Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Yabancı yatırımcıların gözdesi 33 hisse

YAKLAŞIK üç aydır borsada yükseliş trendi devam ediyor. Ancak borsa tarihinde ilk kez yerli yatırımcı payı yabancı yatırımcı payım geçti. Zaman zaman haftalık bazda yabancı talebi artıyor görünse de bu talebin hala bir istikrar yakaladığım ve yabancının kalıcı bir şekilde geldiğini söyleyemiyoruz. Rakamsal verilere baktığımızda da yabancı payı 2018 genelinde yüzde 65.1, 2017 ile 2020 yılları arasında yüzde 60-65 bandında bir trend izliyor. 2020 Ocak’ta yüzde 62.04 olan yabancı payının daha sonra düşüşe geçtiğini görüyoruz. Şu an itibari ile de yüzde 47’lerin altına gerilediği dikkat çekiyor. Bu seviyeler Ağustos 2003’ten bu yana görülen en düşük oranlar.


Kasım ayında atılan adımların önemli olduğunu hatırlatan analistler, yabancı yatırımcının henüz kalıcı olmadığına dikkat çekiyor. Para politikalarının sunduğu fırsatla gelen yabancı yatırımcının sadece kazancını alıp piyasadan çıktığının altını çiziliyor. Para politikalarının yanında maliye politikaları ile reformların da şart olduğunu hatırlatan analistler, henüz bir karar olmasa da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun temettü ödeme kısıtlamasını kaldırmaya yönelik değerlendirmesinin önemini vurguluyor ve bu durumun yabancı talebini olumlu etkileyeceğini belirtiyorlar. Borsada orta/uzun vade için pozisyon almak isteyenler için tek kriter olmamakla birlikte yabancıların tercih ettiği hisselerinde önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan analistler bu kapsamda uygun koşullarda ‘al’ verdikleri 33 hisseye dikkat çekiyor.

“TARİHTE İLK KEZ YERLİ YATIRIMCI PAYI ARTTI”

Noor CM Araştırma Birim Müdürü Tuğba özay, 2020 Ocak’ta yabancı payının yüzde 62.04, bugün ise yüzde 46.26 seviyelerine kadar gerilediğine dikkat çekerek sözlerine başlıyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın sonrasında ekonominin uzun süre topar-lanamayacağı ve şirket karlılıklarında düşüş yaşanacağı beklentisi ile yabancı yatırımcı talebinin sınırlı kaldığını dile getiren Özay, “Yabancının aksine bu yıl borsadaki yükseliş yerli yatırımcı talebi ile gerçekleşti. Tarihinde ilk kez yerli yatırımcı payının, yabancı payını geçtiğini gördük. TCMB’nin faiz indirimleri ve gevşek para politikaları sonrası mevduatta reel faizin eksiye düşmesi, yerli yatırımcının borsaya ilgisinin artmasına neden olmuştu. Ancak yabancı yatırımcı tarafında aynı karşılığı bulmadı. Aksine gevşek para politikaları neticesinde 2018’dekine benzer kur atağı yaşanabileceği ve ekonomideki risklerin daha çok artacağı beklentisi yabancı yatırımcının talebini sınırladı” açıklamasını yapıyor.

özay, son üç ayda borsanın yükseliş yaşadığına değinerek, “Ekonomi yönetiminde yaşanan değişimin yanı sıra, söylemlerin ve eylemlerin birbirine paralel olması özellikle Kasım ve Aralık aylarında yabancı tarafından karşılık buldu. Yabancı yatırımcı Kasım’da 1 milyar dolar, Aralık’ta ise 608.3 milyon dolar alış gerçekleştirdi. Yüzdesel anlamda baktığımızda ise yabancı payı Kasım’da yüzde 49.64, Aralık’ta yüzde 49.48 oldu. Ancak Ocak’a baktığımızda gelen yabancının kalıcı olmadığını görüyoruz. Yabancı yatırımcı hukuksal ve ekonomik anlamda güven istiyor. Daha şeffaf, daha öngörülebilir politikalar bekliyor. Bu yüzden sorunlara sadece para politikaları ile müdahale etme çabasından vazgeçmeli. Para politikalarının yanında maliye politikaları ile reformlar şart” diyor.

“YABANCI YATIRIMCIYA İHTİYAÇ VAR”

Yurtiçi yatırımcıların bu yıl endekse sağladığı katkının göz ardı edilemeyeceğini ancak pandemi döneminde bol likiditenin de etkisiyle bu yıl piyasaya dahil olan yatırımcıların genel anlamda kar elde ettiğini hatırlatan özay, “Bu yatırımcılar şu ana kadar ayı piyasası dediğimiz düşen piyasaya yakalanmadılar. Tabii bu bol likidite dönemi sonsuza kadar devam etmeyecek. Likidite çekilmeye başladığında piyasaya dahil olan yerli yatırımcının ne kadarının kalacağını bilmiyoruz. Yaşayıp göreceğiz. Ancak yerli çıkışı olmasa dahi endeksin daha yüksek seviyeleri test edebilmesi için yabancı yatırımcıya da ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçek” yorumunu yapıyor. Endeksin lokomotifi kabul edilen bankacılık hisselerinde son iki yıldır yabancı talebinin oldukça düşük kaldığını ifade eden Özay, “Yabancılar temettüye çok önem veriyorlar. BDDK’nm bankacılık sisteminin güçlü kalabilmesi için nakit çıkışı gerektirecek kar payı dağıtımı yapmasını istemedi. Şu an takas rakamlarına baktığımızda bankacılık hisselerinde geçtiğimiz yıllarda yüzde 50 üstü olan yabancı payının Akbank ve Garanti BBVA hariç bu seviyenin altında kaldı. BDDK’nın temettü ödeme kısıtlamasını kaldırmayı değerlendirdiğini biliyoruz. Bu durum yabancı talebini olumlu etkileyecektir” diyor.

Yabancıların daha detaylı ve daha yansız analiz yapabildiğinden, yani dış göz oldukları için objektif bakış açısına sahip olabildiklerinden söz eden Özay, daha yüksek getiri potansiyeli olan hisselere yöneldikleri için yabancı yatırımcıların tercih ettikleri hisselerde daha hacimli işlemler görüldüğünü belirtiyor. Bu durumun bazen getiri potansiyelini artırdığını, bazen de aksi yönde fiyatlamalara sebep olabildiğinin de altını çizen özay, “Bu nedenle hisse tercih yapılırken tek kriter yabancı yatırımcı tercihi olmamalı. Şirketin finansalları iyi analiz edilmeli. Mutlaka sektör bilgisi sahibi olunmalı. Ve tabii ki aynı sektörde dahi olsa her şirketin kendi iç dinamiği birbirinden farklı olduğundan, mutlaka şirket hikayesi iyi analiz edilmeli” diyor.

Özay, bu noktada orta uzun vade için uygun koşullarda yabancıların da gözdesi ve AL verdiği Arçelik, Şişecam, Petkim, Kardemir, Tekfen Holding, Coca-Cola İçecek, Turkcell, Tüpraş, Vestel Beyaz Eşya, Vestel Elektronik, Yapı Kredi, TSKB, Yataş, Türk Traktör, Şok Marketler, Ege Endüstri, MLP Sağlık Hizmetleri,Alarko Holding,Doğuş Otomotiv ve Albaraka Türk hisselerine dikkat çekiyor.

“YABANCI İLE ENDEKS 2.000 PUANA ÇIKAR”

Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Hüseyin Emre Tavacı ise, TCMB Başkanı Naci Ağbal’ın yaptığı sıkı para politikasının süreceğine yönelik açıklamalara ek olarak ekonomi, sosyal hayat ve adalet gibi alanlarda yapılması planlanan reform çalışmalarının hayata geçirilmesi ile jeopolitik risklerimizde artışın olmaması durumunda yabancı yatırımcıların ülkemize olan ilgisinin artacağını düşünüyor. Yabancıların gelmesiyle Kasım’da başlayıp Ocak’ın son haftasında sona eren yükseliş kanalına benzer bir yükseliş yaşanabileceğini ve BIST-100 endeksinin tarihi zirvesini 1.800-2.000 puan aralığına çıkabileceğini belirtiyor. Yabancıların kalıcı yatırımlar yapması için ise yapısal reformlara ek olarak yatırım teşviklerinin de söz konusu olabileceğini ifade eden Tavacı, “2020 başında yabancıların borsadaki payı yüzde 62 idi. Son bir yılda bu payda yaşanan düşüşün altında koronavirüsün etkilerine ek olarak ülke CDS risk primimizde yaşanan artış ve yükselen jeopolitik riskimizin etkili olduğunu düşünüyoruz. Düzenleyici kurumlarca yapılan faiz, swap vb. uygulamalar da yabancı satışlarını artırdı” diyor. Yabancıların borsa paylarında özellikle Şubat ayının başından itibaren aşağı yönlü eğilimin hız kazandığını hatırlatan Tavacı, bu durumun temel nedeni olarak gelişmekte olan ülkeler arasında oldukça cazip durumda bulunan politika faizinin etkili olduğunu düşünüyor. TL’nin dolar karşısında değer kazanması ve düşüşe geçen dolar/TL kurunun da yabancıların yaptığı satışların nedeni olarak sıralanabileceğim sözlerine ekliyor.

“YÜZDE 45-55 ARALIĞINDA OLMALI”

Borsada yabancı yatırımcıların varlığı ve paylarını artırmasının Borsa İstanbul’un küresel borsalar arasında tercih edildiğini gösteren ve prestijini artıran önemli bir unsur olduğunu hatırlatan Tavacı, yabancı varlığı ile artacak işlem hacminin borsada yaşanabilecek spekülatif hareketleri de önleyeceğini belirtiyor. Geçmişte yabancı yatırımcıların borsa paylarının üçte ikiye denk gelen oranda yükseldiğini, son dönemde yerli akını ile oranın azaldığını ancak yabancıların paylarının yüzde 45 ile 55 arasında kalması gerektiğini düşünüyor.



Tavacı, yabancı payının düşmesinde özellikle endeks içinde payı yüksek olan bankacılık ve sanayi şirketlerindeki satışların etkili olduğunun da altını çiziyor. Yabancıların yatırım yaparken sektörel ve hisse bazında analizler yaptığı söyleyen Tavacı, “Yabancılar genellikle derinliği ve hacmi olan BIST-30, B1ST-50 ve BIST-100 endeks hisselerini tercih ediyor. Şirket bazında yatırım harcamaları fazla olan ve gelecekteki kar potansiyeli yüksek hisseler de yabancılarca tercih ediliyor” diyor.

“ÖNEMLİ AMA TEK KRİTER DEĞİL”

Uzun vadeli düşünen yatırımcılar için uygun koşullarda yabancıların talep ettiği hisselerde pozisyon almanın önemli kriterlerden biri olduğunu da hatırlatan Tavacı, “Yabancıların talep ettiği hisselerin, yerli yatırımcılar tarafından da yakından takip edildiğini biliyoruz. Ancak bu tek kriter olmamalı. Hisse seçimi yaparken sadece yabancılar alıyor diye bir hissede yatırım yapmak doğru değil. Çünkü sizin yatırım kriterleriniz ile yabancıların yatırım kriterleri ve risk algısı aynı olmayabilir. Bu nedenle yabancıların aldıkları hisseler de yatırım yapmayı düşünen yerli yatırımcıların kendilerine yabancılar neden bu hisseyi alıyor sorusunu sorması gerektiğini söylüyor.

Tavacı bu noktada orta uzun vade için uygun koşullarda yabancıların da gözdesi ve AL verdiği Akbank, Alarko GMYO, Anadolu Efes, Anadolu Grubu Holding, Arçelik, Aselsan, Eneıjisa Enerji, Ereğli Demir Çelik, Garanti BBVA, Kardemir, Sasa Polyester, Şişecam, Tekfen Holding, Tofaş Otomobil Fabrikaları, Turkcell, Tüpraş, Türk Hava Yolları, Türk Te-lekom, Vestel Elektronik ve Zorlu Enerji hisselerine dikkat çekiyor.

Borsa İstanbul, araştırma faaliyetlerine destek olacak

Borsa İstanbul sermaye piyasalarına olan güveni artırmak, sağlıklı fiyat oluşumunu desteklemek, finansal okuryazarlığı güçlendirmek ve yatırımcılarını bilgilendirmek için çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kurum, aracı kurumların araştırma faaliyetlerine destek olmak amacıyla Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği işbirliğiyle yeni bir program başlattı. Programla ilgili olarak Borsa İstanbul Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla, “Yatırımcılarımızın doğru bilgiye erişmesi noktasında aracı kurumlanmıza büyük görev düşüyor. İyi bir araştırma raporunun deneyimli bir analistin uzun süren emeği ile ortaya çıktığını, zor ve maliyetli bir süreç olduğunu, bu nedenle ister istemez nispeten sınırlı sayıda hisseye odaklanıldığını biliyoruz. Bireysel yatırımcılarımız çoğaldıkça daha fazla şirketi kapsayan araştırma raporlarının yayınlanması doğru yatırım kararları ve sağlıklı fiyatlamalar açısından büyük önem arz ediyor. Borsamızın likiditesi arttıkça kurumsal ve bireysel yatırımcılarımızın alternatifleri de genişliyor. Bu değerlendirmeler ışığında TSPB’nin belirlediği standartlarda hazırlanmış Ana Pazar ve Alt Pazar şirketlerine dair daha fazla araştırma raporu üretilmesi için aracı kurumlanmıza finansal destekte bulunacağız” dedi.

MKK, iki yeni endeks yayınladı

Merkezi Kayıt Kuruluşu [MKK], Kamuyu Aydınlatma Platformu [KAP] verileriyle hazırlanan KAP Kar Endeksi ve KAP Ciro Endeksi’nin yayınlamaya başladığını duyurdu.

Matriks halka arz için SPK’ya başvurdu

Bankacılık ve finans alanında faaliyet gösteren kişi, kurum ve kuruluşların; piyasalara ilişkin veri, haber, analiz, emir iletimi ve portföy izleme ihtiyaçlarına yönelik çözümler ile bu firmaların altyapı ihtiyaçlarına ilişkin yazılımlar üreten Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş., şirket paylarının halka arzı kapsamında izahname onayı için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuruda bulundu. Matriks, halka arz sürecinde Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.’yi yetkilendirdi.

İDİL TARAKLI



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu