Ekonomi - Borsa - Hisse Senedi

Uzun Vadeli Hisse Senedi Yatırım Önerileri

Alıp unutulacak 56 hisse

HİSSE senetleri piyasasının önünde en önemli engel olan ara seçimlerin bitmesinin ardından gözler yeniden Borsa İstanbul’a çevrildi. 2014 yılından beri süregelen seçim dönemlerinin bitmesi ve önümüzdeki 4.5 yıl seçimin gündemde olmaması önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor, özellikle alternatif piyasalardaki yükselişlerin sektör uzmanlarını ciddi analizler yapmaya sevk ettiği görülüyor. Alternatif piyasaların (döviz, altın, faiz) yükseldiği bir ortamda bor-sanm ters orantılı olarak gerilediğini ve hisse senetlerinin çok daha cazip bir hale geldiğini belirten analistler, bu dönemin uzun vadeli düşünenler için çok cazip olduğuna dikkat çekiyor. “Şimdi tam hisse senedi alıp, unutma dönemi” diyen analistler bu kapsamda beklentilerin dışında olumsuz bir gelişme olmaması halinde endeksin uzun vadede yukarı yönlü potansiyelin aşağı yönlü hareket alanına göre çok daha fazla olduğunu söylüyor. Bu çerçevede endeksin 129 binlere kadar yükselebileceği öngörülüyor. Ancak aksi bir durumda 71 binlere kadar gerileyebileceği de belirtiliyor. Analistler, uzun vadeli hisse portföyü oluştururken yükseliş potansiyelini göz önünde bulundurarak, endeks ile korelasyonu yüksek, beta katsayısı 1 seviyesine yakın ve üzerinde hisselerde pozisyon alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Diğer kriterler ise yabancıların ilgi göstermesi (yabancı takas oranında artış), iskontolu fiyatlamalara işaret eden değerleme çarpanlarının olması, istikrarlı bir FAVÖK ve nakit akım performansının olması, kur ve likidite risklerine karşı dayanıklılık olarak sıralanıyor. Biz de bu kapsamda sadece B1ST-30 hisselerini baz alarak altı ayrı tablo hazırladık. Uzmanlar bu kapsamda uzun vade için 56 hisseye dikkat çekti.

“SEÇİMİN BİTMESİ ÖNEMLİ”

Türkiye genelinde, özellikle Mart başından bu yana alternatif piyasalardaki yükselişi (yerel) seçim atmosferine girilmesi ile ortaya çıkan belirsizlik ortamına bağlayan Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Ali Kerim Akkoyunlu, “Doğal olarak böyle bir ortamda yabancı sermaye çıkışları, yurtiçi yatırımcıların risk almak istememeleri ve döviz mevduatına yönlenmelerine neden oldu. Alternatif piyasalardaki yükselişlere, borsada düşüşe yol açtı. Ancak borsada yaşanan düşüş de hisse senetleri için uzun zamandan beri görmediğimiz düşük değerlemelere neden oldu” diyor. Temel açıdan bakıldığında ise Türkiye açısından en önemli konularm başında 2014 yılından beri süregelen seçim dönemlerinin bitmesi olduğunu hatırlatan Akkoyunlu, bu konunun yerli ve yabancı yatırımcının risk algısına kademeli olarak olumlu şekilde yansıyabileceğini düşünüyor.


Endeks için önümüzdeki bir yıllık dönemde maksimum 120 bin, minimum 80 bin seviyelerini öngören Akkoyunlu, böyle dönemlerde yatırımcılara öncelikle şirketlerin temel analizlerini doğru yapıp kademeli olarak alım yapmalarını öneriyor. Haliyle bu dönemlerde piyasa değeri büyük ve likit hisselerde gerçekleşen ucuzlamaların ayrıca bir avantaj teşkil edeceğini, ancak bu temel açıdan ucuz olan ufak ve orta ölçekli şirketlere yatırım yapmaya bir engel teşkil etmeyeceğine de dikkat çekiyor.

Bu kapsamda uzun vadeli düşünen yatınmaların Yapı Kredi, Akbank, Türk Telekom, Tekfen Holding, Tofaş Otomotiv, Migros, Petkim, Koza Altın, Mavi Giyim, Sabancı Holding, indeks Bilgisayar, Bizim Toptan, Turkcell, Reysas GYO, Doğan Holding, Kardemir, Otokar, Net Holding, Arçelik ve Koç Holding hisseleri içinden seçim yaparak portföy oluşturabileceğini söylüyor.

“UZUN VADEDE CAZİP”

Geçmiş dönemlerde, alternatif piyasalarda işlem gören enstrümanların başında gelen kur ve tahvil getirilerinde yaşanan yükseliş isteğinin borsa fiyatlamaları üzerinde baskı oluşturacağına dair beklentilerin hakim olduğunu belirten Ah-latcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Muammer Demir, ancak son dönemde ekonomik veri akışından çok küresel gelişmelerle siyasi, yerel, diplomatik, jeopolitik ve politik risklerin gündemde yoğun bir şekilde yer aldığını söylüyor. Bunun sonucu ürünler arasında ve fiyatlama davranışları karşılaştırılması kapsamında bu korelasyonun bozulduğunu ya da bozulma eğiliminde olmaya devam ettiğini düşünüyor, özellikle BIST-100 endeksinin son dönemde yaşanan yurtiçi/yurtdışı gelişmeler sonrasında mevcut durumda gelişmekte olan ülke borsalarmın büyük çoğunluğuna göre yüksek iskontolu ve düşük çarpanlı işlem gördüğünü hatırlatan Demir, “Uzun vadede yatırım stratejileri içerisinde şirket pay senetlerine yer vermek isteyen yatırımcılar açısından borsamn cazip fırsatlar sunabileceğini düşünüyoruz” diyor.

Genel görünümde, borsa tarafında uzun vadede olumlu görüşü korumaya devam ettiklerini de kaydeden Demir, özellikle yılın geri kalanında yurtiçi ve yurtdışında küresel risk iştahını olumsuz etkileyecek bir gelişme olmaması ve gelişmekte olan ülke borsalarına fon akışlarının devam etmesi durumunda endeksin 110-114 bin bölgesinde konsolide olabileceğini tahmin ediyor.

Ancak olası piyasalarda negatif gelişmelerin fiyatlanması, risk iştahında oynaklığın azalması ya da yüksek seyretmesi, global emtia fiyatlamalarında da volatilitenin artması gelişmekte olan ülkelere yönelik siyasi, yerel, politik ve jeopolitik riskler, makroekonomik verilerde iyileşme beklentilerinin ötelenmesi ve ticaret savaşlarının geleceğe yönelik belirsizlikleri gibi başlıca risk faktörlerinin gündeme taşınması durumunda endeks fiyatlamalarında 90.000-87.500 destek bölgesine doğru geri çekilmelerin hız kazanmasmdan endişe ediyor.

“SABIRLI VE TEMKİNLİ OLMALI”

Oynaklığın yüksek olduğu dönemlerde, yatırımcıların özellikle hisse seçiminde daha seçici olmaları gerektiğini de hatırlatan Demir, portföy yatırım sürelerine göre getiri, risk ve maliyet analizlerinin iyi bir şekilde yapılması gerektiğini söylüyor. Alınabilecek pozisyonlarda zarar kes uygulamasının kullanılmasının alışkanlık haline getirilmesi gerektiğinin altım çizen Demir, hikayesi olan ve yatırımlarına devam eden şirket pay senetlerinin ön plana çıkabileceğini belirtiyor. Bu kapsamda derinliği, defansif özelliği, likiditesi yüksek, mali tablolarında ciro, esas faaliyet karı ve net kar rakamlarında istikrarlı bir görünüm sergileyen, uygun rasyolarla işlem gören, rekabet gücü yüksek hisselere öncelik verilebileceğini öngörüyor. Demir, özellikle aracı kuramlardan profesyonel destek alınması gerektiğini söylüyor.

2019 genel konjoktürel gelişmelerini düşündüğümüzde bir önceki yıla göre oynaklığın yüksek seyretmeye devam edeceğini öngören Demir, özellikle 2018 yılında devam eden risklerin 2019 yılma ötelenmesi ve bu kapsamda öngörülmeyen risklerle birlikte, ürün grupları arasında korelasyonun ve fiyatlama davranışlannın bozulması noktasında sabırlı, ihtiyatlı ve temkinli davramlması gerektiğini hatırlatıyor. Diğer taraftan portföyün sürekliliği açısından; yatırım yapılması planlanan enstrümanlar ile ilgili risk, maliyet ve getiri analizlerinin yapılmasını, portföy çeşitlendirilmesine gidilerek riskin tabana yayılmasını ve zarar kes uygulaması kullanılmasının önemli olacağının altını çiziyor.



Bu kapsamda uzun vadeli düşünen yatırımcıların Aselsan, Petkim, Hek-taş, Tüpraş, Garanti Bankası, Şişe Cam, .Ereğli Demir Çelik, Ege Endüstri, BİM Birleşik Mağazalar, Ford Otosan, Tofaş Otomotiv, Migros, Tekfen Holding, Koç Holding, Pegasus, Türk Hava Yollan, Soda Sanayii, Enerjisa ve Akbank hisseleri içinden seçim yaparak portföy oluşturabileceğini söylüyor.

“GERİ ÇEKİLME ALIM FIRSATI”

Alternatif piyasalarda, özellikle de döviz ve tahvil faizlerindeki yükselişlerin çoğu zaman borsa fiyatlamaları ile ters orantılı olduğunu hatırlatan Işık FX Araştırma Uzmanı Yusuf Kavak, ancak zaman zaman istisnai fiyatlamalar da söz konusu olduğundan kesin bir korelasyondan bahsetmenin yanıltıcı olabileceğini söylüyor. Diğer taraftan dış kaynaklı bir risk artışı görülmez ve küresel bir sell-off (portföy boşaltma) akımı ortaya çıkmazsa, iç gelişmeler kaynaklı alternatif varlıklarda oluşabilecek yukarı yönlü hareketlerin borsada geri çekilmelere ve uzun vadede bir alım fırsatı sunabileceğine dikkat çekiyor.

Kavak, alternatif piyasalardaki yükseliş ve borsanm verdiği tepkileri yakın geçmiş dönem gelişmeleri ışığında değerlendirmek gerektiğini de belirterek, “Örneğin, geçtiğimiz yıl şubat ayında FED’in dört faiz arıtımı yapacağı beklentisi ile küresel borsalarda görülen sell-off (potföy boşaltma eğilimi) Nisan ayından itibaren yurtiçi siyasi ve jeopolilitik risklerde görülen artışlar nedeniyle BIST-lOO’ün ayrıştığım gördük. Bu süreçte Türkiye’nin tahvil faizleri, CDS ve kur tarafında hızlı yükselişler yaşanırken, borsada da hızlı bir geri çekilme ile 85 bin seviyesinin altına gelindi. Akabinde ise, yurtiçi taraftaki risklerin hafiflemeye başlaması ile CDS ve tahvil faizlerinde ve buna paralel olarak kur tarafında 2019 Ocak sonuna kadar hızlı geri çekilmeler oluşurken, borsa tarafında da 106 bin seviyesine doğru yükselişler oluştu” diyor.

“128 BİNLERE GİDEBİLİR”

Kavak, tüm bu gelişmeler ışığında çok olumsuz bir senaryoda, endeks için önümüzdeki bir yıllık süreçte en düşük seviye olarak 71 bin, çok olumlu gelişmelerin üst üste gelmesi ile oluşabilecek pozitif fiyatlamalar da ise 106 bin-110 bin aralığının geçilerek 128 bin seviyelerine doğru yeni bir hareketin başlayacağını düşünüyor. Alternatif piyasalardaki dalgalanmalar ile borsada görülebilecek düşüşlerde, yatırımcıların öncelikle düşüşün nedenlerini iyi irdelemesi gerektiğini belirten Kavak, “Zira, düşüşün nedeni öngörü-lemeyen küresel bir riskten kaynaklı ise bu tip durumlarda bir müddet dışarıdan olayları seyretmek, uzmanlardan destek almak ve yine bir müddet yeni bir pozisyon açmamak faydalı olabilir. Diğer taraftan, lokal nedenlerden kaynaklı bir risk artışının ayrışmayı beraberinde getirdiği durumların sonuçlarını ve toparlanmanın süresini öngörmek ise biraz daha kolaydır. Böyle durumlarda yine pozisyon açmak için acele etmemek ve risk artışının bitmesinin öngörüldüğü zamana yakın olarak hikayesi olan ve bundan dolayı hızla toparlanabilecek hisselerde pozisyon almak avantajlı olabilir. Yine, toparlanma süresinin öngörülmesinde yapılabilecek olası bir hata için olabildiğince hızlı pozisyon (varlık) değişimi için likit ve hikayesi olup mümkün olduğunca az düşebilecek kağıtlarda pozisyon almaya çalışmak da risklerin minimize edilmesine yardımcı olacaktır. Keza, kur şoklarının ortaya çıktığı durumlarda döviz net pozisyonu artıda olan şirketlerin hisse senetlerinde pozisyon almak gibi krizleri artıya çevirebilecek hamleler yapmaya çalışılmalıdır” diyor.

“NAKİT KULLANIMINA DİKKAT”

Borsalarda görülen keskin düşüşleri uzun vadede kazanca döndürmek isteyen yatırımcıların, risk haritalarına uygun olarak belirli bir kâr marjı öngörüsü üzerinden uzmanlardan da destek alarak pozisyon almalarının avantaj olacağım hatırlatan Kavak, “Nitekim uzun vadeli yatırımlarda şirket hisse senetlerine yönelik yapılan araştırmalar ve analizler neticesinde, güvenin tam olması, olası geri çekilmelerde panik hareketlerin de önüne geçecektir” diyor.

Yine, uzun vadeli yatırım amacıyla yola çıkıp, kısa vadede pozisyondan çıkıp sürekli hisse değiştirme yoluna gitmenin de hem yatırım algısının bozulmasına, hem de istikrarlı bir kazanç elde etmeyi sıkıntıya sokabileceğinin altını çiziyor. Bu kapsamda, temel ve teknik analizin yanında psikolojik analiz tarafında da başarılı bir strateji izlemek gerektiğini düşünen Kavak, olası yeni bir risk dalgası durumunun da göz önünde bulundurularak elde bulunan nakdin kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Nitekim, nakdin tamamım hisse senedine yatıran yatırımcıların zamanlama hatası veya ekstra risk artışı durumunda hareket kabiliyetlerini kendi elleri ile sınırlandıracağını, ellerindeki nakdin minimum yarısını boşta tutan yatırımcıların ise bu tip durumlarda paçal (daha düşükten alım yaparak ortalamayı düşürmek) veya hedging (Viop’ta ters pozisyon ile portföy koruması vb.) yapmak gibi alternatif işlemler ile risklerini hafifletebilme şansına sahip olacaklanna dikkat çekiyor.

Bu kapsamda uzun vadeli düşünen yatırımcıların Kartonsan, Ege Endüstri, BİM Birleşik Mağazacılık, Anadolu Cam, Coca-Cola İçecek, Çemtaş Çelik, Eczacıbaşı ilaç, Türk Hava Yolları, Afyon Çimento, Aksa Enerji, Arçelik, Aselsan, Kardemir, Ereğli Demir Çelik, Borusan Mannesman, Doğuş Otomotiv, Enerjisa, TAV Hava Limanları, Petkim ve Tümosan hisseleri içinden seçim yaparak portföy oluşturabileceğini söylüyor.



1 2 3Sonraki sayfa
Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu