindi’den söz edeceğiz bu hafta…

Bu hindi sıradan kanatlılar familyasından değil. Üstelik şu sıralar bu sevimli ‘kuş un eti lezzet bakımından giderek sorun haline gelen kırmızı etin tek rakibi olacak gibi görünüyor.

Batıklar; özellikle de Amerikalı mutfak şefleri “wild turkey’e son yıllarda iyice bağlanmış dürümdalar. Gurme mutfaklarda yabanıl hindinin eti pek değerli olup, kalp, metabolizma ve sindirim sistemi gibi yakınmaları olan hastalara da gönül rahatlığıyla tavsiye ediliyor.

yabani hindi

Bu hindi ırkına mensup hayvanların boyu küçük ağırlığı az. Fırına, tencereye, tepsiye olduğu gibi girebiliyor. Lezzeti ise değme kırmızı etleri sollayacak kadar mükemmel nitelikte.

‘Wild turkey’ dendi mi özellikle Amerika’da insanlar heyecanlanıyor; onu yalnız yeni neslin ‘Şükran Gününe ait geleneksel bir lezzet olarak değil; yepyeni bir alışkanlıkla çeşitli menülerin vazgeçilmezi olarak görüyor. Altı kişilik bir aileye birkaç gün halis et ziyafeti olacak kadar da bereketli bir değere sahip.

UÇABİLEN TEK HİNDİ TÜRÜ

Yabani hindilerin beş alt tipi var. Ülkemizde de yetiştirilmeye başlanan bu tür, bilinen hindi ırklarının en küçüğü. Et niteliği açısından da en körpe olanı. Hayvanın kanat rengi kırçıllı siyah ve biraz bronz tonlara doğru kayıyor. Kimi zaman vücudunun bazı bölgelerinde gök kuşağı yanardöner tüylere sahip… Koyu metal rengi nedeniyle ona doğrudan ‘ küçük bronz hindi’ diyenler de var.

Erkek ve dişileri arada bir havalanıp uçuyor. Bu eğilim erkeklerde daha baskın… Ancak menzilleri fazla değil; en fazla 400 metrelik mesafeyle sınırlı. Yere yakın yükseltide kısa bir uçuş yapıp tekrar kümeslerine dönüyorlar.

Yabani hindiler dünyanın en popüler hayvanlarından biri. Sempatik ve atak bir hayvan. Dişilerin ağırlığı 6 ila 8 kilo civarında. Bilinenin aksine erkekleri daha büyük ve de kilolu.

Heyecanlandıkları zaman başlarındaki kırmızı ibik örtüsü, aniden maviye dönüyor. Tehlike anında yaşanan ilginç bir reaksiyon biçimi bu… Buna rağmen genellikle sakin oluşlarıyla rahatça yetiştirilmeye müsaitler.

ÇİFTLİK YETİŞTİRİCİLİĞİNE ÇOK UYGUN

Bu yabanıl hindiler kendi doğaları gereği ‘omnivor’; yani hem bitkisel hem de hayvansal besinlerle beslenebiliyorlar. Meşe palamudu, çeşitli tohumlar, çimenler, küçük böcekler ve yabani otlar…

Yem açısından seçicilikleri olmadığı için beslenmeleri diğer türlere göre daha kolay. Çiftlik yetiştiriciliğinde bol proteinli kaba yemler ve özel hazırlanmış pelletier yeterli oluyor.

Kışın çiftlik ortamında iklim kontrollü ve tabanı yumuşak, kuru samanla kaplı barınaklarda serbestçe gezinmeleri yeterli. Havalar uygun olduğunda dışarı salınmalarında sakınca yok. Kümeslerini tıpkı memeli hayvanlar gibi ezbere biliyor ve akşam tüneklerine dönebiliyorlar.

Yumurtaları da oldukça lezzetli; koyuya çalar kahverengi tonlarda ve çoğu zaman benekli. Kuluçka süreleri hayli kısa. Çiftliklerde optimum gelişmeleri için, mısır, soya, buğday, arpa ve kanola gibi karışık tahıl ve yağlı tohumlardan oluşan dengeli bir diyet gerekiyor. Bu hindilere doğaları gereği ayrıca ‘hormon’ ya da ‘steroid’ verilemiyor. Zaten bu türden takviyelerin tüm kanatlılarda kullanılması sağlık açısmdan yasak…

Zamanında Amerikan Kızılderili kültürünün simgesi olmuşlar. Anadolu kilimlerinin neredeyse aynısını dokuyan ‘Navajo Kızılderilileri’ onu kutsayıp kendilerine simge yapmış. Şimdi ‘wild turkey’ daha çok Arizona, New Mexico, Utah, hatta Florida gibi eyaletlerde modern çiftliklerde yetiştiriliyor, ünlü süpermarketlerde bütün ya da parça olarak satılıyor.



‘Wild turkey’ besiciliği hızla diğer eyaletlere de yayılıyor, böylece et endüstrisinde bir başka sayfa açılmış durumda.

Halen Amerika’da 38 eyalette fiilen başlamış ‘wild turkey’ yetiştiriciliği var.

Evcilleştirilen türler aslında birkaç alt türün birleşiminden ortaya çıkmış.

Baskın karakterdeki tür ise (meleagris gallopavo) cinsi tam vahşi türden üremiş. Bu türden üretilen etlerin kolesterol içeriği oldukça düşük.

Şehir hayatından kaçan girişimciler Avrupa, Avustralya ve Asya’da yaban hindisini yarı entansif yetiştiriciliğin kanatlı lideri haline getirmeye uğraşıyorlar.

MUTLULUK HORMONU

Beyaz ve kahverengi hindilere göre çok daha değerli olan etinin olağanüstü lezzetli olduğu tat testleriyle belgelenmiş. Üstelik hindi etine atfedilen ‘triptofan’ maddesi bu cinste daha yüksek. Triptofan’ esansiyel bir aminoasit; başta beyin ve bağırsaklar üzerinde birçok işlevi var. En başta mutluluk hormonu olarak bilinen ‘serotonin’
yapımında rol oynuyor. Dolaysıyla bu eti yiyenler daha neşeli, hayat dolu oluyor, depresyon illetine pek uğramıyor. Yaban hindisi neredeyse her daim piliç!.. Koyunun körpesine kuzu; kanatlıların ufağına piliç dendiği gibi; yaşı ne olursa olsun bunlar da hindi ırklarının pilici. Çünkü eti diğer hindi türlerine göre çok daha yumuşak fakat bir o dar da gevrek. Üstelik kuzu etine yakın bir lezzete sahip.

Hangi mutfak reçetesi uygulanırsa uygulansın damak çatlatacak cinsten nefaseti anında sağlıyor. Sos ve bitkilerle her koşulda değişik tatlar yaratmak mümkün. Tek sakıncası tüketicilerde ılımlı bir ‘tiryakilik’ yaratması…

YENİ ATILIMLARIN PEŞİNDE

Gelelim bu hindinin endüstriyel yetiştiricilik amacıyla ülkemize giriş öyküsüne:

İzmir Seferihisar yolunda Bademler Köyü’ne gelmeden Türkiye’nin en büyük çiftliklerinden biri var. Adı: ‘Hedef Ziraat Çiftliği’ Tam unvanıyla ‘Hedef Ziraat Ticaret ve Sanayi A.Ş.’

Çiftlik Çamlı Köyü’ sınırları içinde kurulmuş olup, tüm satış ve anlaşmalı besicilik hizmetleri kardeş şirket olan ‘Çamlı Yem Besicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ tarafından yürütülüyor.

Geniş bir arazi üzerinde bulunan çiftlikte et ve süt hayvancılığı, zeytincilik, zeytinyağı üreticiliği, yem bitkileri ziraatı, narenciye, badem, çam fıstığı yetiştiriciliği gibi onlarca faaliyet göze çarpıyor.

İthal edilen yabanıl hindiler şimdi bu çiftlikte adeta bir laboratuvar titizliği içinde yetiştirilmeye başlanmış. Amaç sözleşmeli üreticilerle anlaşma yaparak bu ırkın yayılması ve ülkemizin et ihtiyacında mesafe alınmasını sağlamak.

İzmir, Manisa, Aydın başta olmak üzere bu işle ilgilenen yerel girişimcilere yetiştiricilik eğitimi verip iş ortaklığı modeliyle ekonomiye katkı sağlamayı amaçlıyorlar.

Geliştirilen projeye göre usulüne uygun bakımı yapılıp büyütülen hindiler Çamlı Yem Besicilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ‘canlı kilogram’ üzerinden değerlendirilip satın alınacak; yetiştiricilere bakım paraları peşin olarak ödenecek. İsteyen üretici hak edişlerine mahsuben gerekli teçhizatı ve özel yemleri yine bu firmadan temin edebilecek.

TARIMSAL GİRİŞİMCİLERE FIRSAT

Kârlı ve risksiz bir iş… Yeter ki, kurallara ve hijyen kaidelerine uyulsun. Yetiştirme kabinleri (kümesleri) bile özel hazırlanmış; hayvan refahını gözeten biçimde dizayn ediliyor. Yem, su temini, havalandırma gibi eylemler neredeyse otomatik hale getirilmiş.

Bu işe gönül veren uygun arazi sahipleri kurallara uymak şartıyla bu iş ortaklığından iyi paralar kazanabilirler. Şirketin veterinerleri anlaşmalı yetiştiricileri hem kontrol edecek hem de yerinde eğitecek.

Kırmızı et fiyatlarının hızla arttığı günümüzde değerli hindi eti -özellikle de bu yeni yabani tür- tüketici için önemli tercihlerden biri olacak gibi görünüyor.

İşte, ülke ekonomisine tarımsal nitelikte orijinal bir yenilik daha. ‘Wild turkey’ cinsi hindi etinin fiyatları da epey umut verici. Pazarda yaygınlaştıkça fiyatlar düşecek, kırmızı ete ciddi bir rakip olacak. Dahası, lezzetli hindi şarküteri ürünleri de -yine bu etin menşei belirtilerek- pazara sunulabilecek.

Nur Demirok / Para






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir