İş Fikirleri

Vegan Ekonomisi Girişimcilere Yeni İş Fikirleri Sunuyor

Yükselen Trend Vegan Ekonomisi

VEGANLIK, sadece beslenme değil, bir yaşam tarzı. Bu yaşam tarzını benimseyenler, yemekten kıyafete, diş macunundan şampuana, deodoranttan deterjana kadar her şeyin vegan özelliği taşıyanım tercih ediyor. Vegan yaşam tarzının yaygınlaşması ve vegan ürünlere talebin artması ise yeni bir trendi beraberinde getiriyor. Vegan ürün satan işletmelerin, gıda markalarının, kozmetik, kişisel bakım, temizlik ve tekstil ürünlerinin vegan seçeneğini bulmak artık mümkün. Hatla tatilin bile vegan seçeneği var. Vegan ürünler sektöründe yaşanan gelişmeleri mercek altına aldık…

PAZAR İVME KAZANACAK”

Vegan Dükkan, tüketiciye gıdadan kişisel bakıma, temizlikten tekstile kadar pek çok seçenek sunuyor, işletmenin sahibi Tarkan Apan. 15 yıl önce vejetaryen ürünler satan bir dükkan açarak sektöre girdiğini söyleyen Apan, tamamen vegan ürünler satan bir işletmeye dönüşme hikayesini şöyle anlatıyor:

“Zaman içinde benimle beraber dükkanım da değişim ve dönüşüm geçirdi. 2012’de tamamen vegan ürünler satan bir mekana dönüştü; ismini Vegan Dükkan olarak değiştirdim. Türkiye’nin ilk vegan ürün dükkanı ve vegan online satış sitesiyiz.”

Özellikle son üç yılda vegan ürünlere olan merak ve talebin artmaya başladığını dile getiren Apan, satışa sunacağı ürünleri yoğun bir araştırma sürecinden sonra seçtiğini belirtiyor. “En temel kriter, ürünün vegan olması” diyen Aparı, bunun yanında sağlıklı ve doğa dostu içeriklerden oluşmasının da önem taşıdığını ifade ediyor. Aparı, ürün tedariki konusunda üç-dört yıl öncesine kadar zorluk çektiğine de değiniyor: “Son yıllarda çeşit arttı. Üreticiler, artan talebe karşılık vermek için üretime ya da ithalata yöneldi. Satışa sunduğum ürünler için çok sayıda tedarikçiden destek alıyorum. Yerel üreticilerin ürünleri benim için en değerli olanlar. Ama ithal ürün skalamız da oldukça geniş.”

Vegan Dükkan, 2013 Ocak’tan beri online satış hizmeti de veriyor. Türkiye’nin pek çok yerine ürün gönderdiklerini anlatan Aparı, vegan ürün sayısının artması gerektiğini söylüyor ve “Yeni üretici firmalar ve yeni ürünler çıktıkça geniş kitlelere ulaşmak mümkün olacak. Maliyeti yüksek olan kimi ürünler de çeşitlilik arttıkça ve talep büyüdükçe ucuzlayacak. Türkiye’de önümüzdeki yıllarda vegan ürünler ivme kazanacak” diyor.

“KALP HASTALARI DA TERCİH EDİYOR”

Tüketiciyi vegan ürünlerle buluşturan bir diğer işletme ise Vegan Bakkal. 2017 Haziran’da hizmet vermeye başlayan işletme, 2018 Şubat’tan beri online satışla ürünlerini tüm Türkiye’ye ulaştırıyor. Moda’da yer alan Vegan Bakkal, aynı zamanda kafe hizmeti de veriyor. İşletmenin sahibi Yıldız Şeker Al taş. “Vegan olduğum zaman Türkiye’de vegan ürünler yeni yeni üretilmeye başlıyordu, ve ulaşmak zordu” diyor ve bu nedenle vegan ürün satan bir işletme açma hayali kurmaya başladığını anlatıyor. Altaş, işletmesini açarken KOSGEB tarafından verilen Yeni Girişimci Desteğimden yararlanmış.

Vegan Bakkal’da satılan ürünlerin çoğu yerel ve organik. Türkiye’de bulunmayan bitkisel süt gibi ürünleri ithalatçı firmalar aracılığıyla tedarik ettiklerini söyleyen Altaş, “Ürünlerin GDO’suz olması, mevsiminde tarım ürünü olması, üretiminde hayvan sömürüsü olmaması gibi kriterlerimiz var” diyor. Veganlığın beslenme tarzından daha fazlası olduğunu aktaran Altaş, Vegan Bakkal’da gıdanın yanı sıra ağız ve diş bakım ürünleri, deodorant, parfüm, duş jeli, nemlendirici, bebek ve çocuk bakım ürünleri, tişört, bez çanta ve temizlik ürünleri gibi çok sayıda ürünü tüketiciyle buluşturduklarını söylüyor. Vegan ürünlere sadece vegan ya da vejetaryenlerin değil, kalp hastalarının, protein ve süt alerjisi gibi rahatsızlıkları olanların da ilgi gösterdiğini ifade eden Altaş, “En çok şarküteri ürünleri, lahmacun ve mantı tercih ediliyor” diyor.

Üretim de yaptıklarından söz eden Altaş, “Tarhana, erişte, mantı ve lahmacun gibi birçok ürünü paketli bir şekilde satıyoruz. Bu ürünlerin daha fazla insana ulaşmasını istiyoruz. O nedenle ileride küçük bir imalathane açma düşüncemiz var” diyor. Online satışta en çok İstanbul, Ankara ve Antalya’dan sipariş aldıklarını belirten Altaş, “Soya kıyması, tofu ve vegan kebap siparişlerimiz çok fazla” diyor. Altaş, son olarak vegan gıda ikamelerinin üretiminde yerel firmaların artmaya başladığına ancak bazı ürünlerin yurtdışmdakiler kadar iyi olmadığına dikkat çekiyor.

Vegan ekonomisi

YENİ GİRİŞİMCİLERE İHTİYAÇ VAR”

Vegan gıda markası Veggy 2012’de kurulmuş. Sahibi İnci Özcebeci, son üç yıldır yaygın satış ağı olan bir marka haline geldiklerini söyleyerek başlıyor sözlerine. Özcebeci, dünyadaki vegan ürün çeşitliliğinin dikkatini çektiğini, buna karşın Türkiye’deki vegan alternatiflerin az olduğunu fark ettiğini anlatıyor. “Talebin yavaş yavaş oluştuğunu görüyordum. Başta ithalat yapmayı düşünürken sonrasında üretici olmak gerektiğini fark ettim” diyen Özcebeci, perakende olarak altı çeşit ürünleri bulunduğunu söylüyor. Bunun yanı sıra HORECA (hotel, restaurant, cafe) ve ihracat için hazırladıklarıyla ürün sayılarının 20’nin üzerinde olduğunu dile getiriyor. Bu sayıyı 2019’da 30’a çıkarmayı hedeflediklerini de ifade ediyor.

Vegan gıdaların iyi hammaddelerinin genellikle Avrupa’da üretildiğinden de söz eden Özcebeci, “Üretim yerli olsa bile hammaddeler dolayısıyla ürünler pahalı oluyor, ithal vegan ürünler için de durum aynı. Bu, vegan ürünlerin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel” diyor. Bu yıl Türkiye’de eksikliğini gördükleri birkaç ürünü daha piyasaya sunmayı planladıklarını aktaran Özcebeci, vegan sektörünün tüm dünyada büyüdüğünü söylüyor. Marka olarak üç ay önce üretime başladıklarını bilgisini veren Özcebeci sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Şu an için aylık üretimimiz 20 ton civarında. Tüketici, paketli ürünlerimize zincir marketler, vegan satış noktalan, şarküteriler ve online satış sitelerinden ulaşabilir. Ayrıca büyük otel ve restoranların menülerindeki vegan seçeneklerde ürünlerimiz yakın zamanda yer almaya başladı.”

Veggy’nin Türkiye genelinde 500 kadar satış noktasında ürünü bulunuyor.

“Ürün çeşitliliğimize paralel ciromuzu da artırmayı planlıyoruz. İhracata yeni başladık, artarak devam etmesini umuyoruz” diyen özcebeci, sözlerini şöyle tamalıyor:

“Bitkisel protein üretimi dünyada hızla artıyor. Ülkemizde de rahatlıkla bitkisel proteinler geliştirilebilir, üretilebilir. Bu alana yeni girişimcilere ihtiyaç var.”

TÜRKİYE’NİN İLK VEGAN OTELİ

Vegan yaşam tarzının yaygınlaşması, turizm sektörünü de etkiliyor. Yakın zamanda yeni bir otel hizmete açıldı.

Bu otelin diğerlerinden farkı, tamamen vegan yaşam tarzına uygun olarak hazırlanması. The Vegan Lodge isimli otelin işletmecisi Emre Dilek. Uzun yıllar turizm sektöründe yönetici olarak çalışan Dilek, hem kendi seyahatlerinde hem de çalıştığı tesislerde veganların yaşadığı zorlukları gözlemleme fırsatı bulduğunu söylüyor.

“Tamamen vegan bir tesisin tüm sorunlara çözüm sunabileceği düşüncesiyle adımlarımızı attık” diyen Dilek, konseptlerini geliştirmek adına çalışmalara devam ettiklerini belirtiyor. 30 dönüm arazi içinde yer alan The Vegan Lodge için 200 bin euro civarında bir bütçe ayırılmış. Temel felsefelerini “Başka bir tatil mümkün” olarak özetleyen Dilek, “Hedefimiz, insanlara konfor ve keyiften feragat etmeden doğaya daha saygılı ve daha az zarar veren bir tatil sunabilmek. Bu sebeple güneş enerjisi panelleriyle elektrik üretimine katkıda bulunuyoruz. Bostanımızda belli oranda sebzeyi kendimiz yetiştirmek istiyoruz. Mutfakta kullanılan organik atıkları kompost olarak dönüştürüyoruz. Ambalaj atıklarım azaltmak için plastik şişede su servisi yapmıyoruz” diyor. Dilek, otele sadece veganların değil, herkesin ilgi gösterdiğini r aktarıyor.Vegan otellerin ülke turizmine önemli katkılar sağlanacağını belirten Dilek, alternatif konseptlcrin artması gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’de halihazırda tamamen vegan tek otel olduklarını söyleyen Dilek, “Dünya da bu konuda yeni yeni gelişiyor. Ülke olarak öncülük yapıyoruz” diyor.

“BEŞ YILDA YÜZDE 300 ARTACAK”

Vegan yaşam tarzı, etkisini kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde de hissettiriyor. Vegan sertifikalı ürünlere sahip markalardan biri Eyüp Sabri Tuncer. Markanın Yönetim Kumlu Başkanı Engin Tuncer, Türkiye’nin vegan sertifikalı ilk kozmetik markası olduklarını söylüyor. “Şu an 60 ürünümüzde vegan sertifikası, üç ürünümüzde vejetaryen sertifikası bulunuyor” diyen Tuncer, bu sayıyı ilerleyen dönemlerde artıracakları bilgisini veriyor. Markanın vegan ve vejetaryen sertifikalı ürünleri arasında doğal yağlar içeren şampuanlar, duş jelleri. losyonlar ve sıvı sabunlar yer alıyor. Tuncer, “Bunların yanı sıra geçtiğimiz sene yeni bir kategoriye giriş yaparak ağız ve diş sağlığı kategorisinde diş macunu ürünlerimizi piyasaya sunduk. Misvak özlü ve karanfil özlü diş macunlarımızda vegan sertifikası, propolis özlü diş macunumuzda vejetaryen sertifikası bulunuyor” diyor.

Tuncer, vegan ürün üretmeye başlama hikayelerini ise şöyle anlatıyor:




“Vegan ve vejetaryenlik, dünyada uzun zamandır dikkat çeken bir yaşam tarzı. Yurtdışmda vegan yaşam tarzını benimseyen kişiler için vegan marketler ve ürünler bulunuyor. Ülkemizde ise bu konuya yeni önem veriliyor. Vegan ürünlere olan talepleri dikkate aldığımızda çalışmalarımızı bu yöne çevirdik ve sertifika sürecini başlattık.”

Eyüp Sabri Tuncer ürünleri, Vegan sertifikasının yanı sıra glüten içermez sertifikasına da sahip. Tuncer, 2019’da yeni ürün çalışmalarının ve araştırmalarının devam ettiğini ifade ediyor. “Bu ürünlerin arasında vegan sertifikalı ürünlerimiz de mevcut, öncelikle sıvı sabun kategorisinde yeni ürünlerin ekleneceğini belirtmek isterim” diyen Tuncer, dünya pazarında vegan ürünlere büyük ilgi olduğunu aktarıyor ve “Yapılan son araştırmalara göre, önümüzdeki beş yılda yüzde 300 gibi bir artış öngörülüyor” diyor.

“SERTİFİKA TALEPLERİ ARTTI”

Uzay Kimya, vegan sertifikalı temizlik ürünleriyle dikkat çekiyor. Firmanın ürünleri arasında Green Clean markasıyla sıvı çamaşır deterjanı, çamaşır yumuşatıcısı, el ve makine için bulaşık deterjanları, leke çıkarıcı, bulaşık makineleri için tuz ve parlatıcı, yüzey, banyo, tuvalet, mutfak temizleyiciler ve yağ çözücüler, ahşap, cam, duvar, paslanmaz çelik temizleyicileri yer alıyor. Firmanın Kurucusu ve Genel Müdürü Sevda Arıksın, “Bu ürünleri Türkiye’nin belli başlı ulusal zincir mağazaların-rda, yerel ve organik marketlerde satıyoruz. Aynı sertifikalı ürünler, Ecogenic markasıyla yurtdışma ihraç ediliyor” diyor. “U Green Clean markası altında ürettiğimiz ürünler, vegan sertifikasının yanında Ecogarantie Sertifikası, Ecolabel Sertifikası ve Helal Sertifikası’na da sahip” diyen Arıkan, her yıl yeni ürünlerle ürün yelpazelerini zenginleştirmeye devam ettiklerini söylüyor.

Türkiye’de vegan ürün sertifika taleplerinin son dönem arttığını ifade eden Arıkan, “Tarım zenginliği ve dönüştürülebilir vegan alternatiflerin tahmin edilenin üzerinde olması, üreticiler için ihracat pazarında ekonomik avantajları da beraberinde getiriyor” diyor. Arıkan, sözlerini şu şekilde tamamlıyor: “Küresel pazar araştırma şirketi Euromonitor Intemational’ın raporuna göre, vegan ürünler, 2015-2020 yılları arasında yüzde 5’lik bir artışla, rakamsal olarak 708 milyon dolar ek satışla büyümeye devam edecek. Vegan ve ekolojik sertifikalı ürünlerin çoğu ithal ediliyor. Halbuki yerli sermaye olarak birçok üretici benzer ürünleri üretiyor. Tüketicinin yerli malları kullanması halinde pazar daha da büyüyecek.”

“PAZARIN BÜYÜMESİ HIZLANACAK”

Ürün grubunun tamamı vegan sertifikasına sahip olan Eco Clean Nordic, 11 ürünüyle pazarda yer alıyor. DanimarkalI bir marka olan Eco Clean Nordic, ürünlerini temizlik ve kişisel bakım olmak üzere iki grupta tüketiciye sunuyor. Eco Clean Nordic markasını Türkiye’ye getiren şirketin ortağı İlker Kızıl, ürünlerin vegan sertifikasının yanında EcoCert Natural Detergent ve EcoCert Cosmos Organic sertifikalarına sahip olduğunu söylüyor. Kızıl, Eco Clean Nordic’i Türkiye’ye getirme süreçlerini şöyle anlatıyor: “Ülkemizde birçok ürün mevcut. Fakat bir ürünün vegan olması doğru ürün olduğu anlamına gelmiyor. Bu nedenle doğru ürünü bulabilmek adına çok araştırma yaptık.” 2019’da ürün çeşitliliklerini artıracaklarını aktan Kızıl, “Bulaşık makineleri için deterjan ve vücut losyonu gündemde. Bunlara ek olarak mevcut ürünlerin farklı koku seçeneklerinin eklenmesi söz konusu” diyor. Dünyayla kıyaslandığında, Türkiye pazarının emekleme aşamasında olduğunu dile getiren Kızıl, “Veganlık bilincinin yayılması pazarın büyümesini hızlandıracak. Piyasadaki ürün çeşitliliğinin artması bunun en güzel göstergesi. Artık birçok mağaza, vegan ürünlere yönelik ayrı bir bölümü müşterilerine sunuyor” diyor.

Dr. Murat KINIKOGLU / Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı
“Temel sağlık kurallarına dikkat edilmeli”

Vegan beslenme, genel beslenmenin yerini tutmanın ötesinde daha sağlıklı. Bilimsel araştırmalar, kronik hastalıklar olarak kabul ettiğimiz şeker hastalığı, kalp damar hastalığı, romatizma, alerji gibi pek çok rahatsızlığın vegan beslenenlerde daha az olduğunu gösteriyor. Veganlarda tansiyon yüksekliği sorunu daha az görülüyor. Gelecekte Alzheimer hastası olma ve bunama riski daha düşük. Vegan beslenenlerin de temel sağlık ve beslenme kurallarına dikkat etmesi gerekiyor. Dikkat etmezlerse hayvansal besin tüketmemelerine rağmen kilo alabilirler, kolesterolleri yükselebilir. Zeytinyağı, ayçiçek yağı gibi sıvı yağlar, bitkisel olduğu için veganlar tarafından çok tüketilir. Oysa yağın her türü zararlı. Sadece gerektiğinde ve az miktarda kullanılmalı. Aynı şekilde tatlı tüketiminde de aşırıya kaçmamak önemli. Genel bir öneri olarak veganların da bitkisel olsa dahi işlenmiş ürünlerden mümkün olduğu kadar uzak durmasını tavsiye ediyorum.

Burcu ULUDAĞ / Medipol Mega Üniversite Hastanesi Uzman Diyetisyen
“Doğru planlanırsa sağlığa zararı olmaz”

Çeşitli çalışmalar, vegan beslenmenin çeşitli hastalık risklerini azalttığını gösteriyor. Genellikle kalp damar, yüksek kan basıncı, diyabet, şişmanlık ve bazı kanser türleri, vegan bireylerde vegan olmayanlara kıyasla daha az görülüyor. Vegan beslenme, kişinin günlük makro ve mikro besin öğesi ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanırsa sağlığa olumsuz etkisi olmaz. Ancak yeterli ve dengeli karbonhidrat, protein yağ, vitamin ve mineral içermeyen bir vegan beslenme düzeni, zaman içerisinde beslenme yetersizliklerinin gelişmesine yol açarak sağlığa zararlı olabilir. Vegan beslenmenin temelini oluşturan sebzeler, meyveler, kuru baklagiller ve tahıllar; diyet lifi, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengin. Yine bitkisel besinlerin yağ içeriği hayvansal besinlere göre oldukça düşük.

Vegan beslenmede günlük protein ihtiyacının karşılanabilmesi çok önemli. Doğru planlanmayan vegan beslenmede, hayvansal kaynaklı gıda tüketilmemesine bağlı olarak yeterli alınamadığı için risk altında olunan besin öğeleri arasında başta Gmega-3 yağ asidi, B12 vitamini, demir, kalsiyum, çinko ve D vitamini gelir. Bunun önlenmesi için Omega-3 içeriği bakımından zengin olan ceviz, keten tohumu chia tohumu ve kinoa düzenli olarak tüketilmeli. B12 vitamini de özellikle kırmızı et, balık, tavuk, süt ve süt ürünlerinde bulunur. Bu hayvansal gıdaları tüketmeyen veganlarda yetersizlik gelişebilir. Bu nedenle veganların diyetlerine B12 vitamini eklenmeli. Bitkisel kaynaklı besinlerden alınan demir, hayvansal kaynaklı besinlerden alınan demir kadar iyi emilmez. Bu emilimi artırabilmek için C vitamininden zengin besinler diyette yer almalı.

Kevser BAŞKARA/ Beslenme ve Diyet Uzmanı
“Sadece veganlara özel değil”

Beslenme gereksiniminin temelini oluşturan makro ve mikro besinleri, kişiye özel, yeterli ve dengeli düzeylerde alırsak, vücudumuzun ihtiyacı olan gerekli içerikleri sağlamış oluruz. Bilinçli vegan beslenince gerçek makro ve mikro besinleri yeterli ve dengeli bir şekilde alırız. Vegan beslenme, sadece veganların beslenme şekli değil. Süt ve yumurta alerjisi olanlar, kalp damar ve şeker hastaları, iitihabi hastalığı olanlar, mide ve bağırsak hastalıkları olanlar, sağlıklı yaşam sürmek, kilo vermek, kilo korumak ve kaliteli yaş almak isteyenler için sağlıklı ve uygun bir beslenme şekli. Sağlıklı vegan beslenme, çeşitlendirilmiş beslenmeyi, mevsiminde ve olabildiğince doğal gıdaları, yerelliği, sürdürülebilirliği, makul fiyatlı ve bulunabilir yiyecekleri kapsadığı için ekonomik açıdan da avantajlı. Günlük alınan enerjinin yüzde 55-60’ı karbonhidratlar, yüzde 15 kadarı proteinler ve yüzde 25 kadarı yağlardan oluşuyor. Gün içerisinde, topraktan gelen yiyecekleri çeşitlendirilmiş olarak verdiğimizde makro besinlerin tamamı alınmış oluyor. Bitkisel gıdalar, beslenmemizde mikro besinler kategorisi için yeterli. Vegan beslenme tarzını benimseyenler, çeşitlendirilmiş bir şekilde bakliyat, tahıl ve yağlı tohumlar tüketmeli. Meyve ve sebzeler dahil tüm gıdaları bir bütün olarak işlemeden yemek çok önemli.

Mete YURDDAŞ / Watsons Türkiye Genel Müdürü
“Genç yetişkinler tercih ediyor”

Sağlıklı beslenme, alternatif tıp ve farklı beslenme ve bakım, son dönemde dünyada hızla yayılan ve ilgi gören bir konu. Vegan yaşam tarzı da buna paralel olarak aynı şekilde ilgi görüyor ve yayılıyor. Biz de mağazalarımızda ve e-ticaret kanalımızda vegan markalarına ve ürünlerine yer vermeye başladık. Müşterilerimizin ilgisinden gözlemlediğimiz, vegan ürünleri daha çok genç yetişkinler tercih ettiği. Gençler arasında da bir süredir vegan yaşam tarzı ve ürünlere olan ilginin giderek artığını gözlemliyoruz. Yalnızca Watsons’da yer alan özel üretim markalarımızın ve tedarikçilerimizin markalarının çok sayıda vegan ürünü bulunuyor. Naturals by Watsons markamızda şampuandan saç kremi ve saç bakım yağına, el sabunundan duşjeli, vücut losyonu ve vücut peeling’ine kadar geniş bir yelpazede vegan ürünlerimizi tüketicilerle buluşturuyoruz. Bunun yanı sıra vegan sertifikalı ürünler üreten pek çok marka da raflarımızda ve e-ticaret sitemizde yer alıyor. Siveno, Humble, Batiste, Ravvsome, Züber, Kurme, The Lifeco, Dr. Organic, Solait, Superdrug vegan ürünleri olan tedarikçi markalarımızdan. Özellikle kişisel bakım alanında şampuan, kuru şampuan, saç kremi, duşjeli, roll-on gibi vegan ürünler büyük ilgi görüyor. Sağlıklı atıştırmalıklar da rağbet gören vegan ürünlerden.

Şebnem Can Kılınçarslan


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu