Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Uzun Vadeli Yatırım İçin 53 Hisse Önerisi

YILBAŞINDAN bu yana Çin’de başlayan ve sonrasında tüm dünyayı saran salgın, ekonomik anlamda çok ciddi bir belirsizliğe sebep oluyor. En yakın gelecekte bile, küresel çapta getirilen kısıtlamaların gevşetilmesinin ardından ekonomik davranışların ne şekilde değişeceğini tahmin etmek zor. Bu nedenle ekonomik öngörüler çok geniş bir yelpazeye dağılmış durumda. Ancak analistler mevcut konjonktürün uzuavade için bulunmaz fırsatlar yarattığı konusunda hemfikir. En iyi uzun vadeli yatırımların da belirsizliklerin yoğun olduğu zamanlarda yapıldığını hatırlatıyorlar.


Genel olarak “U” şeklinde bir toparlanma olacağını düşünen uzmanlar, eğer salgında korkulan ikinci dalga gerçekleşmez ise en kötüyü görmüş olma ihtimalimizin yüksek olduğunu düşünüyor. Kısa vadede dalgalanmanın yüksek olabileceğini ancak özellikle hisse senetleri açısından uzun vadede güçlü bilanço yapısına ve sürdürülebilir büyüme kompozisyonuna sahip hisselerin oldukça cazip seviyede bulunduğunu vurguluyorlar. 2020 başından beri BIST-100 dışındaki şirketlerin BIST-100 endeksinin üzerinde performans gösterdiğine de dikkat çeken analistler, BIST-100 ve BIST-30 endeks hisselerinin geride kaldığını ve olası toparlanmanın bu hisselere etkisinin daha yüksek olacağının altını çiziyorlar.

Öte yandan uzmanlar faaliyeti kalmamış hatta icra takibine girmiş hisseler tavan tavan yükselirken sanayi devlerinin değer kaybederek; küçük hisselerde yaşanan sert fiyat hareketlerinin piyasaya yeni giren yatırımcıların sürü psikolojisiyle hareket etmelerine bağlıyor. Ve bu dönemde özellikle de küçük hisselerde yaşanan olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine karşı yatırımcıları dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Endeks için 95-130 bin aralığını öngören uzmanlar uzun vade için portföye dahil edilmek amacıyla karını artıran mali yapısı güçlü temettü dağıtan şirketlerin tercih edilmesinin daha isabetli olacağını vurguluyor. Bu kapsamda da 53 hissenin takip edilerek uygun seviyelerde alım yapılmasını öneriyorlar. Ayrıca Türkiye İstatistik Kurumu; Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde corona virüs salgınına rağmen yüzde 4,5 büyüdüğünü açıkladı. Büyüme rakamlarının da borsada yükselişi desteklemesi bekleniyor.

“FİYATLAMALAR GERÇEKÇİ DEĞİL”

Açığa satış yasağının tüm hisselere uygulanması ile hisselerin birçoğunda fiyatlamaların gerçekçi -olmayan seviyelere yükseldiğini belirten Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya, ancak hala uygun fiyatlı hisseler bulunduğunu söylüyor. Borsada-ki yükselişin sağlıklı ve global koııjoktüre uygun olduğunu hatırlatan Kaya, “Global piyasalarda Mart ayındaki düşüşün ardından Nisan’da güçlü yükselişler gelmişti. Mayıs’ta ise yükseliş devam etti. Bizdeki yükselişin sıkıntısı, kaynağında ve dağılımında gözüküyor. Zira yılbaşından beri her haftalık veride yabancı yatırımcının satış yaptığı ve ilk dört ayda 3.2 milyar dolarlık toplamda çıkışı olduğu görülüyor. Oysa yükselişleri önceden yabancılar sürüklerdi. Şimdi ise ortalama her ay 50 bin civarında yeni yerli bireysel yatırımcı geliyor. Muhtemelen Haziran sonunda 1.5 milyon bireysel yatırımcıya ulaşarak geçen yıla göre 400 bin yeni yatırımcı desteği sağlamış olacağız. Yeni gelenlerin yüzde 40’mın ise BIST-100 dışındaki hisselere yöneldikleri görülmekte, oysa önceden bu oran yüzde 15 civarındaydı” yorumunu yapıyor. Kaya, yükselişin genele yayılması ile yeni gelenlerin de kâr ettikleri bir dönem geçirmelerinin, borsaya yönelimin devamı açısından önem kazandığına dikkat çekiyor.

“ENDEKS SALINIYOR”

Orta ve uzun vade için endekse bakıldığında BIST-lOO’ün salınım yaparak yoluna devam ettiğini dile getiren Kaya, önümüzdeki dönemde 95 bin-108 bin aralığının etkili olacağını düşünüyor. Borsada 400 şirketin hissesinin işlem gördüğünü ancak likiditesi ve piyasa değerine göre büyük hisselerin BIST-30 ve BIST-100 endekslerinde bulunduğunu hatırlatıyor. Son dönemdeki yükselişte BIST-TÜM endeksi yani en büyük 100 şirket dışındaki hisselerin ciddi getiri sağlayarak Şubat ayındaki zirve noktasına ulaştığını kaydeden Kaya, “Büyük hisselerin olduğu BIST-30 ve BIST-100 endeksleri yani borsa dediğimizde aklımıza gelen endeksler zirvelerinin halen uzağın-dalar. Dolayısıyla ‘borsa yükseldi’ diyebilmek için bu endekslerin prim yapması gerekir. Banka hisselerinin yükselişe katılamaması, hizmet ve sanayi şirketlerinin yeni yeni faaliyetlerine başlayarak toparlanması, petrol fiyatlarındaki sert düşüş gibi unsurlar endeksin büyük hisselerinde sıkıntılara yol açtı. Bu yüzden BIST-30 hisselerimi nin toparlanması biraz daha zaman alacak gözüküyor” diyor.

“CİDDİ KAZANÇLAR GÖRÜLÜR”

Belirsizliklerin bu kadar fazla olduğu bir ortamda borsada uzun vadeli düşünmenin önemine de değinen Kaya, iyi şirketlerin trendlerini koruduğunda her yıl karlarını ve değerlerini artıracaklarını söylüyor. Bu nedenle krizlerin bu tür hisselerde alım fırsatı sağlayacağını hatırlatarak, ekonominin gidişatı ve şirketin durumu değerlendirilerek (gelecekteki durumunu bozmayacaksa) alım yapılırsa her zaman ciddi kazançların ortaya çıktığını hatırlatıyor. Kaya örnek olarak, “Mesela 2 TL’den alınan şirket hissesi iki yıl sonra 1 TL temettü verirken fiyatının 10 TL ve temettü veriminin yüzde 10 olduğu söylenirken, aslında maliyeti düşükken alan için, onun temettü verimi yüzde 50 olmaktadır. Yatırımın bileşik getirisi bu şekilde daha net olarak anlaşılabilir” açıklamasını yapıyor.

Kaya, bu kapsamda uzun vade için portföylere dahil edilmek amacıyla Türk Telekom, Turkcell, Alarko Holding, Tekfen Holding, Coca-Cola İçecek, Tüpraş, Petkim, Aselsan, Garanti BBVA, Akbank, Koza Altın, Doğuş Oto, Tofaş Fabrika, Ford Oto, BÎM, Migros, Arçelik, Şişecam, îş GYO ve Oyak Çimento hisselerinin takip edilerek uygun seviyelerde alım yapılmasını öneriyor.

“UZUN VADELİ DÜŞÜNMENİN TAM ZAMANI”

Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan da tam olarak uzun vadeli düşünülmesi gereken bir dönemde olduğumuzu söylüyor. Co-vid-19 sürecini henüz tam olarak elimine edemediğimizi ancak en kötüyü de hali hazırda tecrübe ettiğimizi belirten Erkan, “Bu noktadan sonra yeni normalin, normale geçiş süreci olacağım düşünecek olursak ucuz seviyelerden hisse maliyetlemek için önemli bir fırsat elde edildi” diyor. Ancak baz senaryoyu bozabilecek her türlü hesap edilemeyecek gelişmede, hisse pozisyonlarından erken çıkabilmenin de önemli olacağını hatırlatan Erkan, portföy oluştururken yüksek karlılık, düşük piyasa çarpanı kriteri kullanılarak ucuz kalmış veya bilanço değerinin çok altında yerlere çekilmiş hisselere ağırlık verilerek uzun süreli ve sabırlı bir şekilde pozisyon alınabileceğine dikkat çekiyor. Mevcut havayı ‘temkinli iyimser’ olarak yorumlayarak şu anda endeksin güçlü diyebileceğimiz seviyelere geldiğini belirtiyor. Teknik görünümün yeniden 100 bin üzeri seyirle iyileşmiş göründüğünü hatırlatan Erkan, “Dünya borsalarmda da normalleşme ile beraber ekonomilerin açılması havası fiyatlanıyor. Tabii yükselişin kalıcı olup olmayacağı birçok parametreye bağlı olmayı sürdürecektir” yorumunu yapıyor. Erkan, orta ve uzun vadede endeks için 96-115 bin seviyelerini öngörüyor.

“GÜNLÜK İŞLEM YAPMAK RİSKLİ”

Covid-19 döneminde belli başlı sektör ve hisselerin gerek psikolojik etkiyle, gerekse defansif nitelikleriyle ön plana çıktığını ve ana hisselerden kaçan yatırımcıların alternatif olarak diğer hisseleri gördüğünü hatırlatan Erkan, ancak belirsizliklerin bu kadar fazla olduğu bir ortamda borsada uzun vadeli düşünmenin önemine dikkat çekiyor. Haber akışına göre günlük işlem yapmanın şu ortamda riskli olduğunu dile getiren Erkan, “Piyasayı etkileyebilecek pozitif ve negatif faktörler bir arada. Risksiz alternatif varlıklara halen talep var. Bu nedenle hisse yatırımcısı da sabırlı olmalı ve değer yaratan şirketlere uzun vadeli yatırım yapmalı” diyor.

Erkan bu kapsamda uzun vade için portföye dahil edilmek amacıyla Garanti BBVA, Turkcell, Akbank, Aselsan, Koç Holding, Sabancı Holding, Yapı Kredi, Türk Telekom, Koza Altın, TAV Havalimanları, Emlak Konut GYO, Tofaş Fabrika, Soda Sanayi, Koza Anadolu Metal, TSKB, Ülker Bisküvi, Migros, Enerjisa, Anadolu Cam ve Yataş hisselerinin takip edilerek uygun seviyelerde alım yapılmasını öneriyor.

“GÜÇLÜ HİSSELER CAZİP SEVİYEDE”

Ekonomik öngörülerin çok geniş bir yelpazeye dağıldığını belirten Vakıf Yatırım Yatırım Danışmanlığı ve Bireysel Portföy Yönetimi Müdürü Altan Aydın, bu koşullar altında da yatırım temasını oluşturmanın kolay olmadığına dikkat çekiyor ve şu anda piyasaya paralel “U” şeklinde bir toparlanma beklediklerini ifade ediyor. Bu durumda eğer salgında korkulan ikinci dalga gerçekleşmezse en kötüyü görmüş olma ihtimalimizin yüksek olduğunu belirten Aydın, “Dolayısıyla özellikle hisse senetleri açısından uzun vadede güçlü bilanço yapısına ve sürdürülebilir büyüme kompozisyonuna sahip hisseler oldukça cazip seviyede bulunuyor. Ancak kısa vadede (3-6 aylık dönemde) dalgalanma yüksek olacaktır” diyor.

“12 AYLIK HEDEF FİYAT 120-130 BİN”

Mart ayında tüm dünyada hisse endekslerinde yaşanan satış baskısının ardından görülen dip seviyelerden yüzde 25 ila yüzde 35 yükseliş yaşandığını dile getiren Aydın, BIST-100 endeksinin de bu dönemde Mart ayında görülen 82 bin seviyesinden dönerek yüzde 25 yükseldiğini hatırlatıyor. Bu yükselişte daha çok salgının ekonomik etkilerinden az hasar gören veya olumlu yönde etkilenen sektör hisselerin ön plana çıktığının altını çiziyor. Bundan sonraki süreçte de sektörel bazda ayrışmalar izleneceğini dile getiren Aydın, “Kısa vadede bu denli yükselişin ardından aynı gücün korunabilmesi için yeni bir haber akışı ihtiyacı var. Öte yandan hareketin genele yayılması da yükselişin sağlıklı olması açısından kritik öneme sahip” şeklinde konuşuyor.

Orta ve uzun vade de BIST-100 endeksi için mevcut 12 aylık hedef fiyatlarının 120-130 bin bandında bulunduğunu belirten Aydın, “Ancak belirsizlikler azaldıkça tahminlerde revizyonlar gelecektir. Bunun için de özellikle Mayıs ve Haziran ayı ekonomik gerçekleşmeleri çok önemli. Yatırımcıların kısa vadede 100 bin ve 97 bin 500 seviyelerini destek seviyesi olarak izlemeleri makul olacaktır. Bu seviyelerin altında risk artabilir” diyor.

“BIST-100 VE BIST-30 ZAYIF KALDI”

Öte yandan Aydın, 2020 yılında Covid-19 salgınından önce de sonra da BIST-100 dışındaki şirketlerin BIST-100 endeksinin üzerinde performans gösterdiğine dikkat çekiyor. Aynı şekilde BIST-100 endeksinin de görece olarak zayıf kaldığını hatırlatan Aydın, “Aslında bu durumun en net sebebi yabancı payı. Bilindiği üzere yabancı yatırımcılar yılbaşından bu yana yaklaşık 3.5 milyar dolarlık satış yaptı. Genel olarak yabancı saklamasında dağılıma baktığınızda BIST-30 ve BIST-100 endeksinde yoğunlaştığım görebilirsiniz. Salgın sonrasında ekonominin ani duruşunun ardından fon akımlarında da geri çekilme yaşandı. Tüm gelişmekte olan ülkelerden fon çıkışı izlendi. Bu da doğal olarak Türk hisse senetlerinde hissedildi, özetle BIST-30 ve BIST-100 endeksi içerisinde bulunan hisselerin nispeten zayıf kalmasının ilk sebebi bu olabilir. Bir diğer sebebi ise aslında endeks ayrımı yapmadan sadece sektörel fiyatlamalardan kaynaklanıyor. Örneğin salgından negatif etkilenen havacılık, enerji ve dolayısıyla mali sektör hisselerinin bu endekslerdeki ağırlığı sebebiyle, BIST-100 ve BIST-30 endeksleri geride kaldı. Olası toparlanmanın bu endeks hisselerine etkisi daha yüksek olacaktır” yorumunu yapıyor.

“ESAS FİYATLAMALAR BAŞLAYACAK”

Piyasalarda her riskin rakamsallaştırılabildiği kadar fiyatlanabileceğinin altını çizen Aydın, eğer bir risk varsa ve belirsizlik hakimse, piyasaların çoğunlukla satış yaparak reaksiyon göstereceğini hatırlatıyor. Bu nedenle toz bulutu dağılınca esas fiyatlamanm başlayacağını belirten Aydın, “Nitekim Mart ayındaki satışın ve ardından gelen yükselişin açıklaması da budur. Böyle dönemlerde kısa vadeli perspektifte yanılma payı artar. Sonuç itibariyle sermaye piyasalarında yatırım, olasılık ve getiri beklentileriyle şekillenir. Eğer belirsizlik varsa oynaklık artacağından kısa vadede hata yapma olasılığı da yükselir. Bu nedenle özellikle böyle dönemlerde uzun vadeli düşünmek hem hatayı azaltacak, hem de sert fiyatlamalar sonrasında oluşabilecek ciddi fırsatları değerlendirmeyi beraberinde getirecektir” diyor.

“LİSANSSIZ DANIŞMANLARA DİKKAT”

Yatırımcılara kısa vadede belirsizlik içeren, karamsarlığın da yoğun olduğu bu dönemlerde profesyonel destek almalarını öneren Aydın, özellikle son dönemde sosyal medyanın maalesef lisanssız yatırım danışmanlarıyla dolduğuna dikkat çekiyor. Bu tip ortamlarda sosyal medya yerine bu konuda yetkili aracı kuramlara ve portföy yönetim şirketlerine yönelmenin çok daha güvenli olacağını belirten Aydın, “Hisse seçimi hiç olmadığı kadar kritiktir. Özellikle bilanço yapısı güçlü olan şirketlerin nasıl performans gösterdiklerine şahit oluyoruz. Nakit pozisyonu avantajlı, faaliyet karını artırabilen ve rekabet avantajını sürdürebilen şirketler uzun vadeli yatırım açısından her dönemde cazibesini koruyacaktır” şeklinde konuşuyor. Aydın, bu kapsamda uzun vade için portföye dahil edilmek amacıyla Çimsa, Kardemir, Torunlar GYO, Emlak Konut GYO, TAV Havalimanları, Türk Hava Yolları, Pegasus, Koç Holding, Sabancı Holding, Sişecam, Aselsan, Otokar, Ford Oto, Tofaş Fabrika, Akbank, Garanti BBVA, Halkbank, îş Bankası, Yapı Kredi ve TSKB hisselerinin takip edilerek uygun seviyelerde alım yapılmasını öneriyor.

“KADEMELİ PORTFÖY OLUŞTURULMALI”

içinde bulunduğumuz dönemin uzun vadeli alımlar için bulunmaz fırsatlar yarattığını düşünen İntegral Yatırım Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, uzun vadede piyasaların artık daha olumluyu fiyatlamaya başlayacağını ve yükselişler göreceğimizi söylüyor.

Ancak burada yatırımcıların tek bir fiyattan tek bir parça halinde alım yapmaktan ziyade kademeli şekilde alımlarını zamana yayarak ve her alım fiyatı arasında en az yüzde 5 gibi bir fiyat farkı oluşacak şekilde hareket etmeleri gerektiğini hatırlatıyor. Şu anda endeksin kritik bir seviyede bulunduğunu, sert düşüşün tepkisini gerçekleştirdiğimizi ve henüz her şeyin bitmediğini söyleyen Turşucu, ekonomilerde ikinci çeyreğin zaten feda edildiğini üçüncü çeyreğin kurtulacağına yönelik algıların güçlenmesi halinde yükselişin daha ileri seviyelere devam edebileceğini düşünüyor. Bunun aksine ‘3Ç’de feda edilecek’ algısı oluşmaya başlarsa tekrar dip seviyeler görülebileceğinden endişe ediyor. Her şeyin virüse bağlı olduğunu kaydederek orta ve uzun vade de endeksin maksimum 120, minimum 75 bin aralığında bir seyir izleyebileceğini belirten Turşucu, ekonomilerde toparlanma olacağı beklentisi olduğunda BIST-30 ağırlıklı bir yükselişin başlayacağını dile getiriyor ama şimdilik böyle bir sinyalin olmadığını belirtiyor. En iyi uzun vadeli yatırımların, belirsizliklerin yoğun olduğu zamanlarda yapıldığına dikkat çeken Turşucu, yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor:

“Uzun vadeli düşünen yatırımcılar araştırmacı ve seçici olsun.- Güçlü şirketleri tercih ederek, çalıştıkları kurumlardan destek alsınlar. Uzun süre ihtiyaçları olmayan bir para ile yatırım yapsınlar. Dalgalanmaların, kendilerini uzun vadeli hedeflerinden alıkoymasına izin vermeyerek, sabırlı olsunlar.” Turşucu, bu kapsamda uzun vade için portföye dahil edilmek amacıyla Tüpraş, Tofaş Fabrika, Ford Oto, Migros, BÎM, Turkcell, Türk Telekom, Vestel,Vestel Beyaz Eşya, Hektaş, Güneş Sigorta, Aksigorta, Anadolu Sigorta, Odaş Elektrik, Alarko Holding, Aselsan, Logo Yazılım, Türk Traktör ve Tekfen Holding hisselerinin takip edilerek uygun seviyelerde alım yapılmasını öneriyor. Borsada uzun vadede 113-115 bin seviyelerinin hedeflenebileceğim söyleyen Ahlatcı Yatırım Genel Müdürü Tuncay Karahan da bu kapsamda da Arçelik, BIM, Coca-Cola İçecek, Ereğli Demir Çelik, Ford Oto, Hektaş, Logo Yazılım, Petkim, Pegasus, Şişecam, TAV Havalimanları, Turkcell, Tofaş Fabrika, Türk Telekom, Türk Traktör, Vestel Beyaz Eşya, Koza Anadolu Metal, Koza Altın, Soda Sanayii ve Türk Hava Yolları hisselerine dikkat çekiyor.

Uzun vadeli düşünenlere tavsiyeler

Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan uzun vadeli düşünenlere şu tavsiyelerde bulunuyor:

  • Uzun vadeli yatırımlarda sürekliliği olan, kar yaratma becerisini devam ettiren, sağlam fınansal yapılı BIST-30 şirketlerine ağırlık verilmeli.
  • Mutlaka profesyonel yardım alınmalı.
  • Risk dağıtılmalı, farklı tip hisse senetlerinden ağırlıklandırma yapılarak bir portföy oluşturulmalı.
  • Stop loss kullanılmalı.
  • Değer yatırımı yapılmalı.

Yatırımcılara uyarılar

Piramit Menkul Kıymetler Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Berra Doğaner, yatırımcılara şu uyarılan yapıyor:

  • Uzun vadeli düşünülmeli.
  • Zirvesinden uzakta bulunan, yabancı satışları nedeniyle fiyatı gerilemiş, çarpanlarına göre ucuz kalmış BIST-100 hisse senetlerinden bir portföy yapılmalı.
  • Portföyde yer alacak hisseler için sektör çeşitlendirmesine dikkat edilmeli.
  • Aracı kurumların model portföyleri yakından takip edilmeli.
  • Tek tek hisse senedi seçimi ve takibi ile uğraşmak istemeyen yatırımcılar ise uzun yıllardır hisse yoğun fonlar arasında getiri sıralamasında ilk 5’de bulunan yatırım fonlarını incelemeli.

Enver ERKAN / Tera Yatırım Ekonomisti
“Koza Altın, yatırımcıların iştahını artırıyor”

KOZA ALTIN: 2019 bilançosuna göre net karı 1 milyar 767 milyon TL. 2019 yılı toplam ölçülmüş ve belirlenmiş kaynak 3.1 milyon ons, potansiyel kaynak miktarı 5,5 milyon ons ve muhtemel rezerv 2.1 milyon ons olarak hesaplanmış. Şirket ileri aşamalı birçok arama projelerine sahip olup kaynaklarının yaklaşık yarısı potansiyel malzemeden oluşuyor. 2019 içerisinde yapılan 354 bin 343 onsluk üretim tutarına göre 2 milyar 849 milyon TL gelir elde etmiş. Şirketin 2019 bilançoları incelendiğinde brüt satışlarını yüzde 77, net karını da yüzde 51 artırdı.



FAVÖK marjı ise yüzde 54.9’dan yüzde 64.5’e ulaştı. Yıllık bazda gelir ve kar rakamlarındaki artış, üretim performansındaki ve altın fiyatlarında gerçekleşen yükselişten kaynaklanıyor. 31 Aralık 2019 itibariyle, Türkiye genelinde Ege, Marmara, Karadeniz, Orta ve Doğu Anadolu Bölgelerinde 91 “işletme ve 119 arama ruhsatına sahip. Gelecek dönemlerde Batı Anadolu’da arama alanında yerli ve yabancı şirketler arasında yoğun rekabetin olacağı tahmin ediliyor. Şirketin rezervlerini artırma konusunda iyi bir çizgiye sahip olması, brüt satışlarındaki ve net karındaki yüksek artış yerli ve yabancı yatırımcıların iştahını artırıyor. Altın fiyatlarındaki artıştan da olumlu etkileniyor. Bu veriler ışığında şirket hisseleri uzun vadeli portföyler için izlenebilir.

YAPI KREDİ: 2020/03 yılında banka net faiz gelirini geçen yıla göre yüzde 18 oranında artırarak 4 milyar 210 milyon TL olarak açıkladı. Net faiz marjı ise çeyreklik dönemde yüzde 4.27 seviyesinde gerçekleşti. 2020/03 yılında takipteki kredilerinin toplam krediler içindeki payı yüzde 4.9 oldu. Bankanın 2020/03 yılı karı ise geçen yıla göre yüzde 9 azalma ile 4 milyar 668 milyon TL’ye geriledi. Ticari karın beklenen seviyenin üzerinde gerçekleşmesiyle banka piyasa beklentisi üzerinde net kar açıkladı. Aynı dönemde bankanın toplam aktif büyüklüğü yıllık yüzde 12 artışla 434 milyar 898 milyon TL’ye ulaştı. Banka, toplam nakdi ve gayri nakdi kredi hacmini yüzde 6 artırarak 260 milyar 676 milyon TL’ye taşıdı. Öte yandan bir önceki dönemin yüksek artışı, bankaların uyguladıkları ücretlere ilişkin regülasyonlar ve Covid-19 etkisi net ücret ve komisyonları baskıladı. Sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 15.8 olarak gerçekleşti. Makro zorluklara rağmen aktif kalitesindeki iyileşme olumlu ancak Covid-19 ortamında bozulma riski var.

Sınırlı takipteki kredi girişine rağmen banka karşılıklarda ihtiyatlı bir yaklaşım benimsemiş. 2020’de yüzde 105 veya altında kredi-mevduat spreadi, makro riskler, talepteki azalma gibi risk faktörlerinden mütevellit orta/ düşük maddi ortalama öz kaynak karlılığı hedefliyor. Bu kapsamda TL kredilerde yüksek onlu seviyeler, giderlerde ise orta onlarda büyüme olması öngörülmekte. Banka risk iştahında ihtiyatlı yaklaşımın sürdürülmesi kapsamında takipteki krediler oranında yüzde 7’nin altını, toplam kredi risk maliyetinde ise 225 bp aşağısını hedefliyor. İhtiyatlı gider politikası ve temkinli yaklaşımı ile yüksek karşılık ayırmakta. Bu veriler ışığında banka hisseleri uzun vadeli portföyler için izlenebilir.

TAV HAVALİMANLARI: Bir önceki seneye göre euro bazlı yüzde 22 daralma gösteren ciro, Atatürk Havalimanı kapanışının hizmet şirketleri üzerindeki olumsuz etkisi, Rusya’nın Gürcistan’a uyguladığı uçuş yasağı ve ilk iki ay oldukça iyi olmasına karşın Covid-19 önlemleri kapsamında Mart ayından itibaren başlayan uçuş kısıtlamalarından etkilendi. TL’deki değer kaybı TL bazlı gelirlerine da olumsuz yansıdı.Öte yandan Mart ayından itibaren uygulanan seyahat yasakları çerçevesinde durdurulan faaliyetler itibariyle hava trafiği verileri karşılaştırılabilir olmaktan çıktı. 2020/03 net zararı 56 milyon euro seviyesinde gerçekleşti. Faaliyetleri durdurulan operasyonlar, FAVÖK’teki düşüş ve öz sermaye yöntemiyle değerlenen yatırımların düşük performansı net zarar oluşumunu açıklamakta. Net borç ise Atatürk Havalimanına ilişkin tazminatın 193 milyon euro tutarındaki ilk taksitinin nakit olarak tahsil edilmesi nedeniyle azaldı. Şirketin 2020 hedefleri Covid-19 nedeniyle artık geçerli değil. Şirket hisseleri uzun vadeli portföyler için izlenebilir.

Yunus KAYA / Alnus Yatırım Araştırma Müdürü
“Türk Telekom’da ‘alım’ öneriyoruz”

TÜRK TELEKOM: 2019’da 23 milyar TL’yi aşan ciro yaptı, 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 17 ciroyu artırırken, FAVÖK rakamını ise yüzde 12 yükseltti. Yönetimin bankalara sonrasında döviz açık pozisyonunu iyi yöneten şirket, bu sayede döviz kurlarındaki dalgalanmaya karşı hassasiyetini azalttı. 2020’nin ilk çeyreğinde bunun da katkısıyla yıllık bazda yüzde 113 ve çeyreklik yüzde 21 yükselişle 661 milyon TL net kar açıkladı. FAVÖK beklentisini yukarı yönde iyileştiren şirket hisselerinde yüzde 20 yükseliş potansiyeli ile 9.20 hedef fiyat öngörüyoruz ve ‘alım’ öneriyoruz.

ALARKO HOLDING: 2008 krizinden beri geçen 12 yılın sadece ikisinde yılı zararla kapatan holdingin en önemli işi 2017 sonunda hizmete giren Çanakkale Karabiga santrali, Meram Elektrik ile Dağıtım, Alsim ile taahhüt alanlarında güçlü olan holdingin GYO ve Alarko Carrier iştirakleri borsada işlem görüyor. Kârlılığını sürdürmesini beklediğimiz Alarko Holding hisselerinde yüzde 18 yükseliş potansiyeli ile 6.20 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve ‘alım’ öneriyoruz.

COCA-COLA İÇECEK: 2020’nin ilk iki ayında ciddi büyüme yakalayan şirket Mart’ta salgının etkilerine maruz kaldı. Yine de birinci çeyrekte satış hacmini yüzde 3.8 büyüten şirketin uluslararası gelirleri yüzde 23, yurtiçi gelirleri ise yüzde 18 arttı. Hammadde ve emtia fiyatları düşüşünden olumlu etkilen şirketin operasyonel karlılığı piyasa beklentilerini karşılarken azalan net fınansal giderler sayesinde net karı beklentileri aştı. Temettü dağıtacak şirketlerden olan Cola-Cola İçecek hisselerinde yüzde 18 yükseliş potansiyeli ile 50 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve ‘alım’ öneriyoruz.

Altan AYDIN / Vakıf Yatırım Yatırım Danışmanlığı ve Bireysel Portföy Yönetimi Müdürü
“Aselsan’ın salgının ağırlık kazandığı ülkelere bağımlılığı yok”

ASELSAN: Daha önceki dönemlerde genel olarak proje teslimatlarından gelir yaratan şirkette, ilk çeyrekte öncekilerden farklı olarak cihaz satışlarının operasyonel karlılığa ve marjla pozitif etki yapmasını bekliyoruz. Proje teslimatlarının devamıyla birlikte yılın kalanında ise marjlarda normalleşme öngörüyoruz. Savunma sanayi tarafında öncü şirket konumundaki Aselsan mevcut salgın sürecinde üretimini sürdürürken, tedarik tarafında, salgının ağırlık kazandığı ülkelere bir bağımlılığı bulunmadığını ifade etti. Stratejik nitelikteki malzemelerde stoklu çalışan şirket, yılın ilk çeyreğinde de 320 milyon doların üzerinde yeni sipariş aldı. Tahsilat tarafında sıkıntısı bulunmayan şirketin pozitif nakit pozisyonunu koruyarak salgını güçlü bir şekilde atlatmasını bekliyoruz. Dolayısıyla da Aselsan’a orta ve uzun vadeli portföyler oluşturulurken yer verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Şirket hisselerinde yüzde 55 yükseliş potansiyeli ile 41.80 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

KOÇ HOLDİNG: Net kar tarafında Tüpraş’tan kaynaklanan zayıf bilanço sebebiyle düşüş öngörsek de otomotiv segmentindeki güçlü karlılık ve döviz pozisyonu net kardaki gerilemeyi törpüleyecektir. Şirketin mevcut Net Aktif Değeri’ne göre yüzde 20 iskontosu bulunuyor. Bu iskonto beş yıllık ortalama yüzde 12’nin üzerinde olduğu için kısa vadede cazibe yaratıyor. Şirket hisselerinde yüzde 65 yükseliş potansiyeli ile 25 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TURKCELL: lÇ20’de beklentilerin üzerinde 873 milyon TL net kar açıkladı. Geçen yıl tek seferlik kar yazan şirkette bu karı dışarıda tuttuğumuzda yüzde 93 yıllık artış göze çarpıyor. Operasyonel karlılığın güçlenmesi ve fınansal giderlerin azalmasıyla güçlü bir kar büyümesi görülen şirkette salgın döneminde oluşan data kullanımı artışı ve abone sayısındaki yükseliş birim gelirlerin de büyümesine sebep oldu. Şirketin 2020 beklentileri, yüzde 10-12 gelir büyümesi, yüzde 40-42 FAVÖK marjı şeklinde. Salgının etkileriyle artan data kullanımının ikinci çeyrekte de katalizör görevi görmesini bekliyoruz. Şirket hisseleri için yüzde 12 yükseliş potansiyeli ile 12 aylık ortalama 15.88 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Dr. Berra DOĞANER / Piramit Menkul Kıymetler Yönetim Kurulu Üyesi
“Temel çarpanlarına göre ucuz hisseler seçilmeli”

İçinde bulunduğumuz dönemde Borsa İstanbul’da farklı hisse senedi segmentleri farklı fiyat hareketlerine sahne oldu.

Sığ hisse senetlerinde şirketlerin temel dinamikleri ve değerlemeleri ile bağdaşmayacak fiyatlar gördük. Bu hisse senetlerini dışarıda bırakarak; zirve fiyatına halen çok uzak olan, defter değeri veya fiyat kazanç oranı gibi temel çarpanlara göre ucuz kalmış hisse senetlerinden yapılacak bir portföyün getirisinin orta uzun vadede son derecede tatminkar olacağını düşünüyorum. Şu anda endeksin bulunduğu seviyeler de önümüzdeki dönemler için fırsatlar içeren bir düzeyde. Korona krizinin firmalar üzerinde yarattığı tahribatın henüz tam olarak ölçülemediği ve krizin şirket mali tablolarına etkisinin ancak ikinci çeyrek sonunda görülebileceği göz önünde bulundurulduğunda endeksin seviyesinin ihtiyatlı bir iyimserlik içerdiği de söylenebilir. Kaldı ki yılbaşından beri kesintisiz olarak yabancı yatırımcıların toplamda 3.2 milyar dolar tutarında satış yaptığı da düşünüldüğünde, endeksin yerli yatırımcının yatırım tercihleri ile geldiği seviyenin günümüz koşullarına uygun olduğunu düşünüyorum.

Öte yandan BIST-30 ülkemizin önde gelen halka açık şirketlerinin en büyük, en kurumsal, işlem hacmi en yüksek, en değerlilerinin içinde bulunduğu endeks olması itibarıyla büyük önem taşıyor. Yabancı ve yerli kurumsal yatırımcılar yatırım kriterleri itibarıyla genelde BIST-30 hisse senetlerinde yoğunlaşmakta, toplam işlem hacmi ve piyasa kapitalizasyonu BIST-30 hisse senetlerinde hatta analist raporları dahi BIST-30 hisse senetlerine ağırlık vermekte. Bu hisselerin endeks üzerindeki etkisi de çok yüksek. Bu nedenle borsada BIST-30 ağırlıklı bir yükseliş yaşanmadan gerçek ve topyekun bir yükselişten bahsetmek mümkün değil.

BIST- 30 ağırlıklı yükseliş de yabancı yatırımcının yeniden bu hisselerde alım yapması ile başlayacaktır. Oysa yılbaşından itibaren devam eden yabancı satışları ile takas oranları son verilere göre 2005’ten beri en düşük seviyeye işaret ediyor. Öte yandan yabancı satışlarının başta Garanti BBVA, Akbank, Tüpraş, Ereğli ve İş C olmak üzere BIST-30 hisselerinde yoğunlaştığı göz önünde bulundurulduğunda BIST-30 yükselişinin bu satışlar durmadıkça başlamayacağı belirgin biçimde ortaya çıkıyor. Bu itibarla endeksin yabancı satışları kesilmedikçe ilk etaptaki güçlü direnci olan 106 bini aşmaya çalışacağını, aşıldığında ise gideceği 110 bin civarından daha yükseğinde bir müddet zorlanacağını tahmin ediyorum. Bu süreçte yurt dışı borsaların seyri de son derecede etkili olacaktır. Bu günlerde sadece bol likidite ve sıfır faiz ortamında ekonomilerin açılacağını, aşının bulunacağını, AB kurtarma paketini yani sadece olumlu beklentileri fiyatlayan dünya borsalarının, Çin-ABD soğuk savaşı, covid salgınında 2. dalga gibi olumsuz unsurları görmezden geldiğini görüyüroz.

S5P endeksi virüsle beraber 23 günde yüzde 35 düştükten sonraki 45 günde yüzde 40 oranında artış kaydetti. Bu nedenle dünya borsalarında kar realizasyonlarına başlanması veya risk iştahının yeniden azalmasının ülkemiz borsasını da olumsuz etkileme ihtimali gözardı edilmemeli. Kişisel olarak sadece bu dönemde değil, borsaya yatırımda genelde uzun vadeli bakmak gerektiğine inanırım. Ancak bu dönemde Covid-19 krizinin henüz çok yeni bir olgu olduğu ve gerek ekonomilerin toparlanmasının, gerekse hastalığın aşısının bulunmasının dahi orta uzun vadede gerçekleşeceği göz önünde bulundurulduğunda uzun vadeli bakış açısı daha çok önem kazanıyor. Bu kapsamda da Garanti BBVA, Tüpraş, Türk Telekom, Migros, Ereğli Demir Çelik, Türk Hava Yolları, Aselsan, Şişecam, Turkcell, Mavi Giyim, Koç Holding, Vakıfbank, BİM,Tekfen Holding, Arçelik, İş Bankası, Sabancı Holding, Teknosa, Alarko Holding ve Anadolu Sigorta hisselerine dikkat çekiyoruz.

Borsa şirketlerinde neler oluyor?

BATIÇİM: Şirketin toplam kiinker üretiminin gerçekleştiği döner fırın 1 ve 2’nin piyasa koşulları nedeniyle İTemmuz’a kadar durdurulduğu bildirildi.

DOĞUŞ OTOMOTİV: İÇ vergi finansallarında 169 milyon TL vergi sonrası kar beyan edildi. Vergi fınansalları konsolidasyon etkisi ve iştiraklerden gelen karı yansıtmamakta.

GOODYEAR: Şirket, Covid-19 nedeniyle Adapazarı fabrikasında 1-10 Haziran ve İzmit fabrikasında ise 1-8 Haziran arasında üretim durdurma kararı aldı.

KOZA ALTIN İŞLETMELERİ: lÇ20’de 394 milyon TL net kar açıkladı. Şirketin net karı yıllık bazda yüzde 23 artış gösterdi. İÇ FAVÖK rakamı ise 417 milyon TL. Şirket IÇ’de 72 bin ons altın ürettiğini açıklarken, üretim geçen senenin aynı döneminde 68 bin ons seviyesindeydi. Satış gelirleri TL bazında yüzde 49 büyüdü. Net nakit pozisyonu da sene sonunda 4.4 milyar TL iken, İÇ sonunda 4.8 milyar TL’ye yükseldi.

KARDE’MİR: lÇ20’de 162 milyon TL zarar açıkladı. Net zararın beklentinin hafif altında kalması, amortisman giderinde gözlenen düşüş olarak yorumlandı. İÇ sonuçlarında açıklanan 133 milyon TL FAVÖK yıllık bazda yüzde 35 düşüş kaydetti. lÇ20’de şirketin FAVÖK marjı bir önceki çeyreğe göre hafif iyileşme göstererek yüzde 5.3’ten yüzde 8.8 seviyesine yükseldi. Satış hacmi de bir önceki çeyreğe göre yatay kalsa da, yıllık bazda yüzde 9 düşüş kaydederek 568 bin ton seviyesinde gerçekleşti.

AKSA ENERJİ: Şirket Özbekistan’da 240MW kurulu güçte doğalgaz çevrim santrali kurulması ve üretilen elektriğin 25 yıl süreli garanti kapsamında satışı için Özbekistan’da yeni bir şirket kurduğunu açıkladı.

MLP SAĞLIK HİZMETLERİ: lÇ20’de 50 milyon TL net kar açıkladı. Net karın beklentileri aşması Ankara Keçiören’deki hastane alımından dolayı kaydedilen 82 milyon TL’lik pazarlıklı alım kararı olarak yorumlandı. Açıklanan net kar rakamı lÇ19’ye göre yüzde 1757 yukarıda ve 4Ç19 rakamının yüzde 40 altında. Şirketin satış gelirleri lÇ20’de yıllık bazda yüzde 5 artarak 979 milyon TL oldu. FAVÖK rakamı ise lÇ20‘de lÇ19’ne göre yüzde 1 düşüşle 217 milyon TL olarak gerçekleşti. Çeyreksel bazda da yüzde 3 yükseliş gösterdi. Diğer yandan, şirketin net borcu 2128 milyon TL olarak gerçekleşirken, Net Borç/FAVÖK çarpanı ise 2.6x oldu.

RTA LABORATUVARLARI: Şirket 30.04.2020 tarihine kadar yaptığı satışlarda 46 milyon TL ciro elde edildiğini bildirdi. Bu satışa üretilip satılanlar ve Al Yaşam Bilimleri’nin de ithal ederek sattığı kitler dahildir. Şirket daha önce Covid-19’a ilişkin tanı kiti üretildiğini ve satışa hazır olduğunu bildirmişti.

THY: lÇ20’de düşük operasyonel karlılık ve yüksek finansal giderler sebebiyle 2023 milyon TL zarar açıkladı. Şirket lÇ19’da 1253 milyon TL zarar, 4Ç19’da 1948 milyon TL kar açıklamıştı. FAVÖK rakamı ise lÇ20’de lÇ19‘a göre yüzde 22 düşüşle 649 milyon TL olarak gerçekleşirken, çeyreksel bazda ise yüzde 79 gerileme gösterdi.

ENKA İNŞAAT: Şirket sermayesi 5 milyar TL’den yüzde 12 oranında kar payından bedelsiz olarak 0.6 milyar TL artışla 5.6 milyar TL’ye yükseltilecek olup düzeltilmiş pay fiyatı 5.48 TL’ye denk gelmekte.

İdil Taraklı



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu